TARİH & TARİHİ ESERLER & ARKEOLOJİ & NOSTALJİ

AMERİKA VE AVRUPANIN TÜRKLERE ÖDEDİĞİ VERGİLER VE AKDENİZ’DE
AMERİKAN ARAP DAYANIŞMASI

 

İngiltereye karşı 1775 yılında ingiliz kolonileriyle başlattığı
bağımsızlık savaşı sonucunda 1783 yılında bağımsızlığını kazanan Amerika
İngilizlerin savaşta yenik ve güçsüz durumunu görüyor ve ekonomisini geliştirme
adına sömürgeciliğe kalkışıyor. Avrupa ile arasının açılmasını istemeyen
Amerika, Fas’ı gözüne kestiremeyen Amerika özellikle Cezayir üstünde duruyor
çünkü Cezayir, Akdenizi kontrol altında tutabilceği önemli bir stratejik nokta
aynı zamanda.Üstelik,Cezayir Osmanlı kontrolünde bulunuyor ve Amerikalılar Türk
donanmaları için çantada keklik gözüyle bakıyorlar.



Elbette Türklere çantada Keklik gözüyle bakan Amerikan çantasının kaderi
Osmanlı’nın bir eyaleti olan Cezayir ile ABD arasında Cezayir Beylerbeyi Hasan
Dayı ve ABD Baskanı George Washington imzasıyla Osmanlıya haraç (vergi) vermek
için doluyor.



ABD’nin şu ana kadar ilk yabancı bir dille imzaladığı dili Türkçe olan 22
maddelik bir anlaşmayla yabanci bir devlete vergi ödemeyi kabul eden tek
Amerikan belgesi bu aynı zamanda.



O zamanlar Osmanlı imparatorluğu tarafından bilinen adı “Memâlik-i Müctemia-i
Amerika Devleti”

 

Bu, bölgeyi kontrol altında tutan Cezayir, Tunus ve
Trablusgarptaki Osmanlı Türk devriyeleri sayesinde İngiltere ve diğer Avrupa
ticaret gemilerinin Osmanlıya vergi verdiği zamanlar.

 

25 Temmuz 1785’te, ABD bandıralı Boston Limanı’na bağlı Kaptan
Isaac Stevens’in idaresindeki Maria ve Philadelphia Limanı’na bağlı Kaptan
O’Brien idaresindeki Dauphin ele geçiriliyor ve Kaptanlar esir ediliyor.1787’
de ise 100 kadar Amerikalı denizcisini kurtarmak için 4000 dolar fidye vermek
zorunda kalıyor ve bunu 1794 Ekim’inde 11 ABD gemisi,119 kişilik mürettebatla
esir alınması izliyor. Böylece, Bölgeye adımlarını atmadan önce Türklerden
“semiz ördek” diye bahseden Amerikalı Kaptanlar sayesinde Osmanlı yıllık 80 bin
dolar vergi kazanıyor.

 

Ardından, Başkan G. Washington Amerikan Kongresi kararlarıyla
688.000 altın dolar harcayarak bir savaş filosu kuruyor ve tekrar yenilince
artan kefaleti ve vergisi, 5 Eylül 1795 tarihinde imzalanan ve 7 Mart 1796’da Amerikan
Kongresi tarafından onaylanan 22 maddelik Dostluk ve Barış Anlaşması’na göre
Cezayir’de bulunan esirler adına 642.500 doları ve her sene 12.000 Cezayir
Altını karşılığı vergisi 21.600 doların yanısıra 36 topa sahip bir adet de
savaş gemisini vermek oluyor ve bundan sonra esir düştükleri taktirde kişi
başına 4000 dolar para ödemeyi kabul ediyor.

 

Ancak Amerika günümüzde’de görüldüğü gibi bir gelenek halini almış
olan devlet sözünü bozma adetlerini burada’da sürdürüyor ve tekrar çatışmaya
girince ve Trablusgarp Beylerbeyi Yusuf Paşa’nın elini öpen Amerikan temsilcisi
kanalıyla 25.000 dolar tutarında çeşitli erzakla birlikte yıllık haraç
miktarları 225.000 dolara çıkıyor ve Kaptan William Bainbridge, Cezayir’e
Amerika’nın yıllık haracını ödemek üzere daha sonra 2 yıl boyunca Türk bayrağı
çekilerek elinden alınacak olan gemisi Philadelphia ile birlikte kendisine
eşlik eden Cezayir donanmasıyla İstanbul’a gelen ilk resmi Amerikan yetkilisi
olarak III. Selim’in yanına gidiyor.



Bundan sonraki yıllarda ise anlaşma maddelerini sürekli görmezden gelen
Amerikanın Yıllık haraç miktarı 1800’lerin başına kadar ödemiş olduğu rakamla
yıllık gelirinin beşte birine denk olan 2 milyon dolara ulaşıyor.



Amerika yakın bir zaman önce savaştığı İngilterenin arabuluculuğunu taleb
ediyor ancak isteklerine cevap bulamıyor.

 

1802 Mayısında ise daha önce ABD Başkanı Thomas Jefferson’ın
emriyle 4 savaş gemisiyle Trablus sahillerine gidip savaşmaya cesaret edemeyen
Amerikan donanması 6 gemiyle Trablus Limanı açıklarına demir atarak tuzak
kuruyor ve yanaşan bir Trablus gemisini batırıp sahili bombalıyor.



Hemen ardından, Philadelphia Savaş Gemisi başında olan komodor, Albay
Bainbridge; Arap destekli donanmalarıyla Trablus’u kuşatmak için harekete
geçiyor ve Trablusgarp Beylerbeyi Yusuf Paşa tarafından kuşatılarak 307
Amerikalı subay ve askerinden oluşan mürettebatı esir edilirken, Yusuf Paşa
tarafından Amerikan konsolosunun önünde gemicilik kültüründe onursuzluklarına
hitaben Philedelphia’nın bayrak direği kesiliyor,



Bundan sonra Philedelphia İki yıl Türk Bayrağı altında geziyor ancak 15 Şubat
1804’te bir Türk teknesini ele geçiren Kaptan Stephen Decatur Osmanlı Askeri
kıyafetli 74 gönüllüsüyle Trablus Limanı’na gizlice yanaşıyor ve
Philedelphia’yı yakıyor.

 

Bu olay, 25 yaşındaki Stephen Decatur’un ABD Deniz Kuvvetleri’nin
en genç yaşta Kaptanlığa yükselmiş Deniz Albayı ünvanını elde etmesiyle
sonuçlanıyor, Albaylığa atanıyor. Ünlü İngiliz Amirali Nelson ise Amerikan
Denizcilik Tarihi’nin bu önemli olayını “Çağın En Cesur Eylemi” olarak niteliyor



Amerikan donanmalarının küçük başarılarının en önemlisi bahriye marşı haline
getirdikleri kısa süreli olarak Trablusgarb’ın Derne kalesini ele geçirmesi
oluyor. Yusuf paşa ise esir değişimine yanaşmıyor ve 3 Eylül 1804’de Trablus
Limanı’nı bombalamaya giden bir Amerikan Gemisini daha batırıyor. Böylece,
Amerika Birleşik Devletleri Osmanlı’nın “Garp Ocakları”na Akdenizde’ki
faaliyetleri için ödediği yıllık vergiyi 1824 yılına kadar ödemeye devam ediyor
….

 


Yusuf Paşa’nın bir Mektubu-

 

(“Bu defa İstanbul’dan aldığım habere göre Venedik’in Avusturya
idaresinden çıkıp başlıca Cumhuriyetini kazanarak Devlet’e yıllık vergisi
itaatine karar vermişler ancak Trablus, Tunus ve Cezayir ocakları için ne
miktar akçe vereceklerine dair doğru bilgi alamadım. Zira Hristiyanların işi
hiledir. Rabbimiz Teala cümlemize korusun, çünki asrımız ahir zaman olduğundan
hristiyanlar bir sözle durmaz oldular. Hatta İsveçte verilen karar üzerine
yıllık vergiye mühlet verilmiş iken henüz tahsil olunamadı. Ve İstanbul’da elçileri
vasıtasiyle tarafımıza bir oyun eden bu mücerret Ocağın aidatını
ödemeyeceklerini öğrendim. Lakin İsveçliler işbu hüdalara inanmazken mukaddem
vurup Rabbimin ianesiyle efkarındayım. Bunun gibi Amerikalılar dahi isyan
sureti göstererek geçende konsoloslarına verdiğim cevabın arkasındayım.
Kuvvetli gücümüzü herkes anladı,yalnız Amerikalılar kaldı.



Bu defa anlara dahi haddini bildirmek boynuma borç olsun. Ancak bu emelim için
izin almak zorundayım.



Buna gerek olmadığı zamanlardai merhum Hasan Paşa zamanında Amerikalılar
Felemenk konsolosu vasıtasiyle iki yüz elli bin frank vermişlerse de razı
olmadığımı pederiniz ibramile bildirdim.Lütfen merkumların ricasına aldanıp
azaltılmasını niyaz buyurmayın.



Amerikalılar’ın asıl iltica ve istinat eyledikleri İngiltere olup bu vasıta ile
barış anlaşmasına kraliçeleri ile başvursalarda ben bu ingilizleri kesinlikle
tanımam, Eğerki siz barış teklifinin kabul olunacağı isterseniz bildirmenizi
temenni ederim.”)

 

Osmanlı-Amerika, 7 Mart 1796 Dostluk ve Barış Anlaşması ilk 9
maddesi

 

1. Fasıl



İbtida ki faslın kavi u kararı oldur ki işbu 1210 senesinde hala Merikan
Ceziresi Eyaletlerine mutasarrıf dostumuz Corco Vaşinto (George Washington) her
biri zebtinam Merika Hakimi ile ocağımız Mahruse-i Cezair-i Garbta Sahib-i
Devlet olan Saadetlü Hasan Paşa (Cezayir Dayısı Hasan Paşa) -yesserellahü ma
yezid vema yeşa- Hazretlerinin rey ve Asker-i Mansure Ağası ve Kul Kethüdası ve
sair Erbab-ı Divan ve cümle Asakir-i Mansure ve Canibinin reayaları ittifakıyla
bu sulh ve selahımız ve metin ve muhkem olub sabit olmuştur. Ba’del yevm
sulhümüze muhalif ve mugayir ve fasid idicek bir söz kalmamış. Vesselam(Bu
anlaşmanın her maddesi selam ile bitmektedir ki bunun anlamı barıştır) Tahriren
Fi 21 Safer, Sene 1210.

 

2. Fasıl



İkinci faslın kavi u kararı oldur ki Merikan Hakimi dostumuzun gemileri gerek
büyük ve gerek küçük ve kezalik anların hükmünde olan reayasının gemileri
Mahruse-i Cezayir iskelesi veyahut taht hükmünde olan iskelelere varurlar ise
adet-i kadim üzere rızklarından ötürü sattıklarında sair İngiliz ve Felemenk
sevid bazerkanlarının vire geldüği ve anlara akdolunan gümriği 100 guruşta beş
guruş gümrük alına. Ziyade taleb olunmaya. Ve bir dahi budur ki satılmayan
rızkların yine gemiye koyup götürmek murad ettiklerinde bir kimesne anlardan
bir şey talep itmeye. Ve mezkur iskelelerde bir kimesne anları incidüb
alıkomayalar. Vesselam. Tahriren fi 21 Safer 1210.

 

3. Fasıl



Üçüncü faslın kavi u kararı oldur ki Merikan Hakimi dostumuzun gerek korsan ve
gerek bazargan ve gerek Cezayir’in korsan ve bazargan gemileri ruy-i deryada
birbirlerine rastgelüb buluştuklarında aramaktan ve birbirlerin incitmekten
beri olup rivayet ve hürmet ile birbirlerinden yollarına gitmeden bir kimesneye
mani olmaya. Ve biri dahi budur ki içlerinde herkangı cins olursa olsun yolcu
oldukta rızkları ve malları ve eşyalarıyla her ne canibe giderler ise birbirin
incidüb bir şeylerin almaya ve bir yere götürmeyeler ve eğtendürmeyeler ve
hiçbir vecihle birbirlerine zarar u ziyan itmeyeler. Vesselam. Tahriren fi 21 Safer
1210.

 

4. Fasıl



Dördüncü faslın kavi u kararı oldur ki mahsure-i Cezair’in korsan gemileri
Merikan bazargan gemilerine gastgeldikte gerek büyük gerek ve gerek küçük
Merikan’ın hükmeyledüği yerlerden taşra gelürler ise yalnızca bir sandal
gönderile. Ve kürekçilerden gayri ancak iki adem ile gide, vardıkta iki ademden
gayrı gemiye girmeye. Zikrolunan gemi reisinin izni ve icazeti ola. Ol vakit
hakiminin pasaportusun gösterdükte gemiye varan hizmetini alel acele kamil edüp
ve ne bazargan gemisi dahi yoluna gide. Ve bir dahi budur ki Merikan hakiminin
korsan gemileri Cezair’in korsan veyahut bazargan gemilerine rastgelürler ise
mezkur gemilerde Cezair hakiminin yedinden veyahut Cezair’de olan Merikan
balyozundan mezkur gemilerinden pasaportu bulunur ise ol vakit zikrolunan bir kimesne
bir şeyine dokunmayıp selamet ile yoluna gide. Ve bir dahi budur ki mahsure-i
Cezair’in korsan gemileri gerek büyük ve gerek küçük sulh alıruz. Zira
sulhumuzda olan şarttan olmayup, sonra sulhumuza halel vermesun deyu bu babda
ve bu fasılda kaydolunmuştur, gaflet olunmaya. Vesselam. Tahriren fi 21 Safer
1210.

 

5. Fasıl



Beşinci faslın kavi u kararı oldur ki Cezayir gemisi kapudanlarından veyahut
anların zabit ve hakimlerinden olan kimesneler Merikan gemilerinden cebren
çıkarup kendü gemilerine vehaut sair yerlere hiç bir şeyden ötürü sorup ve sual
ve cevr ü cefa eylemeyeler. Her ne cins kimesne olursa olsun Merikan gemisinde
bulundukta ebeden incitmeyeler. Vesselam. Tahriren fi 21 Safer 1210.

 

6. Fasıl



Altıncı faslın kavi u kararı oldur ki Merikan hakiminin yahud anın hükmünde
olan reayasının gemilerinden biri Cezayir hükmeyledüğü memleketlerin
yalılarında baştan kara olup parelisine asla ve kat’a kendülerin malların ve
rızıkların hiçbir kimesne bir şeylerün alup yağma ve ganimet itmeye. Ve bir
dahi budur ki böyle bir iş vaki olur ise gümrüğe rızkları alınmayup ve
ademlerine bir zarar itmeyeler. Ve Cezair’in taht-ı hükmünde olan yerlerde bu
minval üzere bir iş zuhur ider ise mümkün oldukça alel kaderi’t-takat çalışup
muavenet idüp dostluğu icra ideler. Ve rızıkların korumağa imdad ideler.
Vesselam. Tahriren fi 21 Safer 1210.

 

7. Fasıl



Yedinci faslın kavi u kararı oldur ki hiç bir gemi Cezayir gemilerinden gerek
büyük ve gerek küçük Cezayir hakiminin izin ve icazetiyle Merikan hakimine
düşman olan memleketlerden donanup Merikalu üzerine korsanlık itmeye. Vesselam.
Tahriren fi 21 Safer 1210.

 

8 Fasıl



Sekizinci faslın kavi u kararı oldur ki bir Merikan bazargan-ı mahsure-i
Cezair’den bir aktarma (yük) satun alsa veyahut deryada korsanlık iden Cezair
reislerinden biri bir gemi ganimet idüp mezkur geminin kapudanı veyahut reisi
bir Merikan bazerganına aktarmasın satsa gerek Cezair’den ve gerek deryada
reisden olsun yedinde bu minval üzere satun alduğuna tezkiresi oldukda bir aher
Mahsure-i Cezair’in korsan gemisine rastgelür ise bir kimesne mezkur aktarma
alan bazargana dokunmayup selametle yoluna gitmeden mani olmaya. Vesselam.
Tahriren fi 21 Safer 1210.

 

9 Fasıl



Dokuzuncu faslın kavi u kararı oldur ki gerek Tunus ve Trablus ve Sidre veyahut
gayri yerler asla ve kat’a Merikan gemilerinin gerek büyük ve gerek küçük ne
ademlerini ve ne erzaklarını Cezayir hükmeyledüğü vilayetlere gönderüp satmaya
rıza ve cevaz virüp satturmayalar. Vesselam. Tahriren fi 21 Safer 1210.

 

İNGİLİZCE

 

Treaty of Peace and Amity, signed
at Algiers September 5, 1795 (21 Safar, A. H. 1210). Original in Turkish.
Submitted to the Senate February 15, 1796. Resolution of advice and consent
March 2, 1796. Ratified by the United States March 7, 1796. As to the ratification
generally, see the notes. Proclaimed March 7, 1796.

 

ARTICLE 1st



From the date of the Present Treaty there shall subsist a firm and Sincere
Peace and Amity between the President and Citizens of the United States of
North America and Hassan Bashaw Dey of Algiers his Divan and Subjects the
Vessels and Subjects of both Nations reciprocally treating each other with
Civility Honor and Respect

 

ARTICLE YE 2d



All Vessels belonging to the Citizens of the United States of North America
Shall be permitted to enter the Different ports of the Regency to trade with
our Subjects or any other Persons residing within our Jurisdiction on paying
the usual duties at our Custom-House that is paid by all nations at Peace with
this Regency observing that all Goods disembarked and not Sold here shall be
permitted to be reimbarked without paying any duty whatever either for
disembarking or embarking all naval & Military Stores Such as Gun-Powder
Lead Iron Plank Sulphur Timber for building far pitch Rosin Turpentine and any other
Goods denominated Naval and Military Stores Shall be permitted to be Sold in
this Regency without paying any duties whatever at the Custom House of this
Regency.

 

ARTICLE 3d



The Vessels of both Nations shall pass each other without any impediment or Molestation
and all Goods monies or Passengers of whatsoever Nation that may be on board of
the Vessels belonging to either Party Shall be considered as inviolable and
shall be allowed to pass unmolested.

 

ARTICLE 4th



All Ships of War belonging to this regency on meeting with Merchant Vessels
belonging to Citizens of the United States shall be allowed to Visit them with
two persons only beside the rowers these two only permitted to go on board said
vessel without obtaining express leave from the commander of said Vessel who
shall compare the Pass-port and immediately permit said Vessel to proceed on
her Voyage unmolested All Ships of War belonging to the United States of North
America on meeting with an Algerine Cruiser and Shall have seen her pass port
and Certificate from the Consul of the United States of North America resident
in this Regency shall be permittd to proceed on her cruise unmolested no
Pass-port to be Issued to any Ships but such as are Absolutely the Property of
Citizens of the United States and Eighteen Months Shall be the term allowed for
furnishing the Ships of the United States with Pass-ports.

 

ARTICLE 5th



No Commander of any Cruiser belonging to this Regency shall be allowed to take
any person of whatever Nation or denomination out of any Vessel belonging to
the United States of North America in order to Examine them or under presence
of making them confess any thing desired neither shall they inflict any
corporal punishment or any way else molest them.

 

ARTICLE 6th



If any Vessel belonging to the United States of North America shall be Stranded
on the Coast of this Regency they shall receive every possible Assistance from
the Subjects of this Regency all goods saved from the wreck shall be Permitted
to be Reimbarked on board of any other Vessel without Paying any Duties at the
Custom House.

 

ARTICLE 7th



The Algerines are not on any presence whatever to give or Sell any Vessel of
War to any Nation at War with the United States of North America or any Vessel
capable of cruising to the detriment of the Commerce of the United States.

 

ARTICLE YE 8th



Any Citizen of the United States of North America having bought any Prize
condemned by the Algerines shall not be again captured by the Cruisers of the
Regency then at Sea altho they have not a Pass-Port a Certificate from the
Consul resident being deemed Sufficient untill such time they can procure such
Pass-Port.

 

ARTICLE YE 9th



If any of the Barbary States at War with the United States of North America
shall capture any American Vessel & bring her into any of the Ports of this
Regency they shall not be Permitted to sell her but Shall depart the Port on
Procuring the Requisite Supplies of Provision.

 

ARTICLE YE 10th



Any Vessel belonging to the United States of North America, when at War with
any other Nation shall be permitted to send their Prizes into the Ports of the
Regency have leave to Dispose of them with out Paying any duties on Sale
thereof All Vessels wanting Provisions or refreshments Shall be permitted to
buy them at Market Price.

 

ARTICLE YE 11th



All Ships of War belonging to the United States of North America on Anchoring
in the Ports of ye Regency shall receive the Usual presents of Provisions &
Refreshments Gratis should any of the Slaves of this Regency make their Escape
on board said Vessels they shall be immediately returned no excuse shall be
made that they have hid themselves amongst the People and cannot be found or
any other Equivocation.

 

ARTICLE YE 12th



No Citizen of ye United States of North America shall be Oblidged to Redeem any
Slave against his Will even Should he be his Brother neither shall the owner of
A Slave be forced to Sell him against his Will but All Such agreements must be
made by Consent of Parties. Should Any American Citizen be taken on board an
Enemy-Ship by the Cruisers of this Regency having a Regular pass-port
Specifying they are Citizens of the United States they shall be immediately
Sett at Liberty. on the Contrary they having no Passport they and their
Property shall be considered lawfull Prize as this Regency Know their friends
by their Passports.

 

ARTICLE YE 13th



Should any of the Citizens of the United States of North America Die within the
Limits of this Regency the Dey & his Subjects shall not Interfere with the
Property of the Deceased but it Shall be under the immediate Direction of the
Consul unless otherwise disposed of by will Should their be no Consul, the
Effects Shall be deposited in the hands of Some Person worthy of trust untill
the Party Shall Appear who has a Right to demand them, when they Shall Render
an Account of the Property neither Shall the Dey or Divan Give hinderence in
the Execution of any Will that may Appear.

 

ARTICLE 14th



No Citizen of the United States of North America Shall be oblidged to purchase
any Goods against his will but on the contrary shall be allowed to purchase
whatever it Pleaseth him. the Consul of the United States of North America or
any other Citizen shall not be answerable for debts contracted by any one of
their own Nation unless previously they have Given a written Obligation so to
do. Shou’d the Dey want to freight any American Vessel that may be in the
Regency or Turkey said Vessel not being engaged, in consequence of the
friendship subsisting between the two Nations he expects to have the preference
given him on his paying the Same freight offered by any other Nation.

 

ARTICLE YE 15th



Any disputes or Suits at Law that may take Place between the Subjects of the
Regency and the Citizens of the United States of North America Shall be decided
by the Dey in person and no other, any disputes that may arise between the
Citizens of the United States, Shall be decided by the Consul as they are in
Such Cases not Subject to the Laws of this Regency.

 

ARTICLE YE 16th



Should any Citizen of the United States of North America Kill, wound or Strike
a Subject of this Regency he Shall be punished in the Same manner as a Turk and
not with more Severity should any Citizen of the United States of North America
in the above predicament escape Prison the Consul Shall not become answerable
for him.

 

ARTICLE YE 17th



The Consul of the United States of North America Shall have every personal
Security given him and his houshold he Shall have Liberty to Exercise his
Religion in his own House all Slaves of the Same Religion shall not be impeded
in going to Said Consul’s House at hours of Prayer the Consul shall have liberty
& Personal Security given him to Travil where ever he pleases within the
Regency. he Shall have free licence to go on board any Vessel Lying in our
Roads when ever he Shall think fitt. the Consul Shall have leave to Appoint his
own Drogaman & Broker.

 

ARTICLE YE 18th



Should a War break out between the two Nations the Consul of the United States
of North America and all Citizens of Said States Shall have leave to Embark
themselves and property unmolested on board of what Vessel or Vessels they
Shall think Proper.

 

ARTICLE YE 19th



Should the Cruisers of Algiers capture any Vessel having Citizens of the United
States of North America on board they having papers to Prove they are Really so
they and their property Shall be immediately discharged and Shou’d the Vessels
of the United States capture any Vessels of Nations at War with them having
Subjects of this Regency on board they shall be treated in like Manner.

 

ARTICLE YE 20th



On a Vessel of War belonging to the United States of North America Anchoring in
our Ports the Consul is to inform the Dey of her arrival and She shall be
Saluted with twenty one Guns which she is to return in the Same Quanty or
Number and the Dey will Send fresh Provisions on board as is Customary, Gratis.

 

ARTICLE YE 21st



The Consul of ye United States of North America shall not be required to Pay
duty for any thing he brings from a foreign Country for the Use of his House
& family.

 

ARTICLE YE 22d



Should any disturbance take place between the Citizens of ye United States
& the Subjects of this Regency or break any Article of this Treaty War
shall not be Declared immediately but every thing shall be Searched into
regularly. the Party Injured shall be made Repairation.

 

On the 21st of ye Luna of Safer 1210 corrisponding with the 5th
September 1795 Joseph Donaldson Junr on the Part of the United States of North
America agreed with Hassan Bashaw Dey of Algiers to keep the Articles Contained
in this Treaty Sacred and inviolable which we the Dey & Divan Promise to
Observe on Consideration of the United States Paying annually the Value of
twelve thousand Algerine Sequins (1) in Maritime Stores Should the United
States forward a Larger Quantity the Over-Plus Shall be Paid for in Money by
the Dey & Regency any Vessel that may be Captured from the Date of this
Treaty of Peace & Amity shall immediately be deliver’d up on her Arrival in
Algiers.

Sign’d



VIZIR HASSAN BASHAW & JOSEPH DONALDSON

 

Jun

 

To all to whom these Presents shall come or be made known.

 

Whereas the Underwritten David Humphreys hath been duly appointed
Commissioner Plenipotentiary, by Letters Patent under the Signature of the
President and Seal of the United States of America, dated the 30th of March
1795, for negotiating & concluding a Treaty of Peace with the Dey and
Governors of Algiers; Whereas by Instructions given to him on the part of the
Executive, dated the 28th of March & 4th of April 1795, he hath been
farther authorized to employ Joseph Donaldson Junior on an Agency in the said business;
whereas by a Writing under his hand and seal, dated the 218$ of May 1795′ he
did constitute & appoint Joseph Donaldson Junior Agent in the business
aforesaid; and the said Joseph Donaldson Junior did, on the 5th of September
1795, agree with Hassan Bashaw Dey of Algiers, to keep the Articles of the
preceding Treaty sacred and inviolable.

 

Now Know ye, that I David Humphreys, Commissioner Plenipotentiary
aforesaid, do approve & conclude the said Treaty, and every article and
clause therein contained, reserving the same nevertheless for the final
Ratification of the President of the United States of America, by and with the
advice and consent of the Senate of the said United States.

 

In testimony whereof I have signed the same with my hand and seal,
at the City of Lisbon this 28th of November 1795.

 
































































































































































































































































































Link : http://turkbilimi.com/4388.html



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir