Cialis 20 Mg Cialis Viagra Satış Cialis 5 mg Viagra sipariş elektronik sigara

Çanakkale
Savaşı’nın keskin nişancı Türk kadınları

’18 Mayıs 1915 günü keskin nişancı bir Türk
kızı, pusuda çarpışıyordu. Gizlendiği yerden gün boyunca ateş etti ve çok
sayıda adamımızı vurdu. Ancak …

Tarihin her döneminde Türk kadını
erkeğinin yanında yer almıştır. Kurtuluş savaşında da cephede elinde silahı ile
düşmana aman vermeyen kadın kahramanlarımızın öyküleri tarihçilerin anılarında
yer bulmuştur.

Kadınlarımız silah kullanmış,
yaralı askerlerin, tedavisine yardımcı olmuş ve yiyeceğini, giyeceğini de temin
etmiştir.

“Kalır mı Mustafa Kemal’in kağnısı
bacım

Kocabaşın yerine koştu kendini
Elifçik,

yürüdü düşman üstüne,

yüceden yüceden”

Elif ile özdeşleşen binlerce
kadınımız, cepheye çok zor koşullarda sırtında, kağnılarında silahı, mermiyi
bebeğini, kendini feda etme pahasına taşımış milli mücadelenin kazanılmasında
destan yazmıştır.

Çanakkale
Gelibolu yarımadasında Mehmetçik’le birlikte omuz omuza savaşan onlarla aynı kaderi
paylaşan kadınlarımızın sayısı yadsınamayacak kadar fazladır.

O dönemde keskin nişancı
kadınlarımızın varlığını işgal kuvvetlerinin arşivlerinden öğreniyoruz.

Çanakkale Onsekiz Mart
Üniversitesi (ÇOMÜ) kurucu rektörü Prof. Dr. A. Mete Tunçoku’nun, yaptığı
açıklamada, daha önce inceleme fırsatı bulduğu Avustralya ve Yeni Zelanda
arşivlerinde bu konuyla ilgili pek çok belgeyle karşılaştığını söyledi.
Özellikle o dönemde askerlerin “Keskin nişancı Türk kadınları”, “Türk kadın
savaşçıları” konularını anlatan mektup ve günlükleriyle karşılaştığını belirten
Tunçoku, Avustralya Piyade Er J. C. Davies’in annesine yazdığı şu mektupta
kahraman Türk kadın savaşçılarından bahsedildiğini ifade etti:

“Benim de vurulduğum 18 Mayıs 1915
günü keskin nişancı bir Türk kızı, pusuda çarpışıyordu. Gizlendiği yerden gün
boyunca ateş etti ve çok sayıda adamımızı vurdu. Ancak gün batmadan bir
Avustralyalı tarafından vurulmasına gene de üzüldüm. Güzel, yapılı ve tahminen
19-21 yaşlarında bir genç kızdı.”

Prof. Dr. Tunçoku, Mısır’da
yayınlanan “The Egyptian Gazette” adlı gazetede
yer alan ve bir askerin İskenderiye’den ailesine yazdığı mektubunda, Türk kadın
savaşçılardan şöyle bahsedildiğini söyledi:

“15 Ağustos 1915 Pazar günü savaşa
katıldık ve büyük bir tepeyi ele geçirme görevi aldık. Bu arada çok can kaybı
verdik. Şarapnel parçaları, makineli tüfek mermileri yanı sıra, pusuda ateş
eden keskin nişancı Türk kadın savaşçıların ateşi altında adeta cehennemde
ilerlemek gibi bir şeydi bizimkisi. Burada çarpışanların çoğu kadın ve kız.
Kendilerini yeşile boyayıp, ağaç ve bodur bitkilerle uyum sağlamış.”

Yeni Zelanda’dan savaşmak için
gelen Otago Birliği’ne mensup bir askerin de savaştan sonra ülkesine
döndüğünde, kendisiyle yapılan ses kayıtlı görüşme sırasında, “Bir keskin
nişancı Türk savaşçısını yakalamak için operasyon düzenlediklerini, bu
nişancıyı ele geçirdiklerinde şaşırıp, kadın olduğunu gördüğünü” söylediğini
ifade eden Tunçoku, tüm bu örneklerin Çanakkale Savaşları’nda bazı kadın
savaşçıların da rol aldığını, bunun bireysel birkaç olaydan çok örgütlü bir
eylem olduğu kanısına varıldığını kaydetti.


































Bütün bunların ışığında, Türk
insanının direniş ve vatanseverlik aşkının kaynağının; Türk kadını ve Türk
annelerinin varlığından var olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Özgürlüğümüzün
ve Cumhuriyetimizin temelleri bu fedai kadınlar sayesinde atılmıştır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

deneme bonusu veren siteler | hd film izle | film izle | film izle | 4k film izle | bets10 giriş

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet novagra satın al viagra satış