SON DAKİKA

Yurtsever ve Açık Bilgi Platformu | Özel Büro İstihbarat Grubu Özel Buro

TARİH & TARİHİ ESERLER & ARKEOLOJİ & MİTOLOJİ & SANAT TARİHİ & NOSTALJİ DÜNYASI

TARİH /// Tayfun ÇAVUŞOĞLU : Hitler’in kurbanları Türk soylu muydu ???

TARİH & TARİHİ ESERLER & ARKEOLOJİ & MİTOLOJİ & SANAT TARİHİ & NOSTALJİ DÜNYASI
Bu haber 17 Ağustos 2020 - 0:00 'de eklendi.
Whatsapp Paylaş Telegram Paylaş


Tayfun ÇAVUŞOĞLU : Hitler’in kurbanları Türk soylu muydu ???


14 Nisan 2018


Dikkat çekmek istediğim konu, göçler
tarihi… Çağdaş’ın bu sayısında özellikle yakın tarihteki göçleri, sonuçlarını
ve insan öyküleri ışığında mübadillerin yaşadıklarını tartışırken, farklı bir
pencere olsun diye 2. Dünya Savaşı’nda yok edilen Yahudilere de bir göz atmak
gerek. Kim bilir, belki de onlar Türk kökenliydi…


Öykü çok orijinal, ilgi çekici ve
kışkırtıcı… Çok yeni değil aslında, bir dönem çok tartışılmış, sonra rafa
kalkar gibi olmuş, sonra arkeolojik bulgular, öykünün doğru olduğunu kanıtlar
veriler ortaya koyunca, yeniden gündeme gelmiş. Önce biraz bilgi, sonra kafa
karıştıran sorular ve bingo: Musevi inanışına göre İshak oğlu Yakup`un 12 oğlu
olmuş, her oğul ayrı bir kabileyi başlatmıştır. (İshak, Yakup ve oğlu Yusuf
İslami görüşe göre de peygamberdir.) Dünya Yahudilerinin bu 12 kabileden
geldiğine inanılmaktadır. Peki; nasıl oluyor da Hazar İmparatorluğu’nu kuran,
MS 7-10. yüzyıllar arasında Çin’in kuzeyinden Karadeniz’e kadar büyüten Türk
toplulukları, bu 12 kabileden birine mensup olmadıkları halde Musevi
olabiliyor?


Bu soruya makul ve mantıklı cevaplar
üreten kişi, Musevi kökenli ünlü bir yazar olan Arthur Koestler… Doğu ve Kuzey
Avrupa Yahudilerinin (Aşkenaz) köklerinin farklı olduğu görüşünü savunan
Koestler, 1976’da yayınladığı On üçüncü Kabile (The Thirteenth Tribe) adlı
kitabında, Ortaçağ’da neredeyse tüm Doğu Avrupa`nın Türk kökenlilerin denetimi
altında bulunduğundan hareketle, Aşkenaz Yahudilerinin de Türk kökenli olduğu
savını ortaya atıyor. Öyküyü kısaca özetlersek durum şu… Şamanizm inancına
bağlı Hazarlarda din konusunda herhangi bir zorlama yok. İsteyen istediği dine
girip çıkıyor, çünkü dinsel hoşgörü çok yüksek. 8. Yüzyıl’ın ortalarında Hazar
Hanı Bilge Kağan, Müslüman, Yahudi ve Hıristiyan din adamlarını heyetler
halinde ülkesine davet ederek, kitabi dinler hakkında bilgi alıyor, Şura’da bu
konu tartışılıyor. En sonunda da Museviliğe geçmeye karar veriyor. Fakat
Musevilik milli bir din olduğu ve yukarıda belirttiğimiz 12 kabileden birine
mensup olmak gerektiği için Musevi din adamları bir çıkış yolu arıyorlar.
Musevilerin kayıp 13’ncü kabilesinin işte bu Hazarlar olduğuna hükmediliyor ve
kağanlarıyla birlikte geniş topluluklar Museviliğe geçiyor.


11. Yüzyıl’da Hazar Devleti toprak kaybede
kaybede eriyip gidiyor, halklar birbirine karışıyor. Sonunda Hazar Devleti ortadan
kalkıyor… Hazar ve bölge halklarından Musevi topluluklar Karadeniz’in kuzey
kıyılarını takip ederek Doğu Avrupa’ya göç ediyor. 14. Yüzyıl’ın başlarında
Anadolu’da Osmanlı Devleti kurulurken, Hazarlar çoktan Avrupa’ya ulaşmış
durumda. Osmanlı’nın Viyana kapılarına kadar dayandığı yıllarda da Yahudiler o
bölgelerde yaşamaya devam ediyor. 19-20 yüzyıllara gelindiğinde Osmanlı,
Avrupa’daki toprakları terk edip geri dönmeye zorlandığında da durum aynı…
Koestler, Hitler’in 2. Dünya Savaşı sırasında (1939-1945) katlettiği
Yahudilerin Türk asıllı olduğu savını bu bilgilerle destekliyor. Bilim
dünyasında çok tartışılan bu görüş, henüz tam kabul edilmiş değil, tam
reddedilebilmiş de değil. Ve yıl 2008… Rus arkeologlar, bin yıl önce Museviliği
kabul eden ve döneminin en zengin devletlerinden birini kurduktan sonra tarih
sahnesinden aniden çekilen Hazar Türklerinin kayıp başkenti “İtil”i
bulduklarını açıkladılar. Dimitri Vasilyev liderliğindeki arkeoloji ekibi Hazar
Denizi’nin kuzeyinde, Rusya-Kazakistan sınırındaki Astrahan kenti yakınlarında,
yaptığı kazılarda üçgen şeklinde bir kale ile Hazarların konut olarak
kullandığı yurtların kalıntılarına ulaştı. Vasilyev, çıkan eşyaları çok
dikkatli inceleyerek bu kalıntıların kayıp kent İtil olduğu sonucuna
vardıklarını söyledi. Hazar Türkleri konusunda uzman isimler de, Rus
arkeologların 60 bin nüfuslu olduğu düşünülen kayıp başkenti bulduğuna
inanıyor. İsrailli uzmanlar ise mutlaka yazılı eserlere ulaşmak gerektiği
görüşünde… İnsanlık tarihinde, toplulukların göç ettiği birçok örnek mevcut.
Uzak tarihlerden buyana göçler haritasını dikkatle izlediğimizde, kültürel
şifreleri çözecek bulgulara ulaşmak mümkün. Hiç belli olmaz… Bugün Türk
zannettiğiniz topluluklar başka kökenden, başka toplum dedikleriniz Türk
kökenli çıkar… Müthiş değil mi?


  • Tayfun ÇAVUŞOĞLU


Kaynak: Çağdaş Gazeteciler Derneği Bursa Şubesi yayın organı
Çağdaş’ta yayınlanmıştır. (2-7-2015)


***


Arthur
Koestler


(1905, Budapeşte– 1 Mart 1983 Londra)

Macaristan doğumlu çok yönlü yazar. Babası Leopold Koestler, Kuzey Macaristan`a
göçmüş bir Rus Yahudisiydi. Roman, gazete yazıları, sosyal felsefe eserleri ve
bilim alanında kitaplar yazdı. 1931 yılında Almanya Komünist Partisine katıldı
ama 7 yıl sonra, Birleşik Krallığa göç edince ayrıldı. 1940`ların sonlarına
doğru en tanınmış İngiliz anti-komünistlerinden biri oldu. 1950`ler boyunca da
aktif olarak siyasete devam etti. Sovyetler`de 1930`lardaki tasfiyeleri anlatan
Gün Ortasında Karanlık romanı Stalinizmin kurgusal temsili olarak George
Orwell`ın 1984 romanı ile birlikte anılır. 13. Kabile adlı araştırmasında ise
Aşkenaz Yahudilerinin tarih sahnesinden silinmiş olan Hazar Türkleri olduğu
savını ortaya atmıştır. Bu sav bilimsel çevrelerde halen tartışılmaktadır.
Ayrıca Britannica Ansiklopedisi için de maddeler yazmıştır.

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

TÜM KATEGORİLER
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER