TARİH & TARİHİ ESERLER & ARKEOLOJİ


DOKÜMANI BURADAN İNDİREBİLİRSİNİZ.


Muvakkithane NEDİR ?


Vikipedi, özgür ansiklopedisinde anlamı nedir ?


Süleymaniye Camii’nin muvakkithanesi
ve avlu girişi


Muvakkithane, (Osmanlı Türkçesi: موقّتخانه), muvakkitlerin namaz vaktini ve saati tespit ettikleri, küçük çapta
astronomi çalışmaları yaptıkları mekandır.


İçindekiler


1 Anlamı ve Yapı Özellikleri


2 İşlevi


3 Muvakkithane örnekleri


3.1 İstanbul’daki muvakkithaneler


3.2 Ayasofya Camii Muvakkithanesi


4 Günümüzdeki işlevi


5 Ayrıca bakınız


6 Dış Bağlantılar


7 Kaynakça


Anlamı ve Yapı Özellikleri


Muvvakkithane, muvakkitlerin yani
vakti tespit edenlerin çeşitli aletlerle namaz vaktini belirlediği, gözlem
yaparak zamanı tespit ettikleri mekandır. Bu bağlamda muvakkithane,
“vaktin belirlendiği mekan” anlamına gelmektedir. Namaz vakti
belirlenmesiyle ilgili mesleğe daha önceki İslâm medeniyetlerinde de
rastlanmasına rağmen bu çalışmanın yapıldığı hususi bir mekân olarak
muvakkithâne tabirine Osmanlı İmparatorluğu’ndan önce rastlanmamıştır.[1]
Muvakkithaneler şehirlerdeki büyük camilerin bahçesine inşa edilmiş bir iki
odadan büyük olmayan yapılardır. Bu yapılar içinde bulundukları külliyenin veya
bitişik olduğu caminin vakfı tarafından idare edilir, buralarda çalışan
kimselere ise zamanı ayarlayan, vakitten sorumlu kişi manasında muvakkit
denilirdi.


Ayrıca Osmanlı medeniyetinde külliye
adıyla anılan yapının içerisinde pek çok farklı işlevi ve hizmeti sağlayan
kamusal hizmet binaları bulunmaktaydı. İmaret, cami, şifahane gibi yapıların
yanı sıra dini ve ilmi açıdan hizmet sağlayan kamu binaları arasında
sayılabilecek muvakkithaneler külliyelerin içerisinde de bulunabilmekteydi.
Dikdörtgen planlı inşa edilen yapıların yola bakan cepheleri geçenlerin
saatleri daha iyi görebilmesi için üçgen bir düzlemde dışarıya taşacak şekilde
tasarlanır; mevki olarak camilerin girişinde sağ veya sol tarafta yer alır. Bir
yanı mutlaka sokağa bakan bu yapılar genelde tek katlıdır. İki katlı olanlar
ise Sıbyan Mektebi, kütüphane gibi vakıf müesseseleriyle birleştirilerek
kullanılmıştır.


İşlevi


Kütahya Muvakkithânesi


Bu mekanlarda yapılan en önemli
faaliyet çeşitli aletler vasıtasıyla tesbit edilen namaz vakitlerinin
müezzinlere bildirilmesidir. Namaz vakitlerinin güneşe göre ve hassas bir
şekilde belirlenmesi, ayrıca kıble yönünün dakik olarak tayini ihtiyacı, muvakkitliğin
daha Emevîler döneminde ortaya çıkmasına yol açmış, ilk muvakkithâne de
Şam’daki Emevi Camii’nde kurulmuştur. Emeviler döneminde ortaya çıkan
muvakkithaneler, Osmanlılarda özellikle İstanbul’un fethinden sonra
yaygınlaştı. Bu tarihten önce diğer Osmanlı şehirlerinde muvakkithane
kayıtlarına rastlanmakla birlikte tam olarak tespit edilemedikleri için
varlıkları tartışmalıdır.[2] İstanbul’da ilk inşa edilen muvakkithane, 1470
tarihli Fatih Camii Muvakkithanesidir.[3] Buranın başına da ilk muvakkit kabul
edilen ünlü bilim insanı Ali Kuşçu getirilmiştir.[4]


Bu mekanlarda çalışan muvakkitler,
senelik takvim ile Ramazan ayı için imsakiye hazırlardı. Muvakkitlerin hemen
hemen tamamı basit astronomi aletlerini kullanmayı bildikleri gibi içlerinde bu
sahada eser verecek seviyede bilgi sahibi olanlar da vardı. İsteyenlere basit
astronomi derslerinin de verildiği bu mekanlarda muvakkitlerin bilgisine göre
hem bir astronomi eğitimi yeri ve hem de basit bir gözlem evi idi. Osmanlı
şehirleri için Şeyh Vefa, Takiyüddin ve Darendeli Mehmed Efendi gibi kişiler
namaz vakitlerini gösteren dakik cetveller hazırlayan ünlü gök bilimci ve
muvakkitler arasındadır. Aynı zamanda İstanbul’daki bazı muvakkithanelerin,
astrolojik hesaplara dayanarak uğurlu zamanı padişaha belirtmekle görevli olan
müneccimbaşıların yetişmelerinde önemli bir yeri bulunmaktaydı. Mekanik saatler
yaygınlaşması ve muvakkithânelere girmesiyle muvakkitlerin görevi zaman
içerisinde saatleri tamir ve ayarlarını kontrol etmeye ve saat ve astronomi
aletleri imal etmeye dönüştü. Muvakkithanelerder ayrıca astronomi, astroloji ve
takvim gibi konularda ders verilir, vakit tayiniyle ilgili basit aletlerin
yapımı da öğretilirdi. Bazı muvakkithâneler dönemin küçük birer rasathanesi
gibi çalışmaktaydı.


Muvakkithanelerin demirbaşları
arasında zaman tayini yapmak, yön bulmak, güneşin meridyen geçişini tespit
etmek için kullanılan usturlap, zaman tayininde birinci derecede önemli bir
ölçüm aracı olan ve üçgen şeklindeki rub’u tahtası, çift yansıma ilkesine
dayanan ve ölçüm kapasitesi 90 derece olan oktant, güneş ve yıldızların
yüksekliklerinin ölçülmesinde kullanılan daire-i muaddel, çeşitli küreler
bulunmaktaydı.[5] Bunların yanında teknolojik gelişmelere göre farklılaşan
kadran, sekstant, kum saati, güneş saati, mekanik saatler gibi astronomi
aletleriyle zaman ve takvimle ilgili hat levhaları bulunmaktaydı.[2]


Muvakkithane örnekleri


İstanbul’da ilk inşa edilen
muvakkithane, 1470 tarihli Fatih Camii Muvakkithanesidir.[3] Evliya Çelebi’nin
aktardığına göre muvakkithane saatlerinin çok dakik olmasından dolayı Bayezid
Camii Muvakkithanesi şehirdeki en şöhretli muvakkithaneydi. Bu ilk örneklerin
yanında İstanbul’da pek çok muvakkithane bulunmaktaydı. Özellikle Teşvikiye
Camii, Yavuz Selim Camii, Şehzade Camii, Eminönü Camii bahçeleri içerisinde
bulunan yapılar ve pek çok mahallede rastlanabilecek muvakkithaneler
İstanbul’un bu yapılar bakımdan zengin olduğunu göstermektedir. Payitaht
İstanbul’da inşa edilen muvakkithanelerin yanı sıra Osmanlı coğrafyasında inşa
edilmiş diğer muvakkithaneler Belgrad, Kalemegdan, Beyrut, Şam, Taif, Girit,
Hanya, Bursa, Gelibolu, Kütahya Muvakkithanesi, Trabzon, İznik, İzmir, Aydın,
Tire, Konya, Çorum, Tokat, Erzurum, Balıkesir, Manisa, Edirne, Çanakkale,
Safranbolu ve Amasya gibi birçok merkezde bulunmaktadır.[6] İçindeki aletlerin
korunması ve işlevini sürdürmesi bakımından Bosna-Hersek’teki Gazi Hüsrev Bey
Camii önemli örneklerden sayılmaktadır.


İstanbul’daki muvakkithaneler


Sadece 29 tanesi günümüze ulaşabilmiş
İstanbul’daki muvakkithanelere rastlanabilecek yapıların bazıları
şunlardır:[7][8]


İstanbul’daki ilk muvakkithanenin
yapıldığı Fatih Camii


Ayasofya Camii’nin zemin planı: 1.
Sıbyan Mektebi 2. Şadırvan 3. Muvakkithane 4. Mütevelliler dairesi (Günümüzde
Müze Müdürlüğü’nce kullanılıyor) 5. Şehzadeler Türbesi 6. III. Murad Türbesi 7.
II. Selim Türbesi 8. III. Mehmet Türbesi 9. Sebil 10. Mermer sarnıç 11. Türk
payanda duvarları 12. Kütüphane 13. Vaftizhane (Günümüzde Sultan Mustafa ve
Sultan İbrahim Türbesi) 14. Sebil 15. Minareler 16. Omphalion 17. İkinci
Ayasofya kalıntıları 18. Ayasofya Medresesi (günümüzde mevcut değildir) 19.
Ayasofya İmareti (günümüzde mevcut değildir) 20. İmaret Kapısı 21. Mihrap 22.
Hünkar mahfili 23. Minber 24. Müezzin mahfili 25. IV. Murat’ın yaptırdığı
mermer kürsü 26. Bergama’dan getirilen küpler 27. Terleyen sütun 28. Üst kata
çıkış rampası 29. Alt kata iniş rampası 30. Hazine dairesi


Ahmediye Camii


Atik Ali Paşa Camii


Ayasofya Camii


Bala Süleyman Ağa Külliyesi


Bayezid Camii


Beykoz Camii


Beylerbeyi Camii


Büyük Selimiye Camii


Caferağa Camii


Cerrah Mehmed Paşa
Camii


Dolmabahçe Camii


IV. Murad Sebili


Eminönü Camii


Emirgan Hamid-i Evvel
Camii


Eyüp Sultan Camii


Galata Mevlevihanesi


Humbarahane Camii


II. Mahmud Türbesi


Kandilli Camii


Kanlıca Gazi
İskenderpaşa Camii


Kasımpaşa Camii


Keçecizade Fuad Paşa
Camii


Kocamustafapaşa Sümbül
Efendi Camii


Laleli Camii


Nişancı Mehmet Paşa
Camii


Nusretiye Camii


Osmanağa Camii


Ramazan Efendi Camii


Sultanahmet Camii


Suadiye Camii


Sultan Mustafa Camii


Şehzade Camii


Teşvikiye Camii


Tevfikiye Camii


Üsküdar Valide-i Atik
Camii


Üsküdar Valide-i Cedid
Camii


Yavuz Selim Camii


Yeraltı Camii (Kurşunlu
Mahzen)


Yenikapı Mevlevihanesi


Yeni Cami


Ayasofya Camii Muvakkithanesi


Günümüze kadar ayakta kalabilmiş
ender muvakkithaneler arasında olup 19. yüzyılda yapılması sebebiyle son dönem
Osmanlı izlerini taşır. Sultan Abdülmecid zamanında, Ayasofya Camii’nin
onarımını yapan Fossatti Kardeşler tarafından, 1853 yılında yapılan yapı, kare
planlı, kesme taş duvar örgülü olup, giriş kısmı kuzey cephesindendir.[9]
Muvakkithane içerisinde, ortada, mermer ayaklı, yekpare mermerden yuvarlak bir
masa yer almaktadır. Yapının muvakkithane olarak kullanıldığı dönemde, sarkaç
ayarının bozulmaması için masa üzerinde duran saat ile iç kısımdaki saatlerin,
dışarıdan bakıldığında herkes tarafından görülebilmesi amacıyla pencereler
büyük yapılmıştır. Cami döneminde muvakkithane içerisinde yer alan büyük ayaklı
saatlerin bir kısmı günümüzde müze deposunda korunmakta olup yapı günümüzde
Müze Ofisi olarak kullanılmaktadır.[9]


Günümüzdeki işlevi


Muvakkithaneler, Osmanlı
İmparatorluğu’nun son dönemlerinde özellikle Sultan Abdülmecid döneminde meydan
saatlerinin yapılmaya başlanması ve mekanik saatlerin yaygınlaşması ile önemini
yitirmeye başlamıştır. Eski bir gelenek olarak özellikle İstanbul’da
saatlerinin ayarlarını kontrol için, muvakkithane saatlerinin doğruluğuna inanarak
buralara uğranmaya devam edilmiştir.[3] İstanbul dışındaki eski ve mevcut
muvakkithaneler arasında Kütahya Muvakkithanesi, Kayseri Saat Kulesi, Muğla
Saat Kulesi, Tokat Saat Kulesi ve Çanakkale Saat Kulesi sayılabilir.


Son müneccimbaşı Hüseyin Hilmi
Efendi’nin 1924 yılında vefatıyla müneccimbaşılık müessesesi lağvedilince
yerine aynı yıl başmuvakkitlik adıyla yeni bir müessese kurulmuş ve başına
Ahmet Ziya (Akbulut) getirilmiştir.[2] Cumhuriyetin ilanı sonrasında
“Başmuvakkitlik” adı altında kurulan yeni bir müesseseye devredilen
muvakkithaneler, 20 Eylül 1952’de kapatıldı. Günümüzde pek çok muvakkithane
binaları değişen zamana dirense dahi ayakta kalanların bir kısmı ya amaçları
dışında kullanılmakta veya metruk haldedir. Bir kısmının ise farklı amaçlarla,
örneğin büfe, kafeterya, kitap satış noktası olarak kullanıldığına veya
müştemilat olarak bırakıldığına rastlanmaktadır. Bu yapıların birer astronomi
merkezi olarak kullanıldığı düşünülürse, bugünkü kullanım örneklerinin ne kadar
tezat teşkil ettiği anlaşılabilir.


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir