Cialis 20 Mg Cialis Viagra Satış Cialis 5 mg Viagra sipariş elektronik sigara


Twitter’da sürekli
insanlar birbirlerine din üzerinden ahkam kesiyor, öyle yerlere varıyor ki iş;
kesin hükümler içeren Kuran-ı Kerim’i neredeyse İncil misali yoruma açmakla
kalmıyor, aklına esen kendini ülema, hoca, akil adam ilan edip, bir
taraflarından uydurduklarını “hadis” adı altında yutturuyorlar.


Sosyal medyada,
buldukları her ortamda karşısındakilerin inancını, eylemlerini, dini bilgisini,
uygulamalarını sorgulayarak milleti dinden, imandan soğutmak bir yana, resmen
din adı altında psikolojik şiddet ve hakaret hakkını kendinde görüyor bu
tipi-tipler.


Yakında birileri
“dindarmetre” çıkarıp; herkesin inancını, dini duygularını ve uygulama
derecesini ölçmeye kalkarsa hiç şaşırmam.


Keşke, Diyanet
İşleri Başkanı İzmir üzerinden irfan geleneğine vurgu yapacağına, aynı gelenek
itibariyle İslam’ı günden güne eriten, yanlış gösteren bu gidişata dikkat çekme
cesaretini gösterebilseydi. Neticede gerçek mümin içindeki yoğun Allah aşkı ile
cesur olur. İmamı-ı Azam, Hallacı Mansur ve niceleri sırf bu yüzden azap
çekmiştir.


Keşke “her
canlı ölümü tadacaktır” ve “kefenin cebi yok” gerçeğini
hatırlatsaydı Diyanet İşleri Başkanı;
zira en dindar geçinenlere bakıyorsunuz,
en çok onlar unutmuşcasına yaşıyorlar ölümü ve kefenin cebinin hala
olmadığını…


Keşke Diyanet
İşleri Başkanı etrafta “Türbanlı” kızların, kadınların çoğalmış olmasına sevinemeyen
hatta şikayet eden “gerçek Müslümanlardan” dem vursaydı.


Parayla imanın
kimde olduğu belirsiz bu ülkede; vicdanı, merhameti körleşmemiş, dilde değil
kalpten inançlı insanlar tanıyorum ve onlar sevinemiyorlar türbanın gözle
görünür şekilde çoğalmasına.
Çünkü açık diye eleştirdikleri kadınlarla
aralarında pek bir fark göremiyorlar. Son zamanlarda gerçek Müslümanları,
açıklardan daha çok rahatsız ediyor bilinçsizce, şeklen gelişen bu durum.


Açık kadın kadar
cesur, dikkat çekici, renkli, dar giyiniyorlar, aşırı makyaj ve marka ile öne
çıkıyorlar. Evet türbanlı sayısı arttı ama bu “gerçek mümin” gerçek dindar
sayısı arttı anlamı taşımıyor.


İslami görünmek
adına hem de İslam’ı kullanarak toplumda tam tersi negatif algı yaratmaları
İslam’a yapılacak en büyük darbedir. Bu defa etrafta darbeci aramalarına da
gerek yoktur.


Tıpkı Atatürk
gerçeğinde olduğu gibi; İslam’a da en büyük darbeyi onu yanlış savunanlar,
göstermelik, çıkarcı, sahte Müslümanlar vurmuş olacak.


Edebine,
hareketlerine, sözlerine kısaca yaşantına, dünyevi nefsine dikkat etmediğin
sürece başını kapamanın hiç bir manası yok.


Sanki İslam
hükümleriyle dalga geçiyorlar, sadece saç kılının görünmemesi midir İslam?
Türbanı can hıraç savunanlar şimdi asıl savunmaları gerekenin bu olmadığını
anladılar mı acaba?


Başını gerçekten
inanarak Allah aşkı ile değil de kul beğenisi ya da korkusuyla veya dünyevi
kazanç için kapatanların vereceği hesap eminim çok daha ağır olacaktır.


Din-inanç
olgusunun Allah ile kul arasındaki özeli, kutsalı olmaktan çıkartıp,
siyasetle-sosyal hayatla harmanlamanın sonucunda gelinen nokta işte budur.


Ne kadar acayip
bir hal aldı toplumda bu mesele; bir de yaşamı ve görüntüsü sizden farkı
olamayanların sadece diline dini kelimeleri pelesenk edip biraz da iktidar
motifleriyle “açık olduğuma bakmayın ben çok dindarım, inançlıyım” imajı çizme
çabaları var ki, vahim bir durum yani… Bulundukları konum ne olursa olsun
çıkar sağlama amaçlı, küçük hesaplarla inanç kutsalı üzerine şebeklik
yapıyorlar, bir de karşısındakileri kandırdıklarına ciddi ciddi inanıyorlar! Ve
daha vahimi inanıp kananlar da çıkıyor!


Başa takılan
türbanın, şehveti ve cinselliği örttüğünü sananlar kadar tehlikelidir bu dinden
beslenen göstermelik tipler. Bakıyorsun profiline, paylaştığı resimlerdeki
haline, mekanlara; resmen kıçı başı ortada, kıçı başı oynuyor ama yazdığı iki
twitten biri hadis, Allah, Peygamber kelâmı, aşk, böcek, çiçek, şiir; ortaya
karışık yapmış yani.


Hatta aralarında
azımsanmayacak sayıda olan bir zümre var ki; onlar da aynen bu kategoride, ama
ek olarak Başbakan Tayyip Erdoğan’a ne kadar büyük bir sevgi duyduklarını sanki
samimi arkadaşlarından bahsederecesine uygunsuz cümlelerle ifade ediyorlar.


Düşünmeden
edemiyor insan bunlar mıdır gerçekten hedeflenen, arzulanan dindar gençlik?


“Sabah namazımı şu
camide eda edeceğim, hadi dostlar beklerim” diye twitt attıktan sonra,
“namazımı eda ettim şimdi kahvaltı zamanı, falancayla şurdayız” diye çok lüks
ve pahalı bir mekanın ya da menünün resmini çekip twitterda yayınlayanlar mı
ararsın…


Diğeri çıkıp “ha
gayret nadim olacaksınız, hidayete ereceksiniz” diye twitt yazıyor…. Kimsiniz
siz ya? Ne sanıyorsunuz kendinizi? Nasıl gerçekten bilir, emin olabilirsiniz;
kimin inancı, imanı güçlü, kim Allah katında makbul ya da değil? Sırf bu tavrı
birbirine göstermesin kullar diye ne çok örnek anlatılmıştır Kuran-ı Kerim’de.


Ortalık kendini
Tanrı sanan zavallılardan geçilmez oldu. Allah’a şırk koşma değil de nedir bu?
Allah’ın sormadığı hesabı, yapmadığı zorlamayı kulları kullara yapıyorsa burada
ciddi bir sorun vardır.


İnancını Allaha
değil kullara ispat etmek gibi yeni bir vahiy geldi de haberimiz mi yok?
Toplumda
birilerinin birilerine neredeyse Allah edasıyla her yerde laf çakma cesaretini
buluyor olması çok büyük sorundur. Keşke Diyanet İşleri Başkanı çıkıp “Allah
ile kul arasına hiç bir şey hiç kimse giremez, tesir edemez, zorlayamaz” diye
gerçek hükümleri anlatsaydı, “Kimse kimseyi din, inanç, dış görüntü, ibadet
üzerinden eleştiremez, hor göremez, mecbur tutamaz, zorlayamaz” diyebilseydi…


Zaten, İslami
olanla, insani olan birbirinden ayrılmışsa; İslam da, insanlık da yarım kalmış
demektir…


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

deneme bonusu veren siteler | hd film izle | film izle | film izle | 4k film izle | bets10 giriş

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet novagra satın al viagra satış