Tarih,
zamanımıza ve geleceğe öğütler veren bilimdir. Tarihi olayları iyi anlamak ve
gerekenleri yapmak toplumu kültürel yönden güçlü kılar. Burada önemli olan
doğru bilgilere ulaşmaktır.


İnsanlık
var olduğundan bu yana, herhangi bir gerekçeden dolayı toplumlar birbirini
boğazlamaktadır. Haklı haksız, suçlu suçsuz, mazlum zalim her dönem olmuştur,
olacaktır da…


Savaşların
en önemli sebepleri zenginlik kaynaklarına sahip olma, bağımsızlık ve din
olmuştur. En ilginç savaşlarda dini ihtilaflardan oluşmuş, milyonlarca insan
katledilmiştir. Din adına yapılan savaşlar farklı iki din mensupları arasında
olduğu gibi, aynı dinin mensupları devletler arasında da olmuştur. 17. yüzyılda
Avrupa’da dini ihtilaflardan dolayı başlayan 30 yıl savaşlarında 10 milyon
insan ölmüştür. İslam dünyasında sünni-şia çatışmalarını unutmak mümkün mü?


Unutmak
mümkün değil fakat; unutturulmaya çalışılan ve öğretilmek istenmeyen dini
olaylar da vardır! Üzeri örtülmeye çalışılan bir olay var ki, ne zaman
hatırlasam hüzünlenir, keşke bende o dönem yaşasaydım da Peygamber Sancağı
altında zalimlere karşı savaşarak şehit olsaydım diye düşünürüm.


“İslam
tarihinin en acıklı olayı nedir?” diye bir soru yöneltilse, genellikle cevap
“Kerbela Olayı” denir.


Evet,
Kerbela’da Hz. Hüseyin ile birlikte 72 Müslüman, Yezid’in ordusu tarafından
katledilmiştir. Bu olay çok önemlidir. Aklı başında hiç bir Müslüman bu olayı
unutmaz. Şehitleri rahmetle, Yezid’i de bu olaydan dolayı lanetle anar.


Ancak
bu olaydan daha önemli bir katliam daha var: “Harre Olayı”


680
yılında meydana gelen Kerbela olayından sonra Emevi halifesi Yezid, İslam
dünyasını kendine biat ettirmiştir. Medine’de yaşayan, Peygamber Efendimizin
hadislerini, sünnetlerini ve açıklamalarını not eden sahabiler ve sahabilerin
öğrencileri tabiinler, Yezid’in hüküm sürdüğü Şam’da İslam’a aykırı yaşayışı ve
halka yaptığı zulumden dolayı Yezid’in halifeliğini tanımadıklarını ilan
etmişlerdir.


Yezid
bu gelişme karşısında, Müslim bin Ukbe komutasında 12 bin kişilik bir orduyu
Medine üzerine gönderir. Emevi ordusu içinde ittifak yaptığı Bizanslı
askerlerde bulunmaktadır.


Sahabiler
ve Medine halkı, şehri savunmak için hendekler kazarlar. Güçlü Emevi ordusu
karşısında dayanamazlar ve mağlup olurlar. Emevi ordusunun komutanı Müslim
bin Ukbe, Yezid’in talimatıyla, işgal ettikleri Medine’yi askerlerine üç gün
boyunca yağmalanması için ‘mübah’ kılar. “Mübah kılınması” her türlü mal ve
can, yağmacıların insafına bırakılması demektir.


80
civarında sahabi öldürülür, başları kesilir, Şam’a gönderilir. Genç kızlara ve
kadınlara tecavüzler yapılır. Yaşlı, genç, çocuk demeden binlerce Müslüman
katledilir. Genç kızlar cariye, genç erkekler köle olarak alınır. Evler ve iş
yerleri yağmalanır. Evler  ve mescidlerde bulunan önemli belgeler yakılır.
Üçüncü günden sonra öldürmedikleri Medine halkını meydanlarda
toplayarak “Yezid’in kulu ve kölesi” olarak halifeye itaat edeceklerine
dair bağlılık sözü istenir. Bazı Müslümanlar önceki halifelere yaptıkları gibi
“Allah’ın kitabı ve O’nun elçisinin sünneti üzere bağlı kalacağım” diye yemin
edince bunlar da halkın gözleri önünde katledilir. Baskı ile “Yezid’in kulu ve
kölesi” olduklarını kabul edenler bağışlanır. Tecavüze uğrayan kadınların
doğurduğu çocuklara “harre çocukları” denmiştir.


Peygamberimizin
Mescidinin bulunduğu topraklar kirletilmiş, Medine harap olmuştur. Yıl 683.


Yezid
bununla yetinmeyip, Emevi ordusunu Mekke üzerine gönderir. Ordunun komutanı
Müslim bin Ukbe yolda hastalanır ve geberir. Yerine “Haccac” komutanlığa
getirilir. Bu Haccac, daha sonra yaptığı zulüm ve katliamlardan dolayı “zalim”
olarak anılacaktır. (Zalim Haccac, valilik döneminde 200 bin kişinin ölümünden
sorumlu olduğu söylenmektedir)


Mekke’yi
kuşatan Emevi ordusu, aylarca mancınıkla şehre taş ve ateş atar. Atılan
taşlarla Kabe yıkılır! Mekke halkı açlıkla kıvranır. Zalim Haccac, Müslümanları
aşağılamak için Mekke’ye hayvan leşlerini mancınıkla attırır. Halk köpek
leşlerini bile yer. Bulaşıcı hastalıklar yayılır. Mekke emiri Abdullah bin
Zübeyr, bu şekilde yaşamaktansa vuruşarak ölmeyi tercih eder ve çıkan çatışmada
şehid olur. Kafası kesilir, Şam’a gönderilir. Zalim Haccac, Mekke’de
katlimalarına devam eder. Yıkılan Kabe’yi yaktırır!


Bu
gelişmelerden sonra denilir ki; Yezid, Bedir’de öldürülen müşriklerin
intikamının alındığına dair şiir okur.


Yezid
bu katliamları bir zafer olarak görür. Eğlenmek için av partisi düzenler. Dağda
bir geyiğin arkasından yalnız gider. Kamp yerine atı döndüğünde, Yezid’in ayağı
üzengide takılı, yerlerde sürüklenerek vücudu paramparça olarak ölmüş halde
gelir. Yıl 683.


“Şehitlere
rahmetler, zalimlere lanetler olsun!”


YILMAZ KARAHAN


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet