Cialis 20 Mg Cialis Viagra Satış Cialis 5 mg Viagra sipariş elektronik sigara

Eyfel Kulesi’ni Satan
Dolandırıcı : Kont Victor Lustig


Serenti | 29 Aralık 2017


Gerçekten her dakika bir aptal
doğuyorsa, karşılığında onu biraz daha aklı başında yapacak bir üçkağıtçı da
doğuyordur. Bütün zamanların en olağanüstü dolandırıcılarından ikisi,
Avusturyalı Kont
Victor Lustig
ile küçük çaplı bir Amerikan sabıkalısı olan Daniel Collins’tir. Bu ikili,
Paris’in sembolü olan Eyfel
Kulesi
’ni tam iki kere satmayı başarmışlardı.


Asıl adı Robert V. Miller olan Victor
Lustig, 4 Ocak 1890’da günümüzde Çek Cumhuriyeti sınırları içinde kalan
Bohemya’da dünyaya gelmişti. Babası, yaşadıkları küçük kasaba Hostinne’in
belediye başkanı olan orta halli bir adamdı. Lise eğitimi bittikten sonra
eğitimini sürdürmesi için babası onu Paris’e üniversiteye yolladı. Victor’un
zeki bir çocuk olduğu belliydi. 19 yaşına geldiğinde anadili Çekçe dışında İngilizce,
Almanca Fransızca ve İtalyancayı son derece akıcı olarak konuşabiliyordu. Fakat
asıl yetenekli olduğu alan pokerdi ve daha fazla okumaya niyeti olmayan Lustig,
zekasını üçkağıtçılıktan yana kullanmayı tercih etmişti. İlk kurbanları
Fransa-ABD arasında transatlantik gemiler ile seyahat eden zenginlerdi. Onlarla
poker oynuyor ve el çabukluğu sayesinde her seferinden yüklü paralar kazanarak
dönüyordu. Fakat 1. Dünya Savaşı’nın patlak vermesi onun bu bol kazançlı işini
tehlikeli hale getirmişti. Öyle ya, Lusitania batırıldıysa,
kendi bindiği geminin de bir gün Almanların hedefi olmamasının garantisi yoktu.
Sonuçta  zorunlu olarak ara verdi ve ABD’ye yerleşti.


Fakat ABD’de kaldığı süre boyunca da hiç
boş durmadı ve insanları dolandırmaya devam etti. Yakalanmadı mı? Elbette
yakalandı. 1922 yılında Missouri’de banka ipoteğindeki harap haldeki bir
çiftlik satışı işinde American Savings Bank’ı dolandırdığı için tutuklandı.
Banka görevlilerine çiftlik için 10.000 dolar ve 22.000 dolar değerinde tahvil
olan iki zarf göstermiş fakat imza atıldıktan sonra el çabukluğu ile o zarfları
içi boş iki zarf ile değiştirmişti. Fakat öylesine ikna edici bir konuşmacıydı ki,
Kansas’da yakalandığı zaman banka yetkililerini ve polisi “büyük bir yanlış
yaptıkları” konusunda ikna etmeyi başarmış, yetkililer başlarına bela olacağını
anladıkları bu adamı, cebine 1.000 dolar da para koyup başlarından savmıştı.


Lustig elbette dolandırıcılık kariyerine
ara vermedi. Kanada’ya geçerek dolandırıcılık kariyerini sürdürdü. Bu seferki
hedefi, Linus Merton adında zengin bir bankacıydı. Profesyonel bir hırsızla
anlaşan Lustig bankacının cüzdanını ona çaldırttı. Adi hırsızlık sizi şaşırtmasın
çünkü Lustig’in niyeti çok daha başkaydı. Ertesi gün çalınan cüzdanı
içindekiler eksiksiz bir biçimde bankacıya teslim eden Lustig kendisini
“ailesinin servetine 1. Dünya Savaşı sırasında el konulan ama içeriden aldığı
tüyolarla at yarışları oynayarak iyi para kazanan” bir girişimci olarak
tanıttı.  İstiyorsa yeni dostuna da içeriden aldığı tüyolarla iyi paralar
kazandırabilirdi. Tek koşul, elbette vereceği tüyoların gizli kalmasıydı. Yeni
arkadaşına bahis oynaması için 30.000 dolar para veren bankacı, bir daha
Lustig’i hiç göremeyecekti!


Eyfel Kulesi’nin Hurdacıya Satılması


Eyfel Kulesi’ni satma öyküsü, Kont Victor
Lustig’in 1925 yılında bir gazetede bakımı oldukça pahalıya mal olduğu için
sökülmesi gerektiği ile ilgili bir yazı okumasıyla başlamıştı. Victor Lustig’in
beyninde haberi okur okumaz bir şimşek çaktı. Pekala Eyfel Kulesi’ni açgözlü
ama saf bir işadamına hurda olarak satabilirdi! Dünyada aptaldan bol daha ne
vardı ki!


Kont, bu işi başarmak için Amerika’dan
birlikte geldiği ortağı Daniel Collins ile birlikte Paris’in en lüks oteli olan
Krillon Oteli’nde bir daire tuttu. Kendisini Fransız Bayındırlık Bakanlığı
görevlisi olarak tanıttığı ve Eyfel Kulesi’ne teklif vermelerini istediği bir
mektubu Paris’in en tanınmış hurda tüccarlarına gönderdi. Beş işadamı daveti
ciddiye alıp otele geldiğinde hepsine burada yapacakları konuşmalarının gizli
kalacağı konusunda yemin ettirmiş, sonra da Eyfel Kulesinin yıkılma
tehlikesinde olduğunu ve sökülmesi gerekeceğini söylemişti. Ünlü anıtın hurda
demirleri için teklif istiyordu. Kont, bakanlığın böylesine sevilen ulusal bir
anıt için kamuoyunun tepkisi büyük olacağından, böyle gizli bir toplantı ve
yeminlere başvurduğunu da açıklamıştı.


Bir hafta içinde teklifler verildi ve
Kont, hurda tüccarı Andre Poisson’un teklifini kabul etti. Anlaşma
yapıldı. Kont’un sekreteri Collins’in de tanıştırıldığı son toplantıda, iş için
kaparo olarak banka çeki verildi. Üçkağıtçılar, bunun ardından ustaca bir darbe
daha indirdiler. İşi kolaylaştırmak için yetkililere rüşvet vermeleri gerekeceğini
söylediler. Hurdacı buna da razı oldu ve bu kez rüşveti nakit olarak verdi.
İçinde bir parça kuşku varsa, o da giderilmişti artık. Rüşvet, adamların
gerçekten bakanlıktan olduklarının kanıtıydı. Lustig ile Collins, parayı
aldıktan sonra 24 saat içinde ülkeyi terk ettiler. Ama sahtekârlıklarının
ardından kopmasını bekledikleri gürültü bir türlü gelmemişti.  Çünkü
aldatıldığını anlayan hurdacı, utancından ve ticari kariyeri zedeleneceğinden
dolayı dolandırıldığını polise bildirmemişti.


İki kafadar bunun üzerine Paris’e
döndüler; aynı oyunu bir kere daha tezgâhlayıp Eyfel Kulesi’ni bir başka
hurdacıya daha sattılar. Fakat bu sefer dolandırılan işadamı polise başvurdu.
Afişleri Avrupa’nın her tarafına dağıtılan ve en çok aranan suculular arasına giren
ikili, selâmeti yeniden ABD’ye kaçmakta buldu.


Victor Lustig ABD’de de Dolandırıcılığa
Devam Ediyor


Tarihin en büyük dolandırıcılarından biri
olan adamımız elbette ABD’ye döndükten sonra kaldığı yerden devam etti. 1926
yılında yeni kurbanı olarak seçtiği Herman Loller adında Floridalı bir
otomotivciye yeni makinesini tanıttı. Anlattığına göre kendi icadı olan bu
makine her altı saatte bir 100 dolarlık banknot basıyor ve basılan banknotun
sahte olduğunu bankacılar bile anlayamıyordu. Deneme için makineye boş kağıtlar
ve iki tane 100 dolarlık banknot yerleştiren Lustig, Loller’la altı saat
bekledikten sonra makineden çıkan ve kendi koyduğu 100 dolarlık banknotun,
makine tarafından basıldığına adamı ikna etti. Makinenin satışından 25 bin
dolar alan Lustig bir kez daha kayıplara karışmıştı.


Lustig’in dolandırıcılık kariyerini
sonlandıran olay, Tom Shaw adında Nebraskalı bir kimyagerle birlikte sahte
fatura basmaya başlaması oldu. Piyasaya her ay giren 100.000 dolar değerindeki
sahte faturalar (enflasyon farkı göz önüne alındığında günümüzde 1.500.000
dolara yakın) doğal olarak gizli servisin de dikkatini çekmişti. Federal
ajanlar tüm ABD’de piyasaya sahte fatura süren bu dolandırıcının peşine
düşmüştü. Yakalanmayacağını düşünüyordu ama kız arkadaşı Billy May’in onun Tom
Shaw’ın metresi ile ilişkisi olduğundan kuşkulanıp bir kıskançlık krizinde
yerini polise ihbar etmesi yolun sonuydu.


Sonunda yakalanmıştı ama duruşmasından tam
bir gün önce hapishaneden kaçmayı başardı. Fakat kaçışı uzun sürmedi. 27 gün
sonra Pittsburgh’da yakalanıp 5 Aralık 1935’te yargıç karşısına çıkarıldı. 15
yıl hapis cezası alan Victor Lustig ömrünün geri kalanını artık Alcatraz
Hapishanesi’nde geçirecekti. 11 Mart 1947’de 57 yaşında iken beyin tümöründen
öldüğünde, ölüm belgesindeki meslek hanesinde dolandırıcı değil
“pazarlamacı”  yazıyordu.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

deneme bonusu veren siteler | hd film izle | film izle | film izle | 4k film izle | bets10 giriş

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet novagra satın al viagra satış