TELE KULAK & TEKNİK TAKİP

Yüzyılın istihbarat skandalı :
Crypto AG firması yıllarca CIA tarafından yönetildi

Dünya üzerinde 120 civarında ülkeye
şifreleme cihazları ve teknolojileri satan İsviçreli Crypto AG firmasının uzun
yıllar boyunca ABD İstihbarat Teşkilatı (CIA) ve Alman Dış İstihbarat Teşkilatı
(BND) tarafından yönetildiği ortaya çıktı.


Günümüz
teknolojisinde pek bir anlam ifade etmese de devletler ve istihbarat servisleri
için Crypto AG
firmasının önemi oldukça büyük. Yıllardır devletlere şifreleme cihazları ve
teknolojileri satan Crypto AG’nin istihbarat servisleri tarafından kontrol
edildiği ortaya çıktı.

Türüne ancak fıkralarda rastlanabilecek
olaylar zinciri Wahsington
Post
gazetesinin Alman
ve İsviçreli
paydaşları ile birlikte yaptığı derin araştırmalar sonucu ortaya çıktı. Bu
araştırmalar yaklaşık 280 sayfalık CIA
ve Alman istihbarat birimi BND
imzalı belgelerle de destekleniyor.


Bilal
Eren
, 5 Nisan 1986 Cumartesi
gecesi Berlin’de LaBelle isimli eğlence mekanına yapılan bombalı saldırıda 29
yaşındaki Nermin Haney isimli Türk ve iki ABD askeri öldüğü
saldırının bu teknoloji sayesinde daha önceden bilindiği belirtip, ”Saldırı yapılacağı biliniyordu,
nasıl mı? Geçen hafta öğrendiğimiz bir ‘günah çıkarma’ hikayesi için buyrun..’

ifadeleriyle Crypto AG’nin kirli yüzünü anlattı.


BİR
‘GÜNAH ÇIKARTMA’ HİKAYESİ




Eren sözlerine, ”Saldırıdan
7 gün önce Libya’nın Doğu Berlin Büyükelçiliği’ne, Kaddafi’den kriptolu mesaj
ile saldırı emri geldi. CIA, mesajı ortağı olduğu Crypto AG şirketinin kripto
cihazı üzerinden okumuştu. Ama Başkan Reagan daha büyük bir plan! için harekete
geçmedi ve Libya’yı bombalattı. 




W. Post, Alman ZDF ve
İsviçreli SRF’nin ortak araştırma haberine göre; 2.Dünya Savaşı’ndan 2000’lere
kadar aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 120 ülkeye, arka planında CIA ve
BND’nin olduğu Crypto AG şirketinin kriptolu haberleşme cihazları satıldı. Ve
hükümetler dinlendi.


1970
Arjantin’deki askeri cuntanın yaptıklarından 1973 Şili Pinochet darbesine, 1982
Falkland işgalinden LaBelle saldırısına kadar birçok olayın önceden bilindiği
anlatılıyor. Bunlar ortaya çıkanlar, ya henüz çıkmayanlar ve hiç çıkmayacak
olanlar! Peki, kriptoloji nedir?


Parolalarımızdan
kurumlararası (devlet/asker) iletişime kadar birçok alanda kullanılan
kriptolojinin tarihi eski Mısır’a kadar gidiyor. Gelişen teknoloji ile beraber
2.Dünya Savaşı, kriptolojinin adeta bir silah olmasını sağlamıştır.


Neredeyse
50 sene, tüm dünyadaki hükümetler casus, asker ve diplomatlarının iletişimini
gizli tutmak için (Arkadaki CIA ve BND ortaklığından habersiz) bu şirkete
güvendi. Macerası “mekanik dişli” şifreleme cihazlarının üretimi ile
başlayan Crypto AG firmasının kuruluş hikayesi;


Şifreleme
makinesinin mucidi Azerbaycan doğumlu İsveçli Boris Hagelin, Bolşevikler
iktidara gelince İsveç’e kaçar. Nazi işgaliyle de icat ettiği taşınabilir
şifreleme cihazıyla (M-209) beraber ABD’ye. 2.Dünya Savaşı sonrası ABD ordusu
cihaza yatırım yaparak 140 bin adet üretir.


Ancak
Hagelin cihazlarının şifreleme güvenliği çok zayıftır, o nedenle CIA ve ABD’nde
kriptolojinin babası sayılan Friedman, Hagelin’e daha iyi cihazlar üretmesi ve
bunları ülkelere satabilmesi için yatırım yapma kararı alır. İsveç’te kurulan
fabrika ile Crypto AG doğmuş oldu.


1960’lara
doğru elektronik devrelerin yaygınlaşmasıyla mekanik çağının sonuna
gelinmiştir. Hagelin’in cihazlarını yeni teknolojiye adapte etme görevi NSA’ye
(ABD Ulusal Güvenlik Ajansı) verilir. Şirket, 1967’de tamamen elektronik H-460
modelini çıkarır. Tabi arka kapılarıyla!


Neden
ortaklık? Hitler sonrası yıkılmış, tecrit edilmiş, 2’ye bölünmüş Almanya‘nın
Batı yakası, ABD’yi kurtarıcı gibi görür. Yeni ülke inşaası, Yahudi soykırım
bagajı ancak ABD partnerliği ile giderilebilirdi. ABD ise her anlamda teslim
olmuş Almanlardan daha iyisini bulamazdı.


Böylece;
CIA operasyonu ve kararları, kardeşi NSA şifreleri kırma işini, BND şirketin
insan kaynaklarını ve cihazların teknolojisini tasarlama işini organize etti.
İşin içine pazarlama ve teknoloji transferi için Alman Siemens ve ABD’li
Motorola’da dahil edilir. Ve şirket büyür.


1970
ve 80’ler boyunca şirket kar bile etmeye başlar. Satışlar tahminlerden daha iyi
gider. (Örneğin; 1975’te 51 milyon$ kar edilmiş) Zaman zaman iki ortak arasında
krizler, farklı beklentiler, hedefler olsa da casusluk projesi çok başarılı
olur.


Soyvetler
Birliği ve Çin, şirket ile ilgili şüpheleri nedeniyle hiç müşteri olmazlar. Ama
diğer satın almış devletlerle, Moskova ve Pekin iletişimini izlemek bile
yeterli olur. 1992’de İran’da tutuklanan bir şirket satıcısının itirafları
BND’nin projeden çekilmesine sebep olur.


CIA,
Almanların hissesini satın alır. 2018’de şirketi devreder. Neden? Şirketin
küresel güvenlik pazarında önemi düşmüştü. Artık aktörler ve teknolojiler
farklıydı; çevrimiçi şifreleme teknolojileri, internet, akıllı telefonlar,
uygulamalar, server, firewallar, WhatsApp vardı.”
ifadeleriyle devam etti.


MİT DE BU
ŞİRKETİN MÜŞTERİLERİNDENDİ




Eren, işin Türkiye boyutunu ise, ”Türkiye?
Çok fazla bilgi yok. ABD’nin NATO ülkeleri TR, İspanya ve İtalya’yı da
dinleyelim teklifi Almanları şaşırtmış. Ama şaşırmakla kalıp, ürünleri 1960
-2002 arası TSK, Dışişleri ve MİT’e satmışlar. MİT’in sanal müzesinde olduğu
söylenen ürünleri (Hagelin C52) şu an yok. 


W.
Post haberinden sonra Philips eski calışanı C. Jansen, Hollanda basınına;
“Almanlar bazen TR’ye satış yapmak istemiyormuş. NSA, bize geldi. Aroflex
isimli cihazı sattık” dedi. Cihaz (yurtdışı haberleşmede kullanılmış) MİT
sanal müzede sergileniyor.


1974.
Kıbrıs Barış Harekatı başlamış, Ecevit’in önüne bir istihbarat notu gelir;
“Yunan savaş gemileri Kıbrıs açıklarına geldi, Türk bayrağı var, Türkçe
konuşuyorlar” Vur emri verilir, 56 şehitle gemimiz batırılır. İstihbarat
yanlıştır. Bu facia ders olur, 1975 Aselsan kurulur.


978,
TSK için ilk kriptolu cihazı üretilir, envantere girmesi 1985’i bulur. Ama 77
adet. 1997’de kriptolu telefon üretilir. O telefonların hikayesi de bambaşka.
Şu an ülkemizde telefon, telsiz, yeni nesil kripto IP cihazları, yazılımları
üretiliyor.


2018’de
çıkan bir yönetmelikle yerli cihazların anahtar ve algoritmaları BTK’da
korunuyor. (Not: Modern şifrelemede güvenlik tamamen anahtar üzerine
kurulmuştur. Sistemler şifreleme işini açık, çözümlemesini gizli anahtar ile
yaparlar. İnternet protokolü SSL bu mantıkla çalışır)


Kırılamaz
şifre yoktur, özellikle Kuantum Teknolojisi ile işin başka bir seviyeye
taşınacağı kesin. Ayrıca şifreleme günümüzde daha çok donanımdan yazılıma
geçmiş görünüyor. CIA ve özellikle NSA, dikkatini Google, Facebook, Microsot,
Verizon ve diğerlerine kaydırmış durumda…


Sonuç;
1. Hangi kurumlar, hangi yazışmalarında bu cihazları kullandı? Konuyla ilgili
bir soruşturma açılması gerekmez mi? Yoksa geçti gitti mi demek lazım? 2. Geçti
gitti ama “yeni metod” geldi. Cambridge Analytica geldi, TR’de
çalıştılar. Sonuç? 3. Yerlilik, siyaset üstüdür!”
sözleriye anlattı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir