Yurt Sevgisinin ne olduğunu
bizlere öğreten değerli Prof. Dr. Agop
Kotoğyan’ı (1939-2018) yitirdik. Toprağı bol olsun, ışıklar içinde
uyusun ve anısı bizlere vatan sevgisini göstersin.

ÖZEL BÜRO
İSTİHBARAT GRUBU
olarak değerli büyüğümüz
Prof. Dr. Agop Kotoğyan’a rahmet, sevenlerine ve ailesine sabır dileriz.

KABRİ NUR, TOPRAĞI BOL
OLSUN. SENİ HİÇ UNUTMAYACAĞIZ AGOP ABİ.

SUAY KARAMAN : 23 Ağustos 2010 tarihinde İlk Kurşun Gazetesi’nde yayınlanan HAYIR adlı
yazımdan bir bölüm sunuyorum:

“..   1911 yılında Yozgat’ın Akdağmadeni
ilçesi Terzili Köyü’nde doğan Kirkor bey, Anadolu’daki büyük kaos döneminde
henüz dört yaşındayken babasını kaybetmiştir. Yoksullukla geçen günlerin ardından
25 yaşındayken, Yozgat’ın İğdere Köyü’nden Mahruki hanımla evlenmiş ve 1938
yılında İstanbul’a yerleşmişlerdir. Bir yıl sonra doğan ilk çocukları Agop,
yoksul bir aile oldukları için ilkokuldan mezun olduğu yıl gümüş atölyesinde
işe başlamıştır. Bir gün sağ elinin tamamını prese kaptırmış, ameliyat olarak,
sağ kolu kesilmiş ve uzun sürede komada kalmıştır. Bir yıl ara verdiği
eğitimine devam ederek 1963 yılında İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden
birincilikle mezun olmuştur. 1964 yılında aynı üniversitenin Dermatoloji
Kürsüsüne asistan olarak işe başlayan Agop Kotoğyan, başarılı iş yaşamını yurt
içi ve yurt dışındaki üniversitelerde ders vererek, araştırmalarda bulunarak
geçirmiş ve 21 Ekim 2004 tarihinde Profesör olarak üniversitedeki görevinden emekli
olmuştur. Uluslararası tıp dergilerinde üç yüzden fazla makalesi yayınlanmış ve
cilt hastalıkları üzerine iki kitap yazmıştır.

Başta ABD, Almanya, Fransa, Kanada olmak
üzere birçok ülkenin üniversitelerinden teklifler almış; ”Burada kal, kürsünün
başına geç” önerilerini elinin tersiyle geri çevirmiştir. “Ermeni olduğun için
dedeni, yoksul olduğun için kolunu kaybettiğin o ülkede ne işin var” diyenlere
gülüp geçmiştir. Ve şu yanıtı vermiştir: “Evet doğrudur: ülkemde çok acı
çektim. Sefaletin dibinde yaşadım. Doğrudur. Dedemi, çocukluğumu, kolumu
kaybettim. Ama yolumu kaybetmedim. Bu ülkede yaşayan milyonlarca insandan
hiçbir zaman farklı olmadığımı düşündüm. Bu topraklarda yaşayan tüm insanları
kardeşim olarak benimsedim. Bir ülkeyi sevmek demek, bu topraklarda geçirdiğin
güzel ve iyi günleri sevmek demek değildir. İyi günde ve kötü günde burada
olmak, vatanın yanında kalmak demektir yurt sevgisi.”












Yurt sevgisi üzerine soylu davranış gösteren Prof. Dr. Agop Kotoğyan’ın
(bilinen adıyla, Cildiyeci Kolsuz Agop) verdiği yanıt, Atatürk ulusçuluğunu
anlatmaktadır. Büyük önder Mustafa Kemal Atatürk: “Türk ulusu, Türkiye
Cumhuriyeti’ni kurmuş olan Türkiye halkıdır” diyerek, ulusu belirli bir
coğrafya üzerinde oturan halkın bütünü olarak kucaklamaktadır.  ..”

İşte Kolsuz Agop’un hayatı…

Ünlü
dermatolog Prof. Doktor Agop Kotoğyan, hayatını kaybetti. Acı haber sonrası
Sözcü’ye konuşan eşi Suzan Kotoğyan, uzun süredir Cerrahpaşa Tıp Fakültesi
Hastanesi’nde tedavi gören eşini sabaha karşı kaybettiklerini söyledi. Acılı
eş, “Uzun süredir tedavi görüyordu. Acımız büyük. Cumartesi günü Agop’u
törenle uğurlayacağız” dedi. Kolsuz Agop adıyla tanınan kıymetli
dermatolog Prof. Dr. Agop Kotoğyan’ın hayat hikayesi de dikkat çekiyor. Kolsuz
Agop kimdir? İşte hayatı…

ACILI EŞİ SÖZCÜ’YE KONUŞTU: CUMARTESİ GÜNÜ UĞURLAYACAĞIZ

Acı haber sonrası Agop Kotoğyan’ın
eşi Suzan Kotoğyan Sözcü’ye konuştu. Uzun süredir Cerrahpaşa Tıp Fakültesi
Hastanesi’nde tedavi gören eşini sabaha karşı kaybettiklerini belirten acılı
eş, “Uzun süredir tedavi görüyordu. Acımız büyük” dedi. Cenaze töreninin henüz
netleşmediğini belirten Suzan Kotoğyan “Cumartesi günü buradan bir tören olacak
(Şişli’deki evinin önünden)  ardından toprağa vereceğiz.

Törene ilişkin detayları daha sonra açıklayacağız” dedi. Konuşmakta güçlük
çektiği gözlenen acılı eş “Acımız büyük. Tarifi yok…” dedi.

KOLSUZ AGOP’UN HAYAT HİKAYESİ…

Duayen gazeteci Uğur Dündar 1
Eylül 2017 tarihli köşesinde usta doktor Kolsuz Agop’u şu cümlelerle
anlatmıştı; Hastalarının “Kolsuz Agop” olarak tanıdıkları Prof. Dr. Agop
Kotoğyan, 1938 yılında İstanbul’a göç ederek Samatya’ya yerleşen yoksul bir
ailenin ilk çocuğuydu. Bu nedenle daha ilkokulda okurken, Samatyalı büyüklerine
ait bir gümüş atölyesinde çalışmaya başlamıştı. Sıcak, çok sıcak bir yaz günü,
gümüş kalıpları plaka haline getirmek için kullanılan presin silindiri önce iş
önlüğünü, ardından da kolunu kapmış, el ve kolu, ta omzuna kadar presin altında
ezilerek un ufak olmuştu.

Uğur Dündar’ın Kolsuz Agop
hakkında yazının tamamını “Bir efsane: Kolsuz Agop!” bağlantısından
okuyabilirsiniz…


















KOLSUZ
AGOP – AGOP KOTOĞYAN KİMDİR?




1939 yılında İstanbul’da doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimlerini yine
İstanbul’da tamamladıktan sonra, 1957 yılında İstanbul Tıp Fakültesi’ne girdi.
İstanbul Tıp Fakültesi’ndeki öğrenimini 1963 yılında tamamlayarak mezun oldu.
Kadro bulunmaması nedeniyle 1963-1964 yıllarında İstanbul Tıp Fakültesi Deri
Hastalıkları ve Frengi Kliniğinde volonter olarak çalıştı. 1964 yılında ise,
İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde, Deri Hastalıkları ve Frengi Kürsüsünün ilk
asistanı olarak kadroya geçti. 1967 yılında “Dermatitis Herpetiformis” adlı
uzmanlık teziyle deri ve zührevi hastalıklar uzmanı oldu. Aynı kürsüde
başasistan olarak görevine devam ettiği sırada, İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi
Dermatoloji Ana Bilim Dalı tarafından, bilgi ve görgüsünü arttırmak üzere
Almanya Homburg (Saar)’daki Üniversite Dermatoloji Kliniğine, Prof. Dr. F.
Nödl’ün yanına 1969 yılında gönderildi. 1972 yılı başına kadar bu klinikte
sürdürdüğü başarılı çalışmalarında, özellikle malign melanomların klinik ve
histopatolojik incelemelerine ağırlık vermiştir. Kliniğe geri döndükten sonra
doçentlik hazırlıklarını tamamladı ve 1973 yılında “Ichthyosis Vulgaris
Vak’alarında Kromozom İncelemeleri” adlı doçentlik tezini vererek doçent
oldu.Aynı yıl doçent kadrosuna atanarak İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Deri
Hastalıkları ve Frengi Kürsüsü’ndeki görevine devam etti. “Akne Vulgaris
Vak’alarında İmmünolojik Araştırmalar” konulu teziyle 1979 yılında profesör
oldu ve profesör kadrosuna atandı.Deri ve Zührevi Hastalıklar Derneği’nin
başkanlığına 1979 yılında seçilen Prof. Dr. Agop Kotoğyan, o tarihten itibaren
yıllarca bu görevini de çok büyük bir başarı ile sürdürmüş ve Türk
dermatolojisine üstün hizmetlerde bulundu. Dermatoloji alanındaki yenilikleri en
yakından izlemeyi kendisine prensip edinen ve mümkün olduğunca fazla sayıdaki
periyodiği izlemeye gayret gösteren doktor bey’in üyesi bulunduğu diğer
dernekleri de şöylece sıralayabiliriz: Türk Dermatoloji Derneği, İmmünoloji
Derneği, Kanser Derneği, Uluslararası Tropikal Dermatoloji Derneği,
Uluslararası Pediyatrik Dermatoloji Derneği, Dünya Tıp Birliği, Alman
Dermatoloji Derneği, Amerikan Kriyoşirürji Derneği..  Bu derneklerin
kongrelerine, uluslararası ve ulusal kongrelere, sempozyumlara ve seminerlere
başkanlık etti ve düzenli bir şekilde katılmaya devam etti. Prof. Dr. Agop
Kotoğyan 500’ün üzerinde uluslararası ve ulusal tıbbi yayınlarda bilimsel
makalesi bulunmakta; yayınlarının daha çok deri ve zührevi hastalıkları, deri
kanseri, malign melanom, immünoloji, kriyoterapi gibi konularda yoğun olduğu
görülmekte. Ayrıca meslektaşlarıyla birlikte 6 tıbbi kitap yayınlandı. Almanca
ve İngilizce bilen Prof. Dr. Agop Kotoğyan evli ve iki çocuk sahibi. 21 Ekim
2004 tarihinde İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Dermatoloji
Anabilim Dalı başkanı iken emekli oldu. O tarihten geçtiğimiz aylara kadar özel
muayenehanesinde hasta bakıy
ordu.