FATİH’İN GEMİLERİ KARADAN
YÜRÜTMESİ ŞEHİR EFSANESİDİR




– 1203’de ki 4. Haçlı seferinde Latinler
İstanbul’u işgal edip, 150 bin Rum’u kılıçtan geçirip, 220 bin kişiyi de sürgün
edip şehirden kaçırtmadan önce, İstanbul’un nüfusu 550 bin kişiydi. Fatih
İstanbul’u teslim aldığında ise nüfus 36 bine çoktan inmişti bile…




-Aziz Pavlus, 1054 yılında Ortadoks
Kilisesi’ni Vatikan’dan ayırdıktan sonra, Latinler, intikam yemini etmiş her
fırsatta Bizans’ı zayıf düşürmüşlerdi…




– Vatikan’ın elçilerine, Bizans İmparatorunun
sağ kolu meşhur Grandük Notoras’ın “Şehirde Latin külahı görmektense Türk
sarığını görmeyi yeğlerim” diyerek, halkının duygularını en veciz şekilde
ifade etmesinin altında yatan bu büyük mezhep kavgasıydı…




– 1054’de kiliselerin ayrılmasıyla Batı ile
kan davalı olan Bizans, Ağustos 1071 de ilk büyük darbeyi Malazgirt Ovası’nda
Selçuklu Sultanı Alp Arslan’ dan almış ve Anadolu’ dan geri çekilişini
başlatmıştı…




– Bizans’a 2. Büyük darbeyi bir başka Selçuklu
Sultanı Kılıç Arslan Denizli Düzyol Yaylası’nda vurmuş, (Eylül 1176)
Bizans’ ın yeni 100 bin kişilik ordusunu geçitlere çekip- bölüp- perişan
edip-teslim almış ve böylece Anadolu’ nun anahtarını Bizanstan geri almıştı…




– İspanya ve Portekiz’den Müslümanların
atılması üzerine Ortadoğunun kontrolünü de Müslümanlardan geri almak için
Papa’nın çağrısı üzerine düzenlenen Haçlı Seferlerine (1096-1272) Selçuklu
Sultanları karşı koymuş durdurmuş ama kendileri de çok yıpranmıştı.




– Haçlı Seferleriyle hırpalanan ve akabinde
beyliklere bölünen Selçukluların mirası üzerinden de İstanbul’ un burnunun
dibinde, (1299, Söğüt’de) küçük bir devlet kurulacaktı. Bu devlete sonradan
Batılılar, Otman, Ottoman veya Osmanlı diyecekti…




– 1335′ de Bursa’ ya da hakim olup Başkent
yapan Osmanlılar, 1365’de de Rumeli’ye geçer ve Edirne’yi 1453’e kadar başkent
yaparlar. Ve hatta daha batıya giderek 1392
de Mekadonya’yı da teslim alıp vergiye bağlamışlardı.




– Batı da Vatikan’ ın, Doğu da ise
Selçukluların hışmına uğrayıp, kolu kanadı kırılmış Bizans, sürekli içine
kapanıyor ve de küçüldükçe güçsüzleşiyordu…




– Malazgirtten Mekadonya ya kadar tüm
Anadolu’yu ve Trakya’ yı kaybedip iflas eden, sur içine hapsedilen Bizans’ı
1453 de yenmek çok zor olmadı zaten. Surda gedik açmanın zor olduğunu anlatmak
için abartılı efsaneler ürettiğimizi söyleyenler bu manada haklıdırlar…




– İstiklal Harbimizi çok
yazdığım için şimdi teferruatına girmeyeceğim ama, 1923’de İstanbul’u, İngiliz
ve Fransız işgalinden kurtarıp geri almak, 1453’de ki gücümüzle kıyaslandığında
çok çok daha zor şartlarda başarılabilmişti…

 Bu çok büyük işi başaran Gazi Mustafa Kemal Paşa ve arkadaşlarına
şükranlarımızı sunarken, devletimizin değerini de yeniden anlamaya çalışalım
artık…




“ANLAMAK MARİFETE
TABİDİR…”
 

Saygılarımla Arz ederim.




Bahtiyar Aydın/ 29 Mayıs 2017


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet