SAYGI ÖZTÜRK : Şeyhin
karşısına üç tabancayla çıktı


Bitlis’in eski adı Norşin olan Güroymak
ilçesinde Nakşibendi
Tarikatı
şeyhi 50 yaşındaki Abdulkerim Çevik’in öldürülmesiyle
ilgili çok yönlü soruşturma sürüyor. Katil zanlısı Tatvanlı Yakup Şeflekçi, “Şeyhi terörist
olduğundan şüphelendiğim için öldürdüm”
diyor, kendisinden
alınacak paranın terör örgütüne gideceğini iddia ediyor. Bir kişi, terör örgütü
üyesi olduğu şüphesiyle vatandaş tarafından öldürülmez. Ancak ilgili birimlere
ihbarda bulunabilir.


Bitlis’in Tatvan ilçesinde akaryakıt
istasyonu sahibi olan Yakup Şeflekçi’nin, amcasının oğlu Feyzullah Şeflekçi ile
arasındaki 150 bin liralık alacak-verecek meselesi sorunu var. Çözümü için şeyh
Abdulkerim Çevik’ten arabuluculuk yapmasını istiyor. Taraflar çağrılıyor.
Görüşmeler tanıklar huzurunda yapılıyor. Sonuçta, “Şeriat böyle emrediyor”
denilip Yakup Şeflekçi’nin parayı ödemesine hükmediliyor.


“TERÖRİST” DİYE
ÖLDÜRMÜŞ


Ama bu durum Yakup’u kızdırıyor. Bir
süredir uyuşturucu kullanmadığını ifadesinde söylese de, cinayetten sonra
yapılan tahlilde kanında uyuşturucu saptanıyor. Bununla yetinilmedi, Yakup’un
işyerinde yapılan aramada da uyuşturucu ele geçirildi. Bunun için de, “Haberim yok. Kimin koyduğunu da
bilmiyorum”
dedi.


İfadelerinden de anlaşılıyor ki Yakup
Şeflekçi, daha az ceza alabilmek için yalan üstüne yalan söylüyor. Normal
birisi olsa üzerinde üç tabanca taşımazdı. Şeyhi üç kurşunla öldüren Yakup
Şeflekçi, tabancalarından Smith Wesson’u koltuk altına yerleştirilen kılıfta,
ikisini de belinde taşıyor. Tabancaları da öyle sıradan tabanca değil, en
etkili, en güçlü olanlarından.


Yakup Şeflekçi’nin, dinen 150 bin lirayı
amcasının oğlu Feyzullah Şeflekçi’ye ödemesi gerektiğine ilişkin şeyh fetva
verince canı çok sıkıldı. Aradan 15 gün geçmesine rağmen öfkesi daha da büyüdü
ve intikam peşinde koşmaya başladı.19 Ocak 2020 tarihli savcılık ifadesinden
bir bölüm aktarıyorum:


“İnternetten
ve sosyal medyadan Abdulkerim Çevik hakkında kendimce araştırmalar yaptım. Bu
şahsın terör örgütleri ile bağlantılı olabileceğini düşündüm. Elde ettiğim
sonuçlar hakkında Milli İstihbarat Teşkilatı’nın sitesinden ihbarda bulundum.
Bu olaydan sonra Abdulkerim Çevik’in terör örgütleri ile bağlantılı olabilme
ihtimalini sürekli olarak düşündüm.”


PAYLAŞIMLARINI
İNCELEDİ


Kafaya fena takmıştı. 18 Ocak tarihinde
saat 23.00 civarında evinden çıkıp Tatvan’da bulunan Zafer Petrol istasyonuna
geldi. Cep telefonundan Abdulkerim Çevik’in sosyal medya paylaşımlarını
incelemeyle başladı. Şöyle bir kanaate vardı: Şeyh Abdulkerim Çevik
teröristtir. Ben bunu öldürmeliyim.


Kararını veriyor ve otomobiliyle
Tatvan’dan sabah Güroymak’a gidiyor. Üzerinde yine üç tabanca ve hepsinin
ağzında da mermi sürülü. Kafasındaki plana göre, şeyhi terörist olduğu için
öldürdüğünü söylerse cezadan önemli ölçüde yırtacağını hesaplamış olacak ki
ifadesinde hep şeyhin terörist olduğunu belirtiyor. Bu cinayet için kendisini azmettiren
ya da yönlendiren kimse olmadığını da belirtiyor. Cinayeti işlediğinden de
pişman olduğunu kaydediyor.


“BUNLAR
İFTİRADIR”


Katil zanlısı Yakup Şeflekçi’nin
ifadesindeki bu iddialarına karşın, şeyhin yakın akrabası olan Avukat Seyid
Rıza Mutlu ise “Yakup’un iddiaları iftiradır” dedi ve sözlerini şöyle sürdürdü:


1-Para alacağı, Seyda Abulkerim Çevik’in değil, Yakup ile
aralarında ticari anlaşmazlık olan diğer ailenin alacağıdır. Bu husus gerek
adliye makamlarınca gerekse de halk arasında bilinmektedir. Alacak-verecek
anlaşmazlığının çözümü için rahmetliye başvurmuşlar. O da tanıklar huzurunda
dinen Yakup’un parayı ödemesi gerektiğine karar vermiş. Taraflar da bunu kabul
etmiş.


2- ‘Abdulkerim Çevik’i terörist olduğuna kanaat getirdiğim için
öldürdüm’ diyen Yakup Şeflekçi’nin bu iddiasının temeli bulunmamaktadır. Zaten,
bu kişinin ifadelerinden de anlaşılacağı üzere herhangi bir gerekçe ve dayanak
sunulmamaktadır. Tamamen yapmış olduğu eylem karşısında uydurmuş olduğu
yalanlardır. Çevik’in terörist olduğunu da sosyal medya paylaşımlarına
dayandırmaktadır. Ancak rahmetlinin tüm hesapları herkesin görebileceği
şekildedir ve bu sonucu çıkaracak herhangi bir paylaşımı bulunmamaktadır.
Suçtan kurtulmaya yönelik ifadeler vermiştir.”


BABA
AKP MECLİS ÜYESİ


Katil zanlısının babası Mazhar Şeflekçi da
olanlardan dolayı üzgün. Oğlunun uyuşturucu kullandığı için aklının başında
olmadığını çevresine söylüyor. Baba Mazhar
Şeflekçi
, siyasetin içinde olan bir isim. Önceki dönem AKP’den İl Genel Meclisi Üyeliği
yaptı. Son seçimde ise AKP’den
Tatvan Belediye Meclis
Üyeliğine seçildi. Halen bu görevi
yürütüyor.


İçişleri
Bakanı Süleyman Soylu
, şeyhin
öldürülmesine tabii ki üzülmüştür. Bunu da sosyal medyada açıklamıştı.
Araştırmamıza ve ifadede geçtiğine göre katil zanlısı ruhsatsız olarak Sig
Sauer, Smith Wesson, Browning marka tabancalarla dolaşıyor. Bu bireysel
silahlanmanın boyutunu da, silah kaçakçılığıyla yeterli mücadelenin
yapılmadığını da ortaya koyuyor.