SAYGI ÖZTÜRK : Gözü
dönmüş 1000’in üzerinde kişi vardı

FETÖ
MAĞDURU EMNİYET GENEL MÜDÜRÜ CELAL UZUNKAYA, ANKARA ÇUBUK’TA CHP LİDERİ
KILIÇDAROĞLU’NU HEDEF ALAN LİNÇ GİRİŞİMİNİ SÖZCÜ’YE ANLATTI:


Uzunkaya, Kılıçdaroğlu’nun sığındığı evi kuşatan grubu “Burada önce
beni linç edeceksiniz” diye durdurdu. Sonra evden çıkana kadar CHP liderinin
yanından ayrılmadı. İşte o günün hikayesi:




Antalya Emniyet Müdürlüğü
görevindeyken, mesleğinin 43’üncü yılında Emniyet Genel Müdürlüğü’ne getirilen
Celal Uzunkaya da “FETÖ kumpasına” uğrayan isimlerdendi.


Genel Müdür Yardımcılığı döneminde
alınan ifadesinde bu yapının kendilerine açıkça karşı çıkan, engel oluşturan
kişi ve unsurları isimsiz ihbar mektupları, hukuksuz iletişim dinlemeleri, özel
hayatın gizliliğinin ifşası ve ticari ilişkileri vb. kullanarak sindirmeye,
yıldırmaya, itibarsızlaştırmaya ve yalnızlaştırmaya yönelik her türlü yol ve
yöntemi denediğini belirtiyordu.


YATIŞTIRMAYI BAŞARDI


CHP Genel Başkanı Kemal
Kılıçdaroğlu’nun Çubuk Akkuzulu’da sığındığı evin etrafını saran grubun
taşkınlıkları devam ederken, Emniyet Genel Müdürü Celal Uzunkaya, trafik
aracından getirttiği megafonu aldı, “Eğer burada birine zarar verecekseniz önce
Emniyet Genel Müdürü olarak beni ve buradaki tüm görevlileri linç edeceksiniz.
Bunu mu yapacaksınız?” sözleri, protestocuları biraz da olsa yatıştırmıştı.


Polis kayıtlarına göre 12-13 bin
kişinin bulunduğu alanda, Kılıçdaroğlu’nun araca bindirilmesi sırasında da olay
yaşanacağı endişesi vardı. Çünkü, kalabalık kontrolsüz bir biçimde toplanmıştı.
Kimin üzerinde ne olduğunu da bilen yoktu.


TOMA BİLE YOKTU


Genel Müdür Celal Uzunkaya, zırhlı
aracı evin 10 metre uzaklığına kadar getirtti. Niyeti, Kılıçdaroğlu’nu zırhlı
araca bindirip evden uzaklaştırmaktı. Ancak burada da bir tehlike vardı. Köyün
bütün yolları gelişigüzel park edilmiş araçlarla doluydu. Zırhlı araçla alıp
götürmek sorun değildi ama yolu kesip aracı sallayıp devirmeleri de mümkündü.
Bunun ardından daha kötü sonuçlar da gelebilirdi. Olay yeri jandarma
bölgesiydi. Orada TOMA, göz yaşartıcı gaz, kalabalığı dağıtmak için diğer
araç-gereçler de yoktu.


JANDARMA SEYRETTİ


Şehidimiz aslında Çubuk’ta kılanacak
namazdan sonra köyüne götürülecekti. Ancak, aile son anda namazın köyde kılınmasını
istedi. Genel Müdür, yardımcıları, Ankara Emniyet Müdürü Servet Yılmaz da
Çubuk’a geliyordu. Emniyet, güvenlik önlemlerini almış, Ankara’dan Çevik Kuvvet
ve Özel Harekat ekibi de getirilmişti.


Genel Müdür, CHP lideri Kılıçdaroğlu
ile İstanbul’dan havaalanına gelen Milli Savunma Bakanı emekli Orgeneral Hulusi
Akar’ın törene katılacağını Çubuk’a giriş sırasında öğrenmişti.


Jandarma gelişmelerin neredeyse
seyircisi durumundaydı. Takviye timler de gelmemişti. Genel Müdür Celal
Uzunkaya’nın talimatıyla Ankara’dan zırhlı araçlar, yeterli sayıda tam
donanımlı polisler yola çıkmıştı. Trafik aracının megafonunu eline alan
Uzunkaya, Kılıçdaroğlu’na zarar verilecek her türlü olayın karşısında olduğunu
sözleriyle ortaya koyuyordu.


Biraz yatışma oldu ama yine de
kalabalığı diri tutmak, olayları kışkırtmak için birileri boş durmuyor, “Bay
Kemal ne yüzle buraya geldi?” diye bağırıyordu. Uzunkaya, içeriye giriyor,
Kılıçdaroğlu’na  gelişmeleri anlatılyordu. Bu sırada, Kılıçdaroğlu’nun
korumaları pencere önlerinden dışarıyı gözlüyorlardı.


BOMBA ATILABİLİRDİ


Celal Bey, Kılıçdaroğlu ve
diğerlerini orada bırakıp defin alanına gitmemişti. Defin devam ederken,
Kılıçdaroğlu’nun sığındığı evin önünde yaklaşık 3 bin kişi bulunuyordu.
Definden dönenler de evin etrafında toplandı. Polis kayıtlarına göre
toplananların sayısı 12-13 bin kişi civarındaydı. Bu tablo içinde CHP Genel
Başkanı’nı getirilen zırhlı araç “Ejder”e bindirilirken arada birisinin ateş
edebileceği, bir canlı bombanın kendisini patlatabileceği, bomba atacağı da değerlendiriliyordu.
Çünkü gelenlerin tamamı denetimsiz gelmişti. Üstelik gergin, her an saldırmaya
hazır bir ortam vardı.


ODADAKİLER DUYMADI


Bu durum, konuttayken korumadan daha
vahim sonuçlara da yol açabilirdi. O yüzden her türlü önlem alındıktan sonra Kılıçdaroğlu’nun
araca bindirilmesi gerekiyordu. Bu sırada Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar da
kalabalığı yatıştırmaya çalışıyor, “Değerli arkadaşlar, mesajınızı verdiniz,
tepkinizi gösterdiniz” diyordu. Bu sözler, aslında kalabalığı yatıştırmaya
dönük sözlerdi.


Akar’ın bu konuşmasını Kılıçdaroğlu
ve odada bulunanlar duymamıştı. Kılıçdaroğlu, getirilen zırhlı araç Ejder’e
bindirilmek için hazırlanırken eve Hulusi Paşa ve diğer komutanlar girdi.
Kılıçdaroğlu’na geçmiş olsun dileğinde bulundular. Sohbet ayak üstü 7-8 dakika
sürdü. Kılıçdaroğlu, zırhlı araca bindirilecekti ama Uzunkaya’nın endişeleri
devam ediyordu. Kılıçdaroğlu’na, şapka takması ve parka giymesi önerisinde
bulundu. Bu, polisin, toplumsal olaylarda sıkça başvurduğu bir yöntemdi. Ama
Kılıçdaroğlu, şapka ve parka giyilmesi önerisini kabul etmedi, “Nasıl girdiysem
yine öyle çıkarım. Teşekkür ederim” dedi.


Bu kadar çaba gösteren Emniyet Genel
Müdürü Celal Uzunkaya’nın CHP Genel Başkanı’nın dikkat çekmemek için şapka ve
parka giymesi önerisinde bulunmasının nedeni neydi? Uzunkaya, SÖZCÜ’nün
sorusunu şöyle cevaplandırdı:


‘RİSK ALAMAZDIK’


“Sayın Kemal Kılıçdaroğlu, bulunduğu
evden dışarı çıkış esnasında, evin çıkış kapısının tam karşısında ve her iki
alanda bulunan son derece agresif ve gözü dönmüş yüzlerce, belki binin üstünde
insan arasından birilerinin taş veya başka tehlikeli bir cisim atma
mesafesindeydi. Bu yüzden sadece Sayın Kılıçdaroğlu’nun evden çıkışı esnasında
riske edilmemesi, herhangi bir taş ya da başka bir cismin zarar vermemesi
amacına matuf bir öneri olarak kendisine kibarca şapka takmasını önerdim. Sayın
Kılıçdaroğlu da teşekkür ederek bu öneriyi kabul etmedi. Olay tamamen
bundan ibarettir. Amacımız tamamen Sayın Genel Başkanın en küçük bir zarar
görmemesi içindi. Bu öneri bir güvenlik zafiyeti anlamına gelmeyeceği gibi
aksine korunmak istenen kişiye gösterilen bir ihtimamın da gereğidir. Ben de
zaten tamamen bu amaçla önermiştim.”


Kılıçdaroğlu, zırhlı araçla ve özel
harekat timlerinin korumasında sağ-salim köyden çıkarılıyordu. Bu araca daha
önce Şavşat’tan  Ardanuç’a giderken PKK saldırısından sonra bindirilmişti.


YAVAŞ’IN ARACINA BİNDİ


Kılıçdaroğlu, sıkı önlemler altında
Çubuk’un Ankara yönüne çıkışına kadar getirildi. Emniyet Genel Müdürü Celal
Uzunkaya, gelişmelere nezaret ediyor, Ankara Emniyet Müdürü Servet Yılmaz da,
Genel Başkan ve beraberindekilerine zarar gelmemesi için çabalıyordu. Uzunkaya,
aracını durdurdu, Kılıçdaroğlu’nun bindiği Ejder de durduruldu. Kemal
Kılıçdaroğlu ile Uzunkaya arasında şu konuşma geçti:


– Sayın Genel Başkan, size yumruk atıldığını sosyal medyada
gördüm. İnşallah bir şeyiniz yoktur? Morarma gibi bir durum da yok.


– Önemli bir şey değil.


– Buyurun arabamızla gidelim.


Tam Uzunkaya’nın makam aracına
binerken, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın bulunduğu otomobil
geldi. Yavaş, Genel Başkan’ı otomobiline davet etti. Bunun üzerine
Kılıçdaroğlu, “Celal Bey teşekkür ederim. Ben Mansur Başkan’la gideyim” dedi.
Orada vedalaştılar.


‘DEVLETE MAL OLACAKTI’


Olaylar jandarma bölgesinde
yaşanmasına rağmen, bütün önlemleri Emniyet Genel Müdürü aldırmış, personel,
araç-gereç getirilmişti. Bu durumu sorduğumda Celal Uzunkaya şunları söyledi:
“Orada yaşanacak zafiyet Devlete mal olacaktı. Böyle bir durumda, görevli
olmamama rağmen kendimi vazifeli addettim ve üzerime düşen görevi
arkadaşlarımızla birlikte yerine getirdik. Kılıçdaroğlu’nun koruma ekibi de
canla-başla çalıştı. Olay, her yönüyle mutlaka incelenecektir.