Celal Eren ÇELİK /// YEŞİL
AHTAPOT – 1.BÖLÜM : “İLİM YAYMA CEMİYETİ”


gazzetta9 DOSYA HABER


1980’lerin
başında Amerika Birleşik Devletleri’nin Dünya genelinde uygulamaya koyduğu ve
“operasyon yapılacak hedef ülkelerde” pek çok dizayn edici operasyonu
STK’lar eli yapma temeline dayanan PROJECT DEMOCRACY projesi, Türkiye’de 12
Eylül darbesi ile önü adım adım adım açılan “Siyasal İslam”
tarafından nasıl kopyalandı?


Siyasal
İslam’ın temsilcileri ve “derin kadroları” kurulan vakıf ve STK’lar
eli ile nasıl bir “ağ kurdular?


Kurulan
bu “network” siyasal İslam’ın siyasal ve ticari ayağı için nasıl
vazgeçilmez bir hal aldı…


Bu
büyük “network” içinde kim kimle, uluslararası bağlantılar neler, girift
ilişkiler ağı, uygulanan bu projenin siyasal ve ticari hayatta ne denli
belirleyici olduğu… Hepsi ama hepsi bugün itibariyle gazzetta9.com da kapağını kaldıracağımız YEŞİL AHTAPOT başlıklı
dosya haber yazı serimizde olacak…


Dosya
haber serimiz için genel çerçeveyi çizdiğimiz bu girizgahtan sonra Türkiye’de
ismi daha çok 15 Temmuz Darbe girişimi sonrasında duyulan siyasal islamın
kurduğu “STK-VAKIF AĞININ” “Amiral Gemisi” konumunaki İlim
Yayma Cemiyeti’ni mercek altına alacağımız ilk bölümümüz ile serimize
başlıyoruz…


İşte
gazzetta9.com farkı ile bu büyük “AĞ” ve Türkiye’yi sarıp sarmalayan
siyasal ilişkilerin STK-VAKIF bağlantıları…


SİYASAL İSLAMIN “SİVİL TOPLUM”
YAPILANMASININ AMİRAL GEMİSİ:İLİM YAYMA CEMİYETİ…


Tarih yaprakları 17 Ekim 1951’i gösterdiğinde
sonraki yıllarda günümüze dek Siyasal İslam için çok büyük önem taşıyacak olan
bir “Cemiyet” kurulmaktadır… Bu cemiyetin ismi “İLİM YAYMA
CEMİYETİ” dir. İLİM YAYMA CEMİYETİ misyonunu “Milli ve manevi
değerleri korumak” olarak açıklamaktadır.


Ancak
“MİLLİ VE MANEVİ DEĞERLERİ KORUMA” misyonu ile kurulan İlim Yayma
Cemiyeti’nin kurucu kadrolarına bakıldığında  bu
kadroların Türkiye’de ABD öncülüğünde CIA destekli olarak kurulan,
hatta 2 numaralı şubesi Erzurum’da Fethullah Gülen tarafından faaliyete
geçirilen Türkiye Komünizmle Mücadeli Derneği’nin kadroları olduğu
gözükmektedir.


Kim
vardır bu “Kurucular kadrosu” içerisinde?


Yusuf
Türel,Nazif Çelebi,Ahmet Ata Köseoğlu,Ömer Lütfi Take,Hamit Çağıl,Ali Rıza
Cansu,Ali Sünnetçioğlu,Cemalettin Tunç,Mustafa Doğanbey, Süleyman Kuşçulu…


İlim
Yayma Cemiye’nin ilk kuruluş günlerinde kendisini en çok destekleyen bir başka
kuruluşun ise yine “uluslararası ilişkileri” tartışma konusu olan
“Aydınlar Ocağı” olması da diğer enteresan noktadır.


Ancak
“sessiz ve derinden” yapılandırılarak, gün be gün güçlendirilen
bu yapılanmanın arkasındaki asli güç Suudi Arabistan ve Suud Devleti’nin
istihbarat örgütü RABITA’dır…


10
Kasım 1953 günü tarihli bir CIA raporunda İlim Yayma Cemiyeti ile Suudi
Arabistan gizli istihbarat servisi arasındaki ilişki aynen şu ifadeler ile
kendisine yer bulmuştur:


““İlim
Yayma Cemiyeti  Arap Gizli Servisinin gizli adı olup, amacı, Arapça
konuşulması ve yazılmasının yasak olduğu tüm ülkelerde, imamları ve vaizleri
eğitmek için gizli okullar kurarak bu okulları fonlamaktır.”


(Kaynak:20 Mart 2017-Aydınlık Gazetesi-CIA
BELGELERİNDE İLİM YAYMA CEMİYETİ başlıklı haberi)


Evet
İlim Yayma Cemiyeti kuruluşunun henüz 2.senesinde CIA raporlarında kendisine
yer bulmuştur ve bu cemiyetin “İLİM YAYMAKTAN” çok daha
“derin” misyonlarının olduğu görülmektedir.


İlim
Yayma Cemiyeti’nin kuruluş ve ilk örgütlenme yapılanmasını oturttuğu dönem,ABD
ile çok yakın ilişkiler içerisinde olan Demokrat Parti iktidarı ve hemen
arkasından gelen Adalet Partisi iktidarı dönemi olmuş, İlim Yayma Cemiyeti bu
iktidarlar döneminde kendisine açılan alan ve sağlanan özel
“imtiyazlar” sayesinde giderek büyümüştür.


Cemiyet
giderek güçlenirken 1953 yılında Bakanlar Kurulu kararı ile “Umumi
Menfaatlere Yararlı Dernek” statüsüne alınjara önü daha da açılmıştır.


Zamanın
yükselen sermayedarlarından Sakip Sabancı ile Ziraat Odaları Birliği Başkanı
büyük toprak ağası Fahri Tanman, İlim Yayma Cemiyeti’ne maddi destek
vermişlerdir. (Kaynak:Uğur
Mumcu-Rabıta)


Kuruluşundan
17 sene sonra yani 1963 yılına gelindiğinde ise Cemiyet, 46 şubesi ve
yıllık 35 milyon TL gibi o zaman için çok büyük bir paraya hükmeder
oldu.Cemiyet özellikle Suudi Arabistan ile sıkı ilişkiler geliştirmişti.


Şimdi
burada İLİM YAYMA CEMİYETİ’ne bir virgül koyarak aynı tarihlerde Suudi
Arabistan coğrafyasına doğru uzanalım… Suudi Arabistan petrollerini ARAMCO isimli
şirket çıkartmaktadır… Peki bu şirketin ortağı kimdir? ARAMCO’nun ortağı
CHEVRON,Standard Oil of New Jersey ve Socony-Vacuum Oil o yıllarda… (1980’de
Suudi devleti şirketin paylarının tamamını satın aldı) Peki o yıllarda
ARAMCO’ya ortak olan şirketler kimin? Rockefeller Ailesi’nin!


İlim
Yayma Cemiyeti’nin yakın ilişkilerini üstad Uğur Mumcu’nun RABITA isimli
eserinde detaylıca yazdığı Suudi istihbarat servisi RABITA ise işte bu ARAMCO
isimli şirkette Rockefeller Ailesi ile ortak! Yani İlim Yayma Cemiyeti’ne
finans kaynağı olan RABITA’NIN PARASINI Amerikan ROCKEFELLER AİLESİ
veriyor!


Zaten
bu tarihlerde cemiyetin ARAMCO ve RABITA ile ilişkilerini giderek daha sıkı
hale getirdiğini görüyoruz.


Ancak
İlim Yayma Cemiyeti’nin asıl “atılımını” gerçekleştirdiği yıllar
1970’ler olmuş,cemiyet 70’li yıllar ile birlikte adeta bir “Şahlanış”
dönemi yaşamıştır.


Kurduğu
Kur’an Kursu ağı ve İmam Hatipler artık İlim Yayma Cemiyeti’ne yetmemektedir ve
Cemiyet artık gözünü öğrenci yurtlarına dikmiştir.Devlet kadrolarındaki
“etkin bağlantılarına” yaptığı baskı sonrasında İlim Yayma Cemiyeti
istediğini alır ve kısa süre içerisinde Türkiye’nin dört bir yanında yüzlerce
öğrenci yurdunun sahibi konumuna gelir.


Cemiyet
Kur’an kursları ile ilk-orta okul seviyesinde,İmam Hatipleri ile lise
seviyesinde ve son olarak yurtları vasıtası ile Üniversiteler seviyesinde
“kadrolar” devşirmektedir. Bu nedenle bu üçlü sac ayağı İlim Yayma
Cemiyeti’ni ayakta tutan hayati derecede stratejik öneme sahip “taşıyıcı
kolonlardır”.Cemiyet ülke yönetiminde buralardan yetiştireceği kadrolar
ile etkin olmayı düşünmektedir. Ve bu yurtlardan çıkan öğrenciler devlet
kurumlarına yerleştirilmeye başlanır.


Bu
arada 31 Mart 1973 tarihinde “sessiz sedasız” biçimde bir Vakıf
Kurulur… İLİM YAYMA VAKFI… İlginçtir kurucuları hiç de yabancı değildir bu
vakfın…


Peki
kimler vardır İLİM YAYMA VAKFI’nın en üst seviyedeki
“kadrolarında”…


Korkut
Özal,Turgut Özal,Süleyman Mercümek-kendisi “buharlaşan” Bosna’ya
yardım paraları ile meşhur olmuştur-,Salih Tuğ, AKP 21.ve 23. dönem
Milletvekili, Abdullah Gül’ün İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesinde,
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da Milli Türk Talebe Birliği’nde hocası
olan Nevzat Yalçıntaş,KALE GRUBU’nun kurucusu ve sahibi İbrahim Bodur, Erenköy
Cemaati’nin lideri,BİM ve ALBARAKA TÜRK’ün kurucusu,Cüneyd Zapsu’nun ortağı,
TOPBAŞ Ailesinin en önemli isimleri Eymen Topbaş,Muammer Topbaş,Latif
Topbaş,Mustafa Topbaş,Sebahattin Topbaş, ÜLKER’in kurucusu Sabri Ülker,Yusuf
Türel,Nahit Rıfkı Dinçer,Rıfat Tandoğan,Osman Kılıç,Necip Fazıl’ın doktoru
Ayhan Songar ,eski AKP’li milletvekili ve bakan Mehmet Aydın, eski bakan ve
valilerden Vefa Poyraz,Numan Kurtulmuş’un babası İsmail Niyazi Kurtulmuş..


Peki bu
kadar mı? Tabii ki hayır… Vakfın kurucuları arasında Recep Tayyip
Erdoğan, Ahmet Davutoğlu, Kemal Unakıtan, Ali Coşkun, Kadir Topbaş da yer almaktadır.


İLİM
YAYMA VAKFI, İLİM YAYMA CEMİYETİ’nin daha da kurumsallaşarak vakıflaştığı
“Ardılı” konumundadır…


Evet
İlim Yayma Cemiyeti siyasetten bürokrasiye kadar uzanan çok geniş bir
“ağ” kurmuştur…


İLİM
YAYMA CEMİYETİ, tabii ki devlet kademelerine bu siyasal-bürokratik ağ ile
yayılırken finans sektörüne de gözünü dikmiştir.


İlim
Yayma Cemiyeti’nin finans sektöründeki ilk hamlesi 1980 sonrasında Suud
sermayeinin Türkiye’ye güvenilir biçimde sokulmasını sağlayacak olan ve bu
nedenle projelendirilen İslami Kalkınma Bankası ile olmuştur.Kurulan bu
bankanın en önemli yönetici kadrolarını İlim Yayma Cemiyeti oluşturmuştur ve bu
banka ile birlikte kurulan ilişkiler de çok daha girift bir hal almıştır.


İlim
Yayma Cemiyeti, Uğur Mumcu’nun tüm detayları ile aynı isimli kitabında nasıl
bir yapılanma olduğunu ortaya koyduğu Suudi Arabistan merkezli RABITA örgütü
ile giderek sıkılaşan bir ilişki kurmuştur.Ve bu ilişkiler üzerinden “ARAP
TİPİ” kendi finans sistemini kurmak üzere harekete geçmesi uzun
sürmeyecektir.


Ve bu
bağlamda en önemli adım atılarak Erenköy Cemaati lideri ve İlim Yayma
Cemiyeti’nin en üst kademe kadrolarından birisi olan TOPBAŞ AİLESİ eli ile
“faizsiz kazanç” ismi ile ALBARAKA TÜRK hayata geçirilir.Aslında
ALBARAKA Suudi Arabistan merkezli bir banka olup,Suud “büyük
sermayesinin” operasyonel olarak Dünya’ya açıldığı kapı konumundadır.


Ancak
bankanın bir diğer kurucusu ise hiç yabancısı olmadığımız bir isimdir:KORKUT ÖZAL.


İlim
Yayma Cemiyeti ve ardılı olan İlim Yayma Vakfı 1980’in sonlarına kadar Özal
iktidarı ile altın çağını yaşasa da, ABD’nin “projelendirdiği” Gülen
Hareketi ile yola devam etmesi ve stratejik tercihini bu yönde kullanması ile,
Gülencilerin önünün açılması ile adeta 80’lerin sonunda “KIŞ
UYKUSUNA” yatar..


Ta ki o
zamanki adı ile “Cemaat” ile AKP iktidarının arasının açılmaya başladığı
tarih olan 2012 senesine kadar…


AKP
“Cmaati” tasfiye etmek isterken o zamana kadar bu cemaatten sağladığı
kalifiye eleman ihtiyacının yerine ikame edecek yeni bir yapılanma ararken
devreye İLİM YAYMA CEMİYETİ girecektir.


2012
yılında İLİM YAYMA VAKFI’na bağlı olarak Sebahattin Zaim Üniversitesi
kurdurulur.Üniversite için İstanbul’un en değerli arazilerinden birisi olan
tarihi Halkalı Ziraat Mektebi arazisi vakfa 20 yıllığına aylık 20 bin TL
gibi komik bir rakama kiralanır. Tarihi Halkalı Ziraat Mektebi kapatılır…Bu
okul aynı zamanda Mehmet Akif Ersoy,Zihni Derin, Ali Rıza Erten gibi isimlerin
yetiştiği okuldur.


Üniversiteye
ismini veren Sebahattin Zaim ise İLİM YAYMA VAKFI’nın finans modeli olan
“Faizsiz Bankacılık” modeli tezinin Türkiye’deki öncü fikir
babalarındandır.


2012
sonrasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İLİM YAYMA CEMİYETİ’nin her
toplantısında katılım sağladığını görüyoruz.


Adeta
FETÖ karşısına “alternatif bir güç odağı” yaratılmaktadır AKP eli
ile…


FETÖ’nün
BANK ASYA’sı vardır, İLİM YAYMA CEMİYETİ’NİN AL BARAKA TÜRK’ü…


FETÖ’nün
Samanyolu Kolejleri vardır,İLİM YAYMA VAKFI’nın İrfan Kolejleri…


FETÖ’nün
yurtları vardır,İLİM YAYMA CEMİYETİ’nin yurt sayısı bir anda patlamış hatta
Kredi Yurtlar Kurumu ile yapılan anlaşmalar ile devlet yurtlarından pek çoğu
İLİM YAYMA CEMİYETİ’ne devredilmiştir.


Bu
arada kamuoyuna yansıyan pek çok haberde de yer aldığı gibi İLİM YAYMA
CEMİYETİ,AKP’li iş adamlarından bağışlar ve AKP’li belediyelerden aldığı işler
ile mali yönden de her geçengün güçlenmektedir.


İLİM
YAYMA CEMİYETİ devlet kadrolarında da giderek güçlenirken özellikle yargı
alanında kadrolaşır.15 Temmuz sonrasında ise gücünün doruğuna ulaşacak ve
hakim-savcı atamalarında İlim Yayma Cemiyeti en önemli referanslardan bir
tanesi olacaktır.


İşte 15
Temmuz sonrası devlet içerisinde FETÖ’den doğan boşluğu doldurmak için kendi
içerisinde de savaşa giren “SİYASAL İSLAMCI STK’LARIN” en etkin ve en
köklü olan “AMİRAL GEMİSİ” İlim Yayma Cemiyeti…


YEŞİL
AHTAPOT “dosya serimizin” ilk bölümü burada sonlandırırken,
dosyamızın bundan sonraki bölümlerinde yazacağımız pek çok STK ve kurulan
ilişkiler aüğının da yine sizleri şaşırtmaya devam edeceğini belirterek ilk
bölümümüzü burada noktalıyoruz..



CELAL EREN ÇELİK


9 Mayıs 1980 tarihinde Ankara’da
Dünya’ya gelen Celal Eren Çelik,1999 yılında yerel bir gazetede başladığı
gazetecilik hayatına 2000 yılı itibariyle IŞIK TV,BAŞKENT TV,PARLAMENTO DERGİSİ,
EKONOMETRİ DERGİSİ’nde muhabir, editör ve program sunucusu olarak devam etti…
2002 yılında hafta içi 5 gün yayınlanan “GÜNÜN İÇİNDEN” programını
385 bölüm hazırlayıp sundu. 2009 yılında sarı basın almaya hak kazandı. Aynı
sene dünyaca ünlü haber kanalı BBC’nin Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin
ortaklaşa düzenlediği bir eğitime katıldı, eğitim sonrası gerçekleşen sınavda
başarılı olarak o yıl Türkiye’de 34 gazetecinin aldığı “Uluslararası
Gazetecilik” sertifikasını aldı. Yine 2009 yılında Başkent TV’de
“Celal Eren Çelik ile Son Ajans” isimli gece haber bültenini
hazırlayıp sundu. “SON AJANS” isimli gece bülteni 400 bölüm
yayınlandı. Aynı kanalda hafta içi Salı günleri yayınlanan “ALTERNATİF
GÜNDEM” programının hazırlayıcısı ve sunucusu oldu. Meslek hayatı boyunca
iki yüzden fazla özel habere imza atan Celal Eren Çelik, Türkiye’nin önde gelen
siyasetçi, iş adamı ve akademisyenleri ile çeşitli röportajlar gerçekleştirdi.
2011 yılında kuruluş sürecindeki BEYAZ TV’nin gece editörü olarak göreve
başlasa da yaşanan editöryal müdahaleler sonrasında görevinden istifa ederek
“Medya Metropol” firmasını kurdu. Gazetecilik faaliyetlerini daha
sonra kurulan ikinci firması “Medya Metropolis” üzerinden sürdüren
Celal Eren Çelik halen Medya Metropolis bünyesinde yer alan ve Ankara genelinde
yayın yapan Metropol Gazetesi ve ulusal olarak yayın yapmakta olan ekonomi ve
iş dünyası dergisi EKO PRESTİJ ve dijital olarak yayın hayatını sürdüren
KRİPTEKS DERGİSİ’nin İmtiyaz Sahibi ve Genel Yayın Yönetmenliği görevini
sürdürmektedir. Celal Eren Çelik son olarak gazzetta9.com haber sitesini
kurarak Genel Yayın Yönetmenliği görevini üstlenmiştir. Celal Eren Çelik ilk
kitabını İÇERİDEN FETHEDİLEN KALE:CHP ismi ile çıkartırken, ikinci kitabı ise
KUKLACI:KÜRESEL KONSEYİN EFENDİLERİ ismi ile okuyucularla buluşmuştur. Çelik
ayrıca e-kitap olarak yayınlanan ve 9 kitaptan oluşan bir dijital kitap
serisinin de yazarıdır. 14 yıllık bir evliliği olan Celal Eren Çelik, halen
tarih, gizli cemiyetler ve örgütlenmeler ile siyaset alanındaki araştırma
çalışmalarına devam etmektedir.