Cialis 20 Mg Cialis Viagra Satış Cialis 5 mg Viagra sipariş elektronik sigara

Ekrem Hayri PEKER : Mezarında bile rahat bırakılmayan
Şehzade Cem Sultan


17 Mayıs 2020


Yerli ve yabancı yazarlar tarafından hakkında
onlarca yazı yazılmış tek şehzade Cem Sultan’dır. Çiçek Hatun’dan olma en küçük
oğlu ve II. Bayezid’in küçük kardeşidir. Ağabeyi II. Bayezid ile girdiği taht
mücadelesini kaybetmiş, sığındığı ve ittifak yaptığı Rodos şövalyeleri
tarafından papaya teslim edilmiştir.


Fatih Sultan Mehmed 1473’te Uzun Hasan’ın
üzerine doğu seferine gitti. Büyük şehzadeleri olan Şehzade Mustafa ve Sehzade
Bayezid’i yanında götürdü. Cem’i lalaları ile geride Edirne Sarayı’nda kaymakam
olarak bıraktı. O zamanlara sarayda içoğlanı olan ve sonradan vatanı İtalya’ya
dönerek hatıratını yazan Vicenza’lı Angiolello bu dönem olaylarını hatıralarına
geçirmiştir. Bu anılara göre Anadolu’ya geçen Fatih Sultan Mehmed’den Edirne’ye
40 gün kadar hiç haber gelmemişti. Bunu Sultan’ın başına gelen bir felaket
olarak yorumlayan Şehzade’nin iki lalası onu sultan olarak ilan ederek saray
halkının ona biat etmesini sağladılar. Fakat Fatih Sultan Mehmed bu seferde
galip olarak geri dönüp bu olayı öğrenince çok sinirlendi. Şehzade’nin lalaları
Süleyman ve Nasuh çelebileri idam ettirdi. Fatih Sultan Mehmed’in bu olayı
ciddi olan bir saray komplosu olarak görmesi mümkündü. Fakat belki de kendi
gençliğinde babası II. Murad’ın kendine sultanlığı devrinden sonraki bir Melami
şeyhine inanarak yaptığı hareketleri hatırlayarak, sonraki kararlarından bir
toy, genç şehzadenin kandırılarak da bir yakışıksız hareket olarak gördüğü
düşünülmesi çok olasıdır. Çünkü ertesi yıl Konya’da valiyken ölen Şehzade
Mustafa’nın yerine Şehzade Cem’i Konya vali olarak atadı.


3 Mayıs 1481’de Fatih Sultan Mehmed’in
ölümü üzerine yeni padişahı belirlemek için Amasya’da bulunan en büyük evlat
Şehzade Bayezid’e ve Konya’da bulunan en küçük kardeş Şehzade Cem’e haberciler
gönderildi. Veziriazam Karamanlı Mehmet Paşa, Şehzade Cem taraftarıydı ve bu
yüzden sultanın vefatını bir süreliğine gizlemeye çalışmışsa da bunu
başaramamıştı. Duruma kızan Yeniçeriler ayaklanıp sadrazam Karamanlı Mehmed
Paşa’yı öldürdüler ve Şehzade Bayezid’in, İstanbul’da bulunan oğlu Korkut’u
saltanat naibi ilan ederek onu tahta çıkardılar. Ancak Cem Sultan’a gönderilen
haberci, yolda Şehzade Bayezid’in kayınbabası ve Anadolu Beylerbeyi olan Sinan
Paşa tarafından yakalandı ve öldürülmesi neticesinde Cem Sultan haberi
aldığında iş işten geçmiş, en büyük destekçisi sadrazam Karamanlı Mehmed Paşa
da yeniçerilerin isyanıyla öldürülmüştü. Cem Sultan, babasının vefatını dört
gün sonra öğrenebildi. Şehzade Bayezid, İstanbul’a varır varmaz devlet
idaresini eline aldı.


Bursa’da
tahta çıkışı


Cem Sultan, babasının meşhur Kanunnâme’sine
koydurttuğu “Her kim evladımdan saltanat müyesser ola karındaşlarını nizam-ı
âlem için katletmek münasiptir. Ekser ulemâ dahi bunu tecviz etmişlerdir…”
hükmü gereği öldürüleceğinden emin olduğundan, Konya civarında topladığı bir
miktar askerle Bursa’ya doğru ilerledi. Cem Sultan 4.000 kadar askeriyle
birlikte 27 Mayıs 1481’de İnegöl önlerine geldi. Sultan II. Bayezid, Ayas Paşa
idaresindeki bir orduyu Cem Sultan’ın üzerine gönderdi. 28 Mayıs’ta yapılan
muharebeyi kazanan Cem Sultan Bursa’da padişahlığını ilan etti. Kendi adına
hutbe okutarak para bastırdı ve çeşitli fermanlar yayımladı. Bu saltanatı ancak
yirmi gün sürdü. Sultan II. Bayezid’e gönderdiği arabulucularla, özellikle
büyük halası Selçuk Sultan ile kendisinin Anadolu’da, Sultan Bayezid’in de Rumeli’de
padişah olmasını ve Osmanlı topraklarını eşit olarak paylaşmayı, kan
dökülmemesini talep etmiş, Bayezid buna “Hükümdarlar arasında akrabalık yoktur”
şeklindeki Arap atasözüyle karşılık vermişti.


Bundan sonra taraflar daha
üstün ve avantajlı duruma sahip olabilmek için gayret gösterdi ve Sultan II.
Bayezid, ordusuyla birlikte Cem Sultan’ın üzerine yürüdü. Yenişehir Ovası’nda
20 Haziran 1481 tarihinde yapılan savaşı kaybeden Cem Sultan, Konya’ya geldi. Ancak
Gedik Ahmet Paşa komutasındaki kuvvetlerin takibi sürünce, Cem Sultan yanına
ailesini de alarak Osmanlı topraklarını terk ederek Ramazanoğulları toprakları
olan Adana’dan, Memlûk Sultanlığı toprakları olan Halep’e geçip Kahire’ye
gitti. Memlüklü Sultanı Kayıtbay onu törenle karşıladı. Fakat Kayıtbay Cem
Sultan’in aradığı askeri desteği vermedi. Cem Sultan oradan da Hac mevsiminde
Hicaz’a gitti. Cem Sultan, hacca giden ilk Osmanoğlu’dur.


Orada yazdığı şiirlerinde saltanat
kavgasından tamamen vazgeçtiği, hac farizasını yerine getirmenin verdiği iç
huzuru taç ve tahta bile değişmek istemediği görülür. Hicaz’da bulunmakta iken
Bayatlı Mahmud adli bir tarihçiyi erken Osmanlı tarihlerinden en önemlilerinden
biri olan “Cam-i Cemayin” adlı tarih eserini hazırlamaya destek sağladı.


Hac’dan sonra tekrar Kahire’ye gelerek
çeşitli telkin ve tahriklerle yeniden talihini denemek istedi. 27 Mayıs 1482’de
Konya’yı kuşattı. II. Bayezid’in yaklaşması üzerine kuşatmayı kaldırarak
Ankara’ya gitti. Oradan da tekrar Mısır’a gidecekti, ancak yollar tutulmuştu.
II. Bayezid bu defa Cem Sultan’a bütün masraflarının karşılanması şartıyla
Kudüs’te ikamet etmesini teklif etti; ancak bu teklifi reddetti. Başta
Karamanoğlu Kasım Bey olmak üzere etrafındaki bazı kimseler saltanat mücadelesine
Rumeli’de devam etmesi tavsiyesinde bulundular. Ağabeyi Sultan II. Bayezid’den
bir mektup aldı. Bu mektupta, padişahlıktan vazgeçtiği takdirde kendisine bir
milyon akçe ödeneceği belirtiliyordu.


Rodos
Şövalyeleri ile ittifakı


Rumeli’ye geçmek için de Rodos
şövalyelerinin gemilerini kullanacaktı. Bu sırada Rodos şövalyelerinden Pierre
d’Aubusson onu Rodos’a davet etti. Rodos’a gelindiğinde (30 Temmuz 1482) Saint
Jean şövalyelerinin reisi d’Aubusson ile varılan anlaşmaya göre şövalyeler Cem
Sultan’a yardım edecekler, karşılığında Rodos’tan alınan adalar geri verilecek,
daimi bir sulh olacak ve masraflarına karşılık 150 bin altın alacaklardı.
d’Aubusson bu anlaşmayı yaparken Avrupa kralları ve Papa’ya da mektuplar
göndererek Cem’in Rodos’ta olduğunu, durumdan istifade ile bir haçlı ordusu
meydana getirilmesini ve Türklerin Avrupa’dan çıkarılmasını teklif etmekteydi.
Bu kıymetli rehinenin muhafaza edilmesi için de Fransa’nın uygun olduğunu
müzakere etmekteydiler. Sultan Bayezid ise şövalyelere her yıl 45 bin düka
altını vermek üzere bir anlaşma yaptı. Cem Sultan’ın Fransa’ya gönderilme
kararı alınmasına rağmen hâlâ o, Rumeli’ye geçme planları yapmaktaydı.
Rodos’tan Sicilya’ya oradan Nice Limanı’na gelindi ve bir süre kalındı.


Cem Sultan’ın Fransa’dan başka bir ülkenin
eline geçmesini Osmanlı Devleti açısından sakıncalı gören Sultan II. Bayezid, Fransa’ya
bir elçi göndererek Cem Sultan’ın Fransa’da tutulmasını istedi.


Dük ile dostluğu şövalyeleri rahatsız
ettiğinden önce Lyon daha sonra da Pouêt adlı kaleye getirildi. Burada Sultan
Bayezid’in elçisi Cem Sultan’la görüşmek istedi ise de, bu mümkün olmadı.
Yeniden yapılan bir anlaşma ile Cem Sultan’ın Papa VIII. Innocentius’a teslim
edilmesine karar verilince şehzade yeniden yollara düştü. Böylelikle Cem
Sultan’ın Fransa macerası 6,5 yıl sürmüş oldu. Marsilya yolu ile Toulon’a
oradan da 14 Mart 1489 günü Roma’ya gelerek Papa ile görüştü. Cem Sultan’ı
kullanmak isteyenlerden birisi de Papa VIII. Innocentius idi. Papa, Cem
Sultan’ı bahane ederek Osmanlılara karşı bir haçlı seferi düzenlenmesini
istiyordu. Ancak bunda başarılı olamayınca Cem Sultan’a Hıristiyan olma
teklifinde bulundu ancak Cem Sultan bunu kesinlikle reddetti. Cem Sultan’ın tek
arzusu Mısır’da bıraktığı annesi ve çocuklarına kavuşmaktı. Ancak Papa’nın
başka plânları vardı. Çeşitli tekliflerde bulundular. Cem Sultan bunları “din-i
mübin-i İslâma ihanet edemeyeceği ve dinini cihan saltanatına değişmeyeceği”
cevabıyla geri çevirdi.


Cem Sultan’ın tutulduğu
Melekler Kalesi – Roma


Roma’da 5 yıl 11 aydan fazla kalındı.
Başta Macaristan Kralı olmak üzere Memlûklu Sultanı ve diğerlerinin Cem Sultan
ile ilgili talepleri Papa’yı çok zor durumda bıraktı. Bu sırada hem Cem
Sultan’a hem de Papa’ya suikast teşebbüsleri olmaktaydı. Fransa Kralı VIII.
Charles’in ısrarlı talepleri üzerine, Cem ona teslim edilmek üzere Napoli’ye
doğru yola çıkıldı ancak yolda fenalaştı. Muhtemelen teslimden önce Papa
tarafından zehirlenmişti. Uygulanan bütün tedavi yöntemleri netice vermeyince
şehzade, “Ailesinin Mısır’dan İstanbul’a getirilip gözetilmesi, kendisine
hizmet edenlerin memnun edilmesi ve ölüsünün mutlaka Osmanlı ülkesine
getirilmesi” şeklindeki vasiyetini yazdırdı.


Sultan Cem’in Roma halkının fakirlerine
para vermesi, Avrupa’da Cem Sultan’ın bu hareketi taraftar toplama olarak
karşılandı.


Cem
Sultan ve kardeşi Mustafa’nın Bursa’daki Türbeleri


Cem Sultan vakası Osmanlı tarihinde Yıldırım
Bayezid’in Timur’un elinde esir düşüp, demir kafese hapsedilmesinden sonra
ikinci büyük hadisedir. Rumeli’den tekrar Osmanlı topraklarına gelmek isteyen
Cem Sultan, 14 yıl esir hayatı yaşadı. En son Papa’nın elinden Fransız Kralı
tarafından kurtarılmış, ancak büyük bir ihtimalle zehirlendiği için bir hafta
içinde yolda vefat etmiştir.


Cem Sultan’ın bakım masrafları için Papa,
Sultan II. Bayezid’den yılda 40.000 altından fazla para kopartmayı başarmış,
Cem Sultan’ı serbest bırakma tehditleriyle de Osmanlı fetihlerini durdurmuştu.
Bu olay ileride Şehzade katli için de önemli bir mesnet teşkil etmiştir.


Cem Sultan, 25 Şubat 1495’te vefat etti.
II. Bayezid, kardeşi Cem Sultan’ın naaşı için para vermeyi reddetti. Bunun
üzerine Cem Sultan’ın naaşı uzun süre alıkonmuştur. 1499 senesinde II. Bayezid
ilginç bir şekilde Cem Sultan’ın naaşı için Napoli’ye savaş ilan etti. Bunun
üzerine Napoli Cem Sultan’ın naaşını bir gemiye yükleyerek Osmanlı’ya teslim
etti.


Şehzade Cem’in naaşı Bursa’da büyükbabası
Sultan II. Murad’ın yaptırdığı caminin bahçesine kardeşi Şehzade Mustafa’nın
yanına gömüldü.


Annesi ve çocuklarının ne oldukları da
acıklıdır. Cem Sultan’in annesi Çicek Hatun oğlu Mısır’dayken onunla
mektuplaştığı belgelenmiştir. Çicek Hatun Mısır’da 1495’te vebadan ölmüştür.
Cem Sultan’in oğullarından olan Oğuz daha üç yaşındayken babası Fransa’ya
götürüldüğü zaman 1482’de amcası II. Bayezid tarafından boğdurulması
emredildiyse de zehirlenerek öldürüldü. Sultan Cem’in diğer oğlu Murad,
Rodos’ta kalmış ve bağnaz muhitte vaftiz edilip Hristiyan olmuştur. Murad,
kendi oğlu ile birlikte Kanuni Sultan Süleyman’ın Rodos kuşatmasında
şövalyelerin yanında bulunmuştu. Rodos Osmanlı kuvvetleri tarafından ele
geçirildikten sonra herkesin kaleyi serbestçe terk ettiği halde, Cem’in oğlu
Murad ve torunu yakalandı ve fetihten sonra I. Süleyman’ın emriyle boğularak
öldürüldü.


Ailesi


Yüzyıllar sonra dahi Avrupa’da kalan
bir-iki torununun soyundan gelenleri, bugünün Osmanlı hanedanı Cem Sultan’ın
torunlarını kuzen olarak tanıyor, ama aralarına almayı kabul etmiyorlar.[4]
Kanuni Rodos’u fethettiği zaman Hristiyan olan torunlarını katletmiştir.


Çocukları


Şehzade Oğuz Han (1474-1483),Şehzade
Murad, Şehzade Abdullah, Ayşe Sultan, Gehver Melike Sultan


Şairliği


Sultan şâirler arasında şiirlerinde şahsî
duygularını ifade etmede en başarılı sayılanı, Cem Sultan’dır. Şiir ve
edebiyatla çok küçük yaşlardan beri meşgul olmuş bir şehzâde olan Cem’in
çevresinde, adına “Cem şâirleri” denen bir grup şâir bulunmuştur. Cem Sadisi,
Haydar Bey, Sehâî, Kandî, Şâhidî gibi dönemin ünlü şairlerinden oluşan bu
gruptan bazı şâirler, Cem’i gurbette de yalnız bırakmamışlardır. Cem Sultan,
şiirlerinde yaşadığı sıkıntıları, oldukça duygulu bir anlatımla dile getirir.
Cem’in “Fal-i Reyhan” adli 48 beyitlik manzum bir çiçek falı bulunmaktadır. Cem
Sultan’ın biri Farsça diğeri Türkçe olmak üzere iki divanı vardır. Ayrıca ve
Hüsrev ü Şirin adlı mesnevisi vardır. Divan’ı baştan sona neredeyse hüzünle
doludur.


The Borgias dizi filminde Cem Sultan’ı
Elyes Gabel canlandırmıştır.


  • Ekrem Hayri PEKER

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

deneme bonusu veren siteler | hd film izle | film izle | film izle | 4k film izle | bets10 giriş

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet novagra satın al viagra satış