Cialis 20 Mg Cialis Viagra Satış Cialis 5 mg Viagra sipariş elektronik sigara

Fehmi Koru : Bu yazıda
Kaşıkçı’nın hayattaki son dakikalarına dair kayıtın deşifresi var, küçükler okumasın…


“Gazetecinin
son sözleri ‘Nefes alamıyorum’ cümlesi oluyor”


Fehmi Koru*


Suudi Arabistan’ın İstanbul Başkonsolosluğuna
medeni durumunu gösteren ve böylece evliliğe engel bir durumu bulunmadığının
anlaşılmasına yarayacak bir belgeyi almak üzere gitmişti gazeteci Cemal
Kaşıkçı.


Washington Post gazetesinde yazıları
yayınlanıyor ve bir süredir ABD’nin başkentinde yaşıyordu; ancak belge için
başvurduğunda, Washington’daki Suudlu diplomatlar, “İstanbul’a gittiğinde
alırsın” cevabını veriyorlar…


İstanbul’dayken gittiği Başkonsoloslukta ise
ölümüyle sonuçlanacak bir hazırlıkla yüz yüze geldi Cemal Kaşıkçı.


Buraya kadar anlattıklarım konuyla ilgilenen
herkesçe biliniyor.


İçeride bulunduğu sırada karşılaştığı muamele,
ölümünü getiren olaylar, olaylara karışanların davranışları ve öldürme
talimatının kim/ler tarafından verildiği ise yalnızca az sayıda kişinin bilgisi
dahilindeydi.


Türkiye’nin, içeride yaşananlarla ilgili bir
ses kaydını başta ABD ve Suudi Arabistan olmak üzere belli başlı birkaç ülkeyle
paylaştığı ve kaydı dinleyen veya deşifresini okuyanların dehşete kapıldıkları
da duyuldu.


Şimdi sıra o kaydın da herkesçe bilinir hale
gelmesinde.


ABD’nin CNN televizyonu ses kaydını
dinlemiş bir kaynaktan elde ettiği bilgileri yayınladı.


Her şeyden önce bir nokta önemli: Türkiye ses
kaydını sadece ABD ve Suudi Arabistan ile paylaşmış; müttefiki olan diğer
ülkelere ise ses kaydının deşifre edilmiş metnini vermekle yetinmiş…


CNN‘in bulgusu bu.


Ölüme böyle
gidildi


Kaynağın anlattığına göre yaşananlar şöyle:


Gazeteci Kaşıkçı belge almak için
Başkonsolosluğa girer girmez kuşkusuna sebep olacak bir havayı kokluyor.


Çünkü karşısına orada bulunması en son
düşünülecek biri çıkıyor: Ülkesinin Londra’daki büyükelçiliğinde görevli iken
birlikte mesai verdikleri Maher Abdülaziz Mutreb…


Mutreb diplomat gömleğini bir süredir
çıkarmış, Suudi Arabistan’ın güçlü adamı Muhammed bin Salman‘ın (MbS)
yanında yer alarak onun istihbarat danışmanı olarak çalışmaya başlamıştır
ve Kaşıkçı onun bu durumunu bilmektedir.


Kaşıkçı‘nın Mutreb‘e “Burada ne
arıyorsun?” sorusunu yönelttiği işitiliyor…


“Ülkeye döneceksin” diyor Kaşıkçı‘ya Mutreb.


“Bunu bana yapamazsın” diyor Kaşıkçı ve
ekliyor: “Dışarıda bekleyenler var.”


CNN, haberinin burasında, Kaşıkçı‘nın,
Başkonsolosluğa kadar kendisine refakat etmiş ve içeriden çıkmazsa ortak
tanıdıklarına haber verecek nişanlısını kast ettiği ayrıntısını sunuyor.


Hepsi bu kadar konuşmaların.


Ardından, deşifre edilmiş metne göre, orada
bulunan kişilerin Kaşıkçı‘ya saldırıya geçtiklerine dair sesler işitiliyor.


Sonrasında duyulan tek ses
yine Kaşıkçı‘ya ait. Bir kaç kez, “Nefes alamıyorum” cümlesi
çıkıyor Kaşıkçı‘nın ağzından…


Gazetecinin son sözleri “Nefes
alamıyorum” cümlesi oluyor.


“Çığlık.”


“Yine çığlık.”


“Boğulma sesi.”


Deşifrede bu satırlar yer alıyor.


Ve hemen sonra da kulaklara testere sesi
geldiği bilgisi.


Kaşıkçı‘nın vücudunu parçalayan cinayeti
işleyen grubun yanlarında getirdikleri ceset parçalayıcı testerenin sesi…


En başından
sonuna kadar planlanmış bir cinayet


Bu görevi talimatla yerine getirme görevini
üstlenmiş olan Mutreb‘in, suç ortaklarından bazılarının taze ölünün
cesedinin testereyle parçalanması sırasında çıkan seslerden rahatsızlık
duyduğunu farkedince, onlara dönüp, “Kulaklıklarınızı takıp müzik
dinleyin, bak ben öyle yapıyorum” dediği de ses kaydının deşifresinde yer
alıyor.


Yalnız o cümle değil. Mutreb birkaç
kez telefonuyla Suudi Arabistan’dan birileriyle de görüşüyor.


“Sizinkine söyleyin” diyor biriyle
konuşurken, “O iş tamam, yerine getirildi.”


Kim
olabilir ‘Sizinki’ veya ‘O’ diye anılan kişi?


Tahmin burada devreye giriyor: Mutreb‘in
telefonla ulaştığı kişi muhtemelen Saud
Al-Qahtani. Qahtani MbS‘nin en yakını.


CNN‘in bilgi edindiği kaynağa göre,
konuşmalardan İstanbul’daki başkonsoloslukta bir şeylerin yanlış gitttiği, bu
yüzden bir panik yaşandığı izlenimi alınmıyor; tam tersine, arayanın karşı
tarafı her şeyin planlandığı gibi gerçekleştiği konusunda bilgilendirdiği
anlaşılıyor.


Planlı bir cinayet yani işlenen.


[İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı 2 Suudlu
için yakalama kararı çıkardı; bunlardan biri Al-Qahtani. (Diğeri, Suud
istihbarat başkan yardımcısı Ahmad Al-Asiri.) Suudi Arabistan ise Türkiye’den
gelen talebi hemen reddetti.]


Kaşıkçı‘nın ölmeden önceki son dakikalarında
yaşananları haberleştiren CNN, ses kaydını bir brifingde kendilerine
aktaran CIA direktörü Gina Haspel‘den öğrendiklerinin Amerikalı
senatörleri olağanüstü etkilediğini de bildiriyor.


Biri, “Evet, dumanı tüten bir silah yok,
ama testere sesi var” demiş.


Hemen hepsi, “Cinayetin MbS talimatıyla
işlendiğinden hiçbir kuşkum yok” diyerek çıkmış brifingden.


Trump MbS‘ye toz
kondurmuyor, Putin ise ilk gördüğünde “Çak dostum” deyip
elini havaya kaldırıyor.


Bakalım bu işin sonu nereye varacak?


*Bu yazı fehmikoru.com’dan alınmıştır.


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

deneme bonusu veren siteler | hd film izle | film izle | film izle | 4k film izle | bets10 giriş

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet novagra satın al viagra satış