TELE KULAK & TEKNİK TAKİP

Amerikan Ulusal Güvenlik
Dairesi kayıtlarını 3 katına çıkardı

Amerikan Ulusal Güvenlik Dairesi, geçen yıl Amerikalılara ait
534 milyon telefon çağrısı ve yazılı mesajın kaydını aldı. Bu rakam
2016’dakinin neredeyse üç katı.

Amerika’nın Sesi’nin haberine göre, 2015 yılında Kongre tarafından
Ulusal Güvenlik Dairesi NSA’nın kayıt toplama yetkisini sınırlandıran
yenilikler yapılmıştı. Ulusal İstihbarat Yönetimi tarafından yayınlanan rapora
göre bu değişikliklere rağmen yeni gözetleme sisteminin ikinci yılında
rakamlarda dikkat çekici artış yaşandı.

Ulusal Güvenlik Dairesi’nin bir
önceki gözetleme sistemiyle topladığı verilerin yeni sistemle toplanandan çok
daha fazla ortaya çıktı. 11 Eylül saldırılarının ardından kullanılmaya başlanan
eski sistem, 2013’te Edward Snowden tarafından ifşa edilmişti. Snowden gizli
bilgileri sızdırmakla suçlanmıştı.

Ulusal Güvenlik Dairesi’nin
kayıtları bir dönem aranan ya da mesaj atılan telefon numaralarını içeriyor
ancak bunların içeriğine bakmıyor.

Ulusal İstihbarat Yönetimi ofisi,
kayıtlardaki ani artışın nedenini açıklamadı. Bu durum özel hayatın gizliliği
savunucularını endişelendiriyor.

Washington merkezli Açık Teknoloji
Enstitüsü bünyesinde çalışan avukat Robyn Greene, “İstihbarat topluluğunun
şeffaflığı koleksiyonlarındaki çarpıcı artışı açıklayacak şekilde
genişlemeli” yorumunu yaptı.

5 YILA ORANLA YÜZDE 45 ARTTI

Ulusal İstihbarat Müdürlüğü
sözcüsü Timothy Barrett, federal hükümetin telekomünikasyon veri kayıtlarını,
bağlantıların kim tarafından ve ne zaman yapıldığı yönündeki kayıtları hangi
sebeple yaptığını açıklamadığını söyledi.

Raporda Amerika dışında yaşayan
yabancıların dinlenme ve izlenme oranının da arttığı belirtiliyor. Yabancıların
iletişimlerini kayıt altına alan program Dış İstihbarat İzleme Kanunu’nun
702’nci faslı olarak biliniyor. Programda bu yıl yenilikler yapılmıştı.

2017’de 129 bin yabancı program
kapsamında hedef alınmıştı. Bu önceki beş yıla oranla yüzde 45 artış anlamına
geliyor.

























702’nci
fasıl kapsamındaki istihbarat daireleri ülkenin güvenliği için hayati önem
taşıyor, ancak özel hayatın gizliliği savunucuları program nedeniyle hedef
olmayan Amerikan vatandaşlarının da iletişimlerinin kayıt altına alındığı
gerekçesiyle endişelerini bildiriyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir