YILMAZ ÖZDİL: AKUT


Ne müthiş anlatmış şair…


nerede bir insan ölse


oralı olur yüreğim


olmalı zaten


olmazsa, insan olmaz yüreğim


Çok kıymetlidir insan hayatı.


Her bir insan, en kıymetlidir.


2 bin 411 insan kurtardılar.


2 bin 411 insan.


Depremde enkazdan…


Selde azgın sulardan…


Denizde boğulurken…


Heyelanda göçük altındayken…


Dağda donmak üzereyken…


Yangında alevler arasından…


Ormanda bir başına kaybolmuşken…


2 bin 411 insan.


Otobüse bindirsen “50 otobüs
dolusu hayat” eder.


Kedi, köpek, keçi, koyun, caretta,
martı, karaca, keklik, porsuk, kertenkele, eşek, fok, tilki, hayvan deniyor
ama, 1047 can kurtardılar.


297 cenaze çıkardılar.


Ölüyü kurtarsan ne olur, kurtarmasan
ne olur diye küçümseyenler olabilir. Bazen öyle yerde ölürsün ki kardeşim…
Dağın başında, mağaranın dibinde, denizin derinliğinde, öylesine hiçleşirsin
ki, bir kabri olsa da başında dua edebilsek diye yalvarır ailen.


20 senedir hayatımızdalar.


Bu 20 sene zarfında, 2 bin 548
kurtarma operasyonu yaptılar. Güne böl… 20 senenin 7 senesi operasyonda geçti,
üç günde bir yani, buzda, çığda, karanlıkta, beton blokların altında.


Seminerler verdiler, okulları
dolaştılar, bir milyona yakın vatandaşı doğal afet konusunda eğittiler.


Ülke çapında 36 bölgede ekip var.
İstanbul’daki merkez 365 gün 24 saat, gece gündüz, bayram yılbaşı, aralıksız,
telefon-telsiz başında ihbar bekliyor. Felaket anında, derhal plan koordinasyon
merkezi kuruluyor, ekip ve cihaz yönlendirmesi yapılıyor.


2 bin 200 gönüllüsü var. Herkes
onları maaşlı zanneder. Halbuki, hiçbir karşılık beklemeden, hiç para almadan,
üstüne kendi ceplerinden para harcayarak çalışıyorlar. Van Erciş depremi
mesela, 100 gönüllüyle katıldılar, günlerce can kurtardılar, 76 bin liralık
masraf çıktı, bağışlara dokunmadılar, gönüllüler kendi cebinden ödedi.


Peki, kim bu gönüllüler? Türkiye
profili… Hekim, hemşire, öğrenci, işçi, memur, öğretmen, mühendis, emekli, her
siyasi görüşten insanlarımız… Operasyon çağrısı geldiğinde, ellerinde ne iş
varsa bırakıp, hiç düşünmeden koşarlar. 20 kiloluk sırt çantalarında, çadır,
mat, uyku tulumu, kask, kurtarma cihazları, koşarlar. Operasyon bölgesinde
bazen birkaç saat kalırlar, bazen günlerce… Kimi işine gidemez, kimi sınavına
giremez, kimi senelik izninden yer. Bu yüzden kimi işini kaybeder, kimi sınıfta
kalır, böyle sayısız örnek var, asla şikayet etmezler. Çünkü, hayat
kurtarmışlardır. Hayat en kıymetlidir.


Bu mucizeyi bir avuç cesur
arkadaşıyla birlikte yaratan adam, Nasuh Mahruki… Marmara depreminde memleket
acz içinde ağlarken, adeta uzaylılar gibi girdi hayatımıza… Sadece “bir
kişi”nin “her şeyi” değiştirebileceğini kanıtladı. Belediyelerin,
itfaiyelerin, hatta silahlı kuvvetlerin bakış açısını değiştirdi. Ulusal bilinç
geliştirdi.


(1999’da annesi vefat ettiğinde,
Gölcük’te felaket bölgesindeydi, cenazeye gidemedi. Çünkü… “Oğlum şu anda
insan hayatı kurtarıyor, bireysel acımızı haber verip dikkatini
dağıtmayalım” diye düşünen, muhteşem bir babanın oğlu o… Osmanlı’da deniz
kuvvetleri komutanlığı yapan, sancak gemisinde vuruşurken yanarak şehit düşen,
Nasuh oğlu kaptan-ı derya Ali Paşa’nın torunu… “Yanarak ölen”
anlamına gelen Mahruki soyadını, şeref mirası olarak taşıyan bir sülalenin
evladı… “Vatan lafla sevilmez, eylemle sevilir” diyen, kar leoparı,
Everest’e tırmanan ilk Türk.)


Ve şimdi… Sırf Nasuh’un fikirlerini
beğenmiyorlar diye, sırf AKP’yi eleştiriyor diye, sırf gençlere rol model
oluyor diye, sırf bu sebeplerle Nasuh’un kolunu bükmek için, AKUT’a kumpas
kuruyorlar, saray oyunlarıyla AKUT’un yönetimini ele geçirmeye çalışıyorlar.


Nasuh, AKUT’un ruhudur.


Nasuhsuz AKUT…


Olsa olsa ak’ut olur.


Doğal afetten vazgeçtik, kendi
hatalarından kaynaklanan ölümleri bile “fıtrat” diye örten
zihniyetten sözediyoruz.


Kendileri gibi düşünmeyenlere
başsağlığı bile dilemeyen zihniyetten sözediyoruz. Maalesef tecrübeyle
sabittir… Enkaz altında kalanları bile “bizden mi, onlardan mı?” diye
ayırır bunlar!


*


Dolayısıyla…


Akut’taki darbe girişimine sessiz
kalıp, bana ne diyen, aman ben karışmayayım diye düşünenler için yazıyorum bu
satırları.


Bu yazıyı kesip, cebinizde saklayın.


Yarın öbür gün, enkaz altında
kendinizle başbaşa kaldığınızda, acaba beni kurtarmaya gelecekler mi diye
beklerken, çıkarır okursunuz!


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet