Cialis 20 Mg Cialis Viagra Satış Cialis 5 mg Viagra sipariş elektronik sigara


Teoman Ertuğrul TULUN /// BOŞNAK ULUSUNUN,
BALKANLAR’IN VE AVRUPA’NIN DERİN YARASI : SREBRENİTSA SOYKIRIMI
 

Analiz No : 2019 / 20


Giriş


Srebrenitsa soykırımı, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Avrupa’da
yaşanan en büyük insani trajedi olarak kabul edilmektedir. Bu trajedi,
üzerinden 24 yıl geçmesine rağmen, kanayan bir yara olmaya devam etmektedir.
Soykırımın yıldönümü anmaları, halen Bosna-Hersek Sırp Cumhuriyeti içinde
bulunan, 1995 Soykırım Kurbanları Srebrenitsa-Potoçari Anıt Mezarlığı’nda
yapılmaktadır.  Basında, aynı kaderin mağdurlarının halen yatmakta
oldukları Potoçari Anıt Mezarlığı’na bu yıl 33 soykırım kurbanının daha
defnedileceği bildirilmektedir. Soykırımla sonuçlanan Srebrenitsa katliamında
mağdurların kimliklerinin tespit edilmesinin halen devam ettiğini belirtmek
gerekmektedir. Basında çıkan haberlere göre, “Şu anda Tuzla’daki (Bosna
Hersek’te)  Podrinje Kimlik Merkezinde tespit edilen 140 mağdur daha
bulunmaktadır. Ancak aileler kalıntıları eksik olduğu için onların
defnedilmelerine hala karar vermemiştir.”[1]


Srebrenitsa‘da meydana gelen soykırımın yıldönümü ve hayatını
kaybedenlerin cenazeleri bize her yıl bu derin acıyı yeniden hatırlatmaktadır.
Bu husus, Boşnak ulusu için olduğu kadar Türk halkı için de geçerlidir.


Bu acı olayın ardından uluslararası topluluğun tepkisi,
uluslararası mahkemeler tarafından açılan davalar, bu uluslararası mahkemelerin
kararları soykırım çalışmaları açısından önemli kaynaklardır. Bu bağlamda,
basında ve çeşitli açıklamalarda, Srebrenitsa olayları için “soykırım” yerine
“katliam” kelimesinin kullanıldığı görülmektedir. Bazı durumlarda 1915
olaylarıyla bağlantılı olarak Türkiye’ye ve Türklere yönelik temelsiz iddialar
nedeniyle “soykırım” teriminin kullanılmasından da kaçınıldığı görülmektedir.
Bu hususu dikkate alarak, Srebrenitsa hakkındaki uluslararası mahkeme
kararlarının hatırlanmasında yarar bulunmaktadır. Bu kararlar, Srebrenitsa’da
gerçekleşenlerin Soykırım Sözleşmesi açısından soykırım suçu olduğunu ortaya
koymaktadır.


Eski Yugoslavya Uluslararası Ceza
Mahkemesi (ICTY) Kararları


ICTY’nin resmi ismi “1991’den beri Eski Yugoslavya Topraklarında
İşlenen Ağır Uluslararası İnsancıl Hukuk İhlallerinin Faillerini Yargılamakla
Görevli Uluslararası Ceza Mahkemesi”dir. Mahkemeye, kısaca ICTY olarak atıfta
bulunulmaktadır. Bu mahkeme, Yugoslavya Savaşları sırasında işlenen ciddi
suçları kovuşturmak ve faillerini yargılamak için bir Birleşmiş Milletler
organı olarak kurulmuştur. Lahey-Hollanda’da kurulan bu özel mahkeme, üç dava dairesi
ve bir temyiz dairesi olarak görev yapmıştır. “Başarılarının bir abidesi
olarak” halen aktif olarak muhafaza edilen web sitesine göre ICTY’nin görevi
2017’e kadar sürmüştür. Söz konusu web sitesi, Mahkemenin “uluslararası
insancıl hukukun çehresini geri dönüşü olmayan bir şekilde değiştirdiğini,
mağdurlara tanık oldukları ve yaşadıkları dehşetleri dile getirme imkânı
sağladığını ve silahlı çatışmalar sırasında yapılan zalimlikte en büyük
sorumluluğu üstlendiğinden şüphelenilenlerin hesap vermeye çağrılabildiğini
kanıtladığını” belirtmektedir.[2]


1995 yılında Srebrenitsa’da olanlara açıkça atıfta bulunan
ICTY’nin önemli kararlarından biri, Savcı / Radislav Krstic davasıdır.[3] Radislav Krstic, Bosna Sırp Ordusunda
(VRS) Tümgeneraldi. Ayrıca VRS’nin ana karargâh üyeliği de yapıyordu. Bosna
Sırp Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı ve VRS Yüksek Komutanı Radovan Karadžić,
Krstic’e, VRS’nin Srebrenitsa’dan sorumlu alt birimi olan Drina Kolordusunun
komuta sorumluluğunu verdi. VRS askerleri Bosnalı Müslüman kadınları, çocukları
ve yaşlıları Srebrenitsa yerleşim bölgesinden uzaklaştırdılar. Kalan erkekler
sistematik olarak öldürüldü. Bu VRS Ana Karargâhı tarafından tasarlanan bir
plandı.


Konuya dair Dava Dairesi Kararı ilk paragrafında Srebrenitsa’da
olanlar kısa, ama çarpıcı biçimde şöyle açıklamaktadır:


“Bosna Hersek’te Srebrenitsa’da Birleşmiş Milletler (BM) ‘güvenli
alanının’ 1995 Temmuz’unda Bosnalı Sırplar tarafından teslim alınmasını
çevreleyen olaylar dünyaca iyi bilinmektedir. Birleşmiş Milletler Güvenlik
Konseyi kararına, yerleşim yerinin ‘silahlı saldırıdan veya diğer düşmanca
eylemlerden muaf olmasına’ rağmen, Bosna Sırp Ordusunun (VRS) birimleri bir
saldırı başlattı ve kasabayı ele geçirdi. Birkaç gün içinde, çoğu bölgede
yaşayan kadınlardan, çocuklardan ve yaşlı insanlardan oluşan yaklaşık 25.000
Bosnalı Müslüman yerlerinden edildi, terör ortamında Bosna Sırp kuvvetleri
tarafından aşırı kalabalık otobüslere yüklendi ve çatışma hattı boyunca Bosnalı
Müslümanların eline geçen topraklara taşındı. Ancak Srebrenitsa’daki askerlik
yaşında olan Bosnalı Müslüman erkekler ayrı bir kadere mahkûm edildiler.
Binlerce kişi bölgeden kaçmaya çalışırken tutsak edildi, acımasız koşullarda
hapiste tutuldu ve ardından infaz edildi. 7.000’den fazla insan bir daha hiç
görülmedi. ”


Kararın 599 paragrafında, soykırıma ilişkin olarak şunlar
belirtilmektedir:


“Dava Dairesi, bu nedenle, Savcılığın, Temmuz 1995’te
Srebrenitsa’da Bosnalı Müslümanlara karşı soykırım yapıldığını, insanlığa karşı
suçlar işlendiğini ve savaş yasalarının veya geleneklerinin ihlal edildiğini
tüm makul şüphelerin ötesinde kanıtladığı sonucuna varmıştır.”


Birleşmiş Milletlerin basın açıklamasına göre, Mahkeme Başkanı
Almiro Rodrigues, Dava Dairesi Kararını okurken, “Dava Dairesi’nin,
Srebrenitsa ‘da bir soykırım suçunun işlendiğine herhangi bir şüphenin ötesinde
ikna olduğunu” da söylemiştir.[4]


Dava Dairesi Radislav Krstic’i 46 yıl hapis cezasına çarptırmış,
bilahare Krstiç ve Savcılık kararla ilgili olarak temyiz başvurusunda
bulunmuşlardır. ICTY Temyiz Dairesinin beş üyeli bir paneli inceleme
yetkilerini kullanmış ve 19 Nisan 2004 tarihinde Krstic’in ortak suç girişimine
dayanan doğrudan bir soykırımın faili olarak mahkûm edilmesi için gereken özel
niyete sahip olduğuna dair yeterli kanıt bulunmadığına karar vermiştir.
 Temyiz Dairesi, mahkûmiyeti ikincil katılım suçuna çevirmiş ve Krstic’i
soykırıma yardım ve yataklık etmekten suçlu bularak 35 yıl hapis cezasına
çarptırmıştır.[5]


Temyiz Dairesi aynı zamanda 1995 yılında Srebrenitsa’da
liderliğini soykırım niyeti olan Bosnalı Sırp güçlerinin yaptığı bir soykırım
işlendiğini tespit etmiştir. Bu bağlamda Temyiz Dairesi kararının 35. Paragrafı
aşağıdaki şekildedir:


“Bu durumda, Dava Dairesi tarafından tespit edilen somut koşullar,
Bosnalı Müslüman erkeklerin öldürülmesinin soykırım niyeti ile yapıldığı çıkarımının
yapılmasına izin vermektedir. Daha önce de açıklandığı gibi, ölümlerin ölçeği,
VRS ana karargâhının Bosnalı Müslüman Srebrenitsa toplumu için neden olacağı
zararlı sonuçlara ilişkin farkındalık ve ana karargâhın topluluğun fiziksel
ölümünün yeterli olmasını sağlamak için yaptığı diğer işlemler ile
birleştiğinde,  belirli bir niyetin bulunması için yeterli bir olgusal
temel oluşturmaktadır. Temyiz dairesi,  ölümlerin VRS ana karargâhının
bazı üyeleri tarafından tasarlandığına ve denetlendiğine dair Dava Dairesi
bulgusunu onaylamaktadır. Dava dairesinin, ana karargâhtaki belirli bir
görevliye soykırım atfetmemiş olması, burada yargılanmayan kişilere bireysel
suçluluk atfetmemek arzusundan kaynaklanmış olabilir. Ancak bu, Bosnalı Sırp
kuvvetlerinin Bosnalı Müslümanlara karşı soykırım gerçekleştirdiği sonucunu
zayıflatmıyor.”
 [altı çizili vurgu yazar tarafından eklenmiştir]


Soykırım niyeti 37. Paragrafta daha açık bir şekilde aşağıdaki
şekilde açıklanmaktadır:


“Soykırımın ağırlığı, bu mahkûmiyetin uygulanmasından önce sıkı
koşulların yerine getirilmesinin gerekli kılınmasında yansıma bulmuştur. Bu
koşullar -belirli niyetin kanıtının talep edilmesi ve grubun bütünüyle veya
büyük kısmının yıkımının hedef aldığını göstermesi- , bu suçun
mahkûmiyetlerinin hafif biçimde uygulanması tehlikesine karşı korunma
sağlamaktadır. Bununla birlikte, yasa,  bu koşulların yerine getirilmesi
durumunda, işlenen suça atıf yapmaktan kaçınmamalıdır. Bosnalı Sırp kuvvetleri,
Bosnalı Müslümanların bir bölümünü ortadan kaldırmak isteyerek soykırım
yapmıştır. (Bosnalı Sırp kuvvetleri) Genel olarak Bosnalı Müslümanları
simgeleyen Srebrenitsa’da yaşayan kırk bin Bosnalı Müslüman’ı yok etmeyi
 (neslini tüketmeyi) hedeflemiştir. Asker ve sivil, yaşlı ve genç tüm
erkek Müslüman mahkûmları, kişisel eşyalarından ve hüviyetlerinden tespit edip
bir kenara ayırarak, sadece kimliklerini esas alarak kasıtlı ve düzenli bir
şekilde öldürmüştür. Bosnalı Sırp kuvvetleri, bu soykırım girişimine
başladıklarında neden oldukları zararın Bosnalı Müslümanlara felaket getirmeye
devam edeceğini biliyorlardı. Temyiz Dairesi, yasanın, uygun terimlerle,
derin ve kalıcı zararı kınadığını ve Srebrenitsa’daki katliamı kendi adıyla şu
şekilde adlandırdığını açıkça belirtir: soykırım.
(Altı çizili vurgu yazar
tarafından eklenmiştir).  Sorumlu olanlar bu utanç verici damgayı
taşıyacaklar ve bu, gelecekte böyle çirkin bir eylemde bulunmayı
düşünebileceklere bir uyarı olmaya hizmet edecektir.”


Bu kararlarla ICTY’nin, Srebrenitsa’da Bosnalı Müslümanlara karşı
bir soykırım yapıldığına hükmettiğinin altı çizilmelidir. Bu karar daha sonra
Uluslararası Adalet Divanı tarafından da yinelenmiştir.


Uluslararası Adalet
Divanı’nın  (UAD) 2007 Kararı


Bosna-Hersek Cumhuriyeti Hükümeti (14 Aralık 1995 tarihinden
itibaren geçerli olacak şekilde “Bosna Hersek”) UAD Kayıt Bölümüne 20 Mart 1993
tarihinde başvuruda bulundu. Federal Yugoslavya Cumhuriyeti (4 Şubat 2003
tarihinden itibaren “Sırbistan ve Karadağ” ve 3 Haziran 2006 tarihinden
itibaren Sırbistan Cumhuriyeti) aleyhine Soykırım Sözleşmesinin ihlal edildiği
iddiasıyla ilgili bir anlaşmazlık nedeniyle dava açtı.


UAD, 26 Şubat 2007 tarihli kararında, diğer hususların yanı sıra,
 ikiye karşı on üç oyla aşağıdaki şekilde bir hükme de varmıştır:


“Sırbistan, idari birimleri veya geleneksel uluslararası hukuk
uyarınca sorumluluğunu üstlenen kişiler aracılığıyla Soykırım Suçunun Önlenmesi
ve Cezalandırılmasına İlişkin Sözleşme yükümlülüklerini ihlal ederek soykırım
yapmamıştır.”


Karar, aynı zamanda, Srebrenitsa’da soykırım suçunun işlendiğini
de onaylamıştır. Bu bağlamda, UAD Kararının 297 paragrafı aşağıdaki hususları
dile getirmektedir:


“Mahkeme, Srebrenica’da işlenen fiillerin, aslında, Sözleşmenin II
(a) ve (b) Maddelerinde yer alan Bosna-Hersek Müslümanları grubunu kısmen
tahrip etme niyetiyle yapıldığı sonucuna varmıştır. Buna bağlı olarak, bu
fiiller, VRS üyeleri tarafından Srebrenitsa ve çevresinde yaklaşık 13 Temmuz
1995’ten itibaren işlenen soykırım eylemleridir
[6] [altı çizili vurgu yazar tarafından
eklenmiştir]


Söz konusu UAD kararı, Srebrenitsa’daki soykırım niyetini 376 ve
379 paragraflarında aşağıdaki tümcelerle tekrar etmektedir:


“376. Bununla birlikte, (yukarıda 297. paragraf), Temmuz 1995’te
Srebrenitsa’daki katliamların özel durumunda, soykırım eylemlerinin VRS üyeleri
tarafından yürütülen operasyonlarda işlendiğine karar vermiştir. Mahkeme şimdi,
bu eylemlerin Davalıya atfedilebilir olup olmadığı sorusuna dönmektedir. […]


379. Yukarıdaki kararlar ışığında, AİHM, Davalının, ne olursa
olsun, söz konusu dönemde Srebrenitsa bölgesinde işlenen katliamlarla ilgili
olarak uluslararası sorumluluğunun bulunup bulunmadığına karar vermelidir.
Yukarıda belirtilen sebeplerden ötürü, bu katliamlar, Sözleşme anlamında
soykırım suçunu teşkil etmektedir.” 


Sonuç


Yukarıda verilen bilgilerin gösterdiği gibi, 1995 yılında
Srebrenitsa’da Müslüman Boşnakların katledilmesi, 1948 Soykırım Sözleşmesi
hükümlerine göre soykırımdır. Bu konuda yasal karar yetkili uluslararası
mahkemeler tarafından verilmiştir. Bu sonuca varılırken, her kanıt yıllarca
detaylı bir şekilde incelenmiştir. Her suçlama ayrı ayrı ele alınmış ve dikkatlice
değerlendirilmiştir.


Soykırım Sözleşmesi hükümlerine göre (Madde 6);


“Soykırım fiilini veya üçüncü maddede belirtilen fiillerden birini
işlediğine dair hakkında suç isnadı bulunan kimseler, suçun işlendiği ülkedeki
Devletin yetkili bir mahkemesi veya yargılama yetkisini kabul etmiş olan
Sözleşmeci Devletler bakımından yargılama yetkisine sahip bulunan uluslararası
bir ceza mahkemesi tarafından yargılanır.”


Yukarıda açıklanan nedenlerle, siyasi şahsiyetlerin veya
parlamentoların, soykırım iddialarının doğruluğuna keyfi biçimde karar vermeye
hiçbir şekilde yetkileri yoktur. Bu tür keyfi kararlar en fazla bağlayıcı
olmayan yasa dışı görüş beyanlarını oluşturur.


Srebrenitsa’daki acı deneyimler bize keyfi soykırım suçlamalarının
ne kadar içi boş ve anlamsız olduğunu göstermeye devam etmektedir. Ayrıca, bu
tür keyfi suçlamalar, insanların soykırım suçunun ciddiyetini anlamalarında
azalma olması riskini de beraberinde getirmektedir. Soykırım konusunda doğru
olmayan iddialarda bulunanların, önce Srebrenitsa’daki anıt ve mezarlığı
ziyaret etmelerinde yarar bulunmaktadır. Srebrenitsa’yı ziyaret ettiklerinde,
soykırımın gerçekte ne olduğunu anlayacaklardır. 


*Fotoğraf: https://www.dailymail.co.uk


[1] Albina Sorguc,, 33 Srebrenica Victims to be buried at Genocide,
“Commemoration,”Balkan
Transitional Justice,
.  July 5, 2019.
https://balkaninsight.com/2019/07/05/33-srebrenica-victims-to-be-buried-at-genocide-commemoration/.


[2] United Nations, International Residual Mechanism for Criminal
Tribunals, http://www.icty.org/.


[3] ICTY Case No. IT-98-33-T, Date: 02 August 2001, Judgement, http://www.icty.org/x/cases/krstic/tjug/en/krs-tj010802e.pdf
.


[4] “Radıslav Krstı] Becomes The Fırst Person To Be Convıcted Of
Genocıde At The Icty And Is Sentenced To 46 Years Imprısonment,” TRIAL
CHAMBER:The Hague, 2 August 2001.  OF/P.I.S./609,” http://www.icty.org/x/cases/krstic/tjug/en/010802_Krstic_summary_en.pdf


[5] ICTY. Case No: IT-98-33-A. Date: 19 April 2004. In the Appeal
Chamber http://www.icty.org/x/cases/krstic/acjug/en/krs-aj040419e.pdf


[6] “Case Concerning Application of the Convention on the Prevention
and Punishment of the Crime of Genocide (Bosnia And Herzegovina V. Serbıa and
Montenegro), Judgment of 26 February 2007,” International Court of Justice,  https://www.icj-cij.org/files/case-related/91/091-20070226-JUD-01-00-EN.pdf

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

deneme bonusu veren siteler | hd film izle | film izle | film izle | 4k film izle | bets10 giriş

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet novagra satın al viagra satış