• TARİKATLER & CEMAATLER DOSYASI : Ajan tarikatlar ve FETÖ
  • Yayın Tarihi : 18 Temmuz 2019 Perşembe
  • Kategori : TARİKATLER & CEMAATLER (NAKŞİBENDİLER, MENZİLCİLER, SÜLEYMANCILAR, NURCULAR VS ...)

Ajan tarikatlar ve FETÖ

Dünyanın birçok ülkesinde ABD istihbaratı tarafından desteklenen, işbirliği yapılan ve kullanılan FETÖ benzeri çok sayıda cemaat ve tarikat bulunuyor. Bugünkü yazımızda bunları anlatacağız

Bir ülkede yaşayanları millet yapan unsurlardan biri de aynı dini inançlarla yoğrulmasıdır. Bunun yanında yaşadığı toprağı vatan kabul ederek kader birliği yapan ve uzun bir zamana yayılan tarih bilinci gelişen, ortak idealleri olan toplumların oluşturduğu devleti boyunduruk altına almak zordur. Kontrol etmek ise daha zor. İşte bu nedenle psikolojik harekat ile hedef ülkede yaşayan bireylerin zihinlerinde bu temel unsurları hedef alan manipülasyon çalışmaları yapıldı. Dini inançların manipüle edilmesinde kullanılan mezhep çatışmaları daha önce defalarca yaşandığı için toplumlar ve bireyler bu manipülasyona daha hazırlıklı olduğu için yeni bir argümana ihtiyaç duyularak tarikat ve cemaatlerin kullanılması devreye girdi.

ABD DESTEKLİYOR

ABD istihbarat mekanizmasının uygulayıcı örgütü CIA, tarikatlar vasıtası ile Hristiyan, Müslüman ve Budist dünyasına hükmedebileceğini fark etti. Türkiye'de ilk başlarda masumane 'cemaat' görünümünde tezahür eden ve yıllarca devletin kılcal damarlarına kadar sızan Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ), toplumun da neredeyse bütün kesimlerinde çeşitli dini toplantılarla ve hayır-hasenat bahanesiyle yer bulmuştur. Türk toplumunun dini duygularını kullanarak sömüren FETÖ'nün gerçek yüzü nihayet ortaya çıkmış ve kanlı ihanet çetesi tam anlamıyla deşifre olmuştur. İşte FETÖ gibi dünyanın birçok ülkesinde ABD istihbaratı tarafından desteklenen, işbirliği yapılan ve kullanılan çok sayıda cemaat ve tarikatlar bulunmaktadır. Ekonomik olarak desteklenen bu ajan tarikatlar ve cemaatler, aynı vakıf ve dernekler gibi istihbarat mekanizmasının devamını sağlar. Şimdi bunları ele alalım.

OPUS DEİ TARİKATI

1928 yılında İspanya'da kurulan Opus Dei tarikatı ABD istihbaratı tarafından kullanılan ilk tarikattır. Bu tarikatın 30 ülkede 70 binden fazla üyesi ve yaklaşık 1 milyon sempatizanı vardır. Engizisyon döneminde Hristiyanlığa geçerek gizli Yahudiliği sürdüren bir aileden gelen İspanyol Katolik Papazı Josemaia Escriya de Balagar, 1928'de kurduğu Opus Dei ile hem milliyetçilere yardım etmiş hem de ABD, Alman, İtalyan istihbaratları ve de Vatikan Kilisesi ile irtibatlarını sağlamıştı. Bu sistemin işlediğini gören ABD istihbaratı, pek çok ülkede tarikatların kurulmasını ya da kurulmuş tarikatların devşirilmesine çalıştı.

MOON TARİKATI

Kurucusu önceleri Budist, sonradan papaz olan Sun Myung Moon, 1954'te Kuzey Kore'den kaçıp Güney Kore'ye yerleşti ve tarikatını burada kurdu. Moon Tarikatı'nın resmi adı 'Birleştirme Kilisesi'dir. 1951 ABD müdahalesinin hemen ardından kurulan Hristiyan Moon Tarikatı'nın kurucusu Sun Myung ve oğlu Heung Jin'in göğe çekilmek ve gökten geri dönmek gibi Hz. İsa niteliklerine sahip olduklarına inanılır. FETÖ'nün yapmak istediği dinlerin birleşmesinin yanında ırkların birleşmesinin bu tarikata geçerek mümkün olacağı savunulur. Bugün Güney Kore'nin yaklaşık yüzde 40'ı Budistlikten Hristiyanlığa devşirilmiş ve toplum bölünmüştür.

TAHİR-ÜL KADRİ TARİKATI

Pakistan'da kurulan tarikatın lideri Kadri, pek çok okul ve üniversiteye sahiptir. Aynı FETÖ gibi Peygamber Efendimizi rüyalarında gördüğünü öne sürerek milyonlarca doları aşan bağış topladı. 1981 yılında Müslüman-Hristiyan Diyalog Forumu'nu düzenleyerek iki dinin liderleri arasındaki ilişkiyi geliştirmeye yönelik çalışmalar başlattı. Devlet kurumlarında özellikle güvenlik ve yargıda binlerce müridi bulunan Kadri, diğer liderler gibi birçok kitap yazdı. 2012'de Pakistan Anayasa Mahkemesi'nin tamamı bu tarikatın müritlerinden oluştu. Tarikat lideri Kadri milletvekili oldu ancak başbakanlık yarışını kazanamayıp Kanada'ya iltica etti.

FALUN GONG
CEMAATİ

Çin'de Li Hongzi Changchun tarafından kuruldu. Çok iyi dini eğitim almış olan Li, 1992'de Çin'in savaş sanatı Çigong'un alt dalı olarak kabul ettirdiği Falun Gong sanatını öğrettiği yüzlerce okul açtı. 70 ülkede savaş sanatı öğrettiği on bin öğretmeni oldu. Avrupa parlamentosu üyeleri Nobel ve Sakharov ödülüne aday gösterdi. Çin devletinden övgü ve madalyalar aldı. Üniversite öğrencileri arasında popüler oldu. Çin'in toplum düzenini bozmaması konusundaki uyarılarının ardından cemaat sempatizanları ayaklandı ve batılı ülkeler Çin'i kınadı. Li 1998'de ABD'ye yerleşti. 1999'da Çin, örgütün tüm okullarını kapattı ve sapkın örgüt ilan etti. Çin, Li 'yi ABD'den istedi ancak ret cevabı aldı. Pensilvanya ise Li'ye fahri vatandaşlık verdi.

KESNİZANİ TARİKATI

Irak'ta Kadiriliğin kolu olarak Kürt kökenli Şeyh Abdülkerim Kesnizani tarafından kuruldu. Ölünce yerine oğlu Muhammed Kesnizani geçti. Bu tarikatın mütevazi bir yapıdan Genelkurmay Başkanı, Hava Kuvvetleri Komutanı, İstihbarat Başkanı çıkaran ve Saddam'ın oğlu Uday, karısı Sacide Hayrullah, kardeşleri Vatban ve Barzan'ın şeyhin ayağını öperek müritleri haline getiren CIA ve MOSSAD'ın kontrolünde ülkenin geleceğini belirleyen bir tarikat haline dönüşme süreci tanıdıktır. Kesnizani subay ve polisler, Saddam döneminde etkin yerlerde görevlendirildi. ABD ve İsrail desteğiyle müritlerinin sayısı 3 milyonu aştı. Şimdi yaşlanan şeyhin yerine oğlu Nehru hazırlanıyor.

DİĞER ÜLKELERDEKİ OLUŞUMLAR

Bunların dışında Afrika, Güney Amerika, Asya ve Ortadoğu'da kurulmuş, henüz dünyanın ve Türkiye'nin gündemine düşmemiş 50'den fazla tarikatın CIA tarafından kullanılmaya hazır tutulduğu söylenmektedir

PERSYARİKATAN MUHAMMEDİYE TARİKATI

Endonezya'da 1912'de Ahmed Dahlan tarafından Hollanda sömürgeciliği altında eğitim alamayan kişilere imkan sağlamak ve İslam dinini Hindu ve Budist etkilerden arındırmak amacıyla kuruldu. Binlerce okul ve üniversitenin yanı sıra, 47 hastane, 300 yetimhane, 13 büyük holding, 6 banka, 15 bin cami ve 30 milyona yakın müridiyle dev bir organizasyon haline geldi. Mezunlar, devlet içerisinde önemli makamlara getirildi. 1998'de çıkan ayaklanmalar sonucunda diktatör Suharto'nun görevden ayrılması ile siyasi parti kuran tarikat, Endonezya siyasetinde etkili oldu. Bazen Başkan Erdoğan'ı destekleyen söylemleri olsa da, FETÖ okullarının kapatılması sürecinde geri planda kalması dikkat çekti.