ERMENİ SORUNU


Azerbaycan’da kazma vurulan
her yenden Ermeni katliamından izler fışkırıyor. Bir tarafta Hazar Gölü, diğer
tarafta ise Kan gölü! “Kanlı yıllar hafızamıza kanla yazıldı! O kanlı
yılları tarihimize Ermeniler kanlı elleri ile yazdılar! Fransa’da buna destek
oldu.


“Yavuz hırsız evsahibini
baştırır” misali Türkleri soykırımla suçlayanlar, Ermenilerin, kadın,
çoluk, çocuk, yaşlı, genç veya hasta demeden katlettiği Türklerin uğradığı
soykırımı örtmeye çalışıyor. 2007 yılında tesadüfen ortaya çıkan ve insanın
kanını donduran toplu mezarlarda başlarından çivilenmiş insanların kafatasları
ve çoğu çocuklara ait kemikler gözünüze girsin ey Fransa…


Mehmet Müftüoğlu 


“Yavuz hırsız evsahibini
bastırır” misali Türkleri soykırımla suçlayanlar, kadın, çoluk, çocuk,
yaşlı, genç veya hasta demeden Ermenilerin katliamına uğrayan Türkleri
görmüyor. Fransa gelsin de Guba şehrini görsün. Asıl katliamcı, başlarına
çiviler çakılarak katledilen kundaktaki bebeklerle birlikte, işkenceden
geçirilerek diri diri kuyulara atan Ermenilerdir. Azerbaycan’da kazma vurulan
her yenden Ermeni katliamından izler çıkıyor.


Fransa’nın önceki gün 1915
olaylarına ilişkin sözde Ermeni iddialarını reddetmeyi suç sayan yasa teklifini
parlamentosunda kabul etmesiyle Türk milleti soykırımcı olmayacağı gibi
Cumhurbaşkanı Sarkozy de Ermenilerin yaptığı katliamların gerçekliğini de
örtemeyecektir. Ne kadar iftira atsalar da tarih yalan söylemez. Toprağın
altından fışkıran insan kemikleri Ermeni katliamının izlerini yüzlerine
çarpacaktır.


Bunun en çarpıcı ve çıplak
önreği’nin Azerbaycan’ın Guba kentinde görmek mümkündür.


Guba şehrinde, 1918’de
Ermeniler tarafından katledilen 600 kadar Azeri Türk’ünün toplu olarak
gömüldüğü kuyuları bizzat gözlerimle gördüm. Gördüğüm manzara karşısında şok
oldum, rengim bezim gitti, domdum kaldım. Karşımda yığınla insan kemikleri,
kafasına çivi çakılmış yüzlerce kafa tası iskeleti, gerçek bir katliam ve
soykırım anıtı gibi çıktı karşıma’. Yaklaşık bir dönüm arazi üzenirde beş kuyu
var. Sadece bir tanesi açıldı.. Gözyaşımı tutamadım. ” Böyle bir vahşeti
insan olan yapamaz ” dedim. Ama Ermeniler yaptı işte. Hatta bu çukurlara
diri diri atılarak katledilenler sadece Türkler değil, orada yaşayan Dağ Yahudileri
de var.


2007 yılında tesadüfen ortaya
çıkan ve insanın kanını donduran toplu mezarlarda başlarından çivilenmiş
insanların kafatasları ve çoğu çocuklara ait kemikler gözünüze girsin ey
Fransa…


Anlatıldığına göre, 1918’de
Ermeni milisler tarafından işgal edilen Guba’da 600’e yakın insan kaybolmuş ve
bir daha da haber alınamamış.


2007’de Guba’daki akarsu
yatağına yakın bir bölgede kuyu açma çalışmaları sırasında toplu mezarlar fark
edilmiş.


Bölge hemen tecrit edilerek,
detaylı bir kazı ve araştırma yapılınca, ortaya işte bu korkunç manzara çıkmış.


Ermeniler, kimilerini
başlarından çiviledikleri insanlara çeşitli işkenceler etmişler ve diri diri
buraya gömmüşler.


Azerbaycan basını, bu toplu
mezarların dünyada çok fazla bilinmemesinden şikayetçi..


Seslerini yeterince
duyuramamışlar.


Türk medyası bile gereken
ilgiyi göstermemiş.


HER YERDE KATLİAM İZLERİ VAR


Ermeni katliamı sadece Guba
ile sınırlı değil, başka şehirlerde de olmuş. Sadece Emeniler mi? Ruslar da
katliam yapmışlar orada.


Bu gün ise Karabağ’dan endişe
duyuluyor. Ermeni işgali altındaki Karabağ’da 4 bin Azerbaycan Türkü kayıp.
Nerede oldukları bilinmiyor. Hocalı ve Guba’daki toplu katliamlarının daha
büyüğünün Karabağ’da yaşanmış olabilidiğinden endişe ediliyor.


20. ASRIN EN BÜYÜK KATLİAMI


1918- 1920 yılları Azerbaycan
Türklerinin tarihinde en facialı yıllar olmuştur. Resimlerde gördüğünüz bütün
bu katliamları 20. asrın başlarında (1918-1920) yıllarında Ermeni silahlı
birleşmeleri Kuba’da yapmışlardır. Ermeniler o yıllarda bütün Azerbaycan’da
Kuba’da Şamahı’da Gence’de kanlı soykırımlar yaptılar.


Ermeni Taşnak çeteleri
1918-1920 yılına kadar yaşlı, çocuk, kadın ayrımı yapmadan Azerbaycan
Türklerini katlediyorlardı. Kuba’nın bütün sokaklarında kanlı facialar baş
gösterir, köylerde, kasabalarda savunmasız insanlar kitle halinde
öldürülüyorlardı.


1918-20’inci yıllar
Azerbaycan’da bir taraftan Andranik Uzanyan’ın rehberliğii ile Taşnaksütyün
Ermenileri Azerbaycan Türklerini katlederken, diğer taraftan ise S. Şaumuyan’ın
rehberliyi ile Bolşevik-Taşnak Ermeni birlikleri tarihi faktları ört-bas etmek
maksadıyla, kitle halinde öldürdükleri insanları toplu mezarlıklarda
gömüyorlardı.


SOYKIRIM BELGESİ ORTAYA ÇIKTI


Ermeniler nereden bile
bilirdiler ki, bu toplu mezarlıklar bir zaman gelecek yaptıkları bu katliamlar,
Azerbaycan’da yapılan soykırımları bir belge olarak ortaya koyacaktır.


Bütün Azerbaycan, Sederek’ten
tutmuş Yalama’ya, Astara’dan tutmuş Gazağa kadar Ermenilerin yaptıkları vahşice
cinayetlerle doludur. Biliyormusunuz niçin? Çünkü onlar bütün Azrebaycan’da
yaptıkları facialarla hiç bir sınır, manevi değer ve tarihi mesuliyet his
etmediler. Bütün Azerbaycan toprağı Ermenilerin kütle halinde katlettikleri
Azerbaycan Türklerinin kanı ile yoğrulup.


Sadece 1918 yılın 18-21 Mart
tarihleri arasında, Bakıü’de Bolşevik Ermeniler tarafından 30 bin Azerbaycan
Türkü katledilmişti. Bu yalnızca Bolşevik Ermeniler tarafından ve 2 yıllık
zaman diliminin sadece 3 gün müddetinde baş vermiş bir katliamı idi. Düşünün
ki, bu katliamlar 1918 yılından 1920 yılına kadar her gün yapılıyordu.


Ermeni Taşnak çeteleri ve
Bolşevik-Taşnaklar Bakü’de yaptıkları soykırımlarla yetinmediler. Ermeni
çeteleri aynı yıllarda Guba’da, Lenkeran’da, Şamahı’da 50 binden fazla
Azerbaycan Türkünü katlettiler. Aynı zamanda Ermeni ordusu, Şamahı’da 58 köyü
yerle bir ettiler. Guba’da 122 köyü dağıttılar. Analoji insan katliamları
Haçmaz’da, Göyçay’da, Kürdemir’de, Lenkeran’da, Hacıkabul’da, Salyan’da
Zengezur, Karabağ, Nahçıvan ve diğer bölgelerde soykırımlar gerçekleştirildi.


NEREYE KAZMA VURSAN KATLİAM
ÇIKIYOR


Arastırılırsa eğer
Azerbaycan’da hala buna benzer ne kadar toplu mezarın olduğu meydana çıkar. O
toplu mezarlıkların baş mimarları zira Ermeni Taşnaklardır. Sözde Ermeni
soykırımı yalanları ile Avrupa Parlamentolarında kararlar kabul eden yüzsüz
Ermeniler, Azerbaycan’da peş peşe bütün bölğelerde çıkan toplu mezarlar için
bir gün çok büyük bedeller ödemek zorunda kalacaklar.


BİR TARAFTA HAZAR GÖLÜ, DİĞER
YANDA KAN GÖLÜ


Bir tarafta Hazar Gölü, diğer
tarafta ise Kan gölü! Belki de Kanlı Gölün adı bu faciayla bağlıdır? Bunu
tarihçilere bırakmamız gerekir!.


” Kanlı yıllar hafızamıza
kanla yazıldı! O kanlı yılları tarihimize Ermeniler kanlı elleri ile yazdılar!.


Elde ettiğimiz bilgi ve
belgelere göre Ermeniler Azrebaycan’da Mart katliamından önce Erzurum vilayeti
yakınlarında Taşılyayla köyünde 3.000 Anadolu Türkünü katletmişlerdi. 1918
yılında S. Şaumyan ve Ermenilerin diğer siyasi liderleri 7.000 Ermeni askerini
çeşitli sınırlardan geçirerek Bakü’ye getirmiştiler. Dahası XI. “Kızıl
Ordu” adıyla kurulan 10-12 binlik ordunun da yüzde %70’i Ermenilerden
oluşuyordu. Hemen Ermeni ordusu Erzurum ve diğer Anadolu bölgelerinde kanlı
facialar yaptıktan sonra, Azerbaycan’a getirildiler.


BURUNLARI KESİLEN KADINLAR


Mükemmel silahlanmış Ermeni
askerleri Müslümanlarn evlerinu601? baskınlar ederek onları öldürür, 3-4 günlük
bebekleri süngülere geçirir, çocukları ateşe atıp yakıyorlardı. Kadınlar daha
ağır işkencelerle öldürülürdüler. Araştırmalar neticesinde kulakları, burunları
kesilen, organları parça-parça edilen 40 kadının cesedi toplu halde bulunmuştu.


1945 1946 yıllarda Güney
Azerbaycan Milli Azatlık Hareketının lideri ve Devlet Başkanı olmuş Seyid Cafer
Pişeveri öz hatıralarında şöyle yazıyor:


“Ben 1918 yılın Martında
Ermeni taşnaklarının vahşiliklerini, suçsuz insanların öldürülerek cesetlerinin
yakılmasını gözlerimle gördüm. Bu çok nefret edilecek bir davranıştı.”


BELGELERLE KATLİAM SAYILARI


Bu kitle halinde yapılan
soykırımlar yalnızca Bakü ve Şamahı’da değil, Azerbaycan’ın bütün bölgelerinde
gerçekleştirilirdi. Guba kazasına gönderilen Ermeni silahlı güçleri ise S.
Şaumyan’dan bizzat emir alan çete başı Hamazasp liderlik ederdi. Nisan ayında
bu bölgenin 122 köyü dağıtılmış, yüzlerle Türk ve Lezği katledilmişti.
Ermenilerin Guba’da yaptıkları katliamlar hakkında o devirde şehrin valisi
olmuş A. Alibeyov yazıyor:


“Ermeniler şehri terk
ettikten sonra ben şehre vurulan maddi zararı araştırırken, çoğunun kadın ve
çocuk olmak üzere 2.000’den fazla Müslüman Türkünün katledildiğini
öğrendim”


1918 yılında Ermenilerin
yaptıkları soykırımların faciaların istatistikası arşiv belgelerinde aşağıdaki
gibi sıralanmıştı.


1). Bakü’de 30 bine yakın
soydaşımız vahşice katledilmiştir.


2). Şamahı kazasının 58 köyü
dağıtılmış, 7 bin kişi o cümleden 1653 kadın ve 965 çocuk öldürülmüştür.


3). Guba kazasının 122
Müslüman köyü yerlu601? bir edilmiştir.


4). Yukarı Karabağ’da 150’den
fazla köy dağıtıldı.


5). Zengezur kazasında 115
Azerbaycan köyü vahşicesine dağıtılmıştı.


6). İrevan guberniyasında 211
köy dağıtıldı. Bu tarihi Azerbaycan şehrinde ve onun etrafında 88 köy
dağıtılmış, 1920 ev yakılmıştı, 132 bin Azerbaycan Türkü mahvedilmiştir. Ermeni
çetelerin yaptığı vahşilikler, Taşnak hakimiyeti devrinde yürütülen “Türksüz
Ermenistan” siyaseti neticesinde, İrevan guberniyasının Türk nüfusunun
sayısı 1916 yılında 375 bin kişi idi. Fakat 1922 yılında Türklerin sayısı 70
bine inmiştir.


7). Türkiye’nin Kars
vilayetinde 92 Azerbaycan ve Anadolu Türklerinin yaşadıkları köyler dağıtılarak
yakıldı.


8). 1918 yılın Şubat-Mart
aylarında Güney Azerbaycan’ın Hoy, Salmas, Urmiye, Makü ve başka şehirlerinde
150 bin Azerbaycan Türkü katledilmişti. Guba arazisinde, Gudyal nehrinin sağ
kıyısında spor tesislerinin yeniden inşası zamanı yüze çıkan insan kemiklerinin
döküldüğü yere mezarlık demek olmaz. Çünkü insan kemikleri biri birinin üzerine
üst üste dökülmüş bir şekilde bulunmuştu. Kemikler nehrin kıyısında olan iki
kuyuda aşikar edildi.


Büyük kuyunun derinliği 5,
küçük kuyunun derinliği ise 2,5 metredir. Kuyular arasında 2 metre mesafe
vardır. Büyük kuyuya yüzlerce insan iskeletleri dökülmüş. İskeletlerin bütün
halde bulunmaması onu gösteriyor ki, insanlar öldürüldükten sonra, doğranarak
kuyulara doldurulmuştur.


Sayısız insan kafası çocuk kemikleri
arasından yalnız 35 iskeleti bütün halde götürmek mümkün olmuştur. Kuyulardan,
insana ait olan her hangi bir delil-saç, giyim, eşya bulunmamıştır. “Çok
güman ki, birinci kuyu insan kemikleri ile dolduğuna göre, yanında ikinci küçük
kuyu kazılmıştır. Küçük kuyunun kapağı, henüz kapalı açılmamıştır”.


Kemiklerin incelenmesi zamanı
kıyımın ne zaman yapıldığı tespit edildi. Yapılan incelemeler sonucu mezarlarda
ve kuyularda bulunan kemiklerin 1918 yılında Ermeniler tarafından soykırım
kurbanlarına ait olduğu ispatlandı.