Cialis 20 Mg Cialis Viagra Satış Cialis 5 mg Viagra sipariş elektronik sigara

ÜMİT
ZİLELİ : Ateşe dokunursan yanarsın !!!..


28 Ağustos 2019


Suriye’nin İdlib
bölgesinde fena şeyler oluyor!..

“Fena şeyler” derken bizi yönetenler açısından bakıyorum; diğer tarafın, yani
Suriye’nin ve onu sonuna dek destekleyen Rusya ile İran açısından durum çok
farklı!.. Farklı, çünkü o bakış açısına göre, Suriye kendi toprakları
üzerindeki terör yuvalarını temizliyor!..

Gerçekten de Suriye, neredeyse İdlib’in tamamını kontrol altına almak üzere… Bu
arada o bölgede bulunan Türk askerinin konuşlandığı gözlem merkezi de kuşatma
altında!.. Durum son derece gergin, son derece de tehlikeli…

Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Suriye’yi “ateşle
oynamakla
” itham edip, “sabrımızı zorlamayın” diye uyarıyor, yetinmiyor
Astana Anlaşması’nın tehlikeye girdiğinden söz ediyor!.. Rusya, Suriye’nin
kendi topraklarını savunduğunu, buna hakkı olduğunu, Astana Anlaşması’nı
bozacak bir durum olmadığının altını özenle çiziyor!..

İran ise, çok fazla açıklama yapmadan, sessiz ve derinden Suriye’yi var gücüyle
desteklemeye devam ediyor!..

Şimdi
söyler misiniz bu durumda kim haklı?..


Bakın, neredeyse 9 yıldır üzerine çullanan tüm emperyalist ülkeler ve onların
kuyruğunda hareket edenlere karşın Suriye direniyor ve yitirdiği toprakları
bile geri almaya başladı!.. Peki bunu nasıl başardı?.. Tek başına değil tabii,
Rusya ve İran’ın ödünsüz destekleri ve vatan savunmanın haklılığı ile başardı!..

Türkiye, 2011’e kadar “el ele, kolkola” olduğu Esad ile ABD’nin
bastırması, AB’nin cesaret vermesi ve tabii “Yeni Osmanlı
hayallerinin de gazıyla harekete geçti; Suudi Arabistan ve Katar ile birlikte
Suriye’nin yenilip yutulması harekatına tüm gövdesiyle dahil oldu!..

Bugün yanında ne Suudiler var ne diğer Arap ülkeleri! Katar ise yalnızca
göstermelik pozisyonda! Kırmızı çizgimiz dediğimiz, Fırat’ın doğusu da, batısı
da Suriye’nin toprağı ve en büyük Türk büyükleri hala Suriye ile barışma
meselesine soğuk! Peki niçin?

Stratejik
ortak ABD ile arayı düzeltmek için!..


Ortak Harekat
Merkezi masalı!..


AKP’li
Cumhurbaşkanı dün alelacele Rusya’ya gitti…

Niçin gitti? Her şeyden önce Türkiye, İdlib’de sıkıştı kaldı! 900 askerimiz o
bölgede muhasara altında! Rusya, sonuna dek Suriye’nin yanında olduğunu
açıkladı ve son teknolojiyi içeren silahlarını da bu ülkeye gönderdi,
göndermeye de devam ediyor!..

Tabii, bir de şu “Ortak Harekat Merkezi” masalı var! Türkiye ile ABD el ele
güvenli bölgeyi kotaracak! Bizimkiler PYD/PKK’nın o bölgeden sürüleceği,
güvenli bölgenin stratejik ortakla birlikte oluşturulacağı hayalini içeriye
pompalarken, ABD açık açık “yapılacak ortak harekatın İŞİD teröristlerin karşı olduğunu
açıklıyor iyi mi!..

Harekat merkezi nerede peki? Urfa’da, yani Türkiye topraklarında! İlk etapta 90
ABD askeri o merkezde konuşlandı bile; şu anda kaç Amerikan askeri var,
bilmiyoruz…Bırakın bizleri TBMM’deki 600 milletvekili biliyor mu, onu da
bilmiyoruz!.. Bir zamanlar, bir tek yabancı askerin Türk topraklarına
girebilmesi için Meclis kararı gerekirdi, şimdi bir imzaya kalmış demek ki!..
Ne diyordu 2006 yılında Beyaz Saray’a sunulan CIA raporunda?

Türkiye,
en kısa zamanda başkanlık rejimine geçmelidir. TBMM, bürokrasi, yargı gibi bir
çok odakla uğraşmak yerine bir kişiyle konuşup anlaşmak ABD çıkarları açısından
yaşamsaldır!..


Halbuki, Türkiye’nin fena halde aleyhine olan, uğruna bir Jandarma Genel
Komutanını kurban verdiğimiz “Çekiç Güç” bile Meclis’ten karar çıkarılarak
uygulanıyordu!.. ABD’yi çılgına çeviren 1 Mart Teskeresi de Meclis tarafından
reddedilmişti!..

Şimdi,
Meclis devredışı, yargı, bürokrasi buharlaştı, Saray görevde!..


“Denge
Politikası” sizlere ömür!..


Ne diyorduk; bu
satırlar yazılırken AKP’li Cumhurbaşkanı Rusya’da…

İlk açıklama”Rus
dostlarımızla ne kadar da güzel anlaşıyoruz”
tadındaydı!
Cumhurbaşkanı, Putin tarafından Uluslararası Havacılık Fuarı
MAKS- 2019’a davet edilmişti. Ne ara davet edildi, ben kaçırmışım! Halbuki 16
Eylül’de zaten Astana Zirvesi’nde Türkiye’de buluşacaklardı, İran Cumhurbaşkanı
da gelecekti…

Demek
ki acele edilmesi gerekiyordu!..


AKP’li Cumhurbaşkanı, Rusya’ya hareketinden bir gün önce de Malazgirt
Zaferi’nin 948’inci yılı törenleri için Ahlat’taydı, küçük ortak Devlet
Bahçeli
ile beraber… Orada da esti gürledi; “Kara
birliklerimizin bölgeye giriş yapmasını bekliyoruz. Suriye sınırımızı
teröristlerden temizlemedeki kararımızı artık hiç kimsenin test etmeye
çalışmayacağını ümit ediyorum
” dedi!..

Üzerine, “oyalanmaya
kalkılırsak, tüm hazırlıklarımız tamamdır
” diye de ekledi!.. Bu
sözcükleri bir yerden hatırlıyorum; “Bir gece ansızın gelebiliriz”, “çok yakında oradayız”
türü açıklamaları da yapmıştı Cumhurbaşkanı!.. Mesela Münbiç örneğini
anımsayalım; sonunda “oyaladılar, aldatıldık” sözcüklerine kadar gelip
dayanmıştı stratejik ortaklık!..

Demem o ki, Türkiye’nin epey uzun süredir uyguladığı “tavşana kaç,
tazıya tut
” politikası iyice duvara dayandı; Rusya da, Amerika
da bu “denge
politikasından
” iyice sıkıldı zannımca!.. Bu iş nereye gider,
karakolda mı biter, bilemiyorum… Ancak Türkiye’nin en büyük önceliği, en büyük
değerlerinin başında gelen ordusunu, Mehmetçiği, Suriye bataklığından çıkarmaktır…
Bekamızın en büyük gereği de budur!..

Bunun
biricik yolu ise, Amerikan askerini ülkemize sokmak değil, başta Suriye, bölge ülkeleriyle
“onurlu bir işbirliği” yapmaktır!..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

deneme bonusu veren siteler | hd film izle | film izle | film izle | 4k film izle | bets10 giriş

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet novagra satın al viagra satış