Cialis 20 Mg Cialis Viagra Satış Cialis 5 mg Viagra sipariş elektronik sigara

Dr. Nejat TARAKÇI : Bandırma Vapurunun Hikâyesi

Jeopolitikçi ve Stratejist


Önceki
gün önce 19 Mayıs Atatürk’ü Anma ve Gençlik Spor Bayramının 97. Yıldönümünü kutladık.
– Atatürk ve Bandırma Vapuru – Samsun’dan Sonra Bandırma Vapuruna Ne Oldu? -
Bandırma Vapurunun Bu Kutsal Seferinde Görev Alan Mürettebatın İsim Listesi -
Mustafa Kemal Paşa, Kurmayları ve Silah Arkadaşları …


Giriş

Önceki gün önce 19 Mayıs Atatürk’ü Anma ve Gençlik Spor Bayramının 97.
Yıldönümünü kutladık. Bu bayrama özdeşleşen Bandırma Vapuru veya gemisinden ise
fazla bahsedilmedi. Avrupa 18. Yüzyılda gemi inşa sanayisindeki usta çırak
ilişkisini sonlandırarak, kâğıt üzerine aktarılan teknik çizim planlarına göre
yapmaya başlamıştı. Bu bir anlamda aynı tip gemilerden birden fazla inşası
anlamına geliyordu. Osmanlı, bilim ve teknolojide çağı yakalayamadığı için hem
ağaç gemilerden saç gemilere geçmeyi, hem de teknik çizimlere göre gemi
inşasına henüz geçememişti. Osmanlı Bahriye mektebi 1773’de kuruldu. Derslerin
önemli bir kısmını bir dönem İngiliz, bir dönem Alman hocalar verdi. Bu
bilgilerden sonra Türk tarihine iz bırakmış ve sembol olmuş Bandırma gemisine
gelelim.  Bu gemi 1878’de İskoçya’nın Glasgow limanında inşa edildi.
Ağırlığı 192 ton, boyu 47,7 metre olan bir yük gemisiydi. Gemi (1878-1883)
Britanya bandırası ile Torecarderto adıyla 5 yıl, daha sonra Yunanistan
bandırası ile (1883-1894) Kymi adıyla 9 yıl çalıştırıldı. Kymi gemisi 1894’de o
zamanki Deniz Yolları İşletmesi anlamına gelen Osmanlı İdare-i Mahsusasına devredilmiş ve Türk
bayrağı çekilerek, adı Panderma olarak değiştirilmiştir. Gemi
Panderma adıyla 16 yıl Marmara Denizi kıyılarında, Tekirdağ, Mürefte, Şarköy, Kara Biga, Erdek arasında yük ve
yolcu seferleri yapmıştır. İdare-i Mahsusanın statü değiştirerek 28 Ekim 1910 yılında Osmanlı Seyrüsefain
İdaresi
adını
almasıyla, geminin adı Bandırma olarak
değiştirilmiştir.

Atatürk ve Bandırma Vapuru

 

Mustafa Kemal, Ordu Müfettişliği yetkisini aldıktan sonra duygularını
olağanüstü sözlerle şöyle anlatmaktadır: Talih bana öyle uygun
koşullar hazırlamış ki, Bakanlıktan çıkarken, duyduğum coşkudan dudaklarımı
ısırdığımı anımsıyorum. Kafes açılmış, önünde geniş bir evren, kanatlarını
çırparak uçmaya hazırlanan bir kuş gibiydim
. [1] Atatürk ile Bandırma vapurunun kaderi
İstanbul-Samsun arasındaki uzun ve geleceği belirsiz bir yolculukta kesişmişti.
Atatürk seyahat öncesi, Şişli’de ki evinde yol hazırlıkları ile meşgul olurken
bir taraftan da güvendiği arkadaşları ile görüşmelerini sürdürüyordu. I Cihan
Harbi ardından Osmanlı donanması ağır hasar almıştı. Mevcut ve onarıma muhtaç
olan gemiler de Almanya’ya bakım amaçlı gönderilmişti. Bu bakımdan Mustafa
Kemal Paşa ve silah arkadaşlarının Samsun’a götürmek için eldeki olanaklara
uyularak Bandırma Vapuru ayrılmış ve geminin süvariliğine de 01.05.1919
tarihinde İsmail Hakkı Kaptan atanmıştı. O tarihte 41 yaşında olan Bandırma
vapuru sürekli olarak Marmara Denizi kıyılarında çalışmış, Karadeniz’e pek
çıkmamıştı, Karadeniz’ in hırçın dalgalarına dayanma gücü ve direnci az olan bu
gemi ancak Marmara’da çalışabiliyordu. Gemi Karadeniz’ e pek çıkmamıştı ama
İsmail Hakkı kaptan iyi bir birikim sahibi ve Karadeniz’i çok iyi tanıyan bir
kaptandı. 21 yıllık kaptanlık sürecinde 5 yılını bil fiil Karadeniz’ de
çalışmış, Hindistan ve Uzak Doğuya kadar gitmiş bir kaptandı.  Mustafa
Kemal Paşa tarafından Şişli’de ki evine çağrıldı. Kaptan eve vardığında Paşa
tarafından nazik bir şekilde karşılanarak, üzerinde haritalar bulunan bir
masaya oturması işaret edildi. Paşa kaptandan gemi hakkında bilgi istedi. Beraber
gidiş rotasını saptadılar. Kaptan önce geminin özelliklerini anlattı, geminin
41 yaşında olduğunu, ama kısa bir hazırlık döneminden sonra bu yolculuğa
hazırlıklı hale getirilebileceğini söyledi. Mustafa Kemal Paşa, anlatılanları
sessizce dinledi, sonra da isteklerini söyledi. Yol boyunca gemi mümkün olduğu
kadar kıyıya yakın bir rota izleyecekti. Bundan amaç düşman savaş gemilerinin
muhtemel saldırılarından korunup en hızlı yoldan karaya geçmekti. Yolculuk
Samsun’da noktalanacaktı. Muhtemel bir tehlike anında Sinop’a çıkabilirlerdi.
Her şey gelişmelere bağlı idi. Kaptan izin isteyerek Paşa’nın yanından
ayrılırken kafasında tek bir düşünce vardı. Bu değerli adamı ve arkadaşlarını
sağ salim Samsun’a ulaştırmak. Bandırma vapurunun hazırlığı 16 gün sürdü. Bu
arada Bandırma vapuru hakkında maksatlı maksatsız söylenti ve dedikodular da
artmıştı. Şöyle ki;


  • Geminin iki pusulasından hiç
    birinin çalışmadığı
  • Kaptanın acemi olduğu ve
    Karadeniz’e ilk defa çıkacağı konuları başta gelen dedikodulardı.


Bu haberlerin o dönemde İsmail Kaptanı çok üzdüğü
muhakkaktır. İsmail kaptan Cumhuriyet kurulduktan sonra, 1930’larda yaptığı
açıklamalarda; Karadeniz’de beş yıl çalıştığını, gemideki iki adet pusulanın da
sağlam olduğunu, kıyıya yakın rotaların takip edilmesinin tamamen Atatürk’ün
emri olduğunu söylemiştir. Daha sonra Durusu soyadını alan İsmail Hakkı kaptan
görevini tam anlamıyla kusursuzca yerine getirmiştir.  Mustafa Kemal
Paşa’nın Samsun’a hareketinden bir kaç gün önce eski ve yakın arkadaşlarından
olup 1926 yılına kadar da beraber oldukları Rauf Bey’den (Orbay) aldığı bir
habere göre seyahate işgal kuvvetleri komutanlığı tarafından izin
verilmeyecekti. Ya da Bandırma Vapuru Karadeniz’e çıktıktan sonra
batırılacaktı. Aslında Galata rıhtımları Fransız, Sirkeci rıhtımları da
İngilizler’ in İşgali altındaydı. Paşa bu varsayımları da göz önünde tutarak
fikrini değiştirmiş Beşiktaş Akaretler ’de oturan annesi Zübeyde Hanımefendi ve
kız kardeşi Makbule Hanımefendi’ye veda etmek için Beşiktaş’taki evlerine
gitmiştir. Onlarla bir süre görüştükten sonra, Karargâhı ile beraber, Beşiktaş
Vapur İskelesi’nden Askeri Sevk motorlarından birine binmiştir. Atatürk ve
arkadaşları Kız Kulesi açıklarında bekleyen Bandırma Vapuruna geçerek, Süvari
İsmail Hakkı Kaptan’a hareket emrini vermiştir. Bandırma vapuru kalkıştan önce
müttefikler tarafından denetlenmiştir. Bu denetimler için Mustafa Kemal Paşa; Ne ahmaklık! Silahla cephane arıyorlar. Bizse,
kafamızla inancımızı götürüyoruz, [2]
demiştir.  İstanbul Boğazı’ndan Karadeniz’e çıktıktan
sonra hafiften esen rüzgâr birden şiddetlenmiş 192 tonluk gemiye yüklenmeye
başlamıştı. Geminin İstanbul’dan hareketinden bir süre sonra, İngiliz İşgal
Kuvvetleri tarafından bir destroyer gönderilerek, Bandırma Vapurunu geri
çevirmek ya da batırmakla görevlendirilmişti. Fakat Bandırma Vapuru İngiliz
işgal kuvvetlerinin planladığı rotayı takip etmediği için yakalayamamışlardır.
Bandırma Vapuru 18 Mayıs 1919 günü Saat 12 civarı Sinop limanına girmiştir.
Gemide konuk olarak bulunan Sinop Mutasarrıfı (Valisi) Mazhar Tevfik Bey bir
sandalla limana geri dönerken, Mustafa Kemal Paşa bir ara arkadaşları ile
birlikte Sinop’a çıkıp oradan da kara yolu ile Samsun’a gitmeyi düşünmüştür.
Böylece takip eden savaş gemisinden kurtulmuş olacaklardı. Fakat kara
yolcuğunun yol şartları nedeniyle deniz yolculuğundan daha çetin olacağı
anlaşılınca bu fikirden vazgeçilerek vapurla yolculuğa devam kararı alınmıştır.
Bandırma Vapuru 19 Mayıs 1919 Pazartesi günü sabah 08.15’de Samsun’a demir
atarken, İsmail Hakkı Kaptan için yaşamının en mutlu anı idi. Bu güç görevi
yerine getirebilmenin kıvancı içerisinde Allah’a şükrediyordu. Dil İskelesi
açığına demir atan Bandırma Vapurundan taka aracılığı ile Mustafa Kemal Paşa ve
silah arkadaşları, bugünkü Samsun Büyük Oteli ve Yaşar Doğu Spor Salonu
arasında bulunan ilk adım anıtının olduğu yerdeki Fransızlardan kalma Dil
(Reji) İskelesi’nden karaya ayak basmışlardır. 19 Mayıs 1919 günü Samsun’a
çıkan genç generalin kurtuluş harekâtını başlatacağını kimse bilmiyordu. Resmi
görevi Samsun ve çevresinde başkaldıran bazı çeteleri yola getirmekti.

Samsun’dan Sonra Bandırma Vapuruna Ne Oldu?

Bandırma Vapuru 19 Mayıs 1919 tarihinde Atatürk ve Silah Arkadaşlarını Samsun‘a
getirdikten sonra yine posta hizmetlerine devam etmiştir. 1924 yılında Türkiye Seyrüsefain İdaresi
tarafından hizmet dışı bırakılmıştır. Tarihimizde iz bırakan Nusret, Yavuz da
olduğu gibi Bandırma Vapuru da parçalanmaktan kurtulamamıştır. 1925 yılında gemi Bozmacı İlhami isimli Türk armatöre
satılmış ve aynı armatör tarafından dört ay içinde hurda olarak parçalanmıştır.
1999 yılında Samsun’da vapurun birebir benzerinin inşa edilmesi projesi
başlatılmış, 2001 yılında inşası tamamlanan vapur 18 Mayıs 2003 tarihinde müze
olarak hizmete açılmıştır.

Bandırma Vapurunun Bu Kutsal Seferinde Görev
Alan Mürettebatın İsim Listesi


1.   
Gemi süvarisi İsmail Hakkı Durusu, 1871 Kayseri doğumlu 22 Aralık 1940
İstanbul’da vefat etmiştir.

2.    İkinci Kaptan Üsküdarlı Tahsin Kaptan

3.    Çarkçı Başı Mehmet Ağa Oğlu Hacı Süleyman

4.    Gemi Kâtibi İsmail

5.    Lostromo Hasan Reis

6.    Serdümen Görele’den Ali Oğlu Basri

7.    Ambarcı  Rizeli Süleyman Oğlu Mahmut

8.    Ambarcı Silivrili Hasan Oğlu Mehmet

9.    Tayfa Süleyman Oğlu Cemil

10.   Tayfa Hüseyin Oğlu Rahmi

11.   Tayfa Mesut Oğlu Temel

12.   1. Kamarot Muharrem Oğlu Hacı Tevfik (Ulusu) 1875 yılında doğdu.
1 Ağustos 1900′ de 200 kuruş aylıkla Plevne Vapurunda kamarot olarak çalışmaya
başlamış, 1 Ekim 1914′ de Bandırma Vapurunun 1. Kamarotu olarak
görevlendirilmişti.

13.   Kamarot İbrahim Oğlu Mehmet

14.   Kamarot Yamağı Mustafa Oğlu Halit

15.   Ateşçi Koyun Hisar’dan Yusuf Oğlu Halit

16.   Ateşçi Rizeli Arif Oğlu Mansur

17.   Ateşçi Osman Oğlu Hacı Hamdi

18.   Kömürcü Hasan Oğlu Mehmet

19.   Kömürcü Mehmet Ali Oğlu Ömer Faik

20.   Vinçci İsmail Hakkı

21.   Vinçci Ali Oğlu Galip


Mustafa Kemal Paşa, Kurmayları ve Silah
Arkadaşları


 

1.   
9. Ordu Müfettişi Mirliva (Tuğgeneral) Mustafa Kemal Paşa (Atatürk)

2.    3. Kolordu Komutanı Erkan-ı Harp Mir Alayı (Kurmay Albay)
Refet (Bele Paşa)

3.    Müfettişlik Kurmayı Başkanı Erkan-ı Harp Mir Alayı
Manastırlı Kazım (Dirik Paşa)

4.    Müfettişlik Sağlık Daire Başkanı Tabip Miralay İbrahim
Tali (Öngören)

5.    Kurmay Başkan Yardımcısı Erkan-ı Harp Kaymakamı (Kurmay
Yarbay) Mehmet Arif Bey (Ayıcı)

6.    Karargâh Erkan-ı Harbi ve İstihbarat ve Siyasi şube Müdürü
Erkan-ı Harp Binbaşısı Hüsrev Gerede

7.    Müfettişlik Topçu komutanı Topçu Bin Başı Kemal Bey
(Doğan)

8.    Müfettişlik Sağlık Daire Başkan Yardımcısı Tabip Bin Başı
Refik Bey (Saydam)

9.    Müfettişlik Baş Yaveri Yüz Başı Cevat Abbas Bey (Gürer)

10.   Dr. Yüzbaşı Behçet Efendi

11.   Kurmay Mülhakı Mümtaz (Tunay)

12.   Kurmay Mülhakı Yüz Başı İsmail Hakkı (Ede)

13.   Müfettişlik Emir Subayı Yüz Başı Ali Şevket (Öndersev)

14.   Karargâh Komutanı Yüz başı Mustafa Vasfi (Süsoy)

15.   Mülhak Yüzbaşı Rauf

16.   Yüzbaşı Hersekli Ahmet Efendi

17.   Kurmay Başkanı Emniyet Subayı Üsteğmen Hayati

18.   Kurmay Mülhakı 3. Kolordu Komutan Yaveri Üsteğmen Arif Hikmet
(Gerçekçi)

19.   İaşe Subayı Üsteğmen Abdullah (Kunt)

20.   Mülhak Teğmen Zebur

21.   Müfettişlik İkinci Yaveri Teğmen Muzaffer (Kılıç)

22.   Emir Subayı Teğmen Ruhsat

23.   Adli Müşavir Ali Rıza Efendi

24.   Tabur Hesap Memuru Rahmi Efendi

25.   Tabur Hesap Memuru Ahmet Nuri Efendi

26.   1. Sınıf Kâtip Faik Efendi (Aybars)

27.   4. Sınıf Kâtip Memduh Bey (Atasev)

28.   Zabit Vekili Tahir Efendi

29.   Alay Kâtibi Yahya Efendi

30.   Tabur Kâtibi Süleyman Fehmi Efendi

31.   Hesap Memuru Şükrü Efendi

32.   Kıdemli Çavuş Osman Nuri Oğlu Ali Faik

33.   Kıdemsiz Çavuş İbrahim İzzet Oğlu Atıf

34.   Çavuş Mustafa Oğlu Kemal

35.   Çavuş Kemal Oğlu Mustafa

36.   Onbaşı Tevfik Oğlu Âdem

37.   Onbaşı Ali Oğlu Refet

38.   Onbaşı Abdullah Oğlu Ali

39.   Nefer Hüseyin Oğlu Mehmet

40.   Nefer Ahmet Oğlu Emin

41.   Nefer Mustafa Oğlu İsmail

42.   Nefer İbrahim Oğlu Ömer

43.   Nefer Kerem Oğlu Mehmet

44.   Nefer Mehmet Oğlu Mehmet

45.   Nefer Hasan Oğlu Elvan

46.   Nefer Mehmet Oğlu Durmuş

47.   Nefer Mehmet Oğlu Ali

48.   Nefer Şakir Oğlu Nuri

49.   Nefer Hasan Oğlu Hüseyin

50.   Nefer Abdullah Oğlu Musa

51.   Nefer Abdullah Oğlu Mehmet

52.   Nefer Mehmet Oğlu Hasan

53.   Nefer Bekir Oğlu Mahmut

54.   Nefer İhsan Oğlu Mehmet Lütfi

55.   Nefer Ali Oğlu Musa olmak üzere Toplam 55 kişi


Toplam olarak gemide; Atatürk ve Karargâhı 22, Er ve
erbaşlar 25, Müşavir ve kâtipler 8, Gemi personeli 21 olmak üzere toplam 76 kişi bulunmaktaydı.


Kaynaklar: Genelkurmay Askeri Tarih ve Stratejik
Etütler Başkanlığı Orhan Kızıldemir, Türk Deniz Ticaret Tarihi Araştırmacısı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

deneme bonusu veren siteler | hd film izle | film izle | film izle | 4k film izle | bets10 giriş

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet novagra satın al viagra satış