Türkiye
terör saldırılarının ve küresel oyunların hedefi halindedir. İçinde bulunulan
şartlar dikkate alındığında Devletimizin teröre ve terör örgütlerine karşı
tavizsiz bir mücadele vermesi kaçınılmazdır. Teröre karşı verilen mücadelenin
önemli ayağını da internet ve özellikle sosyal medya oluşturmaktadır.


Bilindiği
gibi terör örgütlerinin militan ve sempatizan kazanmalarının en etkin yolu nu
internet ve sosyal medya oluşturmaktadır. Terör örgütleri ideolojik
tavırlarıyla birlikte buna olumlu bakmaya müsait ve her türlü istismara açık
gençlik kitlesine internet üzerinden çok rahatlıkla ulaşabilmektedir. Sosyal
medya platformları üzerinde oluşturulan sayfalar aracılığıyla her geçen gün
yüzlerce genci kandırmayı ve kirli emelleri uğruna kullanmayı başarmaktadırlar.


Gelişmişlik
düzeyi yüksek ülkelerde devlete bağlı istihbarat birimleri oluşturdukları özel
birimler marifetiyle internetteki terör yanlısı oluşumları an be an takip
etmekte ve tespit ettikleri kişiler üzerinde adli işlemler başlatmaktadırlar.
Meydana gelen terör saldırıları sonucu söz konusu eylemleri över mahiyetteki
paylaşımlar ve bu paylaşımları yapanlar emniyet birimlerince takip edilmekte ve
yargı önüne çıkarılmaktadır. Başta ABD olmak üzere batı ülkelerinin neredeyse
tamamında bu gibi durumların örneğini görebilmek mümkündür. Batı dünyası için
hal böyle iken elbette ki ağır terör riski altında olan Türkiye açısından da
internet üzerindeki terör yandaşı paylaşımların takip ve tespiti oldukça önem
taşımaktadır. Terör örgütlerinin personel kaynağı haline getirdiği bir takım
mecralar üzerinde yaptırım uygulanması, sayfa sahiplerinin ve üyelerinin tespit
edilerek hakim önüne çıkarılmaları bir keyfiyet değil adeta mecburiyettir.


Ülkemizde
yaşayan kimilerine göre bu durum ifade özgürlüğüne müdahale olarak görülse de
terör örgütü yandaşlığı veya propagandacılığı ile ifade özgürlüğünün net bir
şekilde bir birbirinden ayrılması gerekmektedir.


Terör
eylemlerini övmek, bu eylemleri siyasi menfaat, toplumu kamplaşma ve kutuplaşma
amacıyla bir araç olarak görmek, eylemleri gerçekleştiren teröristleri masum
hatta kahraman olarak göstermeye teşebbüs etmek ifade özgürlüğü kapsamında
değerlendirilemez. Bunun ifade özgürlüğü olduğunu öne sürmek dahi kirli
amaçlara hizmet etmek anlamına gelir.


Bu
sebeple;


Kişiler
sosyal medya üzerindeki paylaşımlarından ötürü hukuken sorumluluk
altındadırlar. Türk Ceza Kanununda belirtilen suç ve suçluyu övme ile nefret
suçu sayılabilecek her türlü paylaşım bunu oluşturan kişiler ile bu
paylaşımları paylaşan kişiler de doğrudan doğruya cezai yaptırımın muhatabı
olacaklardır. Yani bu gibi paylaşımları kendisinin oluşturmadığı savunması,
kişileri ceza almaktan kurtaramayacaktır.


Sosyal
medya şirketleri uyguladıkları politikalar gereğince terör, çocuk istismarı,
ırkçılık ve nefret suçu, insan kaçakçılığı, uyuşturucu ticareti gibi konularda
ilgili devletlerle İP numaraları paylaşmakta ve suçluların tespiti konusunda iş
birliği yapmaktadırlar. Bu sebeple; kişiler bir takım sahte hesaplar üzerinden
bu türlü paylaşımlarda bulunsalar dahi tespit edilebilmeleri teknik ve pratik anlamda
mümkün olabilmektedir.



Her ne kadar bu hesaplar ve internet sayfaları
ilgili birimlerce kontrol edilse de bu gibi paylaşımlarda bulunan kişilerin
vatandaşlarca tespiti halinde ilgili birimlere bilgi verilmesi, belki de yeni
bir kanlı terör eyleminin engellenmesi belki de bir gencimizin bu örgütlerce
kandırılmasının önüne geçilmesine vesile olacaktır. Bu anlamda vatandaşlık
bilinci önemlidir ve terörle mücadele yalnızca devletin değil her
vatandaşımızın da üstüne düşen önemli bir vazifedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet