SON DAKİKA

Yurtsever ve Açık Bilgi Platformu | Özel Büro İstihbarat Grubu Özel Buro

SAVAŞ & SAVAŞ TARİHİ & TAKTİKLERİ & TEÇHİZATI & YÖNTEMLERİ & SOĞUK SAVAŞ

SURİYE SAVAŞI DOSYASI : SURİYE’DE İRAN’A BAĞLI GÜÇLER ve İDLİP’TE SAVAŞ

SAVAŞ & SAVAŞ TARİHİ & TAKTİKLERİ & TEÇHİZATI & YÖNTEMLERİ & SOĞUK SAVAŞ
Bu haber 06 Mart 2020 - 0:00 'de eklendi.
Whatsapp Paylaş Telegram Paylaş


SURİYE’DE İRAN’A BAĞLI GÜÇLER ve İDLİP’TE SAVAŞ




Suriye iç savaşında İran tarafından kullanılan
6O’ı aşkın yabancı ve yerel milis grup bulunmaktadır. Bunların toplam militan
sayısı 120 bini aşmaktadır. Bütün bu milisleri Suriye’ye getirip karşımıza
çıkartan Kasım Süleymani’dir. Aynı Kasım Süleymani 2003 ABD’nin Irak’ı işgali
sonrası Bakuba, Ramadi ve Fellüce’de başlayan Sünni direniş hareketini ABD’ye
yardım ederek bastıran kişidir. Kasım Süleymani bununla da kalmamış, 2015’de
Suriye rejimini kurtarmak için tam da ABD’nin plânladığı gibi hareket ederek, dünyanın
dört bir yanından Şii milisler toplamış, Putin’i ikna ederek hava gücü olarak
sahaya getirmiştir. Böylece Suriye denklemi çözülmesi mümkün olmayan buhran
haline gelmiştir. Putin biliyordu ki; karadan destek gücü olmadan hava
meydanlarının savunulması dahi mümkün değildir. Oraya yeteri kadar kara gücü
toplanmadan Rusya’nın sahaya inmesi mümkün değildir.  Aşağıda vereceğim sayı ve isimlere
bakıldığında Kasım Süleymani Şii dünyasında ne kadar çapulcu ve terörist örgütü
varsa buraya toplamıştır. Bu gün İdlip’in çevresinde üstlenmiş 200 bine yakın
militan vardır. Bu militanlar çapul ve yağma ile ırza tecavüz ile geçimlerini
sağlamaktadır. Son derece acımasız ve zalimlerdir. Bu gün Esad’ın
hapishanelerinde 500 bin civarında Sünni tutuklu olduğu söylenmektedir. Ancak
bu sayının 300 bin civarında olduğu tahmin edilmektedir. Kalan 200 bin kişi
buraya toplanmış olan çapul sürüsü tarafından yağmalanmış ve öldürülmüştür.
Şimdi bu çapul sürüsünün kimlerden oluştuğu ve nerelerden geldiğini analiz
edelim: Buraya getirilmiş olan milisler 5 grupta toplanmaktadır. Aşağıda
sayıları verilen tabloya bakıldığında çapulcuların %60’a yakını İran’dan
gelmiştir. Diğer gruplar İran’ın etkisiyle, İran’ın toplamasıyla İdlip’e
gelmiştir. Bu gruplar tıpkı İŞİD gibi İsrail’e tek mermi sıkmıyor, İsrail’le
savaşmayı günah sayıyor, İsrail hudutlarından 300 Km uzakta bulunuyorlar.
Esasen batının plânladığı İslam’a karşı İslam savaşı doktrinini uygulamak
üzere, İsrail’in maşalığını yapmak üzere burada toplanmış bulunuyorlar. Şimdi
bunları sayalım:

1. İran Devrim Muhafızlarına Bağlı
Milisler (15-20 bin)  (Bunlar İran’ın
resmi birlikleridir. ABD bu birlikleri terörist ilan etmiştir.) Yani resmen
teröristtir.


Kudüs Güçleri (8-10 bin),  Besic Milisleri (2 bin),  Devrim Muhafızlarına bağlı Horasan İslam Öncü
Hareketi


2. Farklı Yabancı Ülkelerden Gelen
Milisler:  (50 bin) :Lübnan Hizbullaha
bağlı Rıdvan Bölüğü (10 bin), Afgan Fatımiyun Tugayları (10-13 bin), Pakistan
Zeynebiyun Tugayları (1000), Yemenli Milisler (750 kişi),  İmam Hüseyin Tugayı (1500 kişi), Bakiyetullah
Tugayı (400 kişi) , Yevm’ul Me’vud Tugayı (1000), El-Vadu Sadik (1000 kişi)


3. Iraklı Şii Milisler (15-20 bin):
Ebu’l Fadl Abbas Tugayları (4500 kişi), Bedir Tugayları, Esedullah Galib, Sadr
Milisleri, Asaib’u Ehl’ul Hakk, Zülfikar Tugayı, İmam Haşan el-Muctebi, İmam
Ali Tugayları, Irak Hizbullahı (1500 kişi)


4. İran’a Bağlı Yerel Şii Milisler
(8-12 bin): Muhammed Bakır Tugayları (1500-2000 kişi), İmam Mehdi Ordusu, Aşair
Tugayı Muhtar Sekafi (4500 kişi), Şemhed Mihrab Savaşçıları (500 kişi), Abbas
Taburu, Fua Taburu, Zehra Taburu


5. İran’a Bağlı Şii Olmayan Milisler
(12-15 bin): Vatan Savunma Birliği (8-10 bin), Bustan Grubu (1000 kişi),  İran Yanlısı Filistin Grupları, Suveyda Dürzi
Grupları




Şayet Türkiye bu milis grupları imha veya bir
şekilde buradan uzaklaştırmadığı takdirde tarihte birçok defa görüldüğü üzere
bunlar Esad’ı da devirir, Suriye’nin başına otururlar. İleriki zamanlarda
Türkiye’nin başına bela olurlar.


Bizce yapılması gereken şudur: Çeşitli
istihbarat yöntemleriyle bu gurupların bizim tarafa geçmeleri temin edilebilir.
Kendi aralarında çatışmaya yönlendirilebilir. Maddi çıkar vaat ederek taraf
değiştirmeye ikna edilebilir. Bunu Ankara Savaşı’nda Timur, Malazgirt
Savaşı’nda Alparslan yaptı. Diğer bir yol ise; Mesela Hasan Nasrallah ile
görüşerek Lübnan’dan gelen milislerin çekilmesi sağlanabilir. Bu çekilme
karşılığında silah yardımı ve maddi yardım yapılabilir. Pakistan’dan,
Afganistan’dan, Irak ve Filistin’den gelen grupların çekilmesi için bağlı
oldukları hükümetlerle veya dini liderlerle görüşülebilir. Bunların sahadan
çekilmesi sağlanabilir. Hasım cephenin diplomatik yöntemlerle zayıflatılması
esas alınmalıdır.


Bir de TV’lerden izliyorum, Türkiye rejime
yardım güçlerinin dağılması için tehdit edici veya silah bırakmaya teşvik edici
hiçbir propaganda malzemesi, broşürü veya sosyal medya araçlarını kullanarak
hasım güçlerin moralini bozmaya yönelik çabalarda bulunmuyor. Acilen bu
araçların da devreye sokulması gerektiğini değerlendiriyorum.

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

TÜM KATEGORİLER
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER