SLAYT SHOW’U BURADAN İNDİREBİLİRSİNİZ.

BUGÜN DİL BAYRAMI,
AMA “KUTLU OLSUN” DİYEMİYORUM…

Süleyman Çelik

Osmanlı’yı yöneten devşirmeler Türk’ü aşağıladıkları
gibi, dilini de beğenmediler ve Osmanlıca denilen, Esperento benzeri, Farsça-
Arapça- Türkçe karışımı bir dil yarattılar.

Güzel Türkçe’mizi yok olmaktan halkımız kurtardı. Oysa
Osmanlı halkımızı cahil bırakmıştı, okuma yazma bilen yoktu. Ancak köklü bir
ulus olmanın sağladığı birikimle, halkımız şiirler, türküler, masallar,
destanlar, ninniler vs. yaratarak sözel bir edebiyat oluşturdu. Bu eserler,
dilden dile geçerek ve bu arada bir takım ekleme/ çıkarmalarla geliştirilerek
yüzlerce yıl varlığını sürdürdü.

20. Yüzyılın başlarında Osmanlı’da Türklük
bilincinin doğmaya başlamasıyla aydınlarımız Türkçe’ye yöneldiler; Ömer
Seyfettin ve Ziya Gökalp gibi yazarlar eserlerini Türkçe yazmaya başladı. Fakat
hala Osmanlıca resmi dildi…

Cumhuriyet’ten sonra Atatürk bu sorunumuzu da kökten
çözümlemeye karar verdi ve Dil Devrimini yaptı, resmi dilimiz Türkçe oldu.

Dilimizin geliştirilmesi için Türk Dil Kurumunu
kurdu. Konudan anlamadığı halde yetkili olmanın verdiği güçle, devleti
yönetenlerin işe karışmalarını önlemek için TDK’nu resmi bir kurum değil, bir
sivil toplum örgütü (dernek) olarak kurdu ve çalışmalarını kimseye bağımlı
olmadan sürdürebilmeleri için de kalıtından (miras) pay bıraktı.

26 Eylül 1932’de ilk Türk Dil Kurultayı toplandı. Bu
nedenle bu gün Dil Bayramı olarak kabul edildi.

TDK üyeleri Türkçe’mizin kaynağını oluşturan,
yukarıda belirttiğim, sözel edebiyat ürünlerini tarayarak “Tarama
Sözlüğü” oluşturdu. Buradaki sözcüklerin köklerinden hareketle yeni
sözcükler türetildi ve böylece Türkçe binlerce yeni sözcüğe kavuştu.

Fakat karşıdevrim başlayınca Dil Devrimine de
saldırılar başladı. Ne acıdır ki Dil Devrimine en çok saldıranlar bile yazı ve
konuşmalarında Türkçe sözcükler kullanıyorlar.

Dil Devrimine en büyük darbeyi, Atatürk’ü
ağızlarından düşürmeyen, Amerikan uşağı 12 Eylül generalleri vurdu. Atatürk’ün
vasiyetini çiğneyerek TDK’nu resmi devlet kurumu yaptılar ve Dil Devrimine de
karşı olan karşıdevrimcilere teslim ettiler. “Atatürk, Atatürk”
diyerek Atatürk’ün tüm eserlerini, Cumhuriyet’in tüm kazanımlarını yok ettiler
ve ülkeyi de tümüyle karşıdevrimcilere teslim ettiler.

Karşıdevrimci Yeni Osmanlıcılar ellerinden gelse
bugün Osmanlıca’ya dönecekler ama kendileri de bilmiyorlar. Fakat ne yazık ki
dilimizi gericiler Osmanlıca/ Arapça sözcüklerle ile Tanzimat Batıcısı Liboşlar
Frenkçe sözcüklerle doldurarak yozlaştırıyorlar.

Dilimize sahip çıkalım. Dilini kaybeden uluslar
ulusal kimliklerini de kaybederler…




























Ekte arkadaşım Sevgili Suay Karaman’ın hazırlamış
olduğu güzel bir saydam sunumu var. İyi seyirler..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet