Cialis 20 Mg Cialis Viagra Satış Cialis 5 mg Viagra sipariş elektronik sigara


SURİYE’DEKİ SAVAŞ PETROL VE DOĞALGAZ SEKTÖRÜNÜ NASIL
ETKİLEDİ ????
 

Perşembe 11 Temmuz 2019




SDG Deyrizor’daki ülkenin en büyük petrol sahası
el-Ömer’i kontrol ediyor (Reuters)


Beyrut/Şarku’l Avsat


Suriye’de 8 yıldır devam eden çatışmalar
nedeniyle ülkedeki petrol ve gaz sektörü onlarca milyar dolar kayıp yaşadı.


Zayıflayan üretim Esed rejimini petrol ithal
etmeye zorladı ancak Şam ve Tahran’a uygulanan Batı yaptırımları petrol
tankerlerini engelledi.


Kim neyi kontrol ediyor?


2013’te Suriye’nin petrol rezervlerinin 2 5
milyar varil ve doğalgazın ise 241 milyar metreküp olduğu tahmin ediliyordu.


AFP’nin haberine göre rejim güçleri ile Suriye
Demokratik Güçleri (SDG) temel olarak ülkenin petrol ve doğalgaz servetini
paylaşıyor.


En belirgin petrol sahaları SDG’nin
kontrolündeyken Şam ise başlıca doğalgaz alanlarını elinde tutuyor.


SDG özellikle Deyr-i Zor’daki ülkenin en büyük
petrol sahası el-Ömer’in yanı sıra el-Tanak ve Cafra’yı da kontrol ediyor.


Ayrıca Haseke’deki Rimelan ile birlikte yine
Haseke ve Rakka’daki daha küçük petrol sahalarını Deyr-i Zor’daki Koniku ve
Suveydiye petrol sahalarını da elinde bulunduruyor.


Buna karşılık rejim ise Humus’taki ülkenin en
büyük doğalgaz sahası eş-Şaar’ın yanı sıra Sadad ve Arak doğalgaz sahalarını
kontrol ediyor.


Deyr-i Zor’daki el-Verd el-Taim eş-Şula el-Nişan
Nıftiye ile Rakka’daki es-Sevra’yı da elinde tutuyor.


Hasar ne kadar?


Savaştan önce petrol ve doğalgaz ülke ekonomisi
için kilit öneme sahipti.


The Syria Report tarafından yayınlanan son
verilere göre petrol ve doğalgaz 2010 yılında ihracat gelirlerinin yüzde 35’ine
ve devlet gelirlerinin ise yüzde 20’sine katkı sağladı.


2011’de savaşın patlak vermesiyle birlikte
şiddetli çatışmalar ve tesislerin bombalanması sonucu sektör ciddi şekilde
hasar gördü. Rejim güçleri en büyük petrol ve doğalgaz alanlarını kaybetti.


Uluslararası petrol şirketleri de rejim
üzerindeki Batı yaptırımlarına uyum sağlayarak faaliyetlerini askıya aldı.


Suriye Petrol ve Maden Kaynakları Bakanı Ali
Ganem’in nisan ayında resmi medyaya verdiği rakamlar söz konusu savaşta petrol
ve doğalgaz sektörünün 72 4 milyar dolarlık kayıp yaşadığını ortaya koydu.


Söz konusu verilere göre ham petrol üretimi 2010
ve 2016 yılları arasında yüzde 99’dan fazla düşüş yaşayarak günde 385 bin
varilden 2 bin varile geriledi.


Doğalgaz üretimi ise aynı dönemde yüzde 69
oranında düşüş yaşadı. Günlük 21 milyon metreküpten 6.5 milyon metreküpe düştü.


Ancak rejimin 2017 yılında Humus’taki petrol ve
doğalgaz alanlarını DEAŞ’ın elinden geri almasından bu yana bölgedeki üretim
doğalgazda 17 milyon metreküp petrolde de 24 bin varile kadar yükseldi.


Ganem’e göre bu üretim Suriye’nin ihtiyacını
karşılamıyor. Ülkenin günlük 136 bin varil petrole ihtiyacı olduğu tahmin
ediliyor. Dolayısıyla şu anki üretim Suriye’nin petrol ihtiyacının yüzde
20’sini ve doğalgaz ihtiyacının da yüzde 60 ila 70’ini oluşturuyor.


Yaptırımların etkisi ne?


Çatışmalardan önce birkaç uluslararası şirket
Suriye’nin petrol ve doğalgazına yatırım yaptı ancak Batılı ülkeler ekonomik
yaptırımların sonucunda çekilmek zorunda kaldı.


Şam biriken zararlar sonucunda yaptırımları
aşarak dost ülkelerden hidrokarbon ithal etmek zorunda kaldı ve petrol
ihtiyaçlarını karşılamak için kredi hattı açan İran’a güvendi.


Washington kasım ayında Tahran’a yeni
yaptırımlar uyguladı ve kredi hattı çalışmayı durdurdu.


Yerel basında çıkan haberlere göre 2018’in ekim
ayından aynı yılın mayıs ayı başına kadar Suriye’ye hiçbir petrol tankeri
gitmedi.


Yaptırımlar sonucu yaşanan yakıt ve doğalgaz
krizi bu kış ve ilkbahar aylarında rejim bölgelerinde yoğunlaşarak hükümetin
kemer sıkma önlemleri almasına neden oldu.


Bakan Ganem’e göre yaptırımlar tedarikçiler
gemiler ve tesis isimlerini de içerecek şekilde kademeli olarak arttı.


Şam geçen ay Lazkiye’deki Banyas rafinerisinde
denizaltındaki petrol borularının sabotaja uğradığını öne sürmüştü.


Bakan Banyas rafinerisinin çatışma yaşanan dönem
boyunca 112 defadan fazla çalışmalarını askıya almak zorunda kaldığını söyledi.


Oysa küresel gerekliliklere göre rafinerinin
yılda bir kez bakım için çalışmalarının durması gerekiyor.


Şam’ın seçenekleri neler?


Rejim savaş yılları boyunca ihtiyaçlarının bir
bölümünü güvence altına almak için rakiplerinin kontrolündeki bölgelerden de
petrol aldı.


Ülkenin doğusundaki en önemli petrol sahalarına
halen erişilemiyorken Şam’ın önünde iki seçenek var… Bunlar SDG ile bu
alanlar da dahil olmak üzere bölgenin geleceği hakkında bir anlaşma yapmak veya
askeri operasyon.


SDG daha önce yaptığı açıklamalarda rejimle
yapılması muhtemel her türlü anlaşmanın adil bir petrol servet dağılımı
çerçevesinde gerçekleşmesi gerektiği konusundaki ısrarını dile getirdi.


Kürtler geçtiğimiz yıllarda iç tüketimin bir
kısmını güvence altına almak için Rimelan petrol sahasından petrol çıkardı ve
arıttı.


Savaştan önce doğudan çıkarılan ham petrol
rafine edilmek üzere Humus ya da Banyas’a transfer edilirken Kürtler yalnızca
yerel ihtiyaçlarını karşılamak için tasarlanmış küçük rafinerilere sahipti.


Bakan’ın aktardığına göre rejim doğu bölgesinde
kontrolü sağlarsa ‘tüm petrol türevlerinde mutlak verimlilik sınırlarına’
ulaşacak.


Şarku’l Avsat’ın analistlerden edindiği
bilgilere göre siyasi bir çözüm bulunması ve yaptırımların kaldırılması
durumunda petrol ve gaz sektörünün Suriye’nin yeniden yapılanmasının finanse
edilmesinde kilit rol oynayacak.




Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

deneme bonusu veren siteler | hd film izle | film izle | film izle | 4k film izle | bets10 giriş

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet novagra satın al viagra satış