Değerli Yurtseverler,

Sizlere bir süredir hatta 2001 yılından beridir FENOMEN bir teknoloji olan MK ULTRA & TELEGRAM teknolojisinden bahsediyoruz. Bu
teknolojinin varlığı yada yokluğu resmi mercilerce yalanlanmıyor. Ne var
deniyor ne de yok deniyor. Ama ortada binlerce mağdur olduğunu söyleyen
vatandaşımız var.

Biz yaptığımız araştırmalarda, uydulara erişim
olanağı da olan son derece gizli bir istihbarat grubunun – ki bunların FETÖ ÖRGÜTÜ adına hareket
ettikleri ve gerekli lojistik, eğitim ve malzeme desteğinin CIA tarafından
verildiği de iddialar arasında –
gerek
yurt çapında gerekse uluslar arası kapsamda hassas dinleme ve kontrol
operasyonları yaptığını tespit ettik. Fakat bu konu ALFA derecesinde bir gizlilik
içinde korunduğu için henüz daha fazla detaya ulaşamadık. Tüm bu iddiaların
yanı sıra 2009 yılında Emniyet’in İsrail’den aldığı ve içinde nano teknolojik
istihbarat malzemesi olan 3 adet obzerver aracının da envantere kayıt edilmeden
bu istihbarat grubuna verildiği yönünde çok sayıda iddia bulunuyor.

Şimdi bu kısa açıklamalar çerçevesinde lütfen
aşağıdaki yazıya da bir göz gezdirin.
ÖZEL BÜRO İSTİHBARAT GRUBU

Ergün Diler : İşte David Keynes

HÜRRİYET’İN köprü
altında FETÖ’cü ile yaptığı röportaj hala konuşuluyor.


Madem öyle biz de oradan devam edelim. Adımlarımızı sıklaştırıp ilerleyelim…
Ama en başa dönerek sona yürüyelim…


EMNİYET, İtalyan HACKING TEAM ile
anlaşıyor. VİRÜS satın alıp hedefteki insanları dinlemek,
kaydetmek ve görüntü almak için… Emniyet Genel Müdürlüğü
Bilişim Şubesi’nden başını Emniyet Amiri Bilal Şen’in çektiği
bir grup işe soyunuyor. El sürmeden UZAKTAN
DELİL YÜKLEYEREK operasyon yapmak için… Toplamda
600 bin dolar gibi bir ödeme yapılıyor. Polisler faturayı SİNGAPUR üzerinden
karşılamak istiyor. Bilal Şen ve Hacking Team’in CEO’su
David Vincenzetti arasında uzun süren e-posta trafiği oluyor.
Emniyet “Remote Control System”i satın almak
istediğini söylüyor. Polislerden Kamil Akdağ da trafiğin içinde
önemli yer alıyor! Bu sistemin KOD ADI ya da KULLANMA
KILAVUZUNUN İSMİ İSE GALİLEO…


Peki bu Galileo ne yapıyor?


Bilgisayarınıza yüklendiği an sistem tamamen bunların eline geçiyor. Sizi mikrofondan
dinliyor, yazışmalarınızı izliyor, sizinle yazışanları takip ediyor ve
kameradan GÖRÜNTÜ alıyor!


Aynı şekilde İtalyanlar’ın verdiği bu sistemle TELEFONLAR da
mikrofon ve kameraya dönüşüyor. Hem hedefteki isim hem onun iletişim kurduğu
herkes aynı potaya dolduruluyor…


Bu anlaşma yapıldıktan sonra İstanbul’da DATALİNK ANALİZ
LİMİTED isimli şirket kuruluyor. Sahipleri Sami Topal, Yusuf Coşkun.
Bundan yaklaşık bir ay sonra ise BASE BİLGİ TEKNOLOJİLERİ isimli
bir şirket daha kuruluyor. Bunlar hep anlaşmanın sonuçları tabii. Bu
şirketin YÜZDE 90 hissesi Atalay Candelen’e ait… Daha
sonra DATALİNK’i de BASE’in sahibi olan Candelen
alıyor… GALİLEO geliyor, herkes görev için hazır yani!


Düğmeye basılıyor…


Atalay Candelen bu arada yanına bazı isimleri alıyor… İşte BUNLARDAN BİRİ
DE HÜRRİYET’İN MANŞET YAPTIĞI FETÖ’CÜ David Keynes…


Tabii asıl ismi bu değil… ALPASLAN DEMİR! 1973, GİRESUN doğumlu…


Anne ismi HATİCE, baba ismi SELAHATTİN… Ankara
Siyasal’a gidiyor. MALİYE BÖLÜMÜNE…


Ancak bir türlü mezun olamıyor.


FETÖ’cü pek çok kişi gibi bu bölümü bilerek, isteyerek seçiyor. Sonunda 2009’da
okuldan atılıyor… Atalay Candelen ve onun da ortağı olan Faruk Bayındır’ların
desteği ile TARKİM’den yani HANGARDAN çıkıyor
ve AMERİKA’ya gidiyor… Aslında kullanılan biri. Çok önemli bir
isim değil.


Ama sistemin içinde! Emniyet, İtalyan ortağıyla harekete geçtikten sonra bu
şirketlerin üzerindeki isimler görev alıyor.

Ve altlarındaki diğer isimler de…


Bunlar arasında TİLKİ de var! Bu da bilinen bir HACKER! Siber
suçlarda tanınan C.E. Bir de bu sistemin taşıdığı ve bir ara
her yerde aranan M.O. var! O da bunların oyuncusu…

39 ülke gezen ve HAZIM SESLİ’nin çok sevdiği GÜNEY AFRİKA’da
uzun süre kalan biri… Şimdi Brezilya’da olduğunu duydum. Bilemiyorum…

Acaba geçtiğimiz günlerde MEHMET ALİ YALÇINDAĞ’ın maillerini
patlatan bunlar mıydı? Bilemiyorum ama sormadan da
edemiyorum!

Sonuçta o operasyondan sonra YALÇINDAĞ GİTTİ!


Devam…


Emniyet, İtalyan ortağı ve kurulan şirketler işe koyuluyor… Ancak içeride hedef
alınan kişilerin bilgileri, fotoğrafları, görüntüleri, yazışmaları, iletişim
bilgileri önce İTALYA MERKEZE gidiyor sonra EMNİYET’e
dönüyor. Buradan yani İTALYA’dan bir kolun CIA’ya uzandığı, diğer
iki kolun ise İNGİLTERE ile SİNGAPUR’a gittiği iddialar
arasında. Yani EMNİYET sayesinde bu ülkenin vatandaşlarını
herkes izliyor.


Bu oluşumun içinde elbette günlerdir yazdığım isimler de var! Faruk Bayındır ve
ortağı Avukat Halil İbrahim Koca…

Atalay Candelen de yanlarında…


Bu sistem tamamen kurulduktan sonra bir ara TAVAN yapıyor…

Hedefteki her isme BERKİN ELVAN. DOC DOSYASI
İLE SALDIRIYORLAR… İşte kendilerine gönderilen bu dosyayı “TIK”layanların
bilgisayar ve telefonları anında ele geçiriliyor. Kimsenin bundan kaçışı yok.
Berkin ELVAN o dönem herkesin ilgilendiği bir konu olduğu için
de açmayan yok gibi! Yani saldıranlar asla ve kat’a “HAYIR” diyemeyeceğimiz
metodlarla geliyordu…


Geldiklerinde bütün bilgileri alıp gidiyorlardı…


Köprü altında HÜRRİYET’e konuşan ve sözde FETÖ’yü aklayan ALPASLAN
DEMİR de bunların desteğiyle buradan gidiyor ve PORTLAND COMMUNTY COLLEGE’da
eğitimine devam ediyordu!

Oregon’da oturuyordu!


Aslında kimseye bir şey anlatacak hali de gücü de yoktu. Ama HÜRRİYET’e
konuşuyordu! Belki de çok şey bilmiyordu! Bilemem. Ama GÜRCAN BALIK ile
Ankara Siyasal’dan arkadaştılar! Hani “BÜYÜKELÇİ olabilsin” diye
büyük kolaylık gösterilen isimle… İşte bu Alpaslan Demir herkesi aramasına
rağmen kimse onu ciddiye almıyordu! Ancak olmayacak bir şey oluyor ve HÜRRİYET ciddiye
alıyor, hatta kalkıp oralara kadar gidiyordu! O konuşuyor, gazete manşet
yapıyordu!

Yapıyordu ama adamın söylediğinden çıkan en önemli sonuç “15 TEMMUZ’UN
ARKASINDA FETÖ YOK”tu!


Bunu söyletmek için oralara gitmelerine gerek yoktu! Bir telefonla bunu
söyleyecek çok isim vardı. Ama belli ki Brooklyn Köprüsü altında ENSEDEN
FOTOĞRAF almak istemişlerdi.


İNANDIRICI OLACAK YA!


Ama olmadı… David Keynes ile görüştüler ama gerçekte bunun kim olduğunu
bilmiyorlardı! YA DA BİLİYORLARDI! Bilerek
gidilmişti




Operasyon için! David diyerek herkesi inandıracaklarını sanmış olabilirler…
Kuvvetle muhtemel… Ama işte oraya gidip buldukları, gerçek kimliğini
gizledikleri isim ALPASLAN DEMİR! Bu da fotoğrafı! Enseden poz
verse de biz yüzünü merak ettik! Bulduk, sizinle de paylaştık…



ALPASLAN DEMİR (DAVID KEYNES)



Yani HÜRRİYET’in yapamadığını yaptık. Çok zor değil inanın… Eğer
operasyon yapmak gibi bir niyetiniz yoksa gerçekten çok zorlanmazsınız!

HACKING TEAM ile Emniyet’in yazışmalarına girmek istemiyorum!


Ahmet Koçak ile Mostapha Maanna iletişimine de uzak kalmayı tercih
ediyorum! ŞİMDİLİK!

Size boşuna günlerdir HANGAR yazmıyorum… Bildiklerim,
yazdıklarım, bir de yazamadıklarım var. Ama siz de
biliyorsunuz ki ADIM ADIM gider sonunda hepsini yazarım.


Ortada kocaman bir AĞ var. Çok önemli kişiler bu AĞ’ın
içinde…

Sadece uçaktan, sadece uçuştan söz etmiyorum… PARALEL DEVLETİN ÖNEMLİ
KARARGAHLARINDAN BİRİNDEN SÖZ EDİYORUM…


Daha neler çıkacak bir bilseniz!

Şimdilik küçük küçük adımlarla gidelim… Hiç tahmin etmediğiniz
mahallede HÜRİYET çıkıyor karşınıza…


Dedim ya acaba bu ekip mi MEHMET ALİ YALÇINDAĞ’ı maillerden
götürdü!

Eğer böyle ise bunlara bu emri kim verdi?


DÜŞÜNÜN BAKALIM!


Benim bir fikrim yok!http://www.takvim.com.tr/Yazarlar/ergundiler/2016/10/28/iste-david-keynes