Moğolların Rusya’da kurmuş oldukları idare XIV. yüzyılın sonlarına doğru zayıflama eğilimi içerisine girmişse de bunun dinamikleri XIII. yüzyıl biterken oluşmuştu. Batu ve ilk halefleri zamanında oldukça baskın bir idare kuran Moğollar bu sistemi XIII. yüzyılın sonlarında yumuşatmışlardı. Böylelikle Knezler bu dönemde daha rahat edebilecekleri bir ortama kavuştular. Bilhassa Knezlerin artık Han’dan izin almaya gerek duymadan bazı kentleri ele geçirmeye teşebbüs etmeleri dikkate değerdir. Bu yeni bir dönemdi ve bu yeni dönem Rusya’nın sonunda Moğollardan bağımsızlık kazanmalarına neden olacaktı. Bu yıllarda pek çok Knez dikkat çekici faaliyetlerde bulunmuşlardır. Ancak bunlardan hiçbirisi Moskova Knezi Daniil Aleksandroviç kadar ilgi çekici değildir. O, tutarlı bir siyaset ile cesur politikayı birbiri ile uyumlu bir şekilde kullanması ile diğer knezlerden farklı bir kişilik olarak bir döneme ağırlığını koymuştur. Bu özelliği sayesinde de Büyük Knezliği hiçbir zaman elde edemese de Rusya’nın XIII. yüzyıldan XIV. yüzyıla geçiş döneminin en önemli aktörü olmayı başarmıştır. Bu başarı aynı zamanda Moskova Knezliğinin yükselişi açısından da önemlidir. Onun kazanımları ile Rusya XIV. yüzyıla çok güçlü bir aktör olarak adım atmış, haleflerine de iddialı olma şansı sağlamıştır. Bu çalışmada Moskova Büyük Knezliği’nin kurucusu ve atası Daniil Aleksandroviç’in hayatı incelenecek, faaliyetlerinin Knezliğinin yükselişi üzerindeki yansımaları ve Rusya’nın Moğollardan bağımsız hale gelmeleri üzerindeki rolü üzerinde durulacaktır. lığbağımsızlığını kazanmasında ne gibi bir değer ifade ettiği üzerinde durulacaktır.

DOKUMANI BURADAN <1drv.ms/b/s!As9d0zxhjzjlgWwBQZQ8kGv61R-t?e=UC1uce> İNDİREBİLİRSİNİZ.