2917 yıl önce bayram kutlaması !..

Milattan 900 yıl önce yani bundan 2917 yıl evvel insanlar Anadolu’nun
bir
şehrinde
bir tap
ınağa
a
şağıdaki
yaz
ıyı
asarlar. S
ıraya girip okurlar sonra
birbirlerine sar
ılır
bayramlar
ını
kutlarlard
ı.

 

İşte o yazı:

 

“Gürültü patırtının ortasında
sessizce, sükunetle dolaş; sessizliğin içinde huzur var. Sakın bunu
unutma. Herkesle dost olmaya çalış. Sana bir kötülük yapıldığında
verebileceğin en iyi karşılık: unutmak olsun.

Bağışla ve unut.

Kimseye teslim olma.

İçten ol;

Telaşsız anlat.

Kısa, açık ve net konuş.

Başkalarına da kulak ver.

Aptal ve cahil oldukları zaman bile dinle onları;

çünkü dünyada herkesin bir öyküsü vardır.

Yalnız yaptığın plânların değil
başardıklarının da adını çıkar. Ne kadar küçük olursa olsun işinle ilgilen.
Hayattaki dayanağın işindir, unutma. Sevebileceğin bir iş seçersen yaşamında
bir an bile çalışmış ve yorulmuş olmazsın. İşini öyle seveceksin ki,
başarıların bedenini ve yüreğini güçlendirirken verdiklerinle de yepyeni
hayatlar başlatmış olacaksın.

Olduğun gibi görün.

Ve göründüğün gibi ol.

Sevmiyorsan eğer sever gibi
yapma. Çevrene, tanıdıklarına önerilerde bulun fakat asla hükmetmeye kalkma.
İnsanları yargılarsan onları sevmeye zamanın kalmaz. Ve unutma ki, insanlığın
sevgi konusunda yüzyıllardır öğrenebildiği bir kumsaldaki kum taneciği bile
değildir.

Aşka sakın burun kıvırma.

Çöl ortasındaki yemyeşil
bahçedir aşk. O bahçeye bakmayı hak etmiş bir bahçıvan olmak için her bitkinin
sürekli ilgiye, yardıma, bakıma, sevgiye ihtiyacı olduğunu da unutma. Hayatta
kaybedebilirsin. Kaybetmeyi ahlaksızca bir kazanca tercih et. Birincisinin
acısı bir an, ötekinin vicdan azabı bir ömür boyu sürer. Bazı idealler o kadar
değerlidir ki; o yolda mağlup olman bile zafer sayılır. Bu dünyada bırakacağın
en büyük miras dürüstlüktür.

Yıllar geçiyor, geçecek.

Yılların akıp geçmesine
öfkelenme. Gençliğe yakışan şeyleri gülümseyerek teslim et geçmişe.
Yapamayacağın şeylerin yapabileceklerini engellemesine izin verme. Rüzgarın
yönünü değiştiremiyorsan yelkenlerini rüzgara göre ayarla çünkü dünya,
karşılaştığın fırtınalarla değil, gemiyi limana getirip getirmediğinle
ilgilenir. Ara sıra kendini tutamayabilirsin. Yüreğini isyana kaptırabilirsin.
Fakat sakın unutma: Evreni yargılamak imkansızdır. Onun için kavgalarını
sürdürürken bile kendinle barış içinde ol.

Annenin seni doğurduğu saatleri
hatırlıyor musun? Sen ağlarken herkes


sevinçle gülüyordu. Öyle bir
ömür geçir ki, sen öldüğünde herkes ağlasın.

Sabırlı, sevecen ol.

Erdemini yitirme.

Önünde sonunda sahip olduğun
tek servet yine kendinsin. Görmeye çalış ki, bütün pisliğine ve kalleşliğine
rağmen dünya yine de insanoğlunun biricik güzel mekanıdır.
































Xsentos İsa’dan Önce 9. Yüzyıl

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet