Birinci Dünya Harbi Defterleri

Şam vilayeti, yani bugünkü Suriye,
burada 1920’de Fransız manda idaresinin kurulmasıyla birlikte elimizden
çıkmıştı. O günden sonra Mehmetcik, 96 sene sonra ilk defa 24 Ağustos 2016’daki
Fırat Kalkanı Harekâtıyla Cerablus, Dabık, el-Bab ve yakınındaki şehirlere
girdi. Mehmetcik, bu defa 8 Ekim 2017’de İdlib’e girmiş bulunuyor.

TSK, Rusya, İran, Türkiye
arasındaki Astana Mutabakatı’dan aldığımız “garantör”lük hakkıyla İdlib’dedir.
Mehmetcik “keşif” maksadıyla oradadır. Huzur, barış ve istikrarı
denetleyecektir. Türk askeri, şehrin içinde, Rusya ise güneyinde yer
almaktadır. İdlib, Hatay’ın güneydoğusunda ona hemhudut bir şehirdir. Buradaki
her türlü menfi gelişme öncelikle ve doğrudan Türkiye’yi etkilemekte ve daha da
etkileyecektir. Bir kargaşa, rejimle bir savaş hâlinde sınırımıza yeniden yüz
binlerin yığılma ihtimali yüksektir. Üçte bir nüfus gelse 1 milyon yapar.
Mehmetciğin emniyeti sağlayacağı bu şehir, rejim muhalifi HTŞ/Hey’et-i
Tahrir’üş Şam’ın işgalindedir. Nusra ağırlıklı, el-Kaide mazili, bir terör
örgütüdür.

Bu bahsettiğimiz, mes’elenin bir
tarafıdır. İdlib’de oluşumuzun bundan çok daha mühim bir sebebi var:

İdlib, Türkiye zaviyesinden
Afrin’i kuşatma vesilesidir. Afrin PYD/PKK’nın elindedir. Amerika, İsrail,
PKK/PYD Kuzey Suriye’den Akdeniz’e bir koridor açma niyetindedir. Bizim “terör
koridoru” dediğimiz aslında bir petrol hattıdır. Şimdi saydığımız devlet ve
terör örgütlerine artık Barzani idaresi de dahil olmuştur. Bu idare, 3 sene
evvel Ankara ile anlaşma yapıp Ceyhan’dan dünya pazarlarına açılmıştı. Bahsi
geçen devletler, önce tavır koymuşlardı. Belli ki daha sonra Barzani’yi
yanlarına çekme taktiğini düşünmüşler. Referandum, bu düşüncenin yapılma
sebeplerinden biridir. Niyetleri, Ceyhan yerine petrolün İsrail’in Hayfa
şehrinden akıtılmasıdır.

İster “petrol hattı” isterse
“terör koridoru” densin, bunun hayat bulması Erbil-Hayfa hattının açılmasıyla
mümkündür. Bu proje, Fırat Kalkanı Harekâtıyla bir defa akamete uğramıştır.
Ancak; Afrin, Fırat’ın batısında bir Kürt üssü olarak kaldıkça o ümitleri hep
devam edecektir. Bundan dolaydır ki Mehmetcik, İdlib üzerinden Afrin’e
girecektir.

-Neden, Kilis tarafından, kuzeyden
değil de İdlip?

Söz konusu şehrin güneyinde İdlib,
batısında Hatay, kuzeyinde Kilis yer almaktadır. Doğusu büyük ölçüde Fırat
Kalkanı bölgesidir. Böylece İdlib, üzerinden Afrin’e girildiğinde hemen hemen
dört bir yanından kuşatılmış olacak ve PYD/PKK çembere alınacaktır. Afrin’deki
teröristlerde Amerikan silahlarının olmaması mümkün değildir. İdlib’de çatışma
belki olmaz veya çok şiddetli olmaz ama Afrin’de şiddetli çatışma beklenebilir.

Türkiye, İdlib’le beraber veya
sonra Afrin’e girip meşru müdafaa hakkını kullandığında Rusya ve İran’ın
tavrını şimdiden kestirmek zor. “Biz, İdlib için anlaşmıştık!” diyebilirler. O
takdirde kendi yolumuza devam ederiz. Eğer, bahsi geçen iki devlet, Türkiye’nin
yanında yer alırlarsa bu defa Amerika, İsrail ve saklı bir şekilde İngiltere
ile PKK/PYD bir cephe ve Türkiye, Rusya İran bir cephe olur. Tabiî bu
cepheleşme resmî planda olmayacaktır. Washington, “Türkiye’nin sınırlarını
korumasına destek veriyoruz!” dediğinin ertesi günü Türk vatandaşlarına vize
vermeyi askıya aldı. Benzer bir yürüyüşle bu süreci yönetmeye çalışacaktır.
Harpler, bazen başladığı gibi seyretmiyor. Müttefik bir devlet, karşı tarafa
geçebildiği gibi cepheden de çekilebiliyor.

Nereden ve nasıl bakılırsa
bakılsın; adı geçen ve geçmeyen devletler, petrole göz dikmiştir. Kuzey Irak,
Afrin, İdlib vs. bahanedir. Bir asır sonra Türkiye’yi bir kere daha ipe
göndermek istemekteler. 80 milyon Türkiye, her şart altında var gücüyle
istiklalini ve istikbalini müdafaa edecektir. Sürecin, bu defa uzun ve belki de
kanlı seyretme ihtimali güçlüdür. Fırat Kalkanı Harekâtı’nda tecrübe kazanmış
Türk Ordusu’nun, İdlib, Afrin ve devamında çok daha çok başarılı olacağından
kimsenin şüphesi olamaz. Bir kazanç da Türkiye’nin kendi millî silahlarını
üretmesidir. Bir başka sebep; Mehmetciğin arkasında milletin duası ve kuvvetli
bir siyasi irade var.

Kuzey Irak’a, Musul ve Kerkük’e
gelince:

Oralar, zaten bu ihtilafın bir
parçası.

Çok yönlü ve çok taraflı dişe diş
bir mücadelenin içindeyiz.

Birinci Dünya Harbi defterleri
açılmakta. (Türkiye Gazetesi)

RAHİM ER

LİNK : http://akademikperspektif.com/
































LİNK : http://www.yenidenergenekon.com/938-birinci-dunya-harbi-defterleri-aciliyor/

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet