Cialis 20 Mg Cialis Viagra Satış Cialis 5 mg Viagra sipariş elektronik sigara


E. TÜMG. ARMAĞAN KULOĞLU : SURİYE’DE DEĞİŞEN BİR ŞEY
YOK. KRİZ SADECE ÖTELENİYOR
 

Türkiye’nin Rusya ve ABD heyetleri ve
başkanlarıyla görüşmesinden sonra, bazı düzenlemeler yapılmaya başlanmıştır.
Ancak bunların, Türkiye’nin güvenlik endişelerine cevap verecek bir gelişmeye
yol açmadığı, ABD ve Rusya’nın hedeflerine de bir değişiklik getirmediği,
sadece krizi bir müddet ötelediği anlaşılmaktadır.


Suriye’nin kuzeyinde Güvenli Bölge


ABD’yle yapılan görüşmelerden ve ABD üst düzey
yöneticilerinin yaptığı açıklamalardan, Suriye’nin kuzeyinde bir Güvenli Bölge
değil, sınır hattında TSK ile SDG arasında Tampon Bölge oluşturulmaya
çalışıldığı, bunun aktif olacak derinliğinin 5 Km. gibi oldukça dar tutulacağı,
bu bölgedeki SDG/PYD/PKK varlığının göstermelik olarak kısıtlanacağı
anlaşılmıştır.


PKK uzantısı olan teröristlerin ve silahlarının
5 Km. güneye çekileceği, bu sahadaki tahkimatlarının ortadan kaldırılacağı
söylenmiş ve uygulamaya başlanmıştır. Bu bölgede, sağlanan mutabakat gereği
müşterek keşif uçuşları yapılarak durum denetlenmektedir. Daha sonra da
müşterek kara keşif unsurlarıyla devriye faaliyeti icra edilerek oluşturulan
durumun devam ettirileceği açıklanmaktadır.


Bölgeden güneye kaydırılacak silahların, ABD
yetkilileri tarafından ABD’ye ait olduğunu ima eden açıklamalara da
rastlanmıştır. Yani çekilen sadece SDG değil, aynı zamanda onunla birlikte olan
ABD’dir.


Daha güneyde teşkil edilecek kuşakların
söylendiği gibi 32 Km. derinliğe ulaşmayacağı, 15-18 Km. arasında kalacağı ve
amacı da pek fazla karşılamayacağı söylenebilir. 5 Km.nin ötesinde Türk
varlığının olmayacağı, sadece Birleşik/Müşterek Harekât Merkezinden durumun
takip edilebileceği anlaşılmaktadır.


Diğer taraftan ilk kuşaktaki uygulamanın da tam
olarak gerçekleşip gerçekleşmediği, müteakip kuşaklardaki tertiplenmenin de ne
derece uygulanacağı hususunda tereddütlerin olduğu, bizzat Türk yetkililerce
dile getirilmiştir.


Uygulama devam etse dahi, Türkiye’nin güvenlik
endişesini giderecek bir durumu gerçekleştirip gerçekleştirmeyeceği
belirsizdir. Ancak Türk yetkililer, görüşmelerle zaman kaybedilmemesinin,
şimdilik buna başlanmasının, gelişmelere göre harekete edilmesinin ve ona göre
tedbir alınmasının daha uygun olacağını değerlendirmişler ve uygulamanın hemen
başlamasında ABD’yle mutabakat sağlamışlardır. Deyim yerindeyse “Kervan yolda
düzülür” anlayışını benimsemişlerdir.


Mevcut uygulamayla, ABD’nin SDG’yi koruması ve
zaman içinde Suriye’nin yeni yapılanmasında, başlangıç olarak, hedeflediği bir
özerk yapının zarar görmemesine özen gösterdiği belli olmuştur. Uygulamanın
SDG’nin de planı dahilinde olduğu, bu durumun da Türkiye’nin güvenlik algısına
cevap vermediği açıktır. Hatta Rusya liderinin böyle bir “güvenli bölge”
uygulamasına olumlu baktığı da verdiği beyandan anlaşılmıştır. Bu beyan Suriye
üzerindeki ABD-Rusya ittifakını bir kere daha gözler önüne sermiştir.


İşte bu nedenlerle “Kervan’ın yolda düzelmesi”
konusunun en fazla 2-3 hafta devam edebileceği, arzu edilen sonuç alınamadığı
taktirde Türkiye’nin tek taraflı olarak kendi planını uygulayacağı en yetkili
ağızdan net bir şekilde ifade edilmiştir.


Ayrıca güvenli bölge uygulamasının Türkiye’nin
güvenlik ihtiyaçlarını karşılamaması durumunda, Türkiye’nin Fırat’ın doğusunda
yapabileceği tek taraflı harekâtın Türkiye ile ABD’yi karşı karşıya getirmesi
mümkündür. Bu duruma,  ABD’yle olan
rekabet açısından Rusya’nın sessiz kalacağı da düşünülmelidir.


ABD’yle sağlanan/sağlanacak olan mutabakata göre
başlayan ve devam edecek olan uygulamanın, Türkiye açısından bölgedeki kriz
için bir çözüm olmadığını, sadece bir müddet için ötelendiğini ifade etmekte
yarar vardır.


İdlip’te güvenli bölge


Türkiye’nin Fırat’ın doğusunda SDG/YPG/PKK’nın,
daha doğrusu ABD’nin yarattığı güvenlik endişesiyle mücadelesi devam ederken ve
bu konuda ABD’yle mutabakat çalışmaları yapılırken, Rusya’nın adeta ben de
buradayım dercesine İdlip’te doğrudan devreye girdiği görülmektedir.


Bugüne kadar Suriye’nin İdlip’teki kontrolü
sağlamak maksadıyla, teröristlerle mücadele adı altında giriştiği harekâta
destek veren Rusya’nın artık rejim güçleriyle beraber doğrudan harekâtın içinde
yer aldığı görülmektedir. Rejimin TSK gözlem noktalarına yaptığı tacizlere ve
saldırılara, üst düzeyde görüşmeler yapılıncaya kadar sessiz kalmıştır. En üst
düzeyde yapılan görüşmelerden sonra İdlip’te, Rusya’nın da etkisiyle rejim
tarafından tek taraflı ateşkes ilan edilmiştir.


Bilindiği üzere İdlib’de bir çatışmasızlık
bölgesinin oluşturulması ve TSK’nın da burada 12 gözlem noktası kurması
yaklaşık bir yıl önce Soçi’de kararlaştırılmıştır. Türkiye, teröristleri
bölgeden temizleyeceğini bir noktada taahhüt etmiş, ancak bu husus gerçekleşememiş
ve Suriye teröristleri temizliyorum diye sivilleri de hedef alan saldırılar
gerçekleştirmiştir. Bu durum Türkiye sınırına doğru göçlere sebep olmuştur.


Geçen hafta Moskova’da Türk ve Rus liderleri
arasında sağlanan mutabakatla bölgede saldırıların olmaması için tedbirler
alınması kararlaştırılmıştır. Türkiye, ÖSO dahil teröristleri, Rusya da rejim
güçlerini kontrol altında tutma konusunda anlaşmışlardır. İlan edilen ateşkes
bu kapsamdadır. Bunun şimdilik alınmış bir ara karar olduğu anlaşılmaktadır. Bu
gelişmenin, Rusya’nın Türkiye’yi dikkate aldığını göstermesi, Türkiye’nin de
çatışmanın şiddetlenerek sınıra olacak yoğun göçün önlenmesi açısından önemli
olduğu değerlendirilmektedir. Anlaşma Türkiye’ye zaman kazandıracaktır.


Bu zaman içinde Türkiye’nin sınıra yakın bir
bölgede güvenli bölge oluşturarak, gelen göç dalgalarını burada karşılamasına
imkân sağlayacağı düşünülmektedir. Böyle bir güvenli bölgenin Rusya tarafından
da desteklendiği Putin’in beyanından anlaşılmaktadır.


Türk gözlem noktaları halen varlıklarını güvenli
bir şekilde sürdürmektedir. Türkiye de bunlara gelebilecek bir zararın pahalıya
ödetileceği konusunda kesin kararlı olduğunu belirtmiştir. Rusya’nın bölgede
bulunan 12 adet Türk gözlem noktasına zarar gelmemesi için gerekli tedbirin
alındığını söylemesine rağmen, bu gözlem noktalarının başlangıçta tespit edilen
amacını sağlayamadığı için önümüzdeki dönemde varlıklarını devam ettirip
ettirmeyecekleri, belki de duruma göre Rusya’ya devri konusunda bir anlaşmaya
varılabileceği düşünülebilir.


Ancak İdlip bölgesinde gelişen bu durumun da
konuyu kesin sonuca götüreceği hususunda tereddütler devam etmektedir. Bu
bölgede de kriz sadece ötelenmektedir.


Türkiye; ABD, Rusya ve kendi güvenliği arasında
krizleri yönetmeye çalışmaktadır. Ancak müzakerelerle bunu başarmasının zor
olacağı, siyasetin ve diplomasinin önünü açabilmek için kuvvete başvurmasının
kaçınılmaz göründüğü anlaşılmaktadır.


SDG/YPG/PKK’nın varlığına son verilmeden
Türkiye’nin güvenliği sağlanmış olamaz. Suriye’nin siyasi birlik içinde toprak
bütünlüğü son derece önemlidir. Türkiye’nin güvenliği son tahlilde ancak böyle
sağlanabilir. Türkiye’nin çıkarları ve bekası açısından Suriye ile diyaloğun ve
ona destek olmanın bir onur meselesi yapılmaması gerekir.




01 Eylül 2019

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

deneme bonusu veren siteler | hd film izle | film izle | film izle | 4k film izle | bets10 giriş

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet novagra satın al viagra satış