SU & DOĞALGAZ & ENERJİ


CÜNEYT ŞAŞMAZ :
KARADENİZ’de İKİNCİ KEŞİF !?






Brezinski, “Büyük
Satranç Tahtası” 
isimli kitap’ta, “Adriyatik’ten Çin
Seddi’ne kadar güçlü bir Türkiye”
 senaryosunu ortaya koydu.

Özal bu gaza geldi ve öldü! 


Yani?! 


Özal’ın ip’ini Özal’a
çektirdiler. 


SorosTürkiye’nin
en büyük ihraç gücü ordusudur
 dedi. 


O günden bu yana TSK’nın
başına gelmeyen kalmadı
Clinton için “taşeron
asker”
 olarak Suriye’de! 


Trump‘ın “yeni bakış
açısı”
 üzerinden bataklık’tan çıkacak mı yoksa RusyaİranPKKIŞİD arasında ‘pinpon top’u
gidip gelecek mi?! 


Görünen o ki, ölene ya da
parçalanana kadar sevmeye devam edecekler. 


Bıçak’sırtı ise gündem,
bıçak’ın sap’ı kim ya da kimlerin elinde’ye bakmak gerekmez mi?! 


Nitekim… 


Baskın
erken seçim’e kayan süreç kapsamında, saf’lar net’leşiyor. 


Önceleri “mehter”,
sonra “gaz” verilen Türkiye’de “b
üyük müjde açıklandı!? 


Hem Cumhurbaşkanı hem
de Kabinesi’nin iki Bakan’ı tarafından..

Karadeniz’de petrol müjdesi üzerinden, Türkiye üç deniz’de -
Akdeniz, Karadeniz, Ege’de -, tüm kara sınır’larında savaş
halinde!


Bitmedi, sınır’ötesinde de.

Osmanlı’nın tasfiye süreç’inde olduğu gibi.


Soru şu:

Türkiye, Karadeniz’de bulunduğu iddia edilen petrol’ü kimlerle
ortak çıkartacak?! 


Türk sondaj gemisi Fatih, Batı Karadeniz kıyılarının
yaklaşık 100 deniz mili kuzeyinde, Sakarya Parseli içindeki “Tuna-1” olarak
bilinen arama bölgesinde sondaj faaliyeti yürütüyordu. 


Sakarya parselinde saptanan
doğalgaz rezervi 800 Milyar metreküp 
civarında!?

Fatih sondaj gemisinin, Sakarya parseli içinde Tuna-1
Kuyusu’nda yaptığı sondajla 320 milyar metreküp doğalgaz rezervi keşfetmesi,
 Türkiye’nin
21’inci Yüzyıl’da kaderinin değişiminin ilk adımını oluşturacak. 


Doğu Akdeniz’de, Ege’de
ve Karadeniz’de yaşanan gerilim’in
 adı: Enerji
savaşları. 


Demem o ki: 


Savaş’ın adı, enerji
bazlı dünyalar savaşı.
 


Nüans?!

Bu müjdeyle birlikte Türkiye dışa bağımlılıktan kurtulacak, prangalarını
koparıp atacak, ekonomisi, nüfusu, savunma sanayisi, teknolojisi ve silahlı
kuvvetleri ile Doğu Akdeniz’de, Orta Doğu’da ve bölgesel diplomaside son söz
sahibi bir ülke konumuna gelecek
!? 


Demem şu ki: 


Enerji, kalkınmanın temel
unsuru olmanın yanında, milli bağımsızlığın tesisinde de büyük öneme
sahip. 


Nüans?! 


Türkiye bu gücü ile Kıbrıs konusunda da, Kıbrıslı
Türklerin haklarını ve eşitliğini sağlayacak bir çözümün kapılarını
açacak 
ve bunu tesis edecek?! 


Hal böyleyken… 


Bugün
aslında dün’dü. 


Bu müjdeli keşif,
bence Karadeniz’de ikinci keşif?! 


Çünkü 13 yıl önce
Karadeniz’de, Akçakoca kıyılarında kurmuş olduğumuz 3 adet doğalgaz
çıkarma platformlarımız, mühendislik hatası
 ve çalışanların
sorumsuzlukları yüzünden 2007’de batmıştı.
 


Başbakanlık Yüksek
Denetleme Kurulu’nun
 (YDK), Türkiye
Petrolleri Anonim Ortaklığı’na 
(TPAO) ilişkin incelemesi,
Akçakoca kıyılarındaki üç doğalgaz platformunun battığını 
ortaya
çıkarmıştı. 


Kurul’un raporuna
göre, platformlar mühendislik hatası ve çalışanların sorumsuzluğu
nedeniyle batarken, 24 milyon dolarlık zarar 
meydana geldi!? 


Kaza nedeni olarak
hazırlanan raporda, Amerikan Madison firması suçlanmıştı. 


Akkuyu-1 platformunun
Temmuz 2005’te batmasına rağmen ders alınmadığına işaret edilen raporda, diğer
iki platformun da gerekli tedbirler alınmadan denize bırakılmaları nedeniyle
battıkları belirtildi.


Bu konuda Milliyet gazetesinde 30.01.2007’de çıkan
haberde, 3 platformun batışı yüzünden TPAO’nun 24 milyon dolar zarar
ettiği 
belirtilmişti.

LİNK : https://www.milliyet.com.tr/ekonomi/karadenizdeki-uc-dogalgaz-platformu-gercekten-batmis-187254

Madison Oil “Ortak Doğalgaz Arama Projesi” kapsamında, Batı
Karadeniz’de kurulan doğalgaz kuyularının sondaj platformlarının devrilerek
Karadeniz’e gömülmesi, CHP Adana Milletvekili Tacidar Seyhan’ın soru
önergesiyle 
ortaya çıkmıştı?! 


Enerji ve Tabii Kaynaklar
Bakanı Hilmi Güler
’in, “Dalgalar
iki tane direği devirdi diye platform battı diyorsunuz” 
sözleriyle
ilk günden beri yalanladığı haber, YDK raporuna da konu olmuştu.

Raporda, Karadeniz’de Akçakoca açıklarında doğalgaz aramak
amacıyla kurulan üç platformdan önce Akkuyu-1’in, hemen ardından da Ayazlı-2 ve
Ayazlı-3’ün kaza geçirdiği
 kaydedildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve iki Bakanı “müjde” dese
de, dün ve bugün yapılan açıklamalar; hem şekil hem de kapsamları
itibariyle, tamamen tiyatral ve siyasi çıkar amacını güdüyor.

Yani?!

Fonksiyonel ve aydınlatıcı olmasını beklemediğimi ve bu
aşamada çok iddialı şeyler söylemenin doğru olmadığını 
da önceden
belirtmek isterim. 


Henüz kuyudaki
operasyonlardan sağlanan herhangi bir jeolojik ve teknik veriye 
ulaşmış
değilim. 


Bununla birlikte Bakan’ın
ifadesiyle, 2100 m su derinliğinde ve son derinliği 3500 m olan Tuna-1 arama
kuyusunda; gazlı seviye kalınlığının 500 m, sahanın kapladığı alanın ise 250
km2 olduğu 
açıklandı.

Başka?!

Sondaj programının henüz tamamlanmadığı ve ilave olarak 100
m daha sondaj yapılarak 2 hedef seviyenin daha test edileceği 
belirtildi.

Nüans?!

Bu açıklamalardan; ulaşılan son derinliğe kadar log alındığını,
muhafaza borularının indirilip kuyunun emniyet altına alındığını, rezervuar
gelişimi ve gaz show’u olan seviyelerin de test
 (DST) edildiğini anlıyorum.

Hal böyleyken…

Sondaj sırasında kaydedilen jeolojik veriler yanında testlerde gözlenen
basınç ve debilerden bazı belirlemeler yapabiliyoruz.

Yorum yapabilmek için kuyudaki kayıtlar ile test chartları ve verilerini
mutlaka görmek gerekir.


Fakat kesin olarak ifade etmeliyim ki, sahanın alansal ve derinlik
limitleri ile 320 milyar m3 olarak verilen rezerv ve üretim miktarları mutlaka
revize edilecektir.


Ezcümle:

Bu aşamada söylenmesi gerekenlerden çok daha abartılı ve iddialı
mesajlar 
verildi.

Buna karşın devam eden süreçte öncelikle sondaj programı
tamamlanacak, 
daha sonra gereksinen kuyu tamamlama operasyonları
yapılacak,
 daha sonra da uzun süreli üretim testleri
gerçekleştirilecektir.


Nitekim…

İleriye doğru beklentiler ve hedeflerin bu aşamayı
tamamladıktan sonra açıklanması gerekirdi.

Sahanın keşfinin resmi olarak tescili sonrasında, taahhüt edilecek nihai
geliştirme programının gerçekleşmesi için, muhtemelen 3-5 milyar ABD doları
dolayında bir yatırım bütçesi gerekmekte
dir.

Hasılı:

Sahanın karakterizasyonu ve limitlerinin saptanması için
ilave 3D sismik 
ve yeterli sayıda tespit kuyularının kazılması gerekmektedir. 


Başka?! 


Ayrıca taşıma,
depolama, dağıtım ve pazarlama için de finansman ve uzmanlığa ciddi boyutlarda
ihtiyaç 
olacaktır. 


Ezcümle:


Bu çerçevedeki yatırım
programları ve bütçelerin tasarımının da, Tuna-1 gaz keşfi dolayında
beklendiği 
ifade edilen ilave keşiflerle ortaya çıkacak resmin
bütününü gördükten sonra netleşebileceği
nin de altını çizmek isterim. 


Yani?! 


Küresel ve bölgesel gaz
talebi ve fiyatları; içinde olduğumuz dönem ve yakın gelecekte, tarihsel olarak
en düşük rekor seviyelerde seyretmekte. 


Netice:

Bu koşullarla birlikte, ülkemizin kronik bütçe açıkları ve TL
üzerindeki baskılar“Sakarya Doğal Gaz
Sahası’nı 2023’de devreye alacağız” 
gibi geleceğe
ait iddia ve taahhütlerde bulunmayı ise ciddi ve inandırıcı bulmadığımı 
özellikle
belirtmek isterim.

Hasılı:

Parmak bir şey’i işaret ederken, parmak’a bakanlardan
olmamak elzem. 


LİNK : http://www.ngazete.com/karadenizde-ikinci-kesif-1954yy.htm  


Cüneyt Şaşmaz