TARİH & TARİHİ ESERLER


ÖZEL BÜRO NOTU : PROFESÖRÜN SÖYLEDİKLERİNİ OLDUĞU GİBİ
AKTARIYORUZ ANCAK “DERSİM” KELİMESİNE KATILMADIĞIMIZI DA DİPNOT OLARAK
BELİRTELİM. BU KELİME YERİNE TUNCELİ DESEYDİ O PROFESÖRÜMÜZ DAHA DOĞRU BİR
AKTARIM YAPMIŞ OLACAKTI.


BEN DE
ÖZÜR İSTİYORUM


“Sayın
Başbakanımız devletin Dersim’de yaptıklarından dolayı özür diledi. Annem
Tunceli’nin Çemisgezek, babam Hozat ilçesinde doğmuş, büyümüş. Ben de
Çemişgezek doğumluyum. Yani ben Dersimliyim. Sayin Başbakanımızın devlet adına
özür dilemesi elbette beni de ilgilendirir ama benden başkalarının da özür
dilemesi gerekir.


Kimler mi
özür dilemelidir?


Elbette
Seyit Rıza ve onun gibi şakilere sahip çıkanlar ve onlar adına konuşanlar!




Ben
Dersim olaylarını babaannem, babam ve annemden dinleyerek büyüdüm.


Devlete
isyan eden asiler sadece askerleri katletmekle kalmamış, oranın sivil halkını
da öldürmüşler ve zulmetmişlerdir. Babaannemin nahiye müdürü olan Salih isimli
kardeşinin oğlu Efendi’yi asiler kaçırmış ve daha sonra ‘gel çocuğunu geri
vereceğiz’ diye köylerine çağırmış ve yolda pusu kurarak öldürmüşlerdir. Bu ölüm
Hozat’ta büyük üzüntüye sebep olmuş ve aşağıdaki ağıt-türkü yakılmıştır. Bu
türkü halen söylenmektedir:




Hozat’ta
gezerdim bir fidan boylu


Görenler derdi kim bu
aslan soylu


Sorana deyin ki Hamil’in
oğlu




Varsın Hozat yansın ver
veran olsun


Hozat’ın gençleri
intikam alsın




Hozat’in içinde okunur
ezan


Ne kara yazmış ah alnını
yazan


Hep Seyit Rıza’dır
kavlini bozan


Yolumu kesenler yolundan kalsın

Büyüsün Efendi’m intikam alsın.



Diğer kardeşini de benzer şekilde öldürmüşler.


Onun için
de bir türkü söylenmiştir. O türkünün de sözleri söyledir:


Atımı bağladım nar ağacına,

Perçemim dolandı gül ağacına

Gidin söyleyin benim bacıma

Nasil dayanacak benim acıma.


Türküde
geçen bacı, benim babaannemdir.


Rahmetli
babaannem bu olanları anlatır, türküleri söyler ağlardı.



Eşkiya işi o kadar azıtmıştır ki birkaç kere Çemişgezek’i basmış, karşı koymaya
çalışanları öldürmüş ve kasabayı yağmalamıştır. Annem o günleri hatırlıyor.
Kadınlar bir camiye toplanır eşkiya onlara bir kötülük yapmasın diye dua eder
tespih çekerlermiş. Daha üç gün önce, o günlerde küçük bir kızın yanında
öldürülen yüzbaşıyı, balta ile parçalanarak öldürülen askerleri, Fırat nehrini
salla geçerken salın ipi kesilerek Fırat’ın azgın sularına terk edilen ve
boğulan askerlerin hikâyesini anlatırken gözleri doldu.



Bu asiler köprüleri yıkmışlar, telefon tellerini kesmişler, nahiye müdürü,
vergi tahsildari gibi memurları öldürmüşler, karakolları basmışlar, subayları,
astsubayları, erleri öldürmüşler. Halkın mal, can ve ırz emniyeti kalmamış.
Işte bu ortamda askeri müdahale yapılmış ve suçlular ağır biçimde
cezalandırılmış.


Ikinci
Dersim harekâtında maalesef bu asilerin yanında çok sayıda yerli halk da zarar
görmüştür. Tabir yerinde ise kurunun yanında yas da yanmıştır. Isyana iştirak
eden aşiretler mecburi iskâna tâbi tutulmuş ve Anadolu’nun farklı bölgelerine
gönderilmiş. Isyanın liderlerinden Seyit Rıza ise aslen bir Türk’tür.


Kendisinin
bazen Arap, bazen Kürt olduğunu söylemiştir ama mensup olduğu aşiret aslında
bir Türk aşiretidir.
Bu hareket sonunda Tunceli’den
tamamı son model 14 binden fazla silah toplanmıştır.



Dersim dosyasının açılmasını Cumhuriyet’in tasfiyesi projesi içinde
değerlendirmek gerekir.


Cumhuriyet’i
koruyan tüm kişiler, kurumlar, topluluklar sindirilmeye, etkisizleştirilmeye
veya Cumhuriyet’ten soğutulmaya çalışılıyor. ‘Sonsuza kadar koruma ve kollama’
kararlılığı ve direnci kırılmak isteniyor. Insanlar hapse atılıyor, hatta
öldürülüyor, bilgi kirliliği yaratılıyor; âdeta Cumhuriyet’ten intikam
alınıyor.


Bu
çerçevede sıra Alevilere gelmişti. Alevi yurttaşlarımızda Atatürk sevgisi ve
Cumhuriyet sevdası her zaman var olmuştur.  Cumhuriyeti koruma
kararlılığının hiç yitirmemişlerdir. Dersim dosyası açılarak, Atatürk’ten ve
Cumhuriyet’ten soğutulmaya çalışılıyor. 


Özetle
Cumhuriyet savunmasız bırakılmak isteniyor. Geçmişte bazı oyunlara gelmeyen
Alevilerin bu oyunu da bozacağına inanıyorum.


Prof. Dr.
Eyüp S. Karakaş


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir