HULKİ CEVİZOĞLU : HABLEMİTOĞLU SUİKASTI VE MEDYATİK
BENLİK
 

E-POSTA : hulkicevizoglu@cevizkabugu.com.tr




22 Aralık 2019


Atatürkçü/cumhuriyetçi aydın kendi ifadesiyle
“istihbarat tarihçisi” Dr. Necip Hablemitoğlu’nun bir suikast sonucu
katledilmesinin üzerinden 17 yıl geçti.


*


Bugünlerde Hablemitoğlu hakkında haberler
yapılıyor.


Oysa onun Alman Vakıfları ve Fethullah Gülen
(şimdiki ifadesiyle FETÖ) konularında mücadele ettiği yıllarda (1990 sonları)
durum böyle değildi.


*


Karşısında azgın bir medya vardı.


Ve ona demediklerini bırakmıyorlardı.


Bir kısmı adını bile doğru telaffuz etme
duyarlığını göstermiyordu.


Örneğin Mehmet Ali Birand “32. Gün”
programına çıkardığı “konuğu” Hablemitoğlu’na sırasıyla
“Hamlecioğlu” “Hamlemitoğlu” ve sonunda
“Hablemitoğlu” diyordu!


Aynı programdaki Samanyolu TV’nin adamları
Nevval Sevindi kendisine defalarca “Ahlaksız terbiyesiz” diye
bağırıyor yine Samanyolu TV’nin öteki adamı Etyen Mahçupyan da onaylıyordu.


Birand ise bir kez bile müdahale etmiyordu. (Bu
videoları internette rahatlıkla izleyebilirsiniz. )


*


(Fethullah Gülen’in medyatik silahşörü Etyen
Mahçupyan şu anda yeni kurulan Ahmet Davutoğlu’nun “Gelecek Partisinin”
kurucuları arasında ve Davutoğlu’nun “kılavuzu. “)


(Bu kılavuzluğun boyutları konusunda daha sonra
başka bilgiler vereceğim. )


*


“Benlik” sosyoloji ve psikolojinin en
önemli ortak kavramlarından biridir.


(Benim de tez konumdur. )


Benlik ile “kimlik” iç içe geçen
kavramlardır.


İnsanlar durumlara (konjonktüre) göre
benlik/kimlik geliştirirler.


Buna “Durumsal Benlik/Kimlik” denir.


*


Türkiye’deki medya da bunun somut ve uç
örneklerinden biridir.


Bunu Hablemitoğlu olayında da rahatlıkla
görüyoruz.


Bu -Attila İlhan’ın “Türk medyası Türk
değildir” biçiminde ifade ettiği- Türk medyası için “medyatik
benlik” türünü oluşturmaktadır.


Hablemitoğlu: “Görünmeyen bir el bunları
koordine ediyor”


Necip Hablemitoğlu ile o dönem program yaptığım
ATV’de çok program yaptım.


6 Ekim 2001’deki “Ceviz Kabuğu”nda 5
saat 40 dakika bir hafta sonra 13 Ekim 2001’de ise tam 6 saat aralıksız canlı
yayın yaptım.


(Bilgiler kaybolmasın diye “Altın ve
Suikast” adıyla kitaplaştırdığım bu programlar birer canlı yayın rekoru
idi. )


*


Orada söylediklerinin bir kısmının başlıklarını
vermek istiyorum.


– “Hiç kimsenin cesaret
edemediğini yaptım. “


– “Cumhuriyetçiyim diye
üniversiteden 3 kez uzaklaştırıldım. “


– “25 yıldır üniversitedeyim
odam ve masam yok. “


– “Bu koşullarda ben aydın
kalmanın mücadelesini veriyorum ve bunun onurunu taşıyorum. “


– “İşin peşini bırakmaya niyetim
yok Türkiye karşıtı çalışanlar Türkiye’den uzaklaşıncaya kadar…”


– “Şimdi bu olaylar (Bergama
altın madeni ve Alman Vakıfları olayı-HC) gösterdi ki görünmeyen bir el bunları
koordine ediyor. “


– “Emperyalizme karşı olmak
Kuvayı Milliyeci olmak tek boyutlu değil. Türkiye’yi tehdit eden tüm dış ülkelere
karşı tam bağımsızlıktan yana olmaktır. “


*


Ne zaman aydınlarımıza-zamanında-sahip çıkarsak
o zaman “insan oluruz. “


Mutlu pazarlar.




LİNK : https://www.yenicaggazetesi.com.tr/hablemitoglu-suikasti-ve-medyatik-benlik-54310yy.htm

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet