TARİH & TARİHİ ESERLER & ARKEOLOJİ & MİTOLOJİ & SANAT TARİHİ & NOSTALJİ DÜNYASI & KUVAYI MİLLİYE

ÖZEL BÜRO NOTU : ŞU ANA KADAR TARİH KONUSUNDA ÇOK
PAYLAŞIM YAPTIK. BU PAYLAŞIMI DA 2 NEDENDEN ÖTÜRÜ YAPIYORUZ. BİRİNCİ NEDENİ
TARİHİMİZE IŞIK TUTUYOR OLMASI, İKİNCİ NEDENİ İSE BAZI OSMANLI HAYRANLARI VE
AYNI ZAMANDA ATATÜRK DÜŞMANI ŞAHISLARIN HER FIRSATTA OSMANLIYI GÖKLERE
ÇIKARIYOR, ATATÜRK’Ü DE RAKI İÇTİĞİ İÇİN DİNSİZ, GAVUR, KAFİR GİBİ SIFATLARLA
YAFTALIYOR OLMASI. BU PAYLAŞIMI OKURLARSA O ÇOK BEĞENDİKLERİ PADİŞAHLARIN DA ZAMANINDA
ÇOK KADEH DEVİRDİĞİNİ GÖRÜRLER DİYE UMUYORUZ. ASLINDA İÇKİ İÇMEK TE MESELE
DEĞİL. ADABI İLE İÇEN, ÇEVRESİNE AİLESİNE ZARAR VERMEDEN SOFRADAN KALKAN BİRİNE
HİÇ KİMSE BİR ŞEY DEMEZ. ATATÜRK DE ÖYLE İÇERDİ. NEREDE BIRAKACAĞINI DA ÇOK İYİ
BİLİRDİ. BU KADAR YIL İÇMESİNE RAĞMEN SARHOŞ GÖRÜLDÜĞÜ OLMADI, BİR
TERBİYESİZLİĞİ OLMADI. AĞZI İLE İÇER ADABINDA BIRAKIRDI. DEMEK Kİ NEYMİŞ. İÇKİ
İÇMEK KİMSEYİ TU KAKA YAPMAZ. HERKESİN KİŞİSEL TERCİHİDİR. O İÇKİ İÇEN PADİŞAHLAR
NE KADAR KAFİRSE ATATÜRK TE O KADAR KAFİRDİR. EĞER İLLAKİ BÖYLE BAKILMAK
İSTENİYORSA TABİ.

Burak GÖRE : İçki İçen
Osmanlı Padişahları




Öncelikle niye bu konuyu seçtim, çünkü
Atatürk dönemi gibi Osmanlı dönemiyle de alakalı bilmediğimiz veyahut yanlış
bildiğimiz bir sürü konu var.


Örneğin bu tarz konularda insanlarımız
genelde okumayıp dizilerden veya şarlatanlardan tarihini öğrendiği için osmanlı
padişahlarını insani şeylerin dışında görmeye çalışıp adeta onlar içki içmez
evliya gibidirler noktasına geliyor.


Mesela II. Abdülhamit Han için yere
gusülsüz basmazdı gibi saçma sapan bir iddia var ama insanların inanıyor ve
sosyal medya mecralarında  dolaşıma sokuyorlar.


Şimdi bu yazım için muhtemelen bir 
sürü küfür ve hakaret işiteceğim ve hakaret edecekler  muhtemelen yazıyı
da okumayacaklar yazının en altına gelip yazıyı kim yazmış diye bakıp
sövecekler ama bu konuda bir makale yazmam gerektiğini düşünüyordum ve şimdi
yazıyorum.


Gerçekten osmanlı padişahları içki içmiş
midir ?


El cevap evet bu konuda ki kaynağım
osmanlı hanedanının son halifesi Abülmecid’tir.


Peki bu yazıma kaynak olarak aldığım
abdülmecid efendiyi kısaca tanıtacak olursak;


Abdülmecid 1868 yılında İstanbul’da
doğmuştur. Şehzadelik dönemini Sultan Abdülhamit döneminde geçirmiş ve o dönem
şehzadelerin sancakta değil sarayda eğitim alması yönündeki kanun nedeniyle
sarayda eğitim almış resim alanında başarılı olmuş Sultan Vahdettin dönemine
veliaht ilan edilmiş ama saltanatın kaldırılışıyla meclis tarafından halife
seçilmiş Osmanlı’nın son halifesidir.


Ne diyor peki son halife abdülmecid
risalesinde bu konuyla alakalı diye bakacak olursak;


‘’Osmanlı Devleti’nin çöküşüne sebep olan
dertlerin başında, içki gelir. İçki, dinen de yasaklanmıştır haramdır. Halife
çocuğu olan şehzadeler bunu asla unutamazlar ve unuttukları taktirde hem ilahi
emirlere karşı gelmiş, hem de millete ve Osmanlı Hanedanı’na verilmiş olan
hilafet ile saltanata ihanet etmiş olurlar. İçki içenlerin hilafette ve
saltanatta hiçbir hakları yoktur.’’ [1] (Akt; Bardakçı, Osmanlıyı dedelerimin
içkisi yıktı, 2013)


Şimdi sırayla içki içen padişahları
yazmaya ve onların hayatıyla alakalı kısa bilgiler vermeye başlayayım – yazımın
ana unsurunu oluşturan konuya geçeyim – .


II.
BAYEZİD


Fatih Sultan Mehmet’in oğlu. Fatih’ten
sonra tahta geçmiştir. Fatih bilime ve bilgiye çok meraklı olduğu için oğlunu
da iyi yetiştirmiştir dönemin en iyi hocalarından ders aldırmıştır. Bunun
sonucunda Bayezıd bir çok dile hakim olmuş ve çok iyi şiirler yazmıştır. Babası
gibi kudretli bir padişah değildi zira tahtı oğluna bırakmak zorunda kaldı.
Halk arasında sofu olarak ta bilinirdi. Lakin Abdülmecid’in yazdıkları bize
gösterdi ki gerçek tam olarak öyle değil.


Abdülmecid ‘’ Fatih Sultan Mehmet Han
Hazretleri’nin oğlu olan İkinci Beyazid, pederinin heybetine ve büyüklüğüne
sahip olmaktan mahrumdu. Ne babasından kendisine kalan büyük devleti idare
edebildi, ne de İslam aleminin çöküşüne, mesela o zaman İspanya’da yıkılan
Emevi Devleti’nin felaketine ve Avrupalıların Müslümanları işkencelerle
katletmelerine çare bulup ses çıkartabildi. En nihayet millete karşı
vazifelerini yerine getirememesi ve içkiye olan düşkünlüğü yüzünden devletin
geleceğinin büyük bir felaket ile karşı karşıya bulunduğunu gören oğlu Yavuz
Sultan Selim’in şiddetli müdahalesiyle ezilip bertaraf oldu. Felaketinin
başlıca sebebi, içmesiydi.’’ [2] ( Akt; Bardakçı, Osmanlıyı dedelerimin içkisi
yıktı, 2013)


II.
SELİM


Kanuni Sultan Süleyman’ın oğlu. Kanuni
ölmeden verdiği kararla büyük oğlu Mustafa ve Beyazıd’ı idam ettirip tahta tek
namzet olarak onu bırakmıştır. Buna rağmen iyi eğitim almış bir şehzade olarak
yetişmiştir. Halk arasında özellikle -Muhteşem Yüzyıl dizisiyle – ayyaş selim
olarak bilinirdi. Onun dönemi için Sokullu Mehmet Paşa döneminin başlangıcı da
diyebiliriz.  Birçok yer fetih edilmiştir lakin Osmanlı donanması onun
döneminde yakılmıştır. İki büyük projeyi hayata geçirmesi için Sokullu’ya çok
destek olmuştur ve iyi bir şairdir.


Abdülmecid, ‘’ Kanuni
Sultan Süleyman gibi büyük bir padişahın yegane hatası, akıl evladı Şehzade
Mustafa’yı feda ederek devletin idaresini İkinci Selim gibi sefih bir serhoşa
bırakmasıydı ki bu işte yükselmenin sona ermesi böyle başlar. O zamana kadar
mağlubiyet bilmeyen Osmanlılar’ın Haçlı donanmasına yenilmeleri üzerine bütün
Avrupa’da ilk şenliklerin yapılması, İkinci Selim zamanındadır. İkinci Selim,
Kıbrıs şarabı ile serhoş olan ve hiçbir işe yaramayan başını eski sarayda hamam
mermerlerine çarparak parçalamış ve bu suretle layık olduğu manevi cezayı
görerek vücudunu dünyadan kaldırmıştı. Artık bundan sonra sefahat, işret,
şehvet ve israf devri başlamış;  felaket yollarına doğru büyük adımlar
atılmıştı. Uğranan her çeşit bela fedakar millete yüklenmiş, refah ve saadet
uzaklaşmış ve arada bir yüzünü göstermiş ise de, akşam güneşi gibi hemen batıp
gitmiştir.’’ [3] ( Akt; Bardakçı, Osmanlıyı dedelerimin içkisi yıktı, 2013 )


IV.
MURAD


Babası I. Ahmettir. Abisi Genç Osman tahta
geçtikten sonra yapmak istedikleri icraatler yüzünden öldürülünce çok sert
mizaçlı bir şehzade olarak yetiştirmiştir kendini. Yine abisi ölünce çok küçük
yaşta tahta o geçmiştir özellikle o dönemler Kösem Sultan devri olarak bilinir
lakin büyüdükçe iktidarı eline alan ve iktidarına kimsenin gölgesini düşürmeyen
IV. Murad döneminin en büyük mareşali olmuştur. Hem Anadolu’daki isyanları
bastırmıştır hem de Bağdat’ı fethi etmiştir. Bağdat – Bağdat’ın fethi tabi bu
durumdan çok daha ayrı ve önemlidir –   ve diğer seferleri özellikle
Padişah’ın askerin başında tekrar sefere çıkması açısından önemlidir. –
Özellikle güç ve yasaklar dönemi olarak niteleyebiliriz onun dönemini- .


Abdülmecid, ‘’ Hakikaten en büyük
padişahlarımız arasında sayılmak yeteneğine sahipti ve mertliği ile
Osmanlılar’ı hayrette bırakmıştı. Fazilet sahibi idi, eski pehlivanların
kaldıramadıkları demirlere ve gürzlere başka halkalar ilave ettirir ve bunları
kaldırarak hünerini icra ederdi. Bağdat ve İran seferlerine çıkan iktidar
sahibi bu padişah, geleceğin en büyük hükümdarı olmaya namzetken içtiği rakının
kurbanı olmuş; devletin talihini ve geleceğini İbrahim gibi akıl noksanı ve
anlayıştan mahrum bir şahsa terk ederek dünyadan çekilmişti. [4] (Akt;
Bardakçı, Osmanlıyı dedelerimin içkisi yıktı, 2013)


II.
MAHMUD


Babası I. Abdülhamittir. Osmanlı’nın
düştüğü durumlardan kurtulmaya çalıştığı ilk dönem diyebiliriz. Osmanlı’nın en
yenilikçi padişahıdır kendisi. Kendisinden sonra gelenler devleti eski gücüne
döndürebilmek için eskiye yönelmiştir ama o tam tersini yapıp yeniye ve
yeniliğe yönelmiştir. Şapkadan kılık kıyafete resimlere kadar birçok şeyi
değiştirmiştir. Yeni bir ordu yaratmaya çalışmış ama başarılı olamamıştır.
Kendisinin döneminde çok sayıda isyan olmuştur tarihçilerin genel olarak tenkit
ettikleri tek nokta Ruslar bu kadar üzerine gelirken kendisine isyan eden
Kavalalı Mehmed Ali Paşa’yı yanına çekememesidir.


Abdülmecid, ’’ İkinci Mahmud dönemi
tarihimizin incelemeye en fazla layık devirlerinden biri. Osmanlı devletini
geçmişten alıp parlak bir şekilde geleceğe nakleden azimli bir padişah idi.
Genç yaşında üzerine aldığı vazifeler o kadar önemli ve o kadar da zor idi ki ,
geçmişten gelen dertlerin altında eziliyordu. Böyle zor bir zamanda üstlendiği
görevi yerine getirebilmesi için gereken azmin, ilmin ve irfanın yanında büyük
bir cesarete de sahipti. Bu sayede bazı hatalarına rağmen devletin yeniden
ayağa kaldırılması için yerine getirmeye muvaffak oldu ama ne çare ki eserini
henüz tamamlayamadan henüz genç sayılabilecek bir yaşta vefat etti. Sultan
mahmud’un yaptığı işleri yarım bırakmasının sebebi ne idi? İşte araştırdığımız
mesele budur. Başlattığı inkılap, kuvvetten düşmüş olan devleti her türlü
zorlukla karşı karşıya bırakmıştı. İç sıkıntılar, Rusya meselesi, devletin bir
vilayeti olan Mısır’ın Mehmed Ali Paşa vasıtası ile bağımsızlığını kazanıp
muazzam ve şevket sahibi Osmanlılar’ı mağlup etmesi, İkinci Mahmud Hazretlerini
sıkıntıya sokmaya kafi idi. Mısır’da kendisine karşı isyan eden mehmed ali
paşa’ya ‘’ Aradığım adam sen imişsin , gel burada benimle çalış, Osmanlı’yı
ihya edelim’’ diyeceği yerde paşa’yı gıyabında idama mahkum etmekle başına
büyük dert açmış, bu gibi dertler az imiş gibi çelik gibi vücudunu tahrip etmek
için de bir de içkiye müptela olmuş, 55 yaşında tam tecrübeye sahip olmuş ve iş
görüp eserini tamamlayacağı sırada üzüntüler içine gözlerini kapatmış idi. Son
sözü ‘’Ah kahpe İngiliz, en nihayet eserimi tamamlayamadan benim de canıma
kıydın’’  olmuştu.’’ [5] [Akt; Bardakçı, Osmanlıyı dedelerimin içkisi
yıktı, 2013)


  1. ABDÜLMECİD


Babası II.Mahmud’tur.
Kendisi çok iyi eğitim almış bir Sultandır. Tanzimat Fermanı olarakta bilinen
Gülhane Hattu Hümayunu onun devrinde okundu. Gayrimüslimlere daha fazla haklar
tanındı. Savaş ve başarı anlamında çok iyi bir dönem geçirdi. Babasını zorlayan
Rusları bozguna uğrattı.


Abdülmecid, ‘’Saltanata, devletin en
buhranlı zamanında gelmişti. Pederinin kendisine bıraktığı mühim ama
tamamlanmamış vazifeyi üzerine alarak aynı siyaseti büyük bir iktidarla devam
ettirdi. Tanzimat’ı cihana ilan ederek bütün devletlerin itimadını kazandı.
Osmanlı İmparatorluğu’nu Avrupa devletleri arasına kattı, Kırım savaşını da
kazandı ve memleketine büyük hizmetler etti. Ama binlerce defa yazıklar olsun
ki, babasından devraldığı işleri bitirebilmek için daha pek çok çalışması lazım
iken o da içkiye müptela oldu ve bu yüzden vefat etti. [6] (Akt; Bardakçı,
Osmanlıyı dedelerimin içkisi yıktı, 2013)


V. MURAD,
II. ABDÜLHAMİT, I. REŞAD , VAHDETTİN


Bu 4 padişah içinse Abdülmecid, ‘’Bunların
hepsi ard arda tahta geçerek Avusturya sınırından Basra Körfezine uzanan
koskoca bir devletin çöküşünün sebebi oldular. Ben, bu dört hükümdarı, tarihin
vereceği en şiddetli hükme bırakmak istiyorum. ‘’ [7] (Akt; Bardakçı, Osmanlıyı
dedelerimin içkisi yıktı, 2013)


Burada Bardakçı yer vermiyor ama
II.Abdülhamit’in ve Vahdettin’in İçki kullandıklarını biliyoruz yine bu kaynak
bardakçı’nın yaptığı bir televizyon programıdır.  Ertuğrul Osmanoğlu
Abdülhamit için ‘’İçki yani, içkici değildi, akşamcı değildi arada sırada bir
rom içerdi, babama söylerdi Kuran’a bak orada bahsi geçen şarap diyor şekerli sudan
hiçbir bahis geçmiyor derdi.’’[8]


Yine Bardakçı’nın yaptığı bir diğer
programda Orhan OSMANOĞLU’nun ona anlattığını şu şekilde aktarmış ‘’ Biz
çocukluğumuzda işimiz gücümüz yoktu doğru düzgün tahsilimiz de yoktu Enver Paşa
bizim bu halimizi gördü ve bir şehzade mektebi kurdu 7 – 14 yaşları arasındaki
şehzadeleri oraya gönderdi bize öğretilen burada üç dedenize benzemeyindi ; 4.
Murad, Yavuz Selim , 2. Murad dediniz.’’ demişti ama kayıt edilmeyi çok
sevmezdi kayıt altına alamadım.[9]


Makalemde kullandığım kaynaklardan da
anlayacağınız üzere – tetkikte yapabilirsiniz- ismi geçen osmanlı padişahları
içki içerdi bahsedildiği gibi onlar evliya değildi. Fatihle alakalıda İlber
ORTAYLI’nın ve birçok tarihçinin şehzadeyken içerdi iddiası var ama ben net
olarak bilmediğim için o konuya hiç girmedim.


KAYNAKÇA


İlber ORTAYLI, (2016), ‘’PADİŞAHLARIN BİR
GÜNÜ’’, KAFA DERGİSİ


İnternet Kaynakları;


Murat BARDAKÇI, (2013), (1-7), 
‘’OSMANLIYI DEDELERİMİN İÇKİSİ YIKTI’’, https://www.haberturk.com/yazarlar/murat-bardakci/841641-osmanliyi-dedelerimin-ickisi-yikti,


Ertuğrul OSMANOĞLU, (8), ‘’ABDÜLHAMİT ROM
İÇERDİ’’ https://www.youtube.com/watch?v=-qrHw1M1gKA


Orhan OSMANOĞLU, (9), ‘’ÜÇ DEDENİZE
BENZEMEYİN’’ https://www.youtube.com/watch?v=DqHOD8ttCRE


Burak GÖRE

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir