Yılmaz Özdil : Biz
size yetemeyiz


1 Nisan 2020


Hobaraa diye
memlekete doldurdukları beş milyon Suriyeli’ye şimdilik kaç para harcadılar? 52
milyar dolar harcadılar.



Filistin’e
yaptıkları yardım iki milyar doları geçti.


Sudan’a 750
milyon dolar bağışladılar.


Somali’ye 750
milyon dolar verdiler.


Afganistan’a
650 milyon dolar ödediler.


Libya’ya
gönüllerinden yarım milyar dolar koptu.



Şeriatçı
Mursi’nin cumhurbaşkanı olması şerefine Mısır’daki müslüman kardeşler’e tiko
para ne gönderdiler?


İki milyar
dolarcık gönderdiler.



Afrika’ya
verdikleri para yedi milyar doları aştı… Komor’a stadyum yaptılar. Tanzanya’ya
Burkina Faso’ya su kuyuları açtılar. Zimbabwe’ye pazar yeri inşa ettiler.
Gana’ya Togo’ya Uganda’ya kırtasiye malzemesi gönderdiler. Moritanya’ya ahır
kurdular. Mozambik’e inek dağıttılar. Gambiya’ya dökümhane kurdular. Kongo’ya
okul yaptılar. Eritre’ye Lesoto’ya üniforma hediye ettiler. Kamerun’a deterjan
verdiler. Cibuti’ye ambulans verdiler. Somali’ye Mali’ye Tunus’a Mısır’a çöp
kamyonları verdiler, çöp kamyonlarını teslim töreninde konuşan şehircilik
bakanımız “bu çöp kamyonları kardeşliğimizi pekiştirecek” dedi. Sierra Leone’ye
vidanjör verdiler.



Arakan’a 50
milyon dolar gönderdiler.


Yemen’e 50
milyon dolar gönderdiler.


Lübnan’a 50
milyon dolar gönderdiler.


Bizzat asrın
liderimiz anlattı…


“Barzani kendi
memurunun maaşını ödeyemiyordu, bana geldi, iki milyar dolar verdim” dedi.



Pakistan’da
köylülere keçi dağıttılar.


Yemen’e un
verdiler.


Okyanusya
ülkesi Palau’ya VIP minibüs hediye ettiler.


Karayip
Denizi’ndeki Antigua’ya bilgisayar hibe ettiler.


Büyük Okyanus’ta
sadece dokuz mercan adacığından oluşan ve nüfusu sadece 12 bin kişi olan
Tuvalu’ya “size ne verelim?” diye sordular, “bizim çocuklar futbol seviyor,
nizami futbol topumuz yok” cevabı gelince, futbol topu ve pompa gönderdiler.



(Bu kadar da
olmaz diyenler, lütfen internete girsin, tek tek bu haberleri okusun.)



Teee ABD’nin
Oregon eyaletinde yaşayan Kızılderililere 200 bin dolar hibe ettiler iyi mi…
Washington’a direkt uçuş başlatan Türk Hava Yolları’nın ilk seferinde Apaçi,
Novajo, Cheyenne ve Mohikan kabilelerinden 17 şefi, İstanbul’a getirdiler,
yedirip içirip, gezdirdiler.



98 ülkede 100
bin kişiye ramazan kolisi verdiler.


Kenya’da
Bangladeş’te Çad’ta Nijer’de Somali’de Sudan’da Yemen’de 300 bin kişiye iftar
verdiler.



Son sekiz
yılda 175 ülkeye para dağıttılar.



Elaleme para
saçma konusunda dünyanın en zengin ülkelerine tur bindirdiler, dünyadaki bütün
yardımların üçte birini tek başına Türkiye’ye yaptırdılar.


ABD’den iki
milyar dolar fazla yardım yaptılar, İngiltere’den altı milyar dolar fazla
yardım yaptılar, Japonya’dan yedi milyar dolar fazla yardım yaptılar.


Böylece,
Küresel Yardım Raporu’na göre “dünyanın en cömert hükümeti” ilan edildiler!



170 milyon
dolar harcadılar, Rusya’ya cami yaptılar, kubbesini altın varaklarla
kapladılar.


100 milyon
dolar harcadılar, ABD’ye cami yaptılar.


30 milyon
dolar harcadılar, İngiltere’ye, Avrupa’nın ilk çevre dostu camisini yaptılar.


35 milyon
dolar harcadılar, Kırgızistan’a 50 bin metrekare, Orta Asya’nın en büyük
camisini yaptılar.


Karada yer
kalmamış gibi, denizi doldurdular, Cibuti’ye cami yaptılar.


Haiti’ye cami
yaptılar.


Filipinler’e
cami yaptılar.


Somali’ye
Mali’ye cami yaptılar.


Teee elalemin
ülkelerine toplam yarım milyar dolarlık cami diktiler.


Tayland’ta
Etiyopya’da türbe yaptılar.


Şu anda Sudan’da
Sevakin adası’nı komple inşa ediyorlar, mühendisler, mimarlar, haritacılar,
şehir planlamacıları gönderdiler, 100 milyon dolar döküyorlar.



(Bu arada…
Kendileri bi lokma bi hırka yaşıyorlar.


“İtibardan
tasarruf olmaz” dediler, Buckhingham Sarayı’nın dört misli büyüklüğünde 1.150
küsur odalı saray yaptılar.


Beş tane makam
uçağı aldılar, en son alınan uçaktan Trump’ta bile yok.


Vahdettin
Köşkü’nü, Dolmabahçe Sarayı’nı, Beylerbeyi Sarayı’nı, Huber Köşkü’nü, Yıldız
Sarayı Mabeyn Köşkü’nü, Beykoz Kasrı’nı, Savarona’yı Abdülaziz’in altın varaklı
padişah koltuğunu kullanıyorlar, Marmaris’e ve Ahlat’a saray yaptırıyorlar.


Chia tohumu
eşliğinde ejder meyveli smoothie içip, starex meyvesi eşliğinde aloevera’yla
zencefilli somon suşi yiyorlar.)



Asrın
liderimiz geçen seneki Kurban Bayramı’nda bağışını diyanet’e yaptı, asrın
liderimizin bağışladığı kurban Afrika’da Togo’da kesildi.


Daha önceki
kurban bayramlarında Kızılay’a bağış yapmıştı, kurbanları Moritanya, Çad,
Etiyopya’da kesilmişti.



Kuzey Irak’a
30 bin maske hibe ettiler.


İran’a bin
test kiti, 4 bin tulum, 20 bin önlük, 2 bin gözlük, 4 bin N95 maske, 78 bin
maske hibe ettiler.


Bizzat sağlık
bakanımız gururla anlattı, ABD’ye 500 bin test kiti verdiler.



“Biz bize
yeteriz” dedikleri, işte bu.



E haliyle
“size” yetebilmeleri mümkün değil tabii.



Kefen parasını
yedikleri milleti, ceset torbasıyla gömüp, üste para istemeleri sürpriz değil
yani!


10 gün önce,
henüz iş işten geçmeden önce, başıma gelecekleri göze alarak, açıkça uyardım…


“Üzülerek
söylemem gerekiyor ki, koronavirüs vakalarında İstanbul’dan sonra en büyük
darbeyi İzmir yedi, virüs bulaşmış insanlarımızın sayıları ve hayatını kaybeden
insanlarımızın listesi elimde var, İzmir büyükşehir belediye başkanı başta
olmak üzere, topluma açıklamak zorundalar, insanların alarm durumuna geçmeleri
için bu gerçeğin açıklanması şart” dedim.



Bir an önce
“vaka haritası” çıkarılması için çırpındım.


“Bulaşan
kişileri açıklamazsak, hayatını kaybeden kişileri açıklamazsak, bu
insanlarımızla temas halinde bulunan, bulaşma riski bulunan mahalleleri,
semtleri tespit edemeyiz” diye haykırdım.



Yandaş medya,
derhal koro halinde saldırıya geçti.


Yalan
söylediğimi yazdılar, provokasyon yaptığımı söylediler.



İçişleri
bakanımız televizyona çıktı, “hem yanlış bilgi veriyor, hem yalan söylüyor,
ahlaksızlığın önde gidenidir” dedi.



Akp İzmir
milletvekili Atilla Kaya, kendimle alay etmek için “yozdil”i yıllardır mail
adresi olarak kullandığım halde, üstün bir zeka göstererek “özdil-yozdil” dedi!


İzmirlilere
çağrıda bulundu, “sevgili hemşehrilerim, korku ve panik üzerinden ticaret
yapmaya çalışan bu simsarlara fırsat vermeyelim” dedi.



Akp genel
başkan yardımcısı ve İzmir milletvekili Hamza Dağ, aynı üstün zekayı göstererek
“özdil-yozdil” dedi.


“Ajan”
olduğumu söyledi.


“Kıymetli
İzmirliler, yozdil’in provokatif söylemlerini ciddiye almayalım, bu tarz etki
ajanları her türlü provokasyonu yapabiliyor, İzmir’de koronavirüs testi pozitif
çıkan hasta sayısı, Türkiye ortalaması seviyesindedir, sizleri temin ederim,
yozdil’in bu söyledikleri asılsız ve gerçek dışıdır” dedi.



Yine üzülerek
söylüyorum ki, İzmir büyükşehir belediye başkanı başta olmak üzere, İzmir’i
yönetenler, bu saldırıya sessiz kaldı.


Benim elimdeki
rakamlar eminim onlarda da vardı, buna rağmen, sanki yalan söylemişim gibi, 10
gündür susarak, yandaş medya cehennemine odun taşıdılar.



(10 gün önceki
vefat sayısını yazmayayım… Bu 10 gün içinde, İzmir’de hayatını kaybedenlerin
sayısı üçe katlandı.)



Ve dün…



Türk Tabipler
Birliği, Türkiye’nin durumunu rakam rakam açıkladı.


İstanbul’dan
sonra en büyük darbeyi yiyen şehir, İzmir.


İzmir
maalesef, virüs bulaşan hekim, hemşire ve sağlıkçı sayısında da İstanbul’un
ardından ikinci sırada yeralıyor.



(Başta İzmir
Tabip Odası olmak üzere, hem halkın sağlığına, hem de halkın gerçekleri öğrenme
hakkına hizmet eden Türk Tabipler Birliği’ne yurttaş olarak teşekkür ederim.)



Her insanın
koronavirüs testi pozitif çıkabilir.


Ayıp değil,
suç değil, günah değil, herkesin başına gelebilir.



Ama insanın
ahlaken negatif çıkması, çok fena.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet