Özgür Barış ETLİ : İskandinav Mitolojisinin kökenindeki Türk Mitolojisi


25
Mart 2018


1.İskandinav Mitolojisi


İskandinav
denilen topluluklar bugün NorveçİsveçDanimarkaİzlanda ve Faroe
Adaları’
nda yaşamakta olan insan topluluklarını kapsar. Günümüzde
İskandinavlar yanlış olarak Viking olarak adlandırılır. Halbuki Viking çağından
(750-1070) çok daha önceleri İskandinav kültürünün oluştuğu görülür. Bu
kültürün başlangıç noktası muhtemelen Bronz Çağı’na (M.Ö. 1600-450) kadar
uzanır. Erken İskandinav kültürü hakkında yazılı kaynak olmasa da taş ve metal
işçiliği bulguları, tanrı ve tanrıça motifleri, antik mitler ve ritüeller bize
bu konuda birşeyler söyler[1]. Lindau‘ya göre M.Ö. 2 binlere tarihlenen
arkeolojik kayıtlar İskandinav kültürünün kökenlerini sunar[2].


İskandinav
mitolojisi ve Viking inanışları incelendiğinde Türk kültürünün dünyanın bu
kısmını da etkilemiş olduğu gerçeğiyle karşılaşıyoruz. Üstelik bu kültürel
ilişkiyi ilk kez ortaya çıkaranlar İskandinavya toplumundan olan önemli kişilerdir.
Örneğin, İsveçlilerin Türk kültüründen oldukça etkilenmiş olduğunu aktaran
kişilerden biri İsveç tarihinin kurucusu sayılan Prof. Sven
Lagerbring
‘tir[3].


Vikinglerin
geleneksel hikayeleri tanrılar, devler, yaratıklar hakkındadır. Bu hikayelerin
çoğu dünyanın yaratılışıyla ilgili mitleri anlatır. Bunlar Viking sagaları
adıyla bilinir. İskandinav mitolojisinde tanrılar ölümsüz değil ölümlüydüler.
Yani daha çok insanı andırırlar. Dev boyutlu olmaları onları insanlardan
ayırır. Tanrılar insanların sahip oldukları sevme, korkma gibi duygulara da
sahiptirler. İnsanlar gibi yaptıkları işler başarısızlıkla sonuçlanabilir.
Yendikleri gibi yenilebilirler de. İskandinav mitolojisinde dokuz dünya
bulunur. Bunlar: Muspelheim, Niflheim, Helheim, Jotunheim, Asaheim, Vanaheim,
Alfaheim, Svartalfaheim, Mannaheim
 gibi alemlerdir.
Örneğin, insanların yaşadığı MidgardMannaheim‘de
bulunur. Bunun yanı sıra, tanrıların yaşadığı yerin adı Asgard‘dır.
Cennetin olduğu yer burasıdır. Burada Odin‘in
sarayı Valhalla bulunur.
İskandinav mitolojisi tanrılar açısından oldukça zengindir. Örneğin, Aegir okyanusun
ve deniz kıyısının tanrısıdır. Kızdığında fırtınalar yaratır. Balder,
sevgi ve bilginin tanrısı olup Odin ve Frigg‘in oğludur.
Şiir tanrısı Bragi‘dir. Gündüz tanrısı Dagr‘dır.
Sağlık tanrıçası Eir‘dir. LokiOdin‘in
erkek kardeşi olup ateş tanrısıdır. FenrirLoki ve dişi
dev Angerboda‘nın
oğludur. Loki ve Angerboda‘nın
oğullarından biri deJormungand denen yılandır. İskandinav
mitolojisindeki kıyamet Ragnarok zamanında Thor tarafından
öldürülecek fakat aynı zamanda onu ısıracak olan yılandır. Freya,
aşk ve güzellik tanrıçasıdır. Frigg, gök tanrıçasıdır, Odin‘in
eşidir. Heimdall,
şafak tanrısıdır[4].


2.Tanrı Odin’in Türk Kökeni Hakkında İddialar


Snorre Sturlesson‘un Edda‘sında, Odin‘in Turkland‘dan
kuzeye yolculuğu anlatılır. Sturlesson, sadece Odin‘in Turkland‘dan
geldiğini yazmıyor aynı zamanda onun İskandinavya’ya Türk geleneklerine uygun
adetler getirdiğini, Türk dilinin İskandinav diline ve hatta İngiliz diline
etki yaptığını da yazıyor. Üstelik, Odin‘in oğlu Yngve‘nin İsveç
kralı olduğunu da söylüyor. Örneğin Ynglinge Destanı‘nda şu sözler geçer: “(…)Sveigder
ülkeyi babasından devraldı. Tanrılar yurdunu ve ilk Oden’i ziyaret etme sözü
verdi. Kendisiyle birlikte on iki yoldaş dünyayı dolaştı. Türk ülkesine
(Turkaland) ve Büyük İsveç’e (Svitjod det stora) geldi. Orada pek çok
akrabasını buldu. Bu yolculuk beş yıl sürdü. Sonra İsveç’e (Svitjod) geri döndü
.”[5]. Hervavar
Destanı
‘nda ise şu cümlelere rastlarız: “(…)O sıralar
Doğu’dan Asyalılar ve Türkler geldiler ve buraya Kuzey’e yerleştiler.
Önderlerinin ismi Oden idi. Sekiz oğlu vardı. Hepsi birer büyük ve güçlü adam
oldular
.”[6]. Bosa Destanı’nda ise yine Odin‘in
Asya topraklarından geldiği dile getirilmektedir: “(…)Doğu
Gotland’ı Ring isimli bir kral yönetti. O, Göte’nin oğlu, İsveç kralı Oden’in
torunuydu. Oden Asya’dan gelmişti ve Kuzey’in en ünlü kraliyet hanedanlıkları
onun soyundan gelmeydi.
”[7].


Odin‘in Asyalı kökeninden bahseden yalnızca Edda‘lar
değil elbette. Birçok yazar ve tarihçi bu konuya değinmeden geçememişler
eserlerinde. Örneğin, bunlardan biri “A Modern Theory of Language Evolution” adlı eserin
yazarı Carl
J. Becker
.Becker, bu eserinde Odin‘in
Asya kökeninin yanı sıra “Od” kelimesinin Türkçe “ateş” anlamına geldiği
vurgusunu da yapıyor: “Odin, Aesir tanrılarıyla birlikte kuzey halklarının deneyimine
Orta Asya’dan, Asgard’dan gelen yeni bir deneyim kazandırıyor. İskandinav
geleneklerinde Gök-Türkler, İskitler ve/veya Sarmatlar Alfheim’daki beyaz
Elfleri hatırlatırlar. Alfheim’deki beyaz elflerin kralı Freyr’dır. Bu elfler
Swartalfheim’ın siyah cüceleri gibi metal işçiliği konusunda yetenek
sahibidirler. Bu durum, Doğu Anadolu’da Toros vadilerinde yaşayan Türk
kavimlerinde de görülür.
 (…) Odin doğudan döndüğünde yanında
metal işleme bilgisini de getirmişti.
 “Od”, Türkçe’de
ateş anlamına gelir,
 “Odun” kelimesi ise “odun (firewood)” anlamına gelirBu durumdaOdin the Ygg”,
İyi ve genç
odun
a dönüşür.”[8].
Norse
Mythology A Guide To Gods, Heroes, Rituals and Beliefs
” adlı eserde
ise “Biz
aynı zamanda onu (Oden’i) Ynglinga Saga’nın ilk kısmında görüyoruz. Bu bölümde
Odin’in halkının lideri olarak onları Turkland’dan İskandinavya’ya getirdiğini
anlıyoruz
” satırları vurgulanıyor[9].


Turgay Kürüm ise Odin‘in Türk
Kökeni hakkında şu bilgileri veriyor: “Tarihi bilgiler ve adı geçen eserdeki diğer bilgilerin ışığında
Odin’in, M.S. 3. yy.’da Karadeniz’in kuzeyine gelen Gotlar’dan olduğu, Don ve
İdil nehirleri arasına hakim olan Got kabilesinin lideri olduğunu, Germanik’in
Hıristiyan olması sonrasında yaşanan süreçte pagan inancını koruyarak ana yurdu
olan İskandinavya’ya (Gotaland) Avrupa’ya Hun akınları başlamadan, kabilesiyle
geri döndüğü ve İskandinavya’da Viking krallığını kurduğu anlaşılmaktadır
.”[10].
Alpler ve
Elfler: Türk ve İskandinav Dünyalarında Kahramanlık Olgusu
” adlı
makalelerinde Doç. Dr. Osman Karatay ve Emre AygünOdin hakkında
ilginç bilgiler aktarırlar. Karatay ve Akgün‘e
göre Türkistan’dan İskandinavya’ya göç eden Odin,
daha sonra tanrısallaştırılmış ve kuzeylilerin baş tanrısı haline gelmiştir.
Onlara göre Odin‘in
kavminin adı Az‘dır, yani Göktürk yazıtlarında karşımıza “Az budun
olarak çıkan, Abakan bozkırında Kırgız komşuluğundaki halk. Yine Karatay ve Aygün‘ün
Nizamüddin Şami’den aktardıklarına göre Timur bir sefere çıkmadan önce bu
bölgedeki Öden Ata‘nın kabrini ziyaret etmiş, dua ve dilekte
bulunmuştur[11].  Doç. Dr. Osman Karatay, Kral Odin’in
Turkland’dan İskandinavya’ya Göçü
” adlı makalesinde de Odin‘in
Türk kökenlerini açıklamıştır[12].


Bazı kaynaklara
göre Odin‘in
tanrı olarak kabul edilmesi onun doğa üstü güçleri daha doğrusu şamanik
özellikleri nedeniyledir. Bu, Oden Ata‘nın bir lider olduğu kadar aynı zamanda
bir şaman (kam) olduğu ihtimalini doğurur. Eğer öyleyse Oden Ata‘nın
şamanik özelliklerini gören İskandinav halkı onu tanrı mertebesine yükseltmiş
olabilir. Odin‘in şamanik ruh yolculukları iyi
belgelenmiştir. Ynglinga Saga‘nın aktardığına göre Odin diğer
kişilere uyku halinde veya ölüme yakın bir halde görünürken uzak diyarlara
haber gönderebiliyordu. Bir Eddic şiiri olan “Baldur’un Rüyaları”nda
ise Odin sekiz
ayaklı atı Sleipnir‘i sürüyor ve bu atı ile yer altı
dünyasına Avrasya’lı şamanlar gibi bir yolculuk yapabiliyordu[13]. Mircae Eliade‘ye
göre ise Odin,
tüm dünyadaki şamanların sahip olduğu gibi Hugin ve Munin adlı iki kuzguna
sahipti[14].


3.İskandinav Mitolojisinin Yaşam Ağacı: Yggdrasil


Yggdrasil, İskandinav mitolojisindeki kutsal yaşam
ağacıdır. Ona aynı zamanda “Dünya Ağacı” da denilir. Yggdrasil,
9 dünyayı, alemi dalları aracılığıyla birbirine bağlar. Yggdrasil‘in
en tepesinde kartal Vedrfolnir bulunur. Bu kartal buradan tüm
dünyayı gözler. Odin, runların (runik yazıların) sırrını
öğrenebilmek için Yggdrasil‘in dallarında dokuz gece boyunca asılı
kalmıştır. Yggdrasil,
mitolojide genellikle uzun yaşamı, bereketi, yeniden doğuşu ve bilgiyi temsil
eder[15]. Edda‘da anlatıldığına göre,Yggdrasil yerin
dibinden gökyüzüne uzayan yüce bir ağaçtır. Yggdrasil’in tüm dünyayı örten
dokuz dalı ve uçları göklerde başlayan üç kökü vardır. Bu köklerin her biri bir
kaynaktan suyunu almaktadır. Köklerden biri Asyalıların oturduğu Asgard‘ın
(Asyalıların yurdu) altındadır[16].


Yggdrasil‘in kökleri altında kutsal suyun bulunması
bize Türk mitolojisinin dünya ağacının “hayat suyu”nu hatırlatır. Türk mitolojisinde dünya
ağacı, bazen “hayat
suyu
” inancı ile de birleşmiştir. Mesela, Altay efsanelerinin
bazılarında “hayat
ağacı
” göğün 12. katına kadar yükselen “dünya dağı”nın
üstündeki “kayın
ağacı
” olup altındaki çukurda yer alan bu “hayat suyu
bazan ölümsüzlük veya yeni bir güç, bazen da sağlık veya gençlik bahşederdi
(Ögel, ss:106-107)[17]. “Hayat ağacı” veya “Dünya Ağacı” kavramı Türk mitolojisinde de önemli bir
yere sahip. Türklerde halı ve kilim desenlerinde hayat ağacı bir motif olarak
oldukça yaygın bir şekilde kullanılmış. Hatta mezar taşlarında bile hayat ağacı
motiflerini görebilmek mümkün. Türklerde şamanlar hayat ağacını kullanarak gök
tanrıya ulaşırlardı. Altay mitolojisinde bu kutsal ağacın tepesinde Tanrı Bay Ülgen otururdu.
Şaman davullarında da hayat ağacı resmedilmişti. Türklerin hayat ağacının da
(Yggdrasil gibi) 9 dalı bulunurdu. İlginçtir, Türklerin hayat ağacının en
üstünde de insan ruhlarını temsil eden bir kuş bulunurdu. Mitolojiye göre insan
ruhu henüz dünyaya gelmeden bu ağacın tepesinde bir kuş olarak beklerdi. Telüt
Türkleri arasındaki bir boy, sağ kanadı Güneş’i, sol kanadı Ay’ı kaplayan bir
gök kuşuna inanırmış. Sibirya’da şehirlerin ve yurtların yanında bir uzun sırık
ve üzerinde tahtadan bir kuş bulunuyormuş. Bu kuşa gök kuşu, direğe de gök
direği deniyor. Bu direk, hayat ağacı olarak kabul ediliyor. Bu, yerle göğü
birleştiriyormuş[18].


İskandinav
mitolojisinde Yggdrasil ağacının ortasında insanların
yaşadığı yer olan Midgard (Orta Dünya) bulunur. “Altay Bilik
adlı kitapta da Türklerin hayat ağacının ortasında insanların yaşadığı bir “Orta Dünya”dan
bahsedilir: “Bizim
üzerinde yaşadığımız orta dünya, Yer’in üstündedir. Orta dünyanın görünen ve
görünmeyen iki dünyadan ibaret olduğunu söylenir. Orta dünyanın düz
 kısımları
(dağ vadileri ve bozkır), yani görünen tarafı insanlara aittir
.”[19].


İskandinav
Mitolojisinin Yaşam Ağacı Yggdrasil, 9 dünyayı dallarıyla birbirine
bağlıyor. Türk Mitolojisinde de Kayra Han, dünyanın merkezine 9 dallı çam ağacı
dikiyor. 9 sayısı Türk mitolojisinde en önemli sayılardan biri olarak karşımıza
çıkıyor: 9 ağaç, hayat ağacının 9 dalı, 9 boy, 9 oğuz, 9 felek vb. Altay
şamanlarında ise 9 ok inanışı var. Tanrı Ülgen‘in 9 kızı ve
9 oğlu var. Altaylılar’da Gök Tanrı kurbanı törenleri 9 gün sürüyor, İlkbahar
bayramına ise 9 kız ve 9 erkek katılıyor. Yakut Türklerinin Er Sogotoh
Destanı
‘nda gök 9 katlı tasvir ediliyor. Ayrıca, Yakutlarda gök
ruhları 9 adet. Yggdrasil, üst ve alt alemleri birbirine gökkuşağı
ile de bağlar. Aynı şekilde Türk mitolojisinin Dünya Ağacı da dünyaları
gökkuşağı ile bağlar. Şamanizmin en kutsal motiflerinden biri olan Yaşam
Ağacı’nın İskandinavya’ya Türk Mitolojisinden aktarıldığı ortadadır.


Dar anlamda
şamanizm, tipik olarak Sibirya ve Orta Asya’ya özgü bir dinsel olgudur. Terimi
bile, Rusça aracılığıyla, Tunguzca ‘şaman‘ sözcüğünden gelir. Asya’nın ortalarında ve
kuzeyinde konuşulan öteki dillerde buna karşılık olan terimler şöyledir.
Yakutça ‘ojun
[Odin’in kökeni olmalıdır], Moğolca büge ve udegan (karş. Buryatça udayan: “kadın şaman”),
Türkçe-Tatarca kam(Altayca kam, gam, Moğolca kami vb (Eliade,
2006:22)[20].


  1. İskandinav
    Mitolojisinin Diğer Ögeleri ve Olası Türk Mitolojisi Kökenleri


İskandinav
mitolojisinde Jormungand, kıyamet Ragnarök zamanında Thor tarafından
öldürülecek fakat aynı zamanda onu ısıracak olan yılandır. “Jormungand”,
kelimesi Türkçe’de yılan için de kullanılan “Sürüngen” sözcüğüne etimolojik olarak oldukça
benzemektedir. Altay mitolojisinde “Yelbegen” adlı bir yılan da bulunmaktadır. Yine “Yelbegen”,
J(Y)ormungand”a
fazlasıyla benzemektedir. Ayrıca, Türkçe “Yorungan (Yorgan)” kelimesi de “Örten
anlamına gelir. İskandinav mitolojisinde Jormunganddünyayı
saran, onu örten yılandır.


İskandinav
mitolojisinde SlepnirOdin‘in sekiz
ayaklı atıdır ve Odin bu atı ile yeraltı dünyasına Türk
şamanları gibi yolculuk yapar. İlginçtir, Türk kamları da göksel veya ruhsal
yolculuklarında Tulpar adında bir attan yardım alırlar.
Kamlar ata biner ve göğün katlarını bu şekilde geçebilirler. Sleipnir‘in
diğer adı Slipper‘dir. Sleipnir ve Slipper de
etimolojik olarak Tulpar‘a oldukça benzemektedir.


İskandinav
mitolojisinde Surtr ilk canlı varlıktır ve bir alev
devidir. Altay destanlarında ise ilk yaşayan varlıklar birer dev olanSartakbaylardır.
Bu devlere Sartlar da denilir[21]. Görüldüğü üzere Surtr ve Sartlar birbirine
epey benzemektedir. Türk efsanelerine göre Ülgen‘in
yarattığı Sartlar, dev cüsseli, ölümsüz insanlarmış.


İskandinav
mitolojisinin yaratılış bölümünde ilksel ve sonsuz boşluğa Ginnungagap adı
verilir. Sondaki “gap
eki İsveççe’de ve İngilizce’de “boşluk” anlamına gelir. Ginnungagapgap, qap, kap
yine “boşluk,
açıklık
” anlamlarına gelir. Öyle ki, “kapı, kapka”, “boşluğu örten
anlamındadır. Türkçe’de “sonsuz” kelimesinin karşılığı “bengü
veya “bengi”dir.
O halde “sonsuz
boşluk
”, Türkçe “Bengi-gap” diye birleştirilebilir. Hatta Türk
mitolojisinde “sonsuz
su
”, “ölümsüzlük
suyu
”nun karşılığı “bengi-sub”dur. GİNN(UN)GA-GAP: BENGİ-GAP eşleştirmesi
yapılabilir.


İskandinav
mitolojisinde “Angrboda”,
kötülük,
felaket, bela getiren kişi
” anlamındadır. “Angr”,
bela
vb. anlamlarda kullanılmıştır. Eski Türkçe “bela” ne demek diye baktığımızda karşılığını “mungur
olarak buluruz. “budun
ise “boy,
kavim
” gibi anlamlara gelir. Bu durumda “mungurbudun”,
bela getiren
kavim
” anlamına gelir ki, hem etimolojik hem de anlam olarak “angrboda”ya
benzer. İlginçtir Başkurt Türkleri’nin “Kongur Buga” adlı bir destanı vardır.


İskandinav
mitolojisinde Baldr ya da Balder,
ışık ve saflık tanrısı olarak bilinir. Türk mitolojisinde de Kayış Baldır adlı
bir varlık bulunur. Fakat bizim Baldır, İskandinavların Balder‘i
kadar iyi ve saf değil. Tam tersi, Baldır insanları aldatan bir varlıktır.


İskandinav
mitolojisinde ”Ragnarok
kıyametin adıdır, kıyameti temsil eder. Kıyamet zamanı Güneş ve Ay, Skoll ve Hatitarafından
yutulacak, Jormungand ve Fenris özgür
kalacak, ThorJormungand‘ı
öldürecek fakat onun tarafından sokulacak,FenrirOdin‘i
öldürecek, Loki ve Heimdall birbirininin
hayatına son verecek, dünya ateşler içinde kalacaktır. Tanrıların birçoğu
ölürken bir kısmı yeniden doğacaktır. Görüldüğü üzere İskandinav mitolojisinin
kıyameti Ragnarok,
kesin bir kıyamet değil bir dönemin sonu, bir diğerinin başlangıcı olacak
şekilde gerçekleşiyor. ”Ragnarok”a ”Ragnarök” de deniyor. Bu kelimeyi ”Ragnar-Ök
diye böldüğümüzde ilginç bir anlam çıkarıyoruz. Çünkü ”Ök”,
Türklerde ”Gök
anlamına geliyor ve eski Türkler gök için aynen ”Ök” sözcüğünü
kullanıyorlar. Türk mitolojisinde kıyamet gününe ”Kalganan Gün”, ”Kalgançı Çak
deniyor. Bunlar ”Kalan
son zaman
” ya da ”Kalkılan, dirilinen gün” gibi anlamlara geliyor. ”Kalgan
sözcüğü ”Ragnar
sözcüğüne benziyor. Yalnızca söyleniş değil anlam bakımından da. Bu durumda
RAGNA/R-ÖK, KALGAN-ÖK benzerliğini öne sürebiliriz. Yani GÖĞÜN KALKMASI veya
GÖĞÜN KALAN ZAMANI. Altay Türklerinde Kalgançı Çak ‘kalan son
zaman
‘ tabiriyle, dünyanın çökmesi tasavvurları anlatılmış olsa
gerek. Her afetten ve harpten kurtulmalar sonunda, hayatın devamı
görüldüğünden, bu afetlerin, harplerin ve kıyametin sonunda da yeniden yaşama,
islam dininde ‘al-kiyame’ ayağa kalkma, ölümde sonra dirilme, hayata geri dönme
dahi tesbit edilmiştir; yeni devrin ve yeni hayatın kurucuları peygamberler,
azizler, kahramanlar olarak ortaya çıkmışlardır[22]. Rudolf Simek‘e
göre ”ragnarök”,
tanrıların
son zamanı, tanrıların son yazgısı
” gibi bir anlama gelir ki bu da
Türk mitolojisinin ‘son zaman’ kavramına birebir uyar[23].


İskandinav
mitolojisinin ögelerinin olası Türkçe kökenleri aşağıdaki tabloda verilmiştir.


5.Sonuç:


Görüldüğü üzere
İskandinavya mitolojisinin kökeninde Türk mitolojisinin ögelerini
bulabilmekteyiz. Gerek Odin‘in Türk kökeni hakkında vurgulananlar, gerek
İskandinav mitolojisinin yaşam ağacı Yggdrasil‘in
kökenindeki Yaşam Ağacı hakkında aktarılanlar, gerekse Jormungand,
Surtr, Ginnungagap, Angerboda, Ragnarok, Baldr, Sleipnir
 gibi
mitolojik ögelerin Türkçe kökeni hakkındaki olasılıklar bize dönem dönem Türk
kültürünün İskandinavya kültürünü etkilemiş olduğunu kanıtlar. İleride
yapılacak değerli araştırmalarla bu iki kültür ve dolayısıyla mitoloji
arasındaki eşlik ve benzerlikler tezimizi de destekler biçimde ortaya
çıkarılabilecektir.


Özgür Barış ETLİ / ozguretli@gmail.com – 2015


Dipnotlar:


[1] Kathleen N.
Daly, Norse Mythology A to Z, 2010.

[2] John Lindau, Norse Mythology: A Guide To The Gods, Heroes, Rituals and
Beliefs, 2001.

[3] Özgür B. Etli, Oden Ata: Vikingler ve Türkler, 2015.

[4] Etli, a.g.e.

[5] Snorre Sturlesson, Ynglinge Saga.

[6] Abdullah Gürgün, İsveçlilerin Türk Kökenleri Üzerine, 2011.

[7] Gürgün, a.g.e.

[8] Carl J. Becker, A Modern Theory Of Language Evolution, 2004.

[9] Norse Mythology: A Guide To Gods, Heroes, Rituals and Beliefs.

[10] Turgay Kürüm, Avrasya’da Runik Yazı, Nevzuhur, Sayı:30, 2012.

[11] Osman Karatay & Emre Aygün, Alpler ve Elfler: Türk ve İskandinav
Dünyalarında Kahramanlık Olgusu.

[12] Osman Karatay, Kral Odin’in Turkland’dan İskandinavya’ya Göçü.

[13] Baldrs Draumar, The Poetic Edda.

[14] Mircae Eliade, Shamanism: Archaic Techniques of Ecstasy, 2004.

[15] Daly, a.g.e.

[16] Gürgün, a.g.e.

[17] Nerin Yayın, Efsanevi Hayat Ağacı Munar, Türk Dili ve Edebiyatı Araştırma
Dergisi, Sayı:15, 2008.

[18] Muazzez İlmiye Çığ, Sümerliler Türklerin Bir Koludur, Kaynak Yayınları,
3.bs., 2014.

[19] G. Ahmetcan Asena, Altay Bilik, Pan Yayıncılık, 2011.

[20] Yeşim Paktin, Şaman Yorumlamaları ve Büyüsellik, Ankara, 2013.

[21] Asena, a.g.e.

[22] Saadet Çağatay, Altay Türklerinde Kıyamet Anlayışı
(dergiler.Ankara.edu.tr).

[23] Rudolf Simek, Dictionary Of Northern Mythology, 2007.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet