Türk Medeni
Kanunun kabulü ve bize kazandırdıkları.


Türk Medeni Kanunu


17 Şubat 1926’da İsviçre Medeni Kanunu örnek alınarak TBMM’de kabul edilen
ve 4 Ekim 1926 tarihinde yürürlüğe konulan 743 sayılı kanun ile Türk Medeni
Kanunun temeli atılmış ve geçmişteki şeriat kurallarından uzaklaşılarak
çağdaşlaşma yoluna girilmiştir.


Devlet yapısı laikleştirilirken, hukuk kuralları içinde laikliğe aykırı
olanları atıp akla ve mantığa uygun olanları almak gerekiyordu. Hukuk düzeninin
temeli medeni hukuktur. Osmanlı İmparatorluğu döneminde hukuk işleri din
kurallarına göre yönetilmekte olduğundan, çağdaş toplumlar düzeyine erişmek
isteyen Türk toplumunun temel ihtiyaçlarının, söz konusu hukuk yapısıyla karşılanamayacağı
ortaya çıkmıştı. Tanzimat Dönemi’nde hazırlanan Mecelle, bazı yenilikler
getirmekle birlikte, Türk toplumunun gereksinimlerine tam manasıyla cevap
vermekte yeterli olamıyordu. Bu sebeple


– kişilerin hak ve borçları,


– aile kurumu, işleyişi ve sona ermesi,


– mülkiyet ilişkileri,


– miras sorunları,


– kiralama, satın alma, ödünç verme, vb. ilişkiler açısından, gerçek bir
Medeni Kanuna ihtiyaç vardı. Bu nedenle İsviçre Medeni Kanunu örnek alınarak
hazırlanan Medeni Kanun, 17 Şubat 1926’da TBMM’de kabul edilerek, yürürlüğe
kondu. Bunu, öbür temel yasalar ile, ceza hukuku alanındaki boşlukları gideren
Ceza Kanunu’nun kabul edilip (1 Mart 1926) yürürlüğe konması izlemiştir.


17 Şubat 1926’da kabul edilen Medeni Kanun’un getirdikleri Özetle
şunlardır:


– Kadın ve erkek yasalar önünde eşit hale gelmiştir.


– Aile hayatında kadın ve erkek arasındaki eşitlik sağlanmış, boşanma hakkı
kadına verilmiştir.


– Çocukların kız ve erkek ayrımı yapılmadan mirastan eşit ölçüde
faydalanmasının önü açılmıştır.


– Tek kadınla evlilik esası getirilerek resmi nikah zorunlu oldu.Böylelikle
evlilik akdi devlet güvencesine alındı.


– Çocukların iyi yetişmesi için ana ve babaya yükümlülükler getirildi.


– Kişilerin mallarla ve bir birleri ile olan çelişkiler ve boşluklar yok
edilerek modern bir sistem getirilmiştir.


Medeni hukuk, şahıslar arasındaki ilişkileri düzenleyen, şahısların
doğumdan (tüzel kişilerde kuruluşundan) ölümüne (tüzel kişilerde sona ermesine)
ilişkilerini düzenleyen özel hukuk dalıdır. Kişiler hukuku, aile hukuku, eşya
hukuku, miras hukuku medeni hukuk kapsamında yer alır ve medeni kanunla
düzenlenirler. Borçlar hukuku ve ticaret hukuku da aslında medeni hukukun
uzantısıdır. Medeni hukuk salt bir hukuk dalı olmaktan öte hukukun özüdür.


Türkiye’de Medeni Kanun, İsviçre Medeni Kanunundan iktibas edilmiştir.
Kazuistik metoda sahip Prusya Kanunu ile devrimci bir felsefeye sahip katı
Fransız Kanunu arasında kalarak ortalama bir yol izlemiştir. Kanuna öncelik
tanımakla birlikte hakime takdir hakkı da tanımaktadır. 1 Ocak 2002 tarihinde
tümüyle yenilenmiş Türk Medeni Kanununun yürürlüğe girmesiyle yürürlüğü son
bulmuştur.


Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kabul edilerek 1 Ocak 2002
tarihinde yürürlüğe giren Yeni Türk Medeni Kanunu Türk toplumuna çağdaş
gelişmeleri yaşama imkanı tanıyan bir düzenlemedir.


Yasada kadınların toplumsal yaşamda edindikleri yerleri, evlilik
yaşamındaki konumlarını aradan geçen 76 yıllık süreç içerisindeki sosyal ve ekonomik
durumları, uluslararası alandaki gelişmeleri ve Türkiye’nin de taraf olduğu
anlaşmaları göz önünde tutarak kadın-erkek eşitliğini zedeleyen hükümleri
yürürlükten kaldırmıştır.


Medeni Kanun yeni şekliyle kadın-erkek eşitliğini gözeten, cinsiyet ayrımcılığına
son veren, kadınları aile ve toplum içerisinde erkekler ile eşit kılan, kadın
emeğini değerlendiren bir düzenlemedir.


Medeni Kanun ile özellikle aile hukuku alanında bugüne kadar yaşanan
gelişmeler değişim ve ihtiyaçlar dikkate alınarak çok önemli değişiklikler
yapılmıştır.


Evlenme yaşı, yasal yerleşim yeri, aile reisliği, boşanma davaları, aile
konutu ve konut eşyası, yasal mal rejimi, velayet, vesayet, emeğin
değerlendirilmesi, mülkiyet, miras ve çocuk hakları konularında Türkiye’nin
taraf olduğu uluslararası sözleşmelerde dikkate alınarak, kadın-erkek
eşitliğinin sağlanması yolunda köklü değişiklikler gerçekleştirilmiştir.


Yapılan değişikliklerin bazıları ise şöyledir


Yeni Medeni Kanun ile “aile reisi kocadır” ibaresi değiştirilerek
“evlilik birliğini eşler beraber yönetirler” ibaresi getirilmiştir.


Eski Kanunda evlilik birliğini temsil hakkı bazı haller dışında kocaya ait
iken, yeni Medeni Kanunda evlilik birliğinin temsili eşlerin her ikisine
verilmiştir.


Evin seçimini kocanın yapacağı hükmü değiştirilerek, eşlerin oturacakları
evi birlikte seçecekleri hükmü getirilmiştir.


Yeni Kanun mirasın taksiminde, tereke malları arasında yer alan ve ekonomik
bütünlüğü bozulmaması gereken tarımsal taşınmazların hangi mirasçıya
özgüleneceği konusunda erkek çocuklara kızlara nazaran öncelik tanıyan eski
hükme yer vermemiştir.


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet