TARİH & TARİHİ ESERLER & ARKEOLOJİ & NOSTALJİ

Fotoğraf Ankara’da İmalatı Harbiye İşçilerinin 1 Mayıs 1922
kutlamasını göstermektedir. Kültür Sanat Sen’in 1 Mayıs’la ilgili bir
çalışmasından alınmıştır.

Zeki Sarıhan : KURTULUŞ SAVAŞI YILLARINDA 1 MAYIS
KUTLAMALARI

Türk Kurtuluş Savaşı’nın verildiği 1919-1922 dönemi,
sosyalizm ve işçi hareketlerinin dünyayı kasıp kavurduğu yıllardı.

1 Mayıs 1920: Dünyada 1 Mayıs kutlamaları Dünya işçi sınıfı
hareketini doğal müttefiki kabul eden Anadolu basınına yansıdı. Ankara ile İstanbul
arasında köprüler atılmıştı. İstanbul’da Damat Ferit Hükümeti, Kuvayı
Milliye’ye karşı iç isyanları körüklemekle meşguldü. TBMM açılalı bir hafta
olmuştu. Ankara’da Hâkimiyeti Milliye, Konya’da Öğüt, Kastamonu’da Açıksöz,
Balıkesir’de İzmir’e Doğru gazeteleri bu kutlamalara yer verdiler. Karabekir de
gelişmeleri günü gününe not ediyordu. İstiklal Harbimiz kitabında 1 Mayıs
kutlamalarından söz etti. Buna göre Avrupa’da birçok merkezde olduğu gibi
Sovyetlerde ve Kafkas ülkelerinde de kutlamalar yapılmıştı. Moskova telsiziyle
yayılan ve Karabekir’in TBMM’ne, kolordulara, Trabzon ve Van illeriyle, Kendi
komutası altındaki 15. Kolordu birliklerine, 56. Ve 61. Fırka Kmandanlıklarına
gönhderdiği bildiride şöyle deniyordu:

KARABEKİR’İN GENELGE HALİNE GETİRDİĞİ BİLDİRİ

“Ameleler! 1 Mayıs’ta elinizdeki çekicinizi örs
üzerine değil, beynelmilel burjuvazi üzerine vuruyorsunuz.  Darbenin kuvvetli olması nisbetinde zafer de
daha yakındır. Büyük amele ordusunun askerleri için çekiç ve balta lazımdır. Sanayi
adamları!  1 Mayıs’ın kendinize yeni bir
hayatın başlangıcı olmasını imkân altına almalısınız. Dülgerler!
Kerpiçlerinizle kırmızı cumhuriyet binasını inşa etmelisiniz. Demirciler! Büyük
mesai taraftarlığınave  son düşman
aleyhine de silah hazırlamalısınız. Makinacılar! Açlığa ve sefalete karşı
amelelerin mücadele edebilmesi için müsait çıraklar yetiştirmelisiniz. Siz
katarlarınızı büyük hürriyetin mevcut olduğu tarafa tahrik ediniz. Köylüler!
İnkişaf eden gençlik için sizin ekmeğiniz kan ve kuvvet hazırlayacaktır. Muharrirler
ve şairler! Avam muharebesi hakkında dünyaya tehdit eden mısra okumalısınız. Ve
serbest mesai için hürriyetçi şiirler iinşat etmelisiniz. Kırmızı askerler!
Silahlarınız elinizde olduğu halde sosyalizm aleyhine davranan düşmanlarınızla
son harbinizi bitirmelisiniz.” (İstiklal Harbiliz, 1969, s. 654)

 İttihatçıların
yeni döneme ayak uydurmak için kurdukları Türkiye Komünist Fırkası, Bakü
işçilerine bir bildiri yayımladı. Ermenistan’ın birçok merkezinde çalışanlar
kitle gösterileri yaparak Daşnak Partisi liderlerinin resimlerini ve örgütünün
binalarını yaktılar. “Musavatçılar
yıkıldı, sıra Daşnaklarda”
sloganları atıldı. Gösteriler bazı yerlerde
silahlı ayaklanmaya dönüştü.

Türkiye’ye gelince: İstanbul’da işçilerin yaptığı gösteride
emperyalizm aleyhine sloganlar söylendi. Trabzon’da Belediye önünde yapılan
gösteride işçi hayatı ve sosyalizm konusunda konuşmalar yapıldı. İlkokul
öğrencileri şehirde mızıkalarla yürüyüş yaptılar. Eskişehir’de yayımlanan İşçi
gazetesi, 1 Mayıs bayramı nedeniyle özel bir sayı yayımladı. İstanbul’da İleri
gazetesi de “Bugün bütün dünya
işçilerinin müşterek bayramıdır”
diye yazdı. İkdam, “Avrupa ve Amerika’da emek hareketleri”ni konu etti. Konya’da
yayımlanan Öğüt, 1 Mayıs haberlerini “Alev”
başlığıyla verdi.

İSTANBUL’DA İLK KİTLESEL GÖSTERİ

1 Mayıs 1921: Bir yıl sonra 1 Mayıs Türkiye’de daha büyük
katılımlarla kutlandı. İstanbul’da Şirketi Hayriye, Haliç, Tramvay şirketleri
ve bütün fabrikalar çalışanları işlerini bırakarak 1 Mayıs bayramını
kutladılar. Mavi elbiseler giyen, kırmızı boyunbağları takan işçiler Türkiye
Sosyalist Fırkası’nda yapılan törene katıldılar. Burada Enternasyonal Marşı
söylendi.  Bu 1 Mayıs’ın İstanbul’da ilk
kitlesel kutlanmasıydı. Alemdar, Vakit, Peyamı Sabah, İleri ve İkdam gazeteleri
Sosyalist Fırkası’nın bildirisini de bastılar: “Bugün bütün dünyada amelenin sesi işitilecek.”

ANKARA HÜKÜMETİ’NİN İŞÇİLERE 1 MAYIS ARMAĞANI

Ankara’da Sovyet Elçiliği binasının önüne “Yaşasın komünizm, kahrolsun emperyalizm ve
kapitalizm”
yazıları asıldı. Ankara Hükümeti de 1 Mayıs şerefine işçilere
bir armağanda bulundu: Ereğli maden işçilerinin haklarını koruyan yasa
tasarısının, Meclis’te birinci görüşmesi tamamlandı. Buna göre 18 yaşından
küçük çocuklar, ocaklarda çalıştırılamayacaktı. İşçileri zorla çalıştırmak
yasaklanıyordu. Patron, İşçi Yardım Sandığı’na yardım yapmak, İşçileri parasız
tedavi ettirmek, sakatlananlara tazminat ödemek zorundaydı. Çalışma süresi
sekiz saatten fazla olmayacaktı. Ocak yakınlarında işçi hamamları ve işçi
koğuşları yapılacaktı. Hükümet bütün işçiler için yeni bir yasa hazırlandığını
da açıkladı.

1 Mayıs 1922: Bayram artık Ankara’da da kitlesel olarak
kutlanmaya başlandı. İmalatı Harbiye, Şimendifer ve Dekovil işçilerinin
düzenledikleri törene bazı mebuslarla Rus Elçiliği mensupları da katıldı.
Konuşmacılar, mazlum milletlere yeni bir ufuk gösteren 1 Mayıs’ın ve
Türkiye’nin cephelerinde emperyalizme karşı savaşan yiğitlerin adını saygıyla
andılar. İşçiler Birliği kurulması için bir kurul seçildi. Rus Elçiliği ziyaret
edilerek burada işçi Osman ve Elçi Aralof’la, Azerbaycan Elçisi Abilof birer
konuşma yaptılar. İşçi heyeti tarafından İstanbul’daki sosyalist derneklere,
basına ve işçi birliğine telgraflar çekilerek “Zalim emperyalizm ve kapitalizm önünde hakkını isteyen emekçilerin mukaddes
bayramını Anadolu işçileri en derin iştiyaklarla kutlarken siz yoldaşlarımızı
samimiyetle selamlar”
denildi. Gece de Millet Bahçesi’nde bir toplantı
yapıldı. Sovyet Elçiliği’nde de kabul resmi düzenlendi. İmalatı Harbiye
işçileri, mebuslar, öğretmenler, gazeteci ve subaylardan oluşan 200 kişi
elçiliği ziyaret etti. Fevzi Paşa, Kâzım Paşa ve diğer bazı devlet adamları
elçiliğe tebrik telgrafı gönderdiler.

İstanbul’da da işçiler 1 Mayıs’ı Kâğıthane’de kutladılar. Bu
defaki töreni Amele Sosyalist Fırkası düzenledi.(Kurtuluş Savaşı Günlüğü’nden derlenmiştir)

Tevfik Çavdar’ın Millî Mücadele Başlarken Sayılarla Vaziyet
ve Manzarai Umumiye (Milliyet, 1971) adlı kitabında verdiği bilgiye göre bu
tarihlerde Türkiye’de 75.500 sanayi işçisi vardı. Bunların çalıştıkları sanayi
dalları ise şöyleydi: Dokuma: 35.300, dericilik: 18.000, madencilik: 8.000,
ağaç içleri: 6.000, besin: 4.500, çömlekçilik: 3.600.

37.721 işyerinin her birine ortalama 2.3 işçi düşüyordu…
































































Bağımsızlık mücadelesiyle sosyalizm mücadelesinin iç-içe
geçtiğini gösteren en iyi örnek, Türk Kurtuluş Savaşı yıllarıdır. Bu
birlikteliğin neden sürdürülmediği başlı başına ele alınacak bir konu… (İlk
yayını 30 Nisan 2014. Güncelleme: 1 Mayıs 2018.) 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir