SON DAKİKA

Yurtsever ve Açık Bilgi Platformu | Özel Büro İstihbarat Grubu Özel Buro

YABANCI ORDULAR & SAVAŞ & SAVAŞ TARİHİ & TAKTİKLERİ & TEÇHİZATI & YÖNTEMLERİ

SURİYE SAVAŞI DOSYASI /// ARSLAN BULUT : TÜRKİYE İDLİB’DE KİM ADINA SAVAŞACAK ???

YABANCI ORDULAR & SAVAŞ & SAVAŞ TARİHİ & TAKTİKLERİ & TEÇHİZATI & YÖNTEMLERİ
Bu haber 20 Şubat 2020 - 0:00 'de eklendi.
Whatsapp Paylaş Telegram Paylaş

ARSLAN BULUT : TÜRKİYE İDLİB’DE KİM ADINA SAVAŞACAK ???


Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Tayyip Erdoğan’ın “İdlib Harekatı, bir an meselesidir.” sözlerini değerlendirerek “Şimdilik en kötü
senaryodan yola çıkmayalım. Eğer İdlib’deki terörist gruplara yönelik bir
operasyondan bahsediyorsak, bu Soçi anlaşmalarına uygun olur çünkü ciddi
miktarda silah ve mühimmata sahip bu terörist grupların etkisiz hale
getirilmesi Türkiye’nin sorumluluğunda. Ancak eğer Suriye’de meşru hükümete ve
Suriye ordusuna yönelik bir operasyondan bahsediyorsak, bu olabilecek en kötü
senaryodur.”
dedi.


Bu açıklama gazeteciler tarafından Tayyip Erdoğan’a
nakledilince “Bizim arkadaşlarımızın yaptığı
görüşmelerde, bana böyle bir şey gelmiş değil. Rusya’nın bu tür kötü
senaryoların içinde yer alacağına inanmıyorum.”
diye cevap
verdi!


İdlib’e olası bir harekâtta hava unsurlarının
kullanılıp kullanılmayacağı ve bu harekâtın adının ne olacağı yönündeki soruya,
“Dedik ya, ‘Bir gece ansızın gelebiliriz.’ Bir
gece ansızın geldiğimizde adıyla sanıyla, her şeyiyle geliriz.”
diye karşılık veren Erdoğan, Trump’ın, “Erdoğan ile
İdlib konusunda birlikte çalışıyoruz”
açıklaması sorulunca da “Her
an her türlü dayanışmamız olabilir”
dedi.


Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ise İdlib konusunda “Gözlem noktalarımızın çekilmesi söz konusu değil.
Herhangi bir şekilde onlara karşı bir şey yapıldığı takdirde misliyle mukabele
edeceğimizi söyledik, söylemeye devam ediyoruz. Ateşkesin sağlanabilmesi, akan
kanın durabilmesi için süratle tarafların Soçi mutabakatındaki taahhütlerine
uymasını bekliyoruz.”
diye konuştu.


Açıkça görüldüğü gibi iki konuşma arasında önemli
farklar var. Birinde, bir gece ansızın gelmekten bahsediliyor, diğerinde gözlem
noktalarına saldırı olursa misliyle mukabele etmekten…


***


İdlib neden Türkiye’nin meselesi oldu? Çünkü önemli
bir kısmı Suriye’de IŞİD çatısı altında bulunan teröristler, Fırat’ın doğusunda
tarihi rollerini oynadıktan ve bu toprakların PYD/PKK kontrolüne geçmesini
sağladıktan sonra, koridor açılarak İdlib’e gönderildi. Bunlar, İslami
görünümlü ama ABD’nin kullandığı gruplardır. Nitekim 10 bin kadarı da
Afganistan’a gönderildi.


Türkiye ise Soçi mutabakatı ile Rusya destekli Suriye
ordusunun, İdlib’deki teröristleri imha etmesini önledi. Bunu da “sivilleri
korumak”
gibi bir gerekçeye dayandırdı. Yalnız Putin, İdlib’deki
teröristlerin elindeki silahların alınmasını şart koşmuş, Erdoğan da kabul
etmişti. 1.5 yıl içinde bu konuda en küçük bir adım atılmadığı gibi Heyet
Tahrir el Şam örgütü İdlib’e hâkim oldu ve Rus üslerine saldırmaya başladı!


Türkiye’nin kendi çıkarı için Suriye ile işbirliği
yaparak İdlib’deki teröristleri tasfiye etmesi gerekirdi. Erdoğan ise İdlib
konusunda ABD ile her an her türlü dayanışma yapabiliriz” dediğine ve Trump’tan
bu konuda övgü aldığına göre burada farklı bir durum var.


***


Fabrice Balanche’nin Washington İnstitute için
hazırladığı raporda İdlib için “Sünni İdlib” ifadesi
kullanılıyordu. Burada Suriye egemenliğinin dışında kalan “Sünni İdlib
özerk devleti”
kurulmak isteniyor. Böyle bir devleti ABD istiyor,
Türkiye değil… Kısacası, Türkiye, İdlib’de ABD’nin haritasını bile çizdirdiği
bir projeyi uyguluyor.


Bu sebeple, Erdoğan’ın “bir gece ansızın
gelebiliriz”
söylemi, Türkiye’de kimseyi heyecanlandırmıyor. Çünkü
böyle bir savaş, Türkiye adına değil ABD adına yürütülen bir vekâlet savaşı
olur.


Türkiye’nin Suriye politikası temelinden yanlıştır.
Şimdi bu politika Türkiye’yi daha büyük bir çıkmaza sokuyor.

ARSLAN BULUT : TÜRKİYE İDLİB’DE KİM ADINA SAVAŞACAK ???


Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Tayyip Erdoğan’ın “İdlib Harekatı, bir an meselesidir.” sözlerini değerlendirerek “Şimdilik en kötü
senaryodan yola çıkmayalım. Eğer İdlib’deki terörist gruplara yönelik bir
operasyondan bahsediyorsak, bu Soçi anlaşmalarına uygun olur çünkü ciddi
miktarda silah ve mühimmata sahip bu terörist grupların etkisiz hale
getirilmesi Türkiye’nin sorumluluğunda. Ancak eğer Suriye’de meşru hükümete ve
Suriye ordusuna yönelik bir operasyondan bahsediyorsak, bu olabilecek en kötü
senaryodur.”
dedi.


Bu açıklama gazeteciler tarafından Tayyip Erdoğan’a
nakledilince “Bizim arkadaşlarımızın yaptığı
görüşmelerde, bana böyle bir şey gelmiş değil. Rusya’nın bu tür kötü
senaryoların içinde yer alacağına inanmıyorum.”
diye cevap
verdi!


İdlib’e olası bir harekâtta hava unsurlarının
kullanılıp kullanılmayacağı ve bu harekâtın adının ne olacağı yönündeki soruya,
“Dedik ya, ‘Bir gece ansızın gelebiliriz.’ Bir
gece ansızın geldiğimizde adıyla sanıyla, her şeyiyle geliriz.”
diye karşılık veren Erdoğan, Trump’ın, “Erdoğan ile
İdlib konusunda birlikte çalışıyoruz”
açıklaması sorulunca da “Her
an her türlü dayanışmamız olabilir”
dedi.


Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ise İdlib konusunda “Gözlem noktalarımızın çekilmesi söz konusu değil.
Herhangi bir şekilde onlara karşı bir şey yapıldığı takdirde misliyle mukabele
edeceğimizi söyledik, söylemeye devam ediyoruz. Ateşkesin sağlanabilmesi, akan
kanın durabilmesi için süratle tarafların Soçi mutabakatındaki taahhütlerine
uymasını bekliyoruz.”
diye konuştu.


Açıkça görüldüğü gibi iki konuşma arasında önemli
farklar var. Birinde, bir gece ansızın gelmekten bahsediliyor, diğerinde gözlem
noktalarına saldırı olursa misliyle mukabele etmekten…


***


İdlib neden Türkiye’nin meselesi oldu? Çünkü önemli
bir kısmı Suriye’de IŞİD çatısı altında bulunan teröristler, Fırat’ın doğusunda
tarihi rollerini oynadıktan ve bu toprakların PYD/PKK kontrolüne geçmesini
sağladıktan sonra, koridor açılarak İdlib’e gönderildi. Bunlar, İslami
görünümlü ama ABD’nin kullandığı gruplardır. Nitekim 10 bin kadarı da
Afganistan’a gönderildi.


Türkiye ise Soçi mutabakatı ile Rusya destekli Suriye
ordusunun, İdlib’deki teröristleri imha etmesini önledi. Bunu da “sivilleri
korumak”
gibi bir gerekçeye dayandırdı. Yalnız Putin, İdlib’deki
teröristlerin elindeki silahların alınmasını şart koşmuş, Erdoğan da kabul
etmişti. 1.5 yıl içinde bu konuda en küçük bir adım atılmadığı gibi Heyet
Tahrir el Şam örgütü İdlib’e hâkim oldu ve Rus üslerine saldırmaya başladı!


Türkiye’nin kendi çıkarı için Suriye ile işbirliği
yaparak İdlib’deki teröristleri tasfiye etmesi gerekirdi. Erdoğan ise İdlib
konusunda ABD ile her an her türlü dayanışma yapabiliriz” dediğine ve Trump’tan
bu konuda övgü aldığına göre burada farklı bir durum var.


***


Fabrice Balanche’nin Washington İnstitute için
hazırladığı raporda İdlib için “Sünni İdlib” ifadesi
kullanılıyordu. Burada Suriye egemenliğinin dışında kalan “Sünni İdlib
özerk devleti”
kurulmak isteniyor. Böyle bir devleti ABD istiyor,
Türkiye değil… Kısacası, Türkiye, İdlib’de ABD’nin haritasını bile çizdirdiği
bir projeyi uyguluyor.


Bu sebeple, Erdoğan’ın “bir gece ansızın
gelebiliriz”
söylemi, Türkiye’de kimseyi heyecanlandırmıyor. Çünkü
böyle bir savaş, Türkiye adına değil ABD adına yürütülen bir vekâlet savaşı
olur.


Türkiye’nin Suriye politikası temelinden yanlıştır.
Şimdi bu politika Türkiye’yi daha büyük bir çıkmaza sokuyor.

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

TÜM KATEGORİLER
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER