ÜLKELER BAZINDA ANALİZLER & ÜLKELER DOSYASI

1 Şubat 2018

Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek Vatanpress’in
sorularını yanıtladı.

Suriye
masasında tek bir iskemle var : O da Suriye devleti ve milletinin iskemlesidir

ÖZETLER

·       
Çeşitli ülkelerin sözcüleri, “Suriye masasında yer
kapmaktan” söz ediyor. Oysa Suriye masasında tek bir iskemle var. O da Suriye
devleti ve milletinin iskemlesidir. O masaya Suriye dışındaki devletlerin
oturmasını ilke olarak onaylamıyoruz. Suriye’nin anayasasını Suriye devleti ve
milleti yapar.

·       
Süreç, Suriye’nin toprak bütünlüğünün sağlanması,
Beşar Esad önderliğindeki Suriye devletinin ülkesine huzur getirmesi ve
Türkiye’nin güvenliğinin sağlanması yönündedir. ABD ve İsrail’in bu süreci
önleyecek güçleri yoktur. Yeter ki biz Batı Asya devletleri ve milletleri,
güçlerimizi birleştirelim ve ağırlığımızı koyalım. Vatan Partisi, bu süreçte
Suriye-Türkiye dostluğu için etkin ve yapıcı olmaya devam edecektir. Türkiye,
bu savaşa Tayyip Erdoğan yönetiminde girdi, ancak bu savaştan Vatan Partisi’nin
merkezinde bulunduğu Millî Hükümetle çıkacaktır.

Vatan
Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, Suriye’de yaptığı özel haberlerle ismini
duyurmuş “watanpress” isimli internet haber sitesinin sorularını
yanıtladı. Haber sitesinin Suriye Devlet Televizyonu’yla eşgüdüm halinde
çalıştığı bilinmektedir. 

AFRİN HAREKÂTI TÜRKİYE’DE İÇ CEPHEYİ BİRLEŞTİRDİ

SORU 1. Vatan Partisi’nin  Suriye Ordusu ve
Milletine destek verdiği bilinmektedir. Peki Türk Ordusu’nun Afrin Operasyonu
Türkiye’nin iç siyasetini nasıl etkilemektedir? 

YANIT 1. Afrin Harekâtı, Türkiye’nin iç cephesini
birleştirdi. Millet, ezici bir çoğunlukla harekâtı destekliyor. Türkiye’nin ABD
güdümlü bölücü ve yobaz terörüne karşı mücadelesini “Saray savaşı” diye
suçlayanlar, seslerini kestiler. Daha geri mevzilere çekildiler. Çünkü millet
onlara karşı. Şimdi savaşın insana yıkım getirdiği söylemleriyle ABD’nin
psikolojik harekâtına destek oluyorlar. Ancak bu tür kara propaganda, milleti
etkilemiyor. Halk, bu savaşın ABD emperyalizmine karşı olduğunu biliyor.
Türkiye’de şu an ABD karşıtlığı yüzde 94 oranında.

ABD’YE KARŞI SAVAŞANLAR EN SONUNDA SURİYE’YE
KATILIYOR

SORU 2. Türk Hükümeti Türkiye’de bulunan Suriyeli
Muhalifleri Suriye’nin kuzeyinde bulunan Kürt güçlerine karşı savaştırıyor.
Bunu doğru buluyor musunuz? 

YANIT 2. Türkiye, “Muhalif” dediğiniz güçleriKürt güçlerine karşı” değil, ABD’nin
piyonlarına karşı savaştırıyor. ABD, PKK/PYD/YPG’ye 4900 TIR silah verdiğini
açıkladı. Sayın Beşar Esad da ABD güdümünde savaşanların “vatan haini” olduğunu
belirtti. O güçler, ABD’nin Suriye’yi bölme planında hizmet görüyorlar.

“Muhalif” denen
güçler, geçmişti Suriye yönetimine karşıydılar, ama şu anda Türk Ordusunun
kumandası altında ABD emperyalizmine ve piyonlarına karşı savaşıyorlar. Alet
ihsanı yönetmez. İnsan aleti yönetir. Destere marangozu yönetmez. Marangoz
destereyi yönetir.  “Suriyeli muhalifler”
eğer Türk Ordusunun komutası altında ABD emperyalizmine karşı savaşmazlarsa,
ABD’nin komutası altında Suriye’ye karşı savaşacaklar. ABD’ye karşı savaşanlar,
en sonunda Suriye yönetiminin denetimi altına girecek. Türk Ordusunun Fırat
Kalkanı Harekâtı’nda da gördük bunu. Türk Ordusunun komutası altında savaşan
ÖSO’nun önemli bir kesimi Suriye Ordusuna katıldı. Yine öyle olacak.

TÜRKİYE YÖNETİMİ ABD’YE KARŞI SAVAŞTA SURİYE
DOSTLUĞUNU KEŞFEDİYOR

SORU 3. Bu operasyonların (Zeytin Dalı ve Fırat
Kalkanı) Türkiye-Suriye arasında siyasi ve diplomatik ilişkilerin başlamasına
neden olacağını düşünüyor musunuz? Bu olacaksa sizce ilk adım nasıl
olacak?  

YANIT 3. Zeytin Dalı Harekâtı, kaçınılmaz
olarak, Türkiye-Suriye arasında siyasi ve diplomatik ilişkilerin başlamasına
neden olacak. Çünkü Türkiye’nin karşısında ABD ve İsrail gibi önemli güçler
var. Türkiye, bu güçlere karşı mücadelede gerçek müttefikleriyle buluşmak
zorunda ve buluşuyor. Bu süreci görmek ve anlamak gerekir. Nitekim Fırat
Kalkanı Harekâtı, Türkiye, Rusya ve İran’ın yakınlaşması sonucu Moskova Bildirgesi’ni
ve Astana Sürecini getirdi. Batı Asya ülkeleri, silah arkadaşı oldular ve
Irak’ın kuzeyinde Barzani yönetiminde İkinci İsrail devletinin kurulmasını
önlediler. ABD’nin piyonları, Kerkük’te Irak Ordusu’nun karşısında tek bir
kurşun atmadan kaçtılar. Irak’ta başarıyla uygulanan bu ittifak modeli, bugün
Suriye’nin toprak bütünlüğünün sağlanması açısından da geçerlidir. Gelişmeler,
Türkiye-Suriye işbirliği yönündedir. Başka bir ihtimal yok. İlk adımın nasıl
atılacağı önemli değil, o adımın bir an önce atılması önemli. Kim atarsa, her
iki ülkenin geleceğini kurtaracak bir işe başlamış olacaktır. Savaşın şakası
yoktur. Türkiye-Suriye işbirliği, siyasal işbirliğinden askerî işbirliğine
kadar her alanı kapsamak zorundadır. Bu süreçte yapıcı olmak gerekir.

SURİYE’NİN GELECEĞİNİ SURİYE DEVLETİ VE MİLLETİ
BELİRLER

SORU 4. Türkiye Soçi Konferansı’na nasıl bakıyor
ve Türkiye’nin bu toplantılardan tam olarak beklentisi nedir?  

YANIT 4. Türkiye
hükümeti, Soçi Konferansı’na katıldı ve olumlu tavır içinde. Tayip Erdoğan
yönetimi bu süreçte, gelişmeleri belirleyici bir konumu yoktur ve olamaz.
Türkiye’nin hayat memat meselesi olan bu süreçte Tayyip Erdoğan, Türkiye’yi
istediği gibi yönetemez. Ama Türkiye, Tayyip Erdoğan’ı yönetir. Dikkat
edilirse, Türkiye’nin dinamikleri belirleyicidir. Bu gerçeği bütün dünya
görüyor. ABD ve Alman gazeteleri, Tayyip Erdoğan’ın “artık İslami Kemalist
olduğunu” yazmaya başladılar. Bunun anlamı, Türkiye’nin geleceğini artık
vatansever güçler belirmeye başlamıştır.

Vatan Partisi
olarak biz, Soçi’yi yararlı bir girişim olarak görüyoruz. Ancak Suriye’nin
geleceği Suriye topraklarında belirlenmeli. Çeşitli ülkelerin sözcüleri,
“Suriye masasında yer kapmaktan” söz ediyor. Oysa Suriye masasında tek bir
iskemle var. O da Suriye devleti ve milletinin iskemlesidir. O masaya Suriye
dışındaki devletlerin oturmasını ilke olarak onaylamıyoruz. Suriye’nin
anayasasını Suriye devleti ve milleti yapar.

VATAN PARTİSİ’NİN STRATEJİK SAPTAMASI : VATAN
SAVAŞINDAN MİLLİ HÜKÜMETE












































Süreç, Suriye’nin
toprak bütünlüğünün sağlanması, Beşar Esad önderliğindeki Suriye devletinin
ülkesine huzur getirmesi ve Türkiye’nin güvenliğinin sağlanması yönündedir. ABD
ve İsrail’in bu süreci önleyecek güçleri yoktur. Yeter ki biz Batı Asya
devletleri ve milletleri, güçlerimizi birleştirelim ve ağırlığımızı koyalım.
Vatan Partisi, bu süreçte Suriye-Türkiye dostluğu için etkin olmaya devam
edecektir. Türkiye, bu savaşa Tayyip Erdoğan yönetiminde girdi, ancak bu
savaştan Vatan Partisi’nin merkezinde bulunduğu Millî Hükümetle çıkacaktır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir