SON DAKİKA

Yurtsever ve Açık Bilgi Platformu | Özel Büro İstihbarat Grubu Özel Buro

TARİH & TARİHİ ESERLER & ARKEOLOJİ & MİTOLOJİ & SANAT TARİHİ & NOSTALJİ DÜNYASI

TARİH /// Ekrem Hayri PEKER : Leon Cahun’a göre Avrupa’da Ön-Türk izleri

TARİH & TARİHİ ESERLER & ARKEOLOJİ & MİTOLOJİ & SANAT TARİHİ & NOSTALJİ DÜNYASI
Bu haber 14 Ağustos 2020 - 0:00 'de eklendi.
Whatsapp Paylaş Telegram Paylaş

Ekrem Hayri
PEKER : Leon Cahun’a göre Avrupa’da Ön-Türk izleri




E-POSTA : ekrempeker@gmail.com


14 Aralık 2018


(1841-1900) Yılları arasında yaşamış olan
1841 yılında Alsace’da dünyaya geldi, Kendisini coğrafi ve tarihi araştırmalara
adadı. Revue Française’de coğrafyaya ilişkin makalelerini ve Mısır ve çevre
ülkelerde yaptığı gezilere ilişkin yazılarını yayımlamaya başladı. 1864’te
Mısır, Nubya, Kızıl Deniz’in batı kıyıları ve Anadolu topraklarını keşfe
başladı.


1870-71 Fransız- Alman Savaşı’nın sonunda
yeniden şarkiyat çalışmalarına döndü ve kendini özellikle Türk ve Tatar
tarihini araştırmaya adadı. 1875’te Fransız Millî Kütüphanesi’nde görev yapmaya
başladı. Bu sıralarda bir tarihi roman serisi yayımlamaya başladı. Yaygın
olarak bilinmeyen tarihi gerçekleri sunmak niyeti ile kaleme alınmış bu
kitaplar yoluyla genel tarih ve coğrafyaya katkıda bulunmayı amaçlıyordu.
Fenike keşiflerini anlatan “Kaptan Magon’un Sergüzeştleri (1875), Haçlı
Savaşları ve Moğol istilaları sırasında bir Müslüman, bir Hristiyan ve bir
paganın maceralarını anlatan “Gök Bayrak” (1876), 16. yüzyılda Türk ordu
yaşamını anlatan “Yeniçeri Hasan” bu kitaplardan bazılarıdır.



Leon Cahun


1878’de eşi ile beraber seyahatlere çıktı.
Suriye’den İzlanda’ya kadar pek çok yere gittiler. Bu seyahatleri ile ilgili
yazılar ve makaleler yayımladı. 1890’da Sorbonne’da  Asya tarihi ve
coğrafyasına ilişkin ders verdi. Seyahatlerden topladığı materyale dayanarak
“Asya’nın Genel Tarihine Giriş” (1896) adlı eseri yazdı. Eser, 3 yıl sonra
Necip Asım tarafından Türkçeye çevrildi. Türkçülüğün kuruluşunda rol oynayan
ana kitaplardan birisi oldu. Leon Cahun, 30 Mart 1900’de Paris’te hayatını
kaybetti. Leon Cahun, 1873’de toplanan Beynelminel Müşteşrikler (Doğu
bilimciler) Kongresi (Congrés International des Orientalist)’ ne katılan
Kongreye sunduğu bildiride tarih açısından son derede önemli bir tezi açıklar;”
Fransa’da Ari Dillere Tekaddüm Etmiş Olan Lehçenin Turani Menşei”


Cahun’a göre, “… Kabletarih (tarih öncesi)
bir lehçenin Avrupa’da bıraktığı izi ilk ortaya koyann 1872’de bütün
memleketlerdeki taş abideler hakkında yazdığı bir eserde (Rude Mauments in all
Countries theire Age and Uses) meşhur İngiliz arkeologu Fergusson, işlenmemiş
taş abidelerin mevcudiyeti ile yer isimlerinin fârik (tefrik eden, fark eden) e
mümeyyiz (iyiyi kötüyü, doğruyu yanlışı ayıracak durumda olan) şekli arasındaki
mütemadi intibaktan dolayı daha o zamanlarda hayretlere düşmüş görünüyordu. Her
nerede işlenmemiş taş abideler müterakim  (birikmiş, yığılmış) iseler,
oralarda en sık tesadüf edilen yer isimleri “Ak / Ac” ile nihayet bulur. Her
nerede aklı yer isimlerine tesadüf edilmezse, oralarda işlenmemiş taş abideler
hiç bulunmuyor.


Bu kongreye bildiri sunan M.Leon Rosny,
Finno-Japonaise diller grubu olduğunu ileri sunmuş ve bu tezi kongrede kabul
görmüştür. Cahun’a göre, “Bu gurup ki Himalâya’nın, Kafkas’ın, Balkan’ların ve
Alp’lerin şimalinde-Japonya’dan Bohemya’ya kadar- vasi bir mıntıkaya şamildir.”


İngiliz Âlim M. Ferguson’a göre Kelter
(Celte / Keltler), Goller (Gaulois), kimriler (Kymris) diye yadedilmek istenen
kavimler gelmezden önce bir insan ırkı vardı ki onların yer isimleri “AK
(AC)”la nihayet bulurdu.


Ferguson’un Eskimolara, Samoyedlere ve
Alaska kavimlerine kıyas ettiği bu iptidai ırk imha edilmiş veyahut ki şarktan
garve Fransa ve İngiltere’nin en sefil ve en az müsait kısımlarına doğru
(Bretagne), Britanya’nın kayaları içine (galle), Gal memleketinin dağları içine
(Lozéere), Lozer’in kuru yaylalarına üstüne (Dordogne), Dardonya’nın en kısır
kısımları içine püskürtülmüş olacak. Bu ırk oralarda devamlı ihtilâtlarla
(karışma) massedilerek ve şiddetle imha edilerek en sonunda ortadan kayboldu.
(s, 9-10)


Cahun, Fransızca iki yer ismini incelemeye
alır; Agonac ve Baillac. Ari dillerde bu iki kökün birşey ifade etmediğini
yazan Cahun, Fino-Japon dillerinde bu kökü arar ve sonra şunları yazar.


“… Çağatay Türkçesindeki “akmak” fiili,
Uygurca’daki “akmak” ve Yakutça’daki ak, ago kökleri “çıkmak, yüksekte olmak”
manasında bulunuyor ve bu dillerde “bai” kelimesi kâh hakiki manasında, kâh
mecazi manasında “alt, aşağı, hakir” fikrine bağlı bulunuyor. Şu halde,
Fino-Japone dillerine güvenerek ben Agoranac (Agonak) için yüksek yer, akıntı
yukarısı yer manasını, baillac içinde aşağı yer, akıntı aşağısı yer manasını
kabul edeceğim. Şu halde erkânı harbiye haritasını alıyorum, bu iki köyümü de
arıyorum. Araziyi tetkik ediyorum ve FinJapone tefsirin bana dediği vechile
buluyorumki Agonac yalçın bir tepenin üstünde, Baillac da bir huninin
dibindedir. (age.s,18)


Zannediyorumki bu defa artık şüpheye
müsaade yoktur ve binlerce yıl evvel Fransa’da yaşamış olan o mağara insanları
da tıpkı yüksek Asya’nın ilk Turanlıları gibi yukaı için “ako”, aşağı için
“bai” derlerdi.


… İmdi,ben yeniden teşkil ve terkip
ettiğim bu dilin bütün kelimelerinin Fino-Japone kelimeler olduğunu; Avrupa’nın
Ari’den evvel dilinin veya dillerinin anahtarı Orta Asya’da olduğunu; ve bizim
ırkımızın terkibine kadar bu kuvvetli bir nisbette giriş ve XIII.’üncü yüzyıla
kadar ayrı bir mimari tipi teşkil edebilmiş olup gerek maddi, gerekse manevi
tiplerine bugün dahi her memlekette her gün gözünüzün önünde tesadüf ettiğiniz
bu ırkların menşelerini orada aramak lazım geldiğini daha şimdiden ikrar ve
iddia edecek vaziyetteyim. . (age.s,20)


Cahun’a farklı bir yazar da dewstek verir.
Jacques  de Morgan, “L’humanité Préhistorique”, adlı eserin 316.
Sayfasında şunları yazar; “… Merkezi ve Garbi Avrupa’da mesele büsbütün başka
türlü olsa gerek. Rus sahralarından doğru Asyadan gelmiş olan dalgalardan biri,
cilalı taşın ve bakırın ve tuncun istismalini Atlas denizi kumsallarına kadar
getirmiş olacak.  Bu dalga,uzun asırlar zarfında Gauke’de  mesken
olmuş Ligure kabilelerine aftolunur. Bundan sonra Hallstatien kültürleri ve
demir sanatlari ile Seltler (Keltler) geçişlerinden tuna vadisinde, Ukranya’da,
Merkezi Kafkas’ta (Ossethie), Maverayi Kafkas’ta ve Hazer denizinekomşu garp
İran memleketlerinde izler bırakmış olup,daha hâlâ meçhul mehtleri ihtimalki
şarka doğru çok uzak yerde bulunan o insanlardan gelmiş olacaklar.” (age.22)
Fransa’da Ari Dillere Tekaddüm Etmiş Olan Lehçenin Turani Menşei, Leon Cahun,
Tercüme Ruşen Eşref, İstanbul-1930, Cumhuriyet Matbaası

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

TÜM KATEGORİLER
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER