Cialis 20 Mg Cialis Viagra Satış Cialis 5 mg Viagra sipariş elektronik sigara

BÜLENT ORAKOĞLU : Kaşıkçı cinayetinde FETÖ şüphesi



Nil’den
Fırat’a kadar ‘Büyük Yahudi Devleti’ kurma hedefi doğrultusunda faaliyet
gösteren İsrail 28 Şubat Darbesi’nden günümüze bu hedefe ulaşılmasında
Türkiye’yi en büyük engel görüyor. Özellikle TRUMP’ın Kudüs’ü İsrail’in resmi
başkenti olarak tanıması ve Tel Aviv’deki ABD Büyükelçiliği’ni Kudüs’e taşıma
kararının Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın öncülüğünde BM Genel Kurulu’nda büyük oy
farkı ile reddedilmesi, İsrail ve Başbakanı Netanyahu’yu Türkiye’nin 1 numaralı
düşmanı yapmış görünüyor. Bu nedenle İsrail’in ülkemize yönelik darbe,
kalkışma, siyasi istikrarsızlık kumpas ve KAOS politikalarıyla, Türkiye’yi
uluslararası arenada suçlu göstermeye yönelik algı ve psikolojik harp
operasyonlarına verdiği örtülü destek dikkatli gözlerden kaçmıyor. Tıpkı
Kaşıkçı’nın Suudi Arabistan Konsolosluğu’nda vahşice infaz edildiği cinayet
olayında olduğu gibi. Karıştığı her olay sonrasında uzun süre ortalıkta
görülmeme stratejisi uygulayan İsrail Kaşıkçı cinayetinde de görünürde olayla
bir ilişkilerinin olmadığı izlenimini yaratmak için uzun zaman suskun kalmıştı.
Ancak Kaşıkçı cinayetinin ortaya çıkmasından sonra İsrail Başbakanı Netanyahu
ve Mısır’ın darbeci lideri Sisi’nin ABD Başkanı Trump’ı arayarak Suudi Veliaht
Selman’a gizlice destek istediğinin ortaya çıkması Körfez’deki küre çetesinin
bu cinayetteki dahlini ve işbirliğini ortaya koyarken Kaşıkçı’nın neden Türkiye’de
infaz edildiğinin arka planına ışık tutacak gibi görünüyor. Cumhurbaşkanı
Erdoğan’ın ‘’Hadise ilk duyulduğunda suçu ülkemizin üzerine yıkmak üzere
harekete geçen birtakım mahfillerin aslında cinayetin faillerinin yönlendirmesi
ile hareket ettikleri anlaşıldı’’ açıklaması 15 Temmuz Kalkışması’nda İsrail
gizli servisi MOSSAD’ın örtülü olarak yönettiği FETÖ’ye işaret ediyor olabilir.
Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensuplarının15 Temmuz Kalkışması sonrasında
Mısır’da toplanmaya başladığı ve başkent Kahire’yi bölge karargahı olarak
kullanacakları yönünde güçlü iddialar söz konusu. Öte yandan Mısır’daki üst
düzey yetkililer Fethullah Gülen’den iltica talebi gelmesi halinde, bunun
değerlendirileceğini açıklamışlardı. Mısır’da darbeci SİSİ ile terörist başı FETÖ
arasında görülen işbirliği yakınlaşma ve Türkiye düşmanlığı Kaşıkçı cinayetinde
yerli işbirlikçi veya işbirlikçilerin FETÖ mensubu olabileceği şüphesini
doğurmaktadır.

Kaşıkçı cinayetinin arka planı
ile birlikte aydınlatılması için en az Türkiye kadar uğraş veren Amerikan
Washington Post Gazetesi’nin bu başarısını tebrik etmek gerekiyor. Zira gerek
İsrail Başbakanı Netanyahu’nun gerekse Mısır’ın darbeci lideri Sisi’nin ABD
Başkanı TRUMP’ı gizlice arayarak Suudi Veliaht Prensi M. Selman’a destek
verdiklerinin deşifre edilmeleri Suudi Arabistan’ın cinayeti örtmeye çalışırken
güvendiği ülkeleri de açık etmektedir. Zira Washington Post Gazetesi bu önemli
haberi adı açıklanmayan Amerikalı yetkililerden aldığını yazmıştı.


Bu gerçekler ışığında Haziran
2017 tarihinde yumuşak bir darbe ile veliaht Prens bin Muhammed Nayef’in
görevden alınarak yerine M.bin Selman’ın getirilmesi Işıklı Küre çetesinin ve
İsrail’in bir projesi olarak karşımıza çıkmaktadır. Zira bir saray darbesi ile
görevden alınan Prens bin Muhammed Nayef eğer görevde kalsaydı TRUMP yönetimi
Kudüs’ü İsrail’in başkenti kabul ederek ABD Büyükelçiliği’ni Kudüs’e
taşıyamayacaktı. Üstelik eski veliaht Nayef’in Türkiye ve Katar’la ilişkileri
sağlıklı bir düzlemde ilerletmekten yana olduğu ve 2015’te göreve başlamasıyla
beraber Suudi Arabistan’ın Türkiye ve Katar’la yakınlaşma sürecine yönelik
faaliyetleri Işıklı Küre çetesini tedirgin etme olasılığı yüksek bir ihtimal
olarak görülüyor.


TRUMP 8 Kasım 2016 tarihinde
Başkanlık seçimlerini kazandı. Ocak ayında yemin ederek göreve başladı. Mart
2017’de Suudi Arabistan Savunma Bakanı olarak Prens M.bin Selman Beyaz Saray’ı
ziyaret etti. TRUMP ile görüştü. Bu görüşmeye aracılık eden Kushner’di. TRUMP
ziyaretini Filistin trafiği izledi. Amerikalıların üzerine yatırım yaptığı
Suudi Prensi Muhammed bin Selman, Kızıldeniz’de İsrail Başbakanı Benyamin
Netanyahu ile gizlice bir yatta buluştu. İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu ve
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed Muhammed bin Selman’ın, iki ülke
arasında resmi bir diplomatik ilişki bulunmamasına rağmen gizli görüşmeler
gerçekleştirdiği ileri sürüldü. Netanyahu, 2017’nin Kasım ayında, resmi bir
diplomatik ilişkileri olmamasına rağmen Riyad ile iletişim halinde olduklarını
kabul etmişti.


Kaşıkçı infazı KAOS ve suikast
senaryosu üzerinden büyük oyuna işaret ediyor. Muhtemelen CIA-MOSSAD – GIP-
DMISR (Mısır) gizli servisleri işbirliği söz konusu!



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

deneme bonusu veren siteler | hd film izle | film izle | film izle | 4k film izle | bets10 giriş

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet novagra satın al viagra satış