• TARİH : KARİZMATİK PAPAZ GRİGORİ YEFİMOVİÇ RASPUTİN VE RUS ÇARİÇESİ Aleksandra Fyodorovna
  • Yayın Tarihi : 14 Aralık 2018 Cuma
  • Kategori : TARİH & TARİHİ ESERLER & ARKEOLOJİ & NOSTALJİ DÜNYASI & KUVAYI MİLLİYE


KARİZMATİK PAPAZ GRİGORİ YEFİMOVİÇ RASPUTİN VE RUS ÇARİÇESİ Aleksandra Fyodorovna

1900'lerin başlarında neredeyse tüm çarlık Rusya'sını parmağında oynatan inanılmaz bir ikna ve kitle hipnoz gücüne sahip olan garip tuhaf ve mistik bir efsane Sıradan bir papazdı Grigori Yefimoviç Rasputin...

Orta halli bir ailenin çocuğu olarak küçük bir köyde doğdu Rasputin. Yaşadığı çevre bu fantastik kişiliğe dar gelmeye başlayınca kendini yollara bıraktı. 15 yıl boyunca şehir şehir dolaştı gezdi. İnsanlarla temas etti değişik kültürler gördü ve zaten sahip olduğu doğa üstü yeteneklerini iyice biledi...

Okuma yazma bile bilmeyen papaz Rasputin sıra dışı neredeyse hipnoza varan bir ikna yeteneğine bir kara karizmaya (dark charism) sahipti. Uzun boylu dağınık saçlı bilge bir kişi görünümündeydi. Kendisini tanımış olanlar anılarında bakışlarını delici insanın içine işleyen ve hayır denmesi imkansız şeklinde tarif ederler...

Rasputin seyahatleri sırasında kurduğu ilişkiler sayesinde kolaylıkla Rus kilisesinde kendine saygın bir yer edinmeyi başardı. Elbette ki önlenemez yükselişi bununla sınırlı kalmayacaktı. Yazgı onun yükselebilmesi için küçük bir çocuğun şanssızlığını ona şans olarak yollayacaktı...

Çar ve Çariçe'nin oğlu Aleksey hemofili hastalığına yakalanmıştı. İç kanamaları durdurulamıyordu. Sarayın doktorlar heyeti ölümden kurtuluşu kalmadığı haberini huzura çıkıp verdiklerinde Çariçe Aleksandra Fyodorovna histeri krizleri ağlama nöbetleri geçirmeye başladı. Çariçe'nin nedimelerinden biri o sıralar şöhreti iyice artan Rasputin'in adını ilk kez o anda söyledi. Umudun sıcak kollarına atılan her çaresiz gibi Çariçe bu hülyaya derhal sarıldı. Rasputin huzura çağrıldı...

Garip papaz için şansın kapıları ardına kadar açılmıştı. Prens Aleksey'le ilginç bir bağ kurdu. Muhtemelen "plasebo" etkisi yapan uzun hipnoz seansları düzenledi. Mucizevi bir şekilde genç Prens'in kanamaları durmuştu. Artık Rasputin Kraliyet ailesinin Romanov'ların en önemli gözdesi haline gelmişti...

Zaman içinde eline geçen bu fırsatı çok iyi değerlendiren tuhaf papaz Çariçe başta olmak üzere tüm aileyle yakın ilişkiler kurdu. Büyük bir servet güç sahibiydi. Kadınlara içkiye ve safahata düşkünlüğü dillere destan olmuştu. Elbette ki Yaşlı tarih Perisi'nin olaya müdahale zamanı gelmişti. Rasputin için gelecek aydınlık olmayacaktı...

Rusya çok zor şartlar altında savaşa girmişti. İç ve dış karışıklıklar günden güne büyüyordu. Ordunun başına geçmiş bulunan Çar II. Nikolay ülkenin idaresini büyük ölçüde Çariçe'ye dolayısıyla o dönem kendisine Rus halkı tarafından "Kara Güç" adı takılmış olan Raputin'e bırakmıştı. Özellikle soylular devamlı içen ve sefahat hayatı yaşayan ve hakkında Çariçe'yle yakın ilişkileri için çirkin dedikodular çıkan bu Kara Papazın aldığı gelişigüzel kararlardan memnun değillerdi. Ve ayrıca Rusya'nın kötü gidişini birinin omuzlarına yüklemek de gerekliydi elbette...

Prens Yosupov önderliğinde bazı Rus asiller Rasputin'e suikast düzenlemeye karar verdiler. Bir davet düzenlendi. Davet sırasında Rasputin'in yemeğine pastasına ve şarabına ayrı ayrı toz halinde siyanür konuldu. Bir atı bile öldürecek dozda zehirle beraber yemeğini ve tatlısını yiyen Rasputin'e hiç bir şey olmamıştı! Üzerine şarabını da içti ve gülerek biraz daha şarap istemek için garsonu çağırdı!...

Suikastçiler dehşet ve panik içindeydiler. Üst kata çıkıp bir toplantı daha yaptılar. Her şeyi göze alıp Rasputini vurmaya karar verdiler. İçlerinden biri aşağıya inip tam isabetle yakın mesafeden Rasputin'e iki el ateş etti. Ve üst kata çıkıp diğer soylulara müjdeyi verdi. Hep beraber aşağı indiler. Aşağı indiklerinde yeni bir şok onları bekliyordu. Rasputin ölmemişti! Sandalye de oturmuş onlara bakıyordu. Kara papaz ayağa kalktı kendisini vuran adama yöneldi. Boğazına sarılarak şöyle dedi: "-Sen kötü bir çocuksun ve şunu bil ki beni öldüremezsin!" Soylular dona kalmışlardı. Rasputin arkasını dönüp bahçeye doğru yürüdü...

Ne yapacağını bilemez halde hareketsiz kalan soyluları Prens Yosupov canlandırdı. "-Bu gün bu iş bitmek zorunda Rusya Ana için!" diye bağırdı. Suikastçiler Rasputin'in arkasından koştular bir kaç el daha ateş ettiler. Rasputin düştü ama ölmemişti. Ellerindeki küçük bir baltayla kafa tasına bir kaç defa vurdular ve öldüğünü düşünerek bir battaniyeye sarıp nehre attılar...

Rasputin'in cesedi bir kaç gün sonra nehrin diğer tarafında bulundu. Yapılan incelemede ciğerlerinin suyla şiştiği yani su yuttuğu dolayısıyla suyun içinde nefes almaya çalıştığı anlaşıldı. Zehirlenmek defalarca vurulmak baltayla kafa tasına 3 kez vurulması onu öldürememişti. O anda bayılmış olmalıydı. Ölüm nedeni boğulmak olarak kayıtlara geçti.

Haberi alan suikastçilerin başı ve Çar'ın akrabası Prens Yusupovun korkuyla gökyüzüne baktığı ve "-Tanrım dilerim bu kez gerçekten ölmüştür. Yoksa bizi koru!" dediği rivayet edilir...

Tarihin en ilginç figürlerinden Kara papaz Grigori Yefimovic Rasputin bir zaman sonra cesedi yakılmak suretiyle tamamen Rusya'dan gölgesini çekmiş olacaktır. Ona asla hayır diyememiş etkisinden asla kurtulamamış binlerce insanın belleğinden silmekse kolay olmayacaktır...

Ölümünden bir süre önce Çariçe'ye yazdığı bir mektupta olur da kendisi öldürülürse Romanov ailesinin tamamının lanetleneceğini ve hepsinin 2 yıl içinde öleceğini yazmıştır.

Ve bu kehaneti esrarengiz bir şekilde gerçek olmuş Çar ve Çariçe tüm çocukları dahil 2 yıl içinde kızıl devrimciler tarafından kurşuna dizilerek öldürülmüşlerdir...