H. NURCAN YAZICI : Atatürk Gibi Düşünmek! Suriye’nin Selameti !!!!!


Atatürk 1937 yılında;
”Ortadoğu’nun Batı Emperyalizminin kölesi olmasına izin vermeyeceğiz.” derken
bugünleri görmüştü.


ATATÜRK, Millî Mücadele
sırasında, Cumhuriyetimizin ilk yıllarında ve daha sonra 1937’de Suriye
meselesiyle ve Araplarla olan ilişkilerimizi şöyle ifade ediyor: 


  • Bugün tutsaklık elemleri altında inleyen birçok
    dindaşımız vardır. Bunlar için de, kendi muhitlerinde bağımsızlıklarını
    kazanmaları ve tam bir bağımsızlık ile ülkelerinin gönenç ve yükselmesine
    gayret sarf etmeleri en büyük dileklerimizdendir.  


  • Ben milletimin mevcudiyetini kurtarmak için işe
    başlarken, ne yazık ki, Suriye’yi, Irak’ı, bütün İslam dünyasını, zorunlu
    olarak biraz ihmal etmek mecburiyetinde kalmıştım. Çünkü bütün bu âlemi
    toplayan büyük imparatorluğun enkazını, bizim kadar dostlarımız ve
    dindaşlarımızın da görmüş olduklarını biliyorum. Ben şahsen bütün camia
    için gayret sarf etsem bile bazı kitlelerde hâsıl olmuş bulunan
    zihniyetler, bizi birbirimize yaklaştırmayacak kadar önemli idi. Bu
    nedenle, ben bütün kuvvetimi ve kudretimi, yalnız bu imparatorluk içindeki
    Türk olan unsura hasretmek zorunda kaldım. Ancak bu işi yaparken çok
    emindim ki yüzyıllardan beri birlikte yaşamış, dindaşlık yapmış insanlar
    ayrılamazlar. Yalnız, imparatorluğun yarattığı birtakım yanlış anlamaların
    unutulabilmesi ve nihayet birlikte yaşamış bu insanların birbirlerini
    anlayabilmesi için belli bir zamanın geçmesi lazımdı. Bu günün henüz
    gelmiş olduğuna itiraf ederim ki kani değilim. Fakat o dediğim gün
    gelecektir.


  • Türkiye Cumhuriyeti gayet açık konuşmak
    mecburiyetindedir. Ben söylüyorum ki, İslam âlemi, Suriye milleti ve
    devleti tamamıyla ve kesinlikle bağımsız olmalıdır. Bunu, burada
    söylediğim gibi, Fransızların ve dünyanın önünde tekrar etmek, benim için
    şeref ve zevktir. Bizim, Türkiye Cumhuriyeti’nin hiçbir mevcudiyetten asla
    korkusu olmadığı içindir ki, ben bu sözleri böyle açıkça söylüyorum.


  • Daima Türkiye Cumhuriyeti’nin arzu ettiği şey,
    Suriye’nin bağımsız bir İslam devleti olmasıdır. Fakat Fransızlar bunu
    istemiyorlar. Suriye’yi kıskıvrak ellerine almak istiyorlar. Fransızlar
    bizimle ve Suriyelilerle dost olurlarsa, elbette daha iyi olur. Fransızlar
    Suriyelileri adam yapmak istiyormuş. Fakat önce kendileri adam olsunlar.


  • Belki çok karmaşık şeyler oldu. Suriyelileri,
    Iraklıları yanlış yollara sevk eden durumlar oldu. Fakat artık bunlar
    değişti. Fransızlarla, İngilizlerle, herkesle dost olalım; fakat
    benliğimizi kaybetmeyelim. Onlar da artık bizim varlığımızı, değerimizi
    anlasınlar, bağımsızlığa hürmet etsinler. Onlar bizi köle olarak kabul
    ederlerse, bundan elbette memnun olunmaz. Emir altında olamayız.


  • Ben ve hükümetim Suriye’nin bağımsızlığını
    istiyoruz. Eğer Fransızlar engel olursa, Fransızlara da söyleyecek
    sözlerimiz vardır. Ona da kefilim. Suriyelilerin ordusu yoktur. Fakat
    bizim ordumuz yeter. Söz veriyorum: İcap ederse girerim ve sonra yine
    çıkarım. Dilerim ki, buna mecbur olmayalım. Kesinlikle bırakamam.
    Suriye’yi terk etmek istemiyorlar. Fakat terk edeceklerdir. Siz Suriye’yi
    yönetenler! Bir kere tutununuz, ordu yapınız. Kokmayınız. Bir şey
    yapamazlar. Kuvvet kullanmazsanız, her şeyi yaparlar. Bundan emin olunuz.


Kaynak: Atatürk’ün Bütün Eserleri, Kaynak
Yayınları.


Atatürk’ün söylemleri açık ve net;

 

-Anadolu, Suriye ve Irak için yapılacak bir şey var ki; o da, Türkiye, Suriye
ve Irak’ın tam bağımsızlığa sahip olması ve sağlam bir mücadele birliği
oluşturmasıdır. Bu topraklar üzerindeki emperyalist işgaline bir son
verildikten sonra, bu bölgede insanlığın kesin kurtuluşuna varacak yeni bir
‘milletler hayatının kurulması’ ilkesi, bir mücadele birliğinin temelini
oluşturabilir.

 

Bu siyasetle de bir taraftan yarının getireceği tehlikeler bertaraf edilir,
diğer taraftan gelecekte üç millet, memleket arasında karşılıklı yardım esasına
dayalı barışçıl bir çalışma devri açılmış olur.

 

İşte Anadolu ve Arap yarımadasının halk kitleleri için pek hayırlı, pek karlı
bir siyaset planı budur.

 

Atatürk 1937 yılında; ”Ortadoğu’nun Batı Emperyalizminin kölesi olmasına izin
vermeyeceğiz.” derken bugünleri görmüştü.

 

Bugün güncel siyasetin en önemli eksiği; tarihi olayları sağlıklı bir şeklide
analiz yapamıyor olmasıdır. Batı, dün de bugün de aynı batı!..

 

Şimdi, bir kez daha Atatürk gibi düşünme zamanı…

 

Allah, ülkemizin yar ve yardımcısı olsun.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet