TARİH & TARİHİ ESERLER & ARKEOLOJİ & NOSTALJİ

Abdullah Gülay : Bunları Biliyor muydunuz ?

gulayabdul@hotmail.com

Kahramanlıklar ve başarı öyküleri anlatan için teşvik edici,
okuyan için haz vericidir. Afrin’de kazanılan zafer gibi. Yenilgiler ve
başarısızlıklar, yazan için zor, okuyan için can sıkıcıdır; aşağıda anlatacağım
gibi. Başarı ve kahramanlıklarımızla övündüğümüz gibi hatalarımız ve
yenilgilerimizden ders çıkarmasını bilmeliyiz.

Bu düşünce ile Türk denizcilik tarihimizin bazı üzücü ve acı
olaylarını sizlere özetlemeye çalışacağım:

1571 İnebahtı’da
Osmanlı donanması
 Haçlılar tarafından yakıldı. Sokullu Mehmet Paşa, Venedik
elçisine, İnebahtı Deniz Savaşıyla ilgili olarak; “Biz
Kıbrıs’ı almakla sizin kolunuzu kestik, siz İnebahtı’da gemilerimizi yakmakla
sakalımızı tıraş ettiniz. Kesilen kolun yerine yenisi gelmez, fakat kesilen
sakalın yerine yenisi daha gür çıkar” 
diye cevap
verdi. (Kıbrıs
bizim için önemlidir.)

Bu üzücü olayın hemen arkasından Sokollu Mehmet Paşa yeni bir
donanma hazırlamasını istedi. Bunun için çok sayıda malzemeye ihtiyaç olduğunu,
kısa süre içinde böyle bir donanmanın hazırlanmasının zor olacağını
söyleyen Uluç
Ali Paşa’
ya, Sokullu; “Bütün donanmanın demirlerini
gümüşten, halatlarını ibrişimden, yelkenlerini atlastan yapabiliriz. Hangi
geminin malzemesi yetişmezse gel benden al” 
dedi. Bu
yenilgiden sonra gösterilen kararlılık ve azmin sonucunda altı ay içerisinde
donanma tekrar yenilendi. (Başarı için kararlılık esastır.)

1770 yılında Çeşme Limanı’nda
İngiltere’nin yardımı ile Ruslar Osmanlı donanmasını yaktı. Donanma
tamamen yok edildi.

1827 yılında İngiltere, Rusya ve Fransa aralarında bir
antlaşma yaparak Osmanlı’dan Yunanistan’a bağımsızlık verilmesini istediler.
Sultan İkinci Mahmut’un bu isteği reddetmesi üzerine Mora’nın Navarin
Limanı’nda demirlemiş olan Osmanlı donanması Ruslar
tarafından
tekrar yakıldı. 

1853 yılında Sinop
Limanı’nda Osmanlı donanması Ruslar tarafından bir kere daha yakıldı.
 Şiddetli
bir fırtınadan dolayı Osman Paşa filosunun Sinop’ta demirli bulunduğu 30 Kasım
1853 tarihinde Amiral Nakhimov komutasındaki Rus Filosu, Sinop Limanı’na girdi. O günün
Cuma olması sebebiyle Osman Paşa askerlerin çoğunu Cuma namazı için şehre
göndermişti. 
Ruslar, bunu da fırsata çevirdi ve gemileri
batırdı.
 (Ruslara karşı temkinli olmak gerekir.)

1890
yılında Japonya’ya yapılan bir dostluk ziyaretinin
 dönüşünde
Kushimoto Adası yakınlarındakayalıklara çarparak parçalanan Ertuğrul
Fırkateyni’nin
 başına gelenler, Türk denizcilik tarihinin
en büyük ve en acı facialarından birisidir; bu kazada 581 denizci şehit oldu,
69 denizci kurtulabildi. (Bazı acılar dostlukların katığıdır.)

 Osmanlı Devleti, Birinci Dünya Savaşı
öncesinde İngiltere’ye iki savaş gemisi sipariş etti.
 Gemilerin
deposuna konulacak kömürüne kadar ücretini nakit ödedi. Bu paraların büyük
çoğunluğu halifeliğe bağlı İslam diyarından toplanmıştı. Fakat İngiltere,
parasını ödediğimiz savaş gemilerini gasp etti. Tabir caizse, paramızın üzerine
yattı. Yani kaba tabirle Osmanlı’ya“kazık attı!”
 Üstelik
gemileri
 
teslim almak için yanında 1200 kişilik
mürettebat ile
 Londra’ya giden Rauf Bey, gemileri
alamadan eli boş olarak dönüş yolunda büyük sıkıntılar yaşadı.(Emperyal
devletlerin korsan tutumları değişmez!)

1974
Kıbrıs Barış Harekatı’nda
 Türk Bayraklı Türk gemileri yine Türk savaş uçaklarınca saatlerce
bombalandı, Kocatepe batırıldı, Adatepe ve Çakmak Muhriplerine büyük hasar
verildi. Bu gemiler, 
haberleşme teknolojisinin dışa
bağımlılığı ve yetersizliğine, istihbarat bilgilerinin yanlışlığına kurban
gitti. Elli
dört denizci şehit oldu. (İstihbarat ve iletişim sistemleri önemlidir.)

2
Ekim 1992
’de Ege’deki Kararlılık Gösterisi-92 NATO tatbikatı
sırasında ABD uçak gemisi Saratoga’nın planlayarak ve hedef gözeterek
ateşlediği 2 adet hava savunma füzesiyleTürk Muavenet Zırhlısı vuruldu. Kaptan
köşküne ve savaş harekat dairesine nişan alınarak atılan füzeler, komuta
kademesindeki beş subayı şehit etti, on sekiz denizci de ağır yaralandı.Gemi hurdaya
ayrıldı. Özür dilendi. Konu kapandı.(Nato’nun dostluğunu sorgulamak gerekir.)

 İşte
böyle. Bunlar üzücü yaşanmışlıklar! Allah bir daha benzerini göstermesin
diyoruz ama bu işler sadece dua ile olmuyor! Elinden geleni sonuna kadar
yapmayan, çalışmayan, üretmeyen, aklını kullanmayan insanlara Allah yardım
etmez. Edecek olsaydı bugün İslam Âlemi bu rezaletleri ve aşağılık durumu
yaşamazdı!




























 Afrin kahramanlarına ve kararlı iradeye selam
olsun!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir