Cialis 20 Mg Cialis Viagra Satış Cialis 5 mg Viagra sipariş elektronik sigara

SEDAT KAYA : Doğar
doğmaz ağzı kapanan çocuklar..

Amerika Kıtasında Ekim ayının ikinci pazartesi
“Kolomb Günü”dür.

Şenliklerle, şölenlerle kutlanır..

Tıpkı bizim “İstanbul’u Fetih Günü” gibi..

Amerika üç gündür Kolomb Günü’nü kutluyor..

Bazı ülkelerde milyonlar çılgınca eğleniyor..

Peki kutlanan ne?..

*. *. *

1492 yılında Cenovalı kaşif Kristof Kolomb’un Nina, Pinta
ve Santa Maria gemileri Amerika kıyılarına yanaştığında onları Arawak
kızılderilileri karşıladı..

Kızılderililerin inancında Tanrılar sakallıydı ve denizden
gelmişlerdi..

Sakallı istilacıları görünce onları doğaüstü sandılar..

Yüzerek selamladılar..

Mısır, patates ikram ettiler..

Atları, iş hayvanları, demir silahları yoktu..

Ama kulaklarına ince altın süsler takıyorlardı..

İşte o altınlar sonları oldu..

*. *. *

Kolomb kızılderililerle ilgili ilk izlenimlerini İspanya
Kraliçesine şöyle yazmıştı..

“Bu insanlar o kadar yumuşak başlı, barışsever ki,
yeryüzünde bunlardan daha iyi bir ulus bulunmadığına Majestelerinizin önünde
ant içebilirim. Komşularını kendileri kadar seviyorlar, konuşmaları son derece
tatlı ve kibar, konuşurken hep gülümsüyorlar; gerçi çırılçıplak dolaşıyorlar
ama davranışları terbiyeli ve övgüye değer”

Seyir defterine de şunları eklemişti.

“Onlara kılıçlarımızı gösterdik. Demir silahları ilk
kez gördükleri belli. Kesmenin ne demek olduğunu bilmediklerinden, bazıları
kılıçların keskin tarafını tutunca ellerini kestiler. Bu insanlar ne herhangi
bir mezhebe bağlılar ne de puta tapıyorlar. Kötülüğü tanımıyorlar, birbirlerini
öldürmeyi bilmiyorlar. Hiç silahları yok… Kızılderililer son derece sade,
dürüst ve eli açık insanlar. Herhangi birinden sahip olduğu herhangi bir şey
istenince hemen veriyorlar. Kötülüğün ne olduğunu hiç bilmiyorlar, çalmıyorlar,
öldürmüyorlar. Komşularını kendileri kadar çok seviyorlar. Dünyada onlar kadar
tatlı dilli insanlar yoktur. Her zaman gülüyorlar.”

Bir de not düşüyordu.

“Bu insanların çalıştırılması, ekin ekmesi, gerekli
her işe koşulması ve bizim (Avrupalalıların) gelenek ve göreneklerimizi
benimsemesi gerektiği kanısındayım”

*. *. *

Ardından katliam
başladı..

Sakallı yabancılar
altın ve değerli taş aramak için köyleri yağmaladı, yakıp yıktı..

Yüzlerce kadını,
erkeği, çocuğu kaçırdılar..

Kadınlara tecavüz
ettiler..

Direnen erkeklerin
kulaklarını kestiler, kafa derilerini yüzdüler..

Gemilerine atıp köle
olarak satılmak üzere Avrupa’ya götürdüler.

Kolomb’un 12 Ekim
1492’de San Salvador sahiline ayak basmasının üzerinden on yıl bile geçmeden
bütün kabileler, yüzbinlerce insan yok edildi..

Ardından akın akın
geldiler..

Tüm Amerika Kıtasını
cehenneme çevirdiler..

Katliamlara papazlar da
katıldı..

Katolik olmayı kabul
etmeyen Kızılderili şamanları ayaklarından asılarak canlı canlı yakıldı..

Kolomb Amerika’ya
vardığında dünya nüfusunun 5’te biri kızılerili idi..

Sayıları 70 milyonu
geçiyordu..

1492’den bugüne sadece
2 milyon kaldılar..

*. *. *

Dünya tarihinin en büyük soykırımını yapan Avrupalı
istilacıların bu katliamı kitaplara şöyle yansıdı..

” İspanyollar istilacılar her geçen gün daha kibirli
oluyordu..Aceleleri varsa yerlilerin sırtına biniyorlardı..İspanyolların
canavarlığı sınır tanımıyordu.. birgün ikisi de birer papağan taşıyan iki yerli
çocuğa rastlayan iki papaz, papağanları aldılar ve sırf zevk olsun diye
çocukların kafasını kestiler”

Las Casas

“Ben Küba’da iken üç ayda yedi bin çocuk öldü. Acıdan
çılgına dönen bazı anneler bebeklerini nehirde boğuyorlardı… Böylece erkekler
madenlerde, kadınlar ağır çalışma içinde ve çocuklar da süt bulamadıkları için
ölüyordu… bu kadar büyük, güçlü ve verimli topraklar kısa sürede boşaldı.
İnsanlığa o kadar yabancı olan tüm bunları kendi gözlerimle gördüm ve şimdi
bile yazarken ürperiyorum.”

Las Casas

“Tanrı’nın hususi takdiriyle savaştan kaçan
kızılderililerin tamamına yakını çiçekten öldürdük. Tanrı topraklarımızı
temizledi”

“Massachusetts Körfezi Kolonisi’nin ilk valisi John
Wintrop

“Kızılderilileri yakıyorduk..Onları böyle ateşte
kızarırken ve bu ateşi söndüren kan gölünde görmek korkunç bir manzaraydı,
çürüyen cesetler ve bunlardan yayılan koku berbattı fakat zafer tatlı bir
fedakârlık gibiydi..Bizlere olağanüstü yardımlarda bulunarak bu kadar gururlu
ve kibirli bir düşmanı elimize düşüren, bu kadar çabuk bir zafer bahşeden
Tanrı’ya şükranlarımızı sunarız.”

Plymouth Kolonisi’nin Valisi William Bradford

“Kızılderililerin hamal olarak kullanılmasını
kınamıyorum. Ancak bir adamın bir domuza ihtiyacı varken 20 tane öldürüyordu. 4
Kızılderili’ye ihtiyaç duyduğunda bir düzine alıyordu. Metreslerini omuzlarda
taşınan hamaklar içinde fakir Kızılderililer’e taşıtan birçok İspanyol vardı.
Bu uygulamalar esnasında yerlilerin maruz kaldığı kötü muameleler, zararlar,
soygunlar, haksızlıklar ve büyük kötülüklerin sayılması istense bunun sonu
gelmez. Çünkü onlar için Kızılderilileri öldürmek, yararsız hayvanları
öldürmekte birdi. “

Cieaze de Leo

“Kızılderililerin eğer altını yoksa çocuklarını
satarlardı. eğer çocukları da kalmamışsa kendi hayatlarını verirlerdi. Bu
haraçları veremediklerinden ötürü Kızılderililer işkence acıları altında ya da
gaddarca zindanlarda öldürülürdü. Zira İspanyollar onlara hayvani bir
vahşilikle muamele ediyor ve onları hayvandan daha aşağı görüyorlardı..
Kızılderililerin cesetleri köpeklerin önüne yem olarak atılıyor, vücutlarından
yaralara iyi gelebilecek bir yağ üretiliyordu. Kızılderili kadınlar sıra
hâlinde direk ve ağaçlara, çocukları da onların ayaklarına asılıyordu.”

Papaz Motolinia

“Sırf eğlence olsun diye, kadın erkek demeden yerli
halkın ellerini, burunlarını ve kulaklarını kesip kopardıklarını ve bunun
bölgenin değişik yerlerinde defalarca tekrarlandığını kendi gözlerimle gördüm.

Memeden kesilmemiş bebekleri annelerinin göğsünden alarak
onları en uzağa fırlatma konusunda birbirleriyle yarıştılar.”

Bartolome de Las Casas

“Askerler pek çok Kızılderili’yi uykularında
öldürdüler. Annelerinin göğüslerinden çekilip alınan bebekler anne-babalarının
gözleri önünde kılıçla parçalanıyor ve bebeklerin parçaları ateşe atılıyordu.
Kundaktaki bebekler beşikleri içinde parçalanıyor, kafaları eziliyor, en
taş-yürekli adamın bile vicdanını sızlatacak bir vahşilikle
öldürülüyorlardı..Bazı bebekler nehre atıldı, onları kurtarmak için anne ve
babaları da suya atladı. Ama askerler ne çocukların ne de anne-babaların sudan
çıkmalarına izin vermediler, hepsi boğuldu.”

David de Vries

*. *. *

Kızılderili kadınları çocukları doğduğunda elleriyle
onların ağzını kapatırlar..

Nefes alması için ellerini bir süre çekip, bebeğin tekrar
ağlamasına fırsat vermeden aynı hareketi tekrarlarlar. .

Ağlamamak, gözlerini dünyaya açan bir Kızılderilinin
aldığı ilk derstir..

Beyaz adamdan kaçarken, kucaktaki bebeğin ağlaması her
şeyin sonu demektir..

Dersini iyi alamayan bir bebeğin çıkaracağı ses, kurşun
yağmurundan ölmek demektir.

*. *. *

Amerika Kıtası bugünlerde “Kolomb Günü” nü
kutluyor..

Şenlikler, şölenler yapılıyor..

Milyonlar çılgınca eğleniyor..

Kolomb’tan bu güne 524 yıl geçti..

524 yılda 70 milyondan fazla insan katledildi..

Bir kültür yok edildi..

Beyaz adamın bu eğlencesi(!), kızılderililerin sonu oldu..

İyi kutlamalar.

SEDAT KAYA

LİNK : http://www.haberhurriyeti.com/dogar-dogmaz-agzi-kapanan-cocuklar-184636.html




















































































































































LİNK : http://www.yenidenergenekon.com/886-dogar-dogmaz-agzi-kapanan-cocuklar/

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

deneme bonusu veren siteler | hd film izle | film izle | film izle | 4k film izle | bets10 giriş

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet novagra satın al viagra satış