SOSYAL MEDYA & İLETİŞİM

Dünyada en fazla kullanılan sosyal medya ağı Facebook. Geçen ocak
ayında bu sayı iki milyar iki yüz milyon civarındaydı. Böylesine yaygın olması
veri bolluğuna işaret ettiği gibi, sistemi kontrol edenler için siyasi, sosyal,
ekonomik güç demek. Üstelik sosyal ağları yönetenler, kullanıcıların fikir
dünyalarını ve düşüncelerini etkileme, şekillendirme, değiştirme gücüne
sahipler. Böyle olunca da sosyal medya dünyasına ne şirketler, ne terör
örgütleri ne de devletler ilgisiz kalamazlar.

Araştırma yöntemleri
uzmanı, Bilkent Üniversitesi’nden Doç. Dr. Özgür Özdamar Facebook’un elindeki
verilerin sosyal bilimciler için heyecan verici bir “maden” olduğuna işaret
ediyor. Özellikle bilgisayar yazılımları sayesinde kolaylaşan bilgi
“avcılığından” söz ediyor.

Facebook’un kullanıcı
bilgilerini “madenleri işlemekte mahir Cambridge Analytica”ya sattığı ortaya
çıkınca tartışma başlamış oldu. Verilerin işlenmesiyle üretilen bilgilerin,
ticari faaliyetler ötesine geçerek istihbarat dünyasının gizemli “örtülü
operasyon” faaliyetlerine esas teşkil etmesi düşündürücüydü. 

Facebook, Twitter gibi
sosyal medya ağları istihbarat örgütlerine iki alanda stratejik fayda sağlar.
İlki, sosyal medya istihbarat üretmek için ihtiyaç duyulan veriyi sağlayan
mükemmel bir açık kaynaktır. İstihbarat örgütleri özel bilgisayar yazılımlarıyla
sosyal medyayı tarar ve topladıkları verileri işleyerek istihbarata
dönüştürürler. Bireyler, gruplar eğilimler hakkında doğruya yakın bilgi
üretirler.  

İkinci kullanım alanı
ise “örtülü operasyonlardır”. İstihbarat örgüleri dostlarını destekleyecek,
hasımlarını zayıflatacak, meşruiyetlerini, otoritelerini sarsacak toplumsal
algı yaratmak, kitleleri etkilemek, gerektiğinde harekete geçirmek
isterler. 

Günümüz dünyasında
kitlelerin rolünü ve etkisini hepimiz biliyoruz. Sokak protestolarından seçim
sandığına, silahlı bir hareketin desteklenmesinden pasifist, teslimiyetçi ruh
haline kadar geniş bir yelpazeden söz ediyoruz. Kitlelerin arzu edilen biçimde
davranmasını sağlayacak kanaat oluşum süreçlerine, tam zamanında ve doğru
müdahale, istenen sonucu sağlayabilmektedir. Sosyal medya istihbarat
örgütlerine bu imkânı vermektedir.

Tartışmaların
merkezinde Cambridge Analytica (CA) isimli İngiliz veri işleme şirketi var.
Bireylerin kişisel bilgilerini toplayan şirket, her bireyin psikolojik
tahlilini yaparak siyasal eğilimlerini tahmin edebiliyor. Bundan sonra da
kişinin siyasal davranışlarını manipüle edecek seçilmiş gerçek/kurgu bilgi
gönderip istenen partiye oy vermesini sağlayabiliyor. İstihbarat disiplini
bunun tipik bir “örtülü operasyon” olduğunu söylüyor. Üstelik yazılımlar,
kitlesel/ konfeksiyon propagandayı bir adım ileri götürüp, “kişiye özel”
propaganda yapma imkânı veriyor.














Sosyal medya
araçlarının zengin veri dünyası girişimciler, siyasiler, istihbarat örgütleri
ve teröristler için stratejik ilgi alanına dönüşmüş durumda. En can sıkıcı olan
ise “yapay/sahte gerçekler” üretilebilmesinin, sosyal medyanın demokrasiyi
güçlendirme umutlarına vurduğu darbe olmalı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir