Anafartalar
zaferinin 101.yılında gurur dolu tarihimizi bir kez daha hatırlayalım.


Anafartalar Zaferi


İtilaf Devletleri’nin Gelibolu Harekâtı, Osmanlı Devleti’nin başkenti
İstanbul’a donanma ile ulaşarak Osmanlı Devletini savaş dışı bırakmaktı. Ancak
1915 yılının Mart ayında, bu görev için organize edilen Birleşik Donanma’nın,
Osmanlı kıyı topçusu tarafından püskürtülmesi üzerine Gelibolu Yarımadası’nın
bir kara harekâtıyla işgal edilmesi, bu yolla Osmanlı topçu bataryalarının
etkisiz hale getirilerek donanmaya yol açılmasını amaçlayan bir işgal planı
uygulamaya konulmuştur. 25 Nisan 1915 tarihinde Gelibolu Yarımada’sının güney
ve güney batı sahillerine yapılan çıkarmalarla Müttefik kara harekâtı
başlatılmıştı. 1915 yılının Mayıs ayı sonlarına kadar Müttefik kuvvetlerin
giriştiği taarruzlar boyunca Osmanlı savunma hatları, birkaç yüz metre
gerilemişse de direnmeyi başarmış, Müttefik ileri harekâtını ağır kayıplara
uğratarak durdurmayı başarmıştı.


Gelibolu Yarımadasının işgaliyle görevli Müttefik kuvvetler komutanı
General Sır Ian Hamilton, kilitlenen cepheleri açmak için takviye gönderilen
birliklerin bir bölümüyle Suvla Koyu’nda bir çıkarma yapmak, bir kısmıyla
takviye ettiği Anzak 2 Tümeni ile taarruz etmeyi planlamıştır. Her iki
harekâtın da 6 Ağustos 1915 gecesi yapılması planlanmıştı.


Suvla Koyu’na çıkan İngiliz birlikleri ise 8 Ağustos akşamına kadar kayda
değer bir ilerleme yapmamışlardır.


Anzak 2. Tümeni’ne verilen görev, Kocaçimen Tepesi –
Besim Tepe – Conk Bayırı – Düztepe hattının işgal edilmesidir. Tümen, bu
sırtlara iki kola ayrılarak taarruz edecektir. 6 Ağustos akşamı ilerleyen Anzak
kolları, Osmanlı gözcü postaları tarafından yer yer ateş altına alınmıştı. Bu
silah sesleri Osmanlı karargahlarını harekete geçirmiştir. Hızla bölgeye akan
takviye birlikleri gün doğarken, zaten gece boyu Osmanlı direnişi karşısında
yıpranan Anzak ileri hareketini bütün bütün durdurmuştur. 8 Ağustos 1915
akşamına kadar özellikle Conk Bayırı sırtlarında sert ve kanlı çatışmalar
olmuş, Osmanlı savunması bu sırtları elde tutmayı başarmıştır.


Her iki cephedeki kanlı çatışmalar ardından 1915 yılının Temmuz ayı
sonlarında cepheler kilitlenmiş, çatışmalar mevzi harbine dönüşmüştü. Gelibolu
Yarımadasında bir sonuç elde edebilmek için İngiliz General Sir Ian Hamilton,
daha kuzeyde üçüncü bir cephe açmak gereği duymuştur. Burada amaç, sert direnme
gösteren her iki cephedeki Türk kuvvetlerinin geri hattına çıkarak kuşatmaktır.
Hamilton, üçüncü cepheyi küçük ve büyük Kemikli burunları arasındaki Suvla
kumsalına, takviye olarak gelen İngiliz 9. Kolordusu’nu çıkartarak açmıştır. 6
Ağustos 1915 tarihinde Suvla Koyu’na yapılan çıkartmayla Çanakkale Savaşı bu
bölgeye kaymış, Arıburnu’ndaki Anzak Kolordusu ile Suvla çıkartma kuvvetleri,
dolayısıyla bu iki cephe birleşmiştir. Gelibolu Yarımadası’nın Müttefik
kuvvetlerce tahliyesine kadar asıl çatışmalar bu bölgede olmuş, Seddülbahir
Cephesi, kayda değer bir çatışmaya sahne olmamıştır.


5-6 Ağustos gecesi başlayan çıkartma gün boyu
sürmüştür. Suvla Ovası’na hakim ilk kademe sırtlardaki üç Türk taburu, çıkartma
birliklerinin ileri harekatını durdurmayı başarmıştır.


İngiliz 9. Kolordusu’nun genel bir taarruz için düzen
alması, 8 Ağustos tarihini bulmuştur. Ertesi gün, 9 Ağustos 1915 günü şafakta
iki İngiliz tümeni taarruz için ilerlemeye başladığı sırada Kurmay Albay
Mustafa Kemal Bey’in de taarruzu başlamıştı. Türk taarruzu, önlerindeki İngiliz
kollarını atarak ilerlemiş, öğleden hemen sonra İngiliz 9. Kolordusu komutanı
General Stopford, ihtiyatta tuttuğu tümeni ateş hattına sürerek sahilde
tutunmayı ancak başarabilmiştir.


Birinci Anafartalar Savaşı’nın hemen ertesi günü, 10 Ağustos 1915 sabahı
Mustafa Kemal, Kocaçimen Tepesi – Conk Bayırı hattında yeni bir taarruz
yapmıştır. Albay Ali Rıza Bey komutasındaki 8. tümen ve 9. Tümen komutanı
Yarbay Cemil Bey komutasındaki 9. Tümen’in taarruzlarıyla müttefik cephesi
500-1.000 metre geri atılmıştır.


Bu bölgedeki Türk taarruzunun başladığı saatlerde daha
kuzeyde, İngiliz 53. Tümen’i Yusufçuk Tepe ve daha kuzeydeki Küçük Anafartalar
Tepesi yönünde taarruza geçmişti. Yoğun topçu ateşleri ardından dört kez
yenilenen taarruzlar gün boyu sürmüş olup iki Türk taburunun savunması,
mevzileri korumayı başarmıştır.


Anafartalar Cephesi


Son muharebeler sonunda Arıburnu Cephesi’nde Anzak kuvvetleri eski hatlarına
çekilmiş, Anafartalar Cephesi’nde ise Suvla Ovası’nın sahil bandından
kalmışlardı. Özellikle bu bölgede, hakim sırtlardaki Türk mevzilerinin ateşi
altında kalmakta idiler. Müttefik kuvvetler üst komutanı General Sır Ian
Hamilton, bu sırtların en azından kuzey kesimini oluşturan Tekketepe
yükseltilerinin bir an önce ele geçirilmesinin gerekliliğini bilmektedir. Bu
amaçla sahile yeni çıkartılmış olan 54. Tümen ile bu sırtlara taarruz kararı
vermiştir. Bu tümenin bir taburunca 12 Ağustos 1915 tarihinde girişilen,
Tekketepe Muharebesi olarak bilinen taarruz, Türk savunması önünde ağır kayba
uğrayarak geri çekilmiştir.


Bu taarruzun başarısızlığı üzerine General Hamilton,
taarruzu daha kuzeye kaydırarak 12. Tümen’i sağ yandan çevirmeyi amaçlayan bir
taarruz planlamıştır. Bu taarruz Kireçtepe ve Kireçtepe sırtlarının işgal
edilmesini amaçlamaktadır. Böylece 12. Tümen kanat kırarak Tekketepe’den
çekilmek zorunda kalacak, savaşarak alınamayan bu yükselti, İngiliz
kuvvetlerinin eline düşecektir.


Kireçtepe sırtları, Suvla Koyu’na çıkartma yapıldığı 6 Ağustos 1915
tarihinden itibaren Yüzbaşı Kadri Bey komutasındaki Gelibolu Jandarma Taburu
tarafından tutulmaktadır. Üç tugaydan oluşan İngiliz birlikleri 15 Ağustos 1915
günü taarruza geçmiştir. Ağır kayıplara Yüzbaşı Kadri Bey’in ağır şekilde
yaralanması da eklenince tabur geri çekilmiş, Kanlıtepe – Havantepe hattında
yeniden mevzi almıştır. Akşam saatleri bölgeye ulaşan bir taburluk takviye ile
karşı Türk kuvvetleri karşı taarruza geçmiştir. Çatışmalar gece boyu sürmüş, 16
Ağustos sabahı bölgeye gelen Mustafa Kemal, taarruzu kendisi yönetmiştir. Kısa
süre sonra İngiliz birlikleri eski hatlarına geri çekilmişlerdir.


Aynı gün, başarısız bulunan İngiliz 9. Kolordusu
komutanı General Stopford ve iki tabur komutanı, General Hamilton tarafından
görevden alınmıştır.


Hemen ardından Seddülbahir Cephesi’ndeki İngiliz 29.
Tümeni Anafartalar Cephesi’ne aktarıldı. Mısır’da bulunan 5.000 kişilik bir
tümen de aynı cepheye getirildi. Bu şekilde içerden ve dışardan takviye edilen
Anafartalar Cephesi’ndeki kuvvetlerle genel bir taarruz planlandı. Müttefik
taarruzu, Anafartalar Grup Komutanı Kurmay Albay Mustafa Kemal’in sorumluluk
bölgesinde, 12. ve 7. Tümenlerin mevzilerine yönelmiştir.


Bu kuvvetler 21 Ağustos 1915 sabahı İsmailoğlu ve Yusufçuk Tepelerine genel
bir taarruza geçtiler. Aynı anda Anzak Kolordusu’na bağlı bir tugay da Bomba
Tepe’ye taarruz etmiştir. İsmailoğlu ve Yusufçuk Tepeleri’ne yönelik taarruz
aynı gün, kesin bir başarısızlıkla son bulmuştur. Bomba Tepe’deki çatışmalar
ise 29 Ağustos tarihine kadar sürmüş tepe, Türk savunmasının elinde kalmıştır.


Bomba Tepe taarruzu, Çanakkale Savaşı’nın, tahliyeye kadar ufak çaplı
çatışmalar yaşanmış olsa da, son muharebesidir.


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet