İsmailağa
Cemaati : Erdoğan’ın ziyaret ettiği dini oluşum hakkında neler biliniyor ???



Cumhurbaşkanı
Erdoğan’ın İsmailağa Cemaati’ne yaptığı ziyaretin fotoğraflarını paylaşan Mahmut
Ustaosmanoğlu
‘nun torunu Muhammed Fatih Ustaosmanoğlu Twitter mesajında
“Ziyarette Hasan efendi ve mahmud efendi hz oğlu Ahmed Ustaosmanoğlu hoca
hazır bulundu. Ümmetin birliği için dualar edildi” dedi.


Daha önce de 23
Haziran 2019’da tekrarlanan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerine
bir aydan kısa bir süre kala, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin adayı Binali
Yıldırım
Cemaati ziyaret etmiş ve o ziyaret de tartışma konusu
olmuştu.


İsmailağa
Cemaati, günümüzde Nakşibendi tarikatını temsil eden dini oluşumlardan biri.


Cemaat, bugün 90
yaşında olan Mahmut Ustaosmanoğlu tarafından 1980’lerin başında kuruldu.


1970’lerin sonuna
kadar Fatih’te yine Nakşibendi ekolünden Mehmed Zahit Kotku ismiyle özdeş
İskenderpaşa Cemaati bünyesinde bulunan Ustaosmanoğlu, Kotku’nun ölümünden
sonra bağımsız bir oluşuma yöneldi.


Cemaat adını, 56.
Şeyhülislam İsmail Efendi tarafından İstanbul’un Fatih ilçesindeki Çarşamba
semtinde yaptırılan camiden alıyor.


Ustaosmanoğlu’nun
yıllarca imam-hatip olarak görev yaptığı bu cami, cemaatin de merkezi. Caminin
yanında ise İsmailağa İlim ve Hizmet Vakfı binası bulunuyor.



© T24 İsmailağa Cemaati: Erdoğan’ın ziyaret ettiği
dini oluşum hakkında neler biliniyor?


‘Cemaatin özel misyonu var’ iddiası


“Fatih-Başakşehir:
Muhafazakâr Mahallede İktidar ve Dönüşen Habitus” kitabının yazarı İrfan
Özet, çalışması sırasında bu cemaatle ilgili de araştırma yaptı. İsmailağa’yı
Türkiye’deki diğer cemaatlerden ayıran özelliklerden birinin ona yüklenen
“özel bir misyon” olduğunu öne sürüyor.


Özet, bunun
cemaatin bulunduğu mekanla ilgili olduğunu belirtiyor:


“İsmailağa’yı
Türkiye’deki cemaat dünyasından farklılaştıran hususlardan biri, bölge
sakinleri başta olmak üzere Sünni-İslam hassasiyetine sahip geniş çevrelerce
sırtına yüklenilen teo-politik bir misyon.


“Bu misyon,
özellikle Patrikhane ile Cumhuriyet tarihi boyunca gelişen endişeler etrafında
biçimleniyor. Bölgedeki yaygın kanıya göre, Patrikhane’nin ekümeniklik projesi
kapsamında “genişleme politikası” mevcut.


“Nitekim bu
kuşku bugün Fatih’teki birçok muhafazakârın, İsmailağa’nın bölgedeki varlığını
‘bir emniyet sübabı’ olarak görmesine yol açıyor. Çarşamba semti bu açıdan,
Fener-Balat’a hâkim gayrımüslim ve seküler dokuya karşı; İslami kimliğin sınır
hattını oluşturuyor.”


Cemaatin
sitesindeki ‘hakkımızda’ bölümünde, “İsmâilağa Câmiası olarak gayemiz:
insanoğlunun her daim süregiden huzur arayışında İslâm’ın ışığını insanlığa
Mahmud Efendi Hazretlerimizin rehberliğinde en parlak ve en canlı hâliyle
sunabilmektir” ifadeleri yer alıyor.


Tasavvufi söylemi
öne çıkaran cemaat içinde şeyhe bağlılığın önemli olduğu anlaşılıyor.


Cemaat,
Türkiye’deki birçok dini oluşumdan farklı olarak kendine has bir giyim kuşam
tarzını benimsemiş durumda. Cemaat üyesi erkekler uzun sakallı, cübbeli,
sarıklı ve şalvarlı bir görüntü sergilerken, kadınlar da siyah çarşaf giyiyor.


Dini eğitime yoğunlaşıyorlar


Cemaatin sadece
İstanbul değil, Türkiye genelinde ağları bulunuyor. Cemaatin sitesindeki
‘faaliyetlerimiz’ bölümünde şu ifadeler yer alıyor:


“İsmailağa
Cemaati’nin faaliyetleri genel olarak ilmî-dinî ve sosyal hizmetler alanında
yoğunlaşmaktadır. Aşevi hizmetleri, aynî ve nakdî yardım organizasyonları,
tekâmül ve ihtisâs medreseleri, fıkıh kurulu ve dînî meseleleri danışma hattı,
emri bil maruf ve ziyaret ekibi, halka açık medrese, kütüphane hizmetleri ve
yaz Kur’ân kursları, başlıca faaliyet ve hizmet alanlarımızı
oluşturmaktadır.”


Günümüzde bu
yapılanma bünyesinde bugün özel okullar, medreseler, Kur’an kursları ve medya
organları gibi çeşitli kurumlar bulunuyor.


Cemaat içinde
eğitimin “Arapça ve Hafızlık Talebeleri”, “Tekamül
Medreseleri” ve “İhtisas Medreseleri” olmak üzere üç aşamalı
olarak gerçekleştiriliyor.


Cemaatin farklı
merkezlerinde halka açık çeşitli dini eğitimler veriliyor.


Bir fetva hattı
çağrı merkezi ile de telefon üzerinden soruları yanıtlıyorlar.


Cübbeli Ahmet Hoca popüler kültürde yer edindi


Cemaat, bir
dönem, mensuplarına yönelik suikast olaylarıyla gündeme geldi.


Mahmut
Ustaosmanoğlu’nun damadı, cemaatin önde gelenlerinden Hızır Ali Muratoğlu
1998’de Çukurçeşme Camii’nde silahlı saldırı sonucu öldürüldü.


2006’da ise
cemaatin önde gelen isimlerinden, emekli imam Bayram Ali Öztürk de, İsmailağa
Camii’nde uğradığı bıçaklı saldırıda öldü. Saldırgan cami cemaati tarafından
linç edildi.


Bu olaylarla
ilgili istihbarat servislerinin saldırılarından, cemaat liderliğine dair iç
çekişmelere kadar çok farklı görüşler ortaya atıldı.


Cemaatin önemli
isimlerinden Ahmet Mahmut Ünlü’nün son yıllarda katıldığı TV programları ve
sözlerinin yarattığı tartışmalar üzerinden kamuoyunda tanınan bir figüre
dönüşmesi ise İsmailağa’nın muhafazakâr olmayan kitleler açısından da
tanınmasını sağladı.


Kamuoyunda
“Cübbeli Ahmet Hoca” olarak bilinen Ünlü, 1999 yılında yaptığı 17
Ağustos depremiyle ilgili konuşmasından dolayı 13 ay hapis yattı. Ünlü,
“Mevlam zina yuvalarını vurdu” demiş; daha sonra bu sözlerinden ötürü
pişman olduğunu söylemişti.


Ünlü, Ekim
2011’de ise Karagümrük çetesi operasyonu kapsamında tutuklandı ve Aralık
2012’de tahliye edildi.


Sosyal medyadaki
videolarındaki yorumlarıyla dini ve siyasi konularda tartışma yaratmayı
sürdüren Ünlü, cemaatin popüler kültür içinde en fazla tanınan yüzü.


Cemaat lideri
Mahmut Ustaosmanoğlu ise yaşı ve rahatsızlığı nedeniyle cemaat işleriyle aktif
bir şekilde ilgilenmiyor.


Mahmut Ünlü’nün
cemaatin gelecekteki lider adaylarından olduğu, ancak bu konum için başka
isimlerin de adının geçtiği görülüyor.


Sağ partiler için önemli bir cemaat


İsmailağa,
yıllardır çeşitli sağ partiler ile ilişkisi olan bir cemaat.


İrfan Özet, bu
ilişkiyi “meşruiyet alanı” kavramıyla tarif ediyor:


“Türkiye’de
özellikle sağ-muhafazakâr siyaset paydasında buluşan aktörler ve partiler için
İsmailağa, geçmişten günümüze önemli bir meşruiyet alanı. Nitekim cemaat
habitusu içerisinde yetişen kuşakların siyasal alana dair okumaları ve
eğilimleri, sağ-muhafazakâr siyaseti tatmin edecek hayli yüklü anlamlara sahip.


“Örneğin
saha araştırmam süreci boyunca yaşanan seçimlerde, cemaat bağlılarının sürekli
olarak 28 Şubat döneminde basılan Kur’an kursları ve kamu kurumlarında
örtünerek eğitim almalarının önüne geçildiği ‘travmatik’ manzaraları sahne
önüne koyduklarını görüyordum. Bu motivasyonlar ise, son tahlilde cemaat
etkilerine açık kitlenin AK Parti siyaseti ekseninde buluşmasını sağlıyordu.”


Cumhurbaşkanı
Recep Tayyip Erdoğan ve 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün de geçmiş dönemde
cemaati ziyaret ettiği biliniyor.


Erdoğan’ın
2014’te, Gül’ün ise 2015’te cemaat lideri Mahmut Ustaosmanoğlu’nu ziyaretinden
görüntüler kamuoyuna yansımıştı.


Cemaatin son
yıllarda iktidar partisine destek açıklamalarında bulunduğu görülüyor.


‘Cemaat içi’ tartışmalar


Son dönemde
cemaat içinde çeşitli gerilimler yaşandığı görülüyor.


Bugün,
çalışmalarında İsmailağa adını kullanan bazı farklı gruplar ortaya çıkmış
durumda.


Ana grubu temsil
eden İsmailağa İlim ve Hizmet Vakfı ise bu ismi kullananlara karşı hukuki
yollara başvuruyor.


İrfan Özet,
cemaat içinde halef olmakla ilgili ciddi bir rekabet yaşandığını söylüyor:


“Cemaatin
lideri olan ve bağlılarınca ‘Efendi Hazretleri’ olarak anılan Mahmut
Ustaosmanoğlu’nun ilerlemiş yaşından hareketle ‘halefi’ olma etrafında yoğun
bir rekabet göze çarpıyor. Bu konuda rekabetin sertleşen tonları, özellikle
Marifet Derneği ve İsmailağa İlim ve Hizmet Vakfı etrafında gelişiyor.


“Gördüğüm kadarıyla
cemaatin ana akıma bağlı halkası, İlim ve Hizmet Vakfı etrafında temerküz
ediyor. Bunda da en önemli sebeplerden biri, Marifet Vakfı’nın Beykoz merkezli
yapılanmasının, ‘Patrikhane’nin Fatih’teki genişleme politikası’ karşısında
cemaat ve bölgedeki muhafazakârları zayıflatacağı düşüncesi.”